Fenerbahçe Ülker ve A Milli Basketbol Takımı?nın Karadağlı Coachu, yıldız oyuncu tanımına inanmadığını, kendisi için bu ifadenin kulanılacağı tek ismin Michael Jordan olduğunu söyledi, ?Mehmet?in kadroda olup olmayacağı kendisine bağlı? dedi. Milliyet Gazetesi'nden Ümit Avcı ve Çağdaş Güzer'in özel röportajı...
2004?ten bu yana Türkiye?desiniz, kendinizi başarılı buluyor musunuz, hedeflerinizin ne kadarına ulaştınız? Milli takımı yenileştirmek, gençleştirmek ve 2010 Dünya Şampiyonası?na hazırlamak en büyük hedefimizdi. Bu hedefin yüzde 85-90?ını gerçekleştirdiğimi düşünüyorum. Şu anda yenilenmiş, genç bir takıma sahibiz. Dünya Şampiyonası?nda karşılaşacağımız güçlü takımlarla gereken mücadeleyi gösterecek düzeyde bir ekibimiz olduğuna inanıyorum. Fakat bu yeni nesil oyuncularda biraz daha fazla güç görmeyi beklerdim. Ömer Aşık ve Ersan İlyasova Avrupa Şampiyonası?nda bunu gösterdi, maçta karar veren oyuncular oldu. Ama ben bunu örnek olarak Semih?ten de bekledim, Semih henüz o düzeye gelemedi.
Siz sadece milli takım antrenörüyken, Fenerbahçe?de 13 dakika süre alan Hakan Demirel?in az oynatıldığı konusunda eleştirilerde bulunuyordunuz ve milli takıma alıyordunuz? Ancak şimdi Hakan ne Fenerbahçe kadrosunda ne de milli takım. O dönemde Aydın Örs? neden az süre aldığını hiç sordunuz mu? Hiçbir zaman eleştirmedim. Aydın Örs?le de görüşmedim. Bir oyuncuyu hem milli takım hem de Fenerbahçe için geliştirmek çifte çıkar demektir. İki şampiyonada da ona şans verdim. Ancak bu şansı iyi kullanamadı.
2006?daki Dünya Şampiyonası biraz tolere etse de, 2005 ve 2007 Avrupa Şampiyonaları?ndaki başarısızlıkların ardından arkanızda bu denli durulmasını bekliyormuydunuz? Bana Turgay Demirel?in büyük bir güveni var, bu da sorumluluğu arttırıyor. Bu işime saygı duyduğunun da bir göstergesi. Arkadaş ilişkimizin yanı sıra profesyonel olarak da bir ilişkimiz saygımız var. Ben de bu saygıya saygı duyuyorum. Aynı saygı Fenerbahçe?den geliyor. Kendimi daha şarj edilmiş gibi hissediyorum.
2004?te ABD karşısına Erkan Veyseloğlu, Cevher Özer, Valentin Pastal, Cem Dinç, Fatih Solak, Hakan Demirel gibi isimleri çıkarmış ve 2010?da bu isimlerin kadroda olacağını söylemiştiniz? 2010 için kesin konuşmadım, şansları olacağını söyledim. Onları görmek istedim ve antrenmanın yoğunluğunu nasıl kaldırdıklarına baktım. Her oyuncunun bu seviyelere çıkması tabii ki zor.
İbrahim Kutluay sizin en çok güvendiğiniz isimlerdendi. Ancak bir anda hem Fenerbahçe hem de milli takım kadrosundan çıkarıldı. Bu ikisi arasında bağlantı var mı ve sebep ne? Yaşlı kuşağın da en yaşlı oyuncusuydu İbrahim. Zaten 78 doğumlu Ömer Onan vardı ve kendisini gösterme fırsatı elde etmişti. Çok faydalı bir basketbol oynuyordu. Bu pozisyon için bir tane yaşlı oyuncunun yeterli olacağını düşündüm ve burada da İbrahim?e düşüncelerimi yüz yüze açıkladım. Onsuz devam etmenin daha iyi olabileceğini söyledim.
2010 geldi, çattı. Bu kez takımı bu senenin en iyilerinen mi seçeceksiniz, Mehmet olacak mı? Bu daha çok Mehmet Okur?a bağlı. Savunmayı en iyi şekilde yapacak ve şampiyona atmosferini kaldıracak bir takım sahada olacağız. Yetenek sonra geliyor.
Bu yıl bazı oyuncuların 34-35 dakika sahada kaldıklarını görüyoruz. Sizi çok eleştirdiğimiz konulardan birisi olan rotasyonunuz biraz yumuşadı ya da esnedi mi? Bunda bir değişiklik yok. Eksik oyuncularımız olduğu için bazı isimleri daha fazla sahada tuttum. Mesela son maçta Kinsey ve Giricek?i kullanamadık, Ömer Aşık ve Serhat?ın sakatlıkları da sürüyor. Benim rotasyon düşüncem hiçbir zaman değişmez. Rotasyon mekanik bir şey değildir, matematik hesabı yapmıyorum, oyuncuların enerjilerini paylaştırmaya çalışıyorum. Ancak bazı maçlarda iyi oynayan bir ismi 35 dakika oynatmamak aptallık olur.
Solomon, Türkiye?den ayrılırken hakkınızda sert ifadeler kullandı. Mehmet Okur ile de yaşadığınız sorunları biliyoruz. Gerçekten yıldız sevmiyor musunuz? Hiç kimseye yıldız statüsü vermiyorum. Kendilerini yıldız gibi gören ve öyle davranan oyuncuları da ciddiye almıyorum. Basketbolun en büyük yıldızı Michael Jordan?dır, ama o da tam bir takım oyuncusuydu, çok iyi savunma yapardı. Ben yıldızlara karşı değilim. Sahada altın gibi parlayan bir oyuncu benim de hoşuma gider. Bu oyuncuların da takım arkadaşlarına saygı duyması gerekir, çünkü onları yıldız yapan o takımdaki arkadaşlarıdır.
?Demirel?e kısmen katılıyorum? Turgay Demirel, sizi eleştirenlerin yarısını basketbolu bilmemekle, yarısını da kötü niyetli olmakla suçladı. Siz buna katılıyor musunuz? Biraz katıldığımı söyleyebilirim. Benim şansım gazete okumamam. Sadece Türkiye?de değil İtalya?da da bu durum böyledi. 1971?de başladığım düşüncelere hâlâ sahibim. Hiçbir zaman kamuoyu yanımda değildi. Maç içinde değişiklikleri yaparken üç dakika sonrasını değil, 40 dakikalık süreyi daha sonra bir sonraki maçı, daha sonra bir sonraki yılı düşünürüm. Benim işim kamu işi. Her kamu işinde eleştiriye açık olunması gerektiğini düşünüyorum. Gazeteciler hiçbir zaman düşmanım olmadı. Eleştirilere saygı duydum. Bana ?İstifa istifa? diye bağrılması da taraftarın hakkıdır. 10 bin kişinin salonda olup bu şekilde bağırması benim için bir problem değil. Yeter ki takımı desteklesinler, oyuncularımın arkasında dursunlar.
Takımda 3 tane genç Türk uzun varken, Vidmar?ı transfer etmiştiniz. Siz bir Türk antrenör olup, Yugoslav ülkelerinden birinde çalışsanız ve Semih, Ömer Aşık ve Oğuz gibi üç Yugoslav oyuncu varken, yabancı olan Vidmar?ı alsanız nasıl tepkiler olurdu? Bizlerin eleştirileri orada yapılmaz mıydı? Biz aynı insanlarız, aynı düşünce yapısına sahibiz. Osmanlı İmparator?luğunun ayak izlerini takip ediyoruz. Yugoslavya?nın özellikle güneyi için bunu söyleyebilirim. Akdeniz insanlarının aynı karakterde olduğunu düşünüyorum. Bazı şeyleri sevip, bazı şeylerden nefret ederiz. Ben de uzun boylu oyunculara bayılıyorum. Basketbol onların oyunu. Ben Semih?in forvet olmasını çok istiyorum. Hayalimde Preldziç guard, yanında bir başka 2.05 guard, Semih forvet ve 2 tane de pivot var! 5 kısadansa 5 uzunu her zaman tercih ederim.
?Şampiyon olmamak başarısızlık değil? Fenerbahçe iyi bir hava yakaladı. Sezon sonu için şampiyonluk sözü verebilir misiniz, 2010?da hangi derece başarı, hangisi başarısızlık olur? Söz verirsem yüzde 100 tutmam lazım, bunu yapamam. Ancak final oynayacağımızı düşünüyorum. Sonrasında şans da önemli. Geçen sezon 2-0 öndeyken, 3. maçta da 15 sayı üstünken şampiyonluğu kaybettik.
Şampiyon olmamak başarısızlık değil mi? Bence değil. 40 yıl sonra Türkiye Kupası kazandık. Yine final oynayacağımızı ve çok iyi mücadele edeceğimizi düşünüyorum. Kazanamazsak benim için başarısızlık olmaz.
Peki milli takım? İlk dört içine girersek başarılı sayılırız, final oynamak çok daha büyük bir başarı sayılacaktır. İlk 8 içine giremezsek de bu başarısızlıktır.
2010 sonrası planınız nedir, Türkiye?de kalacak mısınız? Sözleşmemin bittiği bir gerçek. Herhangi bir planım yok. Gelişmelere bakmak lazım. Ancak artık yaşlanıyorum ve ailemi özlüyorum.
?Yetenek önemli? Vidmar yerine daha tecrübeli bir isim transfer edilse, Semih, Ömer ve Oğuz?un gelişimine katkı yapmaz mıydı? Ben deneyime değil, yeteneğe inanıyorum. Vidmar ile anlaşmasak tecrübeli diye bir oyuncuyla da anlaşmayacaktık. 3 yıl önce büyük bir potansiyele sahip olduğu için onu aldık ve şimdi de Slovenya Kupası?da MVP seçildi. Onun kendini geliştirmesi için 1 yıl kiraladım.
?Cevabı çok zor? Barcelona, Siena, CSKA gibi takımlara karşı 3 yıldır galibiyet yok, bunun nedeni ne? Bu soruya cevap vermek gerçekten çok zor. Büyük takımlara karşı gerçekten iyi oynamadık. Genç oyuncular normalde karşılarında kim olursa olsun, ?Biz onu ezeriz? düşüncesine sahip olurlar ama ne yazık ki bu düşünceye biz ulaşamamışız. Beklediğim gelişme ve güç seviyesine gelinmemesi, rakiplerin büyüklüğünden etkilenilmesi bunun sebebi olabilir.