Geri
İleri  

Cemal Süreya kimdir? Şair Cemal Süreya neden öldü? Cemal Süreya'nın ünlü şiirleri

Cemal Süreya neden öldü ve Cemal Süreya öldüğünde kaç yaşındaydı? sorusunun yanıtını merak edenler haberimizden faydalanabilir. 28. ölüm yıl dönümünde tekrar anılan Cemal Süreya hakkında tüm bilgiler, hayatı ve detaylarla sizerleyiz.

Cemal Süreya neden öldü? sorusunun yanýtý burada! Kalp yetmezliði sebebiyle 28 yýl önce hayatýný kaybeden Cemal Süreya kimdir ve kaç yaþýndaydý? Ölüm nedeni hakkýnda ne açýklama yapýldý? Ýþte Cemal Süreya hakkýnda tüm detaylar...

CEMAL SÜREYA KÝMDÝR?Cemal Süreya, 1931 doðumlu, Türk þair. Asýl adý Cemalettin Seber olan Süreya, Ýkinci Yeniler'in ileri gelen kuramcýlarýndandýr.

1931 yýlýnda, o zamanlar Tunceli'ye baðlý olan ve daha sonradan Erzincan'a geçen, Pülümür ilçesinde dünyaya gelen ve Dersim Ýsyaný nedeniyle, göç etmek zorunda býrakýlan ailesiyle sürgüne gönderildi.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
1947 senesinde Bilecik Ortaokulu'ndan, 1950'de de Haydarpaþa Lisesi'nden mezun olan Süreya, 1954'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin Maliye ve Ýktisat Bölümü'nü bitirmesinin ardýndan Maliye Bakanlýðý'nda müfettiþlik yapmaya baþladý. Temmuz 1965'te görevinden ayrýlarak 1961'de kuruculuðunu yaptýðý Papirüs dergisini yeniden çýkarmaya baþlayan Süreya o sýrada hayatýný, yaptýðý Fransýzca çevirileri sayesinde idame ettiriyodu.

1971 senesinde tekrar Maliye Bakalýðý'ndaki iþine dönen Süreya 1978 yýlýnda Kültür Bakanlýðý'nda Kültür Yayýn Kurulu Danýþma Üyesi oldu. 1982 senesinin Þubat ayýnda müþavir maliye müfettiþliðinden emekli olmasýnýn ardýndan yayýnevlerinde danýþmanlýk, ansiklopedilerde redaktörlük ve çevirmenlik de yapan Süreya, Papirüs'ü üç kez çeþitli aralýklarla çýkardý. Pazar Postasý, Yeditepe, Oluþum, Türkiye Yazýlarý, Politika, Yeni Ulus, Aydýnlýk, Saçak, 15 günlük Yazko Somut ve haftalýk 2000'e Doðru dergilerinde de köþe yazýlarý yazdý.

1983 yýlýnda, Orta Doðu Ýktisat Bankasý yönetim kurulu üyeliði görevini üstlenen Süreya emekliliðinden sonra bir dönem, Oluþum, Türkiye Yazýlarý, Saçak ve Maliye Yazýlarý gibi dergilerin kültür-sanat bölümlerinde yöneticilik de yaptý.

Ýlk þiiri olan "Þarkýsý-beyaz" Ocak 1953'te, Mülkiye dergisinde yayýnlanan Süreya, þiire lisedeyken aruz denemeleriyle baþlamasýnýn ardýndan üniversite yýllarýnda serbest vezinle yazmaya yöneldi.

Þiirlerindeki þekil, muhteva ve anlatým özellikleri ile kýsa sürede okuyucularýn dikkatini çeken Süreya, 1950'lerin baþýnda oluþan Ýkinci Yeni þiir akýmýna katýldý. Zamanla Ýkinci Yeni hareketinin önde gelen þairlerinden biri pozisyonuna gelen Süreya, þiirde anlamsýzlýðý savunan görüþleri benimsemedi; geleneðe karþý olmasýna raðmen geleneðin yeniliklerini kullanmayý seçti. Doðu ve Batý þiirinin birbirini tamaladýðý deðil, birbirine karþý geldiði noktada yer almayý seçen Süreya, þiirinde cinselliði iþlerken toplumsal ve etik deðerlere de sýrt çevirmemeye çalýþtý.

Yazýlarýnda sorunlarý çözümlemeye çalýþmak yerine yeni sorular sorma üslubunu benimseyen Süreya, denemelerinde de kendi görüþlerini belirtmektense diðer þairlerin düþencelerini incelerdi. Siyasal konulara da deðinen Süreya'nýn, Hürriyet Gösteri ve Milliyet Sanat'ta yayýmlanan günlüðü, otobiyografi, aný ve deneme türlerinin bir sentezidir.

Üvencinka eseriyle, Arif Damar ile birlikte 1958 yýlýnýn Yeditepe Þiir Ödülü'nün sahibi olmaya hak kazanan Süreya'nýn Göçebe adlý eseri ise 1966 Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü'ne layýk görüldü.

Toplu þiirleri 1984 yýlýnda Sevda Sözleri adý altýnda basýlan Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde Ýstanbul'da hayatýný kaybetti. Hayatý boyunca 4 kere evlenen ve 29 farklý evde oturan Süreya'nýn bu yaþam tarzý þiir ve yazýlarýna da yansýdý. 4 Kasým 1989 imza tarihli miras yazýsýnda, eþine býraktýðý iki halý, kütüphane, çiçeklerin tümü, büyük ayna, bütün kitaplarýnýn telif hakkýnýn yarýsý, kendisini ve bütün notlarýný eþine býraktýðýný belirten Cemal Süreya adýna, ölümünden sonra bir þiir ödülü verilmeye baþlandý.

Süreya'nýn hayatý ölümünden sonra Feyza Perinçek ve Nursel Duruel tarafýndan, 1995 senesinde, Cemal Süreya / Þairin Hayatý Þiire Dahil ve 1997'de de Cemal Süreya Arþivi adýyla iki kitap olarak yayýmlandý.



CEMAL SÜREYA ÞÝÝRLERÝ

Üvercinka (1958)

Göçebe (1965)

Beni Öp Sonra Doður Beni (1973)

Sevda Sözleri (1984, Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doður Beni, Uçurumda Açan-1984- ile birlikte)

Güz Bitigi (1988)

Sýcak Nal (1988)

Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm þiirleri)

Korkarak Vinç

Uzaktan Seviyorum Seni

DENEME VE ELEÞTÝRÝLERÝ

Þapkam Dolu Çiçekle (1976)

Günübirlik (1982)

99 Yüz (1992)

Uzat Saçlarýný Frigya (1992)

Folklor Þiire Düþman (1992)

Aydýnlýk Yazýlarý/ Paçal (1992)

Oluþum'da Cemal Süreya (1992)

Papirüs'ten Baþyazýlar (1992)

Toplu Yazýlar I (2000, Þapkam Dolu Çiçekle ve Þiir Üzerine Yazýlar)

Toplu Yazýlar II (2005, Günübirlikler)

Günler (993 günden oluþan günlük)

GÜNCE

999 Gün(Günler)/ Üstü Kalsýn (1981)

Mektup

Onüç Günün Mektuplarý (1990)

Çocuk Kitabý

Aritmetik Ýyi Kuþlar Pekiyi (1993)

Söyleþi

Güvercin Curnatasý (1997)

DERLEMELERÝ

Mülkiyeli Þairler (1966)

Yüz Aþk Þiiri (1967)

Þiir Çevirileri

Yürek ki Paramparça (1995)

DÝÐER ÇEVÝRÝLERÝ

Gelinlik Kýz (E. Ionescu- 1964)

Küçük Prens (A. De Exupery- 1965)

Bir Aþk Kýrgýnýnýn Þarkýsý (Apollionaire- 1965)

Günümüz Saðcý Fikirleri (S. De Beauvoir- 1966)

Sade'ý Yakmalý mý? (S. De Bauvoir-1966)

Ýhtilalin Özü (Mao Zedung-1967)

