Sporx Logo
Takımım Dünya Kupası
2026
Türkiye Özel Canlı Skor
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Mutlu son
Google News

Mutlu son

SPORX AI BAKIŞI
Geçen sene göreve geldiğinde Thomas Doll'ün takımı oldu artık diyeceğimiz hareketler izledik Alman Hocadan…. Bir karakteri var dedik…. Öyle veya böyle ne oynadığını biliyorduk, belki de en önemlisi Gençlerbirliği'nin defansı son yıllarda olmadığı kadar iyi diyorduk. Çok şeyler yazdık, çizdik, derken Doll'de bir düşüş başladı. Bizim bu Ankara'nın havasından mıdır suyundan mıdır iyi giden hocalar, bir süre sonra kendilerini salıveriyorlar. Üstteki grubun ilk yarı sonuna doğru 8 puan arkasında olan bir takım, birdenbire kendini aşağılarda buldu. Bire bir konuştuğum taraftarlar da pek anlayabildikleri bir süreç olmadığını ifade etmişlerdi.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Öyle veya böyle bir karakteri olan Gençlerbirliği ne oldu da bu hale geldi. Aynı durumu Kasımpaşa'daki Yılmaz Vural'da da görebilirsiniz: Bence en önemli neden, 2. senede yapılan oyuncu seçimleri. Kırmızı-siyahlıların kadrosu geçen sene kanattan atak yapabilir, topu ileride daha uzun sürelerde tutabilen, dönen topları alabilen bir takımken, bu sene, ileride top tutamayan, kendi yarı sahası içerisinde orta sahası yol geçen hanına dönen bir takım haline geldiyse, burada tek başına saha içi teknik yönetim değil, aynı zamanda oyuncu seçimlerinin de etkisi var demektir.

Senenin daha 3. maçından sonra yazmıştık; orta sahayı geçenler kaleye çok kolay gidiyor diye. İlk maçlarda Serdar'ın maçın yıldızı olması da bundandı. Dün Kerem'in attığı gole, Tita'nın penaltı pozisyonuna ve yine Tita'nın attığı –defansın aymazlığı yüzünden harika gol denebilecek gole bakın. Böyle bir defans anlayışı nerede var… Orhan Şam eh biraz, bir de Cem Can. Bu iki oyuncu dışında rakibi bozacak bir oyuncu bile yok… İleride de top tutabilen adamlar yok ellerinde. Smelts dışında bu beklentimi karşılayacak bir adam yok. Hep kontratak hep atalım kaçalım taktikleri.

Neyse yine de umudu bozmayalım, Gençlerbirliği ne badireler atlattı, 2 sene önceki gibi son anda ligde de kaldı. Yeter ki Gençlerbirliği'nin başına “tekrar” olacak hocalardan biri gelmesin. Misal, Serdar Dayat'ın adı geçiyor, bence iletişim itibariyle ve dil bilmesi gibi nedenlerle denenebilir tabii Doll'den farklı bir anlayış sergileyeceği sürece… Kim ister ki bu kadroyla, geçen hafta 7 atmış bir Trabzon karşısına çıkmayı…. Halefin işi çok zor…

ANKARAGÜCÜ “BÜYÜYOR”


Dün Galatasaray karşısında benim gözümde sadece büyüklerden biri karşısında galip gelen veya yıllar sonra İstanbul'da galip gelen bir Ankaragücü yoktu.

Aynı zamanda büyüdü sanki Ankaragücü. Futbol anlayışının basitliği ile büyüdü, sakinliği ile büyüdü, akılcı oynayışı ile büyüdü, ofsayta nasıl düşülmezi gösterirken büyüdü. Sapara dışında hiçbir futbolcusunun fevri davranmaması ile büyüdü. Sanki Galatasaray karşısında 6. ya da 7. büyük vardı. O formanın ağırlığını taşımışlardı. Goller seyir doluydu. Metin Akan'ıyla, Turgut'u, Sestak'ı, Sapara'sı ile büyüdü sarı-lacivertliler.

Ümit Özat başta takıma kocaman alkış, medyadan ricam Galatasaray'daki çalkalanma veya kötü performans, bu güzel galibiyetin önüne geçmesin. Ankaragücü'nün başarısına da yer verin.

Oyunculara sesleniyorum, iştahlanın, 3 haftada 2 galibiyet alırsanız yukarıdasınız, Ankaragücü'nü ve kendinizi yukarıya taşımak elinizde, taraftarı ile birlikte bunu başarmak ve orada kalıcı olmak yakın. Bu taraftar sizi orada tutmak için yeterli desteği verir merak etmeyin. Tabii, bir de şu Ümit Özat-taraftar gerginliği sona erse ne güzel olacak…

Ankaragücü, Bursa maçı kardeşlik, dostluk, bol gol demek olacak… Tahminim beraberlik…

Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön