Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Mor menekşe soldu yine
SPORX AI BAKIŞI
Hacettepe Spor Kulübü veya Futbol Takımı her ne adla adlarırsanız adlandırın, 3 sezonda üç Lig düşerek erişilmesi güç bir rekora imza attı.
Asaş'tan Oftaş'a oradan da Hacettepe'ye evrilen süreç aslında futbol otoritelerinin pek ilgisini çekmedi. Asaş adı ile ilerleyen ve basamakları çekirge misali zıplayan takım, Gençlerbirliği destekli idi serüven bu noktada başladı. Süper Lig'e gelmeden Oftaş adını alan ve Süper Lig'de Gençlerbirliği Oftaş olan takım, Murat Kalkan'lar, Orhan Şam'lar, Bülent Kocabey'ler burada futbolumuzun pazarlama dünyası ile tanıştı. Bir önceki senede de biz takip ediyorduk… Oftaş olarak Süper Lig'de iyi yabancılar da transfer edildi, sakin, kendi halinde ve hatta ağabey takım Gençlerbirliği'ni bile sallayacak düzeye geldi.
Bank Asya'ya düştüğü senede ilk antrenmanlarına gittim Hacettepe'nin. Orada kulüp yetkilileri ile yaptığım görüşmeler, aldığım bilgiler şunu gösteriyordu: Futbolcular, Gençlerbirliği'ne kontratlı olarak Hacettepe'de oynuyordu, takımda yine yaşça büyük toparlayıcı topçu olmayacaktı, beklenti büyük değildi. Yapılan iki büyük hatadan biri de bu oldu bence, futbolcuların “nasılsa Gençlerbirliği himayesindeyiz, bu takım iyi gitmese bile oraya döneriz” alt bilinci takımı olumsuz etkiledi. Bank Asya'daki başarısızlığın temellerinden biri, iyi golcülerin olmaması oldu. Bir tecrübeli kaleci bir de etkili golcü olsa bu gidişat tersine çevrilebilirdi. Yani beklentiler düşürüldü anlayabilirim ama takımı düşecek seviyeye getirmek de pek akıl karı değil. Derken, TFF 2. Lig ve dün yani Pazar günü itibari ile Sarıyer beraberliği ve Hacettepe, TFF 3.Lig yolcusu.
3-4 sezonda en yukarıya, 3 sezonda en aşağıya… Mor Menekşeler soldu, yitti. Bank Asya'dan geri gelir mi derken eski deyimle 4. Lig'deler… Zaten maçlarına giden seyirci hep azdı, artık kalır mı bilmiyorum. Ve bu, işin en acısı, Gençlerbirliği camiasına yakışmadı. Bir oluşuma, kulübe sahip olacağım derken yok etmenin en iyi örneği oldu ve tarihe böylece geçti…
Asaş'tan Oftaş'a oradan da Hacettepe'ye evrilen süreç aslında futbol otoritelerinin pek ilgisini çekmedi. Asaş adı ile ilerleyen ve basamakları çekirge misali zıplayan takım, Gençlerbirliği destekli idi serüven bu noktada başladı. Süper Lig'e gelmeden Oftaş adını alan ve Süper Lig'de Gençlerbirliği Oftaş olan takım, Murat Kalkan'lar, Orhan Şam'lar, Bülent Kocabey'ler burada futbolumuzun pazarlama dünyası ile tanıştı. Bir önceki senede de biz takip ediyorduk… Oftaş olarak Süper Lig'de iyi yabancılar da transfer edildi, sakin, kendi halinde ve hatta ağabey takım Gençlerbirliği'ni bile sallayacak düzeye geldi.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Zamanında da yazmıştık, kulüp Oftaş'tan Hacettepe ismine geçtiğinde tılsım kaybolmaya başladı. Çok basit bir şey gibi gelebilir ama o isim, renkler bunlar havayı değiştirmekte faktördü. Hoca tercihlerindeki yanlışlar, özellikle yanlış yabancı futbolcu tercihleri derken 2. yılda erkenden ligden düştü. Bu süreçte artık Gençlerbirliği camiasının bu kulüpten vazgeçtiğini yaptıkları açıklamalardan anlamıştık. Yapılan en büyük hata, Oftaş ile Süper Lig'e gelen takımda, sıkıntılı anlarda arkadaşlarını tetikleyecek “ağabey” niteliğinde futbolcuların olmaması idi. Kenarda da çok renkli teknik direktörler yoktu, haliyle etkisiz yardımcıları vardı.Bank Asya'ya düştüğü senede ilk antrenmanlarına gittim Hacettepe'nin. Orada kulüp yetkilileri ile yaptığım görüşmeler, aldığım bilgiler şunu gösteriyordu: Futbolcular, Gençlerbirliği'ne kontratlı olarak Hacettepe'de oynuyordu, takımda yine yaşça büyük toparlayıcı topçu olmayacaktı, beklenti büyük değildi. Yapılan iki büyük hatadan biri de bu oldu bence, futbolcuların “nasılsa Gençlerbirliği himayesindeyiz, bu takım iyi gitmese bile oraya döneriz” alt bilinci takımı olumsuz etkiledi. Bank Asya'daki başarısızlığın temellerinden biri, iyi golcülerin olmaması oldu. Bir tecrübeli kaleci bir de etkili golcü olsa bu gidişat tersine çevrilebilirdi. Yani beklentiler düşürüldü anlayabilirim ama takımı düşecek seviyeye getirmek de pek akıl karı değil. Derken, TFF 2. Lig ve dün yani Pazar günü itibari ile Sarıyer beraberliği ve Hacettepe, TFF 3.Lig yolcusu.
3-4 sezonda en yukarıya, 3 sezonda en aşağıya… Mor Menekşeler soldu, yitti. Bank Asya'dan geri gelir mi derken eski deyimle 4. Lig'deler… Zaten maçlarına giden seyirci hep azdı, artık kalır mı bilmiyorum. Ve bu, işin en acısı, Gençlerbirliği camiasına yakışmadı. Bir oluşuma, kulübe sahip olacağım derken yok etmenin en iyi örneği oldu ve tarihe böylece geçti…
Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