Amerika Birleþmemiþ Devletleri (V. Pozner- 1967)

Aþkýn Suçlarý (M. De Sade-1967)

Palto (Gogol-1968)

Yeþil Papa (Asturias-1967)

Gök Cephesi (N. Dinh- 1968)

Küçük Prens (A. De S. Exupery- 1975)

32 Saat Özgürlük (G. Hernadi- 1968)

Milli Kurtuluþ Cephesi (D. Bravo- 1969)

Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aþamasý (Lenin- 1974)

Dine Karþý Düþünce Tarihi (A. Bayet- 1970)

Bir Aþk Kýrgýnýnýn Þarkýsý (Apollinaire-1970)

Büyük Ahlak Doktrinleri (F. Gregoire-1971)

Vadideki Zambak (Balzac-1985)

Nekrassov (Sartre-1971)

Gönül ki Yetiþmekte (Flaubert- 1971)

Goriot Baba (Balzac- 1974)

Meyhane (E. Zola- 1974)

Çin Uyanýnca (A. Peyrefitte- 1975)

Venezuela Makiliklerinde Douglas Bravo Konuþuyor ( 1976)

Mutluluk Getiren Seks (1976)

Emeðin ve Emekçinin Tarihi (P. Brizon- 1977)

Faþizmin Analizi (Macciocchi-1977)

Kýrmýzý Balon (Lamorisse- 1980)

Yarýný Bilen Adam Nostradamus (Fontbrune- 1982)

Bir Tanem (Marceau- 1991)

Sizin Hiç Babanýz Öldü mü?

Sizin hiç babanýz öldü mü?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yýkadýlar aldýlar götürdüler

Babamdan ummazdým bunu kör oldum

Siz hiç hamama gittiniz mi?

Ben gittim lambanýn biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum

Tepede bir gökyüzü vardý yuvarlak

Þöylelemesine maviydi kör oldum

Taþlara gelince hamam taþlarýna

Taþlar pýrýl pýrýldý ayna gibiydi

Taþlarda yüzümün yarýsýný gördüm

Bir þey gibiydi bir þey gibi kötü

Yüzümden ummazdým bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken aðladýnýz mý?

 

Beni Öp Sonra Doður Beni

þimdi

utançtýr tanelenen

sarýþýn çocuklarýn baþaklarýnda.

 

ovadan

gözü baðlý bir leylak kokusu ovadan

çeviriyor o küçücük güneþimizi.

taþarak evlerden taraçalardan

gelip sesime yerleþiyor.

sesimin esnek baldýraný

sesimin alaca baldýraný.

ve kuþlara doðru

fildiþi rüzgarýn tavrý.

dað güneþ iskeleti.

tahta heykeller arasýnda

denizin yavrusu kocaman.

 

kan görüyorum taþ görüyorum

bütün heykeller arasýnda

karabasan ýlýk acemi

– uykusuzluðun sütlü inciri –

kovanlara sýzmýyor.

annem çok küçükken öldü

beni öp, sonra doður beni.

 

Sevgilim Bir Günün

Sevgilim, bir günün ortasý þimdi

Taþýtlar hýzla gelip geçiyor, her yer kalabalýk,

Ben seni düþünüyorum bir bodrum kahvesinde

Uzat bana uzat ellerini

Ýzinli askerler görüyorum, kýrýtarak yürüyen iþçi kýzlar

Ýstanbul her günkü yaþantýsý içinde, uðultulu,

Güvercinler güneþten bir sessizliði biriktiriyor

 

Ben seni düþünüyorum seni

Hani týpký o ilk günlerdeki gibi

Kalbim diyorum kalbim

Daha dün tezg,htan çýkmýþ bir su sayacý gibi

Aþký anýlar besliyor düþler kadar

Bu yüzden diyorum ki aþk eskidikçe aþktýr

Sevgi eskidikçe sevgi.

Günümüz ekmeðimiz, türkümüz

Çoluðumuz çocuðumuz

Binalar yan yana yükselip gidiyor

Vapurlarýn aðzý köpük içinde

Uzaklarda ne kapýlar açýlýyor

Trenin biri bir istasyona varýyor

Ordan çýkýyor biri.

Her þey biliyor her þey

Sen biliyor musun bakalým

Seni nice sevdiðimi?

Üstüne titrediðimi?

Geldiðimi?

Gittiðimi

Hadi!

Ýki Kalp

Ýki kalp arasýnda en kýsa yol:

Birbirine uzanmýþ ve zaman zaman

Ancak parmak uçlarýyla deðebilen

Ýki kol

Merdivenlerin oraya koþuyorum,

Beklemek gövde gösterisi zamanýn;

Çok erken gelmiþim seni bulamýyorum,

Bir þeyin provasý yapýlýyor sanki.

Kuþlar toplanmýþlar göçüyorlar

Keþke yalnýz bunun için sevseydim seni.



CEMAL SÜREYA NEDEN ÖLDÜ?

1931 yýlýnda Tunceli Pülümür'de dünyaya gelen Cemal Süreya, bundan 28 yýl önce, 9 Ocak 1990'da henüz 59 yaþýndayken hayatýný kaybetmiþti. Usta þairin ölüm nedeni kalp yetmezliði olarak açýklanmýþtý.

CEMAL SÜREYA'NIN GERÇEK ADI NEYDÝ?

Nüfus cüzdanýnda "Cemalettin Seber" yazýlý olan þairin, bu adý yapýtlarýnda kullanmadýðý kaydediliyor. Ece Ayhan ile 1987'de "Þehir" dergisinde yaptýklarý "Kýyý Bucak" baþlýklý konuþmalarda Beyoðlu 37. Ýlkokulu'nun ikinci sýnýfýndayken, adýndan, soyadýndan, okulundan, mahallesinin adýndan, sokaðýnýn adýndan utandýðýný söyleyen Cemal Süreya, bunu þöyle açýklýyor: "Düþün: adým Cemalettin, soyadým Seber (ki anlamý yok, herkes yanlýþ anlýyor); Pürtelaþ Mahallesi'nde oturuyoruz, sokaðýmýzýn adý da Tavukuçmaz... Okulum da ahþap bir yapý; A, B, C diye þubeleri olmayan çok küçük bir okul, Pürtelaþ'ýn anlamýný da bilmiyorum. Yýllar sonra anladým gerçeði: O adlar (benim kendi adým dýþýnda) ne güzel adlarmýþ." Yazar olmaya karar verdiðinde de yazara yakýþýr bir ad bulmaya giriþir ve Cemalettin'i kýsaltarak, yanýna "Süreyya"yý ekler, zamanla "Seber"den vazgeçer.



Cemal Süreya neden öldü? sorusunun yanıtı burada! Kalp yetmezliği sebebiyle 28 yıl önce hayatını kaybeden Cemal Süreya kimdir ve kaç yaşındaydı? Ölüm nedeni hakkında ne açıklama yapıldı? İşte Cemal Süreya hakkında tüm detaylar...

CEMAL SÜREYA KİMDİR?

Cemal Süreya, 1931 doğumlu, Türk şair. Asıl adı Cemalettin Seber olan Süreya, İkinci Yeniler'in ileri gelen kuramcılarındandır.

1931 yılında, o zamanlar Tunceli'ye bağlı olan ve daha sonradan Erzincan'a geçen, Pülümür ilçesinde dünyaya gelen ve Dersim İsyanı nedeniyle, göç etmek zorunda bırakılan ailesiyle sürgüne gönderildi.

1947 senesinde Bilecik Ortaokulu'ndan, 1950'de de Haydarpaşa Lisesi'nden mezun olan Süreya, 1954'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nin Maliye ve İktisat Bölümü'nü bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı'nda müfettişlik yapmaya başladı. Temmuz 1965'te görevinden ayrılarak 1961'de kuruculuğunu yaptığı Papirüs dergisini yeniden çıkarmaya başlayan Süreya o sırada hayatını, yaptığı Fransızca çevirileri sayesinde idame ettiriyodu.

1971 senesinde tekrar Maliye Bakalığı'ndaki işine dönen Süreya 1978 yılında Kültür Bakanlığı'nda Kültür Yayın Kurulu Danışma Üyesi oldu. 1982 senesinin Şubat ayında müşavir maliye müfettişliğinden emekli olmasının ardından yayınevlerinde danışmanlık, ansiklopedilerde redaktörlük ve çevirmenlik de yapan Süreya, Papirüs'ü üç kez çeşitli aralıklarla çıkardı. Pazar Postası, Yeditepe, Oluşum, Türkiye Yazıları, Politika, Yeni Ulus, Aydınlık, Saçak, 15 günlük Yazko Somut ve haftalık 2000'e Doğru dergilerinde de köşe yazıları yazdı.

1983 yılında, Orta Doğu İktisat Bankası yönetim kurulu üyeliği görevini üstlenen Süreya emekliliğinden sonra bir dönem, Oluşum, Türkiye Yazıları, Saçak ve Maliye Yazıları gibi dergilerin kültür-sanat bölümlerinde yöneticilik de yaptı.

İlk şiiri olan "Şarkısı-beyaz" Ocak 1953'te, Mülkiye dergisinde yayınlanan Süreya, şiire lisedeyken aruz denemeleriyle başlamasının ardından üniversite yıllarında serbest vezinle yazmaya yöneldi.

Şiirlerindeki şekil, muhteva ve anlatım özellikleri ile kısa sürede okuyucuların dikkatini çeken Süreya, 1950'lerin başında oluşan İkinci Yeni şiir akımına katıldı. Zamanla İkinci Yeni hareketinin önde gelen şairlerinden biri pozisyonuna gelen Süreya, şiirde anlamsızlığı savunan görüşleri benimsemedi; geleneğe karşı olmasına rağmen geleneğin yeniliklerini kullanmayı seçti. Doğu ve Batı şiirinin birbirini tamaladığı değil, birbirine karşı geldiği noktada yer almayı seçen Süreya, şiirinde cinselliği işlerken toplumsal ve etik değerlere de sırt çevirmemeye çalıştı.

Yazılarında sorunları çözümlemeye çalışmak yerine yeni sorular sorma üslubunu benimseyen Süreya, denemelerinde de kendi görüşlerini belirtmektense diğer şairlerin düşencelerini incelerdi. Siyasal konulara da değinen Süreya'nın, Hürriyet Gösteri ve Milliyet Sanat'ta yayımlanan günlüğü, otobiyografi, anı ve deneme türlerinin bir sentezidir.

Üvencinka eseriyle, Arif Damar ile birlikte 1958 yılının Yeditepe Şiir Ödülü'nün sahibi olmaya hak kazanan Süreya'nın Göçebe adlı eseri ise 1966 Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü.

Toplu şiirleri 1984 yılında Sevda Sözleri adı altında basılan Süreya, 9 Ocak 1990 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Hayatı boyunca 4 kere evlenen ve 29 farklı evde oturan Süreya'nın bu yaşam tarzı şiir ve yazılarına da yansıdı. 4 Kasım 1989 imza tarihli miras yazısında, eşine bıraktığı iki halı, kütüphane, çiçeklerin tümü, büyük ayna, bütün kitaplarının telif hakkının yarısı, kendisini ve bütün notlarını eşine bıraktığını belirten Cemal Süreya adına, ölümünden sonra bir şiir ödülü verilmeye başlandı.

Süreya'nın hayatı ölümünden sonra Feyza Perinçek ve Nursel Duruel tarafından, 1995 senesinde, Cemal Süreya / Şairin Hayatı Şiire Dahil ve 1997'de de Cemal Süreya Arşivi adıyla iki kitap olarak yayımlandı.

CEMAL SÜREYA ŞİİRLERİ

Üvercinka (1958)

Göçebe (1965)

Beni Öp Sonra Doğur Beni (1973)

Sevda Sözleri (1984, Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Uçurumda Açan-1984- ile birlikte)

Güz Bitigi (1988)

Sıcak Nal (1988)

Sevda Sözleri (1990, 1995, tüm şiirleri)

Korkarak Vinç

Uzaktan Seviyorum Seni

DENEME VE ELEŞTİRİLERİ

Şapkam Dolu Çiçekle (1976)

Günübirlik (1982)

99 Yüz (1992)

Uzat Saçlarını Frigya (1992)

Folklor Şiire Düşman (1992)

Aydınlık Yazıları/ Paçal (1992)

Oluşum'da Cemal Süreya (1992)

Papirüs'ten Başyazılar (1992)

Toplu Yazılar I (2000, Şapkam Dolu Çiçekle ve Şiir Üzerine Yazılar)

Toplu Yazılar II (2005, Günübirlikler)

Günler (993 günden oluşan günlük)

GÜNCE

999 Gün(Günler)/ Üstü Kalsın (1981)

Mektup

Onüç Günün Mektupları (1990)

Çocuk Kitabı

Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi (1993)

Söyleşi

Güvercin Curnatası (1997)

DERLEMELERİ

Mülkiyeli Şairler (1966)

Yüz Aşk Şiiri (1967)

Şiir Çevirileri

Yürek ki Paramparça (1995)

DİĞER ÇEVİRİLERİ

Gelinlik Kız (E. Ionescu- 1964)

Küçük Prens (A. De Exupery- 1965)

Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollionaire- 1965)

Günümüz Sağcı Fikirleri (S. De Beauvoir- 1966)

Sade'ı Yakmalı mı? (S. De Bauvoir-1966)

İhtilalin Özü (Mao Zedung-1967)

Amerika BirleÅŸmemiÅŸ Devletleri (V. Pozner- 1967)

Aşkın Suçları (M. De Sade-1967)

Palto (Gogol-1968)

YeÅŸil Papa (Asturias-1967)

Gök Cephesi (N. Dinh- 1968)

Küçük Prens (A. De S. Exupery- 1975)

32 Saat Özgürlük (G. Hernadi- 1968)

Milli KurtuluÅŸ Cephesi (D. Bravo- 1969)

Emperyalizm, Kapitalizmin En Yüksek Aşaması (Lenin- 1974)

Dine Karşı Düşünce Tarihi (A. Bayet- 1970)

Bir Aşk Kırgınının Şarkısı (Apollinaire-1970)

Büyük Ahlak Doktrinleri (F. Gregoire-1971)

Vadideki Zambak (Balzac-1985)

Nekrassov (Sartre-1971)

Gönül ki Yetişmekte (Flaubert- 1971)

Goriot Baba (Balzac- 1974)

Meyhane (E. Zola- 1974)

Çin Uyanınca (A. Peyrefitte- 1975)

Venezuela Makiliklerinde Douglas Bravo KonuÅŸuyor ( 1976)

Mutluluk Getiren Seks (1976)

Emeğin ve Emekçinin Tarihi (P. Brizon- 1977)

FaÅŸizmin Analizi (Macciocchi-1977)

Kırmızı Balon (Lamorisse- 1980)

Yarını Bilen Adam Nostradamus (Fontbrune- 1982)

Bir Tanem (Marceau- 1991)

Sizin Hiç Babanız Öldü mü?

Sizin hiç babanız öldü mü?

Benim bir kere öldü kör oldum

Yıkadılar aldılar götürdüler

Babamdan ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç hamama gittiniz mi?

Ben gittim lambanın biri söndü

Gözümün biri söndü kör oldum

Tepede bir gökyüzü vardı yuvarlak

Şöylelemesine maviydi kör oldum

Taşlara gelince hamam taşlarına

Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi

Taşlarda yüzümün yarısını gördüm

Bir şey gibiydi bir şey gibi kötü

Yüzümden ummazdım bunu kör oldum

Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?

 

Beni Öp Sonra Doğur Beni

ÅŸimdi

utançtır tanelenen

sarışın çocukların başaklarında.

 

ovadan

gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan

çeviriyor o küçücük güneşimizi.

taşarak evlerden taraçalardan

gelip sesime yerleÅŸiyor.

sesimin esnek baldıranı

sesimin alaca baldıranı.

ve kuÅŸlara doÄŸru

fildişi rüzgarın tavrı.

dağ güneş iskeleti.

tahta heykeller arasında

denizin yavrusu kocaman.

 

kan görüyorum taş görüyorum

bütün heykeller arasında

karabasan ılık acemi

– uykusuzluÄŸun sütlü inciri –

kovanlara sızmıyor.

annem çok küçükken öldü

beni öp, sonra doğur beni.

 

Sevgilim Bir Günün

Sevgilim, bir günün ortası şimdi

Taşıtlar hızla gelip geçiyor, her yer kalabalık,

Ben seni düşünüyorum bir bodrum kahvesinde

Uzat bana uzat ellerini

İzinli askerler görüyorum, kırıtarak yürüyen işçi kızlar

İstanbul her günkü yaşantısı içinde, uğultulu,

Güvercinler güneşten bir sessizliği biriktiriyor

 

Ben seni düşünüyorum seni

Hani tıpkı o ilk günlerdeki gibi

Kalbim diyorum kalbim

Daha dün tezg,htan çıkmış bir su sayacı gibi

Aşkı anılar besliyor düşler kadar

Bu yüzden diyorum ki aşk eskidikçe aşktır

Sevgi eskidikçe sevgi.

Günümüz ekmeğimiz, türkümüz

Çoluğumuz çocuğumuz

Binalar yan yana yükselip gidiyor

Vapurların ağzı köpük içinde

Uzaklarda ne kapılar açılıyor

Trenin biri bir istasyona varıyor

Ordan çıkıyor biri.

Her ÅŸey biliyor her ÅŸey

Sen biliyor musun bakalım

Seni nice sevdiÄŸimi?

Üstüne titrediğimi?

GeldiÄŸimi?

GittiÄŸimi

Hadi!

İki Kalp

İki kalp arasında en kısa yol:

Birbirine uzanmış ve zaman zaman

Ancak parmak uçlarıyla değebilen

İki kol

Merdivenlerin oraya koÅŸuyorum,

Beklemek gövde gösterisi zamanın;

Çok erken gelmişim seni bulamıyorum,

Bir şeyin provası yapılıyor sanki.

Kuşlar toplanmışlar göçüyorlar

Keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

CEMAL SÜREYA NEDEN ÖLDÜ?

1931 yılında Tunceli Pülümür'de dünyaya gelen Cemal Süreya, bundan 28 yıl önce, 9 Ocak 1990'da henüz 59 yaşındayken hayatını kaybetmişti. Usta şairin ölüm nedeni kalp yetmezliği olarak açıklanmıştı.

CEMAL SÜREYA'NIN GERÇEK ADI NEYDİ?

Nüfus cüzdanında "Cemalettin Seber" yazılı olan şairin, bu adı yapıtlarında kullanmadığı kaydediliyor. Ece Ayhan ile 1987'de "Şehir" dergisinde yaptıkları "Kıyı Bucak" başlıklı konuşmalarda Beyoğlu 37. İlkokulu'nun ikinci sınıfındayken, adından, soyadından, okulundan, mahallesinin adından, sokağının adından utandığını söyleyen Cemal Süreya, bunu şöyle açıklıyor: "Düşün: adım Cemalettin, soyadım Seber (ki anlamı yok, herkes yanlış anlıyor); Pürtelaş Mahallesi'nde oturuyoruz, sokağımızın adı da Tavukuçmaz... Okulum da ahşap bir yapı; A, B, C diye şubeleri olmayan çok küçük bir okul, Pürtelaş'ın anlamını da bilmiyorum. Yıllar sonra anladım gerçeği: O adlar (benim kendi adım dışında) ne güzel adlarmış." Yazar olmaya karar verdiğinde de yazara yakışır bir ad bulmaya girişir ve Cemalettin'i kısaltarak, yanına "Süreyya"yı ekler, zamanla "Seber"den vazgeçer.



✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEÅžEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ÅžU ANDA BUNU KONUÅžUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator