Erman Toroðlu, Aziz Yýldýrým ile ilgili olarak olay yaratan köþe yazýsýyla gündem oldu. Fenerbahçe Baþkaný Aziz Yýldýrým'ý Kayserispor maçýnýn ardýndan canlý yayýnda sert þekilde eleþtiren Erman Toroðlu, sarý-lacivertlilerin baþkaný Aziz Yýldýrým ile ilgili yine olay yaratacan açýklamalar yaptý.
Erman Toroðlu "Ucuz Kahramanlar" baþlýklý köþe yazýsýnda "Dört büyük takýmýn baþkanlarýnýn söylediklerini alt alta koysanýz inanýlmaz bir komedi filmi olur... Biri dört yýl önce 'siyah' demiþ, iki sene sonra 'mor' diyor. Biri 'lacivert' demiþ, þimdi 'siyah' diyor... Federasyon toplantýlarýna gitmiyor, Kulüpler Birliði'ne katýlmýyor, sonra ihaleyi eleþtirip, kahramanlýk yapmaya kalkýyor." ifadeleri kullanýldý.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Ýþte Erman Toroðlu'nun Aziz Yýldýrým ile ilgili o köþe yazýsý...
Birisi oturup dört büyük takýmýn baþýna gelen baþkanlarýn söylediklerini alt alta koysa, hatta bunlarý görüntülü hale getirse, inanýlmaz bir komedi filmi ortaya çýkar. Biri dört yýl önce 'siyah' demiþ, iki sene sonra 'mor' diyor. Biri 'lacivert' demiþ, altý sene sonra 'siyah' diyor... Bizim bazý balýk hafýzalý gazeteci, televizyoncu, okur hangisi derseniz deyin neler görürler...
Hangi baþkana elinizi atsanýz, elinizde kalýyor.
Düþünün Aziz Yýldýrým "5 yýl önce Digiturk ihalesinde fiyatýn yükselmesine ben sebep oldum" dedi... Koca bir yalan. Ýhaleye girmeden önce Digiturk ile Telekom anlaþmýþtý. O zaman Baþbakan olan þimdiki Cumhurbaþkanýmýz Sayýn Recep Tayyip Erdoðan, 'hayýr' dedi, Digiturk ile Telekom'u çarpýþtýrdý, fiyat yükseldi. Bu kadar basit.
Kalite yerlerde
Ýhalenin bitiminde Aziz Yýldýrým, Digiturk'un genel müdürü Ertan'la (Özertem) oturup büyük büyük beyanatlar verdiler. "Türk futbolunun kalite deðerini yükselteceðiz, Türk futbolunu uçuracaðýz" dediler ve devam ettiler. "Bu uçaðýn bu kadar yüksekten uçmamasýna sebep, Erman Toroðlu, onun iþine son vereceðiz" dediler, verdiler de.
Ondan sonraki 4.5 yýlda Türk futbol kalitesinin nerelerden nerelere geldiðini, yerlere yapýþtýðýný gördük.
Peki bunlarýn sebebi neydi?
18 yýl kim orada?
Geçen hafta Barcelona'yý 80 bin kiþi izliyor. O hafta Turgay Þeren sezonunun yaþandýðý Spor Toto Süper Lig'deki seyircinin tamamý Barcelona taraftarý kadar etmedi. Býrakýn Türk futbolundaki bazý takýmlarý, Türkiye'nin marka deðeri olarak en üst düzey takýmý diyeceðimiz Fenerbahçe, ne hallere düþtü. Ortalama seyirci sayýsý 21 bin kiþi.
Fenerbahçe'nin stadý kaç kiþi 50 bin kiþi. Peki Fenerbahçe'nin yýllardýr oynadýðý futbol ne? Kötü... Yaptýðý transferlerin çoðu fiyasko. Peki 18 yýldýr baþkan kim? Aziz Yýldýrým...
Aziz Yýldýrým Türk futbol tarihinde en fazla ceza alan baþkan mý? Evet... Hala ceza almaya devam ediyor mu?
Evet... Her þeye 'hayýr' diyen bir adam... Federasyon toplantýlarýna gitmez, Kulüpler Birliði toplantýlarýna katýlmaz, sonra yapýlan ihaleyi eleþtirir.
Diyor ki, "Ýhaleye girecek kuruluþla konuþtum 500 milyon para çok iyi para." Þimdi de diyor ki, "600 milyon para þaibeli.
Ýhalede fesat var." Dönün Fikret Orman'a...
Ýki-üç sene evvel iþler kötü giderken, "Yabancý hakem getirilmesini tartýþabiliriz" demiþti.
Þimdi "Hakemlerle lig bitecek" diyor.
Yine Fikret Orman "Millet yazýn tatil yaparken ben 65 bin kilometre yol gittim" demiþti.
Niye bu kadar kilometre yapýyor? Futbolcu bakýyor...
En son kararý o veriyor ya.
65 bin kilometre gittikten sonra gelen futbolcular kimler;
Demba Ba, Ersan Gülüm, Babel, Mitrovic... Mitrovic de nereden geliyor, Avrupa'dan.
Eðer bir hata varsa buyurun cevap verin, düzeltelim.
Polat'a yanýt yok
Galatasaray'da eski baþkan Adnan Polat diyor ki; "Ünal Aysal Galatasaray'ýn parasýný bitirdi. Dursun Özbek de Galatasaray'ýn arazisini bitirecek.
Hayýrlýsý ile kulübün hiçbir þeyi kalmayacak." Adnan Polat'ýn bu sözüne cevap veren bir kiþi çýkmadý.
Türkiye'deki kulüp baþkanlarýnýn çoðu da bu iþin düzgün gitmesini istemiyorlar!
Bakýnýz neden?
Ben futbolda genel kurul üyesiyim. Toplantýlarda en arkaya geçiyorum, orta oyununu seyrediyorum.
Toplantý baþlamadan sabah bir kulis yapýyorum tam felaket.
Kimler otel odalarýnda neler yapmýþ, kimler odalara kilitlenmiþ, kimler kimleri satmýþ onlarý duyuyorum.
Cebinden ödesin
Pekala kulüplere buradan sesleniyorum. Gelin, gelecek genel kurulda bir madde sunalým, genel kurul üyeleri el kaldýrsýnlar ve kabul edelim.
Ne olsun bu maddeler;
Bir yýlda bu kadar ceza alan, ikinci yýlda þu kadar ceza alan, üç yýlda þu kadar toplam ceza alan yöneticiler 3-5 sene görev yapamaz, diyelim.
Bir madde daha koyalým, kulüplere yönetici olacak arkadaþlar, Futbol Federasyonu'nun çalýþtýðý bir bankaya mektup versinler. Mesela ne desinler, 'herhangi bir þekilde para cezasý aldýklarýnda bu para kendi þahsi hesaplarýndan kesilsin.' Kulübün parasýndan bu paralar ödenmesin.
Bedava kahramanlýk yapmasýnlar?
Sizce kabul edilir mi?
Ben kabul edileceðini zannetmiyorum.
Çünkü bugüne kadar böyle bir teklif olmadý.
Böyle bir teklifi oraya getireceklerini de sanmýyorum.
Bakýn, Türkiye'deki futbol terörü bir anda nasýl yüzde 60-70 kesilecektir.
Baþtan yazsaydýn
Kardeþim ihale yapýlacak daha ihale yapýlmadan 6 ay önce kulüpler kendi görüþlerini Kulüpler Birliði'ne ve Futbol Federasyonu'na bildirirler. Ýhale 21 Kasým 2016'da yapýldý, kulüpler olarak dersiniz ki "Bu ihalenin dolar ya da Türk Lirasý olarak baþlama tarihi, ihalenin yapýlýþ tarihi deðil, sezonun baþlangýcý olan 1 Aðustos." Ama bunlarýn hiçbirini yapmayýp kahramanlýk yapmaya kalkýyorsunuz. 17 kulüp imzalýyor. 1 kulüp imzalamýyor.
Toplantýlara gitmeyip, birilerini yollayacaksýnýz sonra ahkam keseceksiniz.
O OYUNCULAR ARTIK OYNAR MI?
Ýnanýlýr gibi deðil... Geçen seneki Pereira ile bu seneki Advocaat'ý karþýlaþtýrýyorlar...
Yani elma ile armudu karýþtýrmaktan baþka bir þey deðil.
Pereira ile Advocaat'ýn kadrolarý ayný deðil. Advocaat elindeki kadroyla farklý þeyler yapabilir mi?
Yapabilir. Son açýklamalardan sonra orta sahada görev alan oyuncular ne düþünüyorlar?
Bundan sonra verimleri ne olur? Çünkü Advocaat bir defansa dönük orta saha istedi, bir orta sahada beyin istedi, bir de hücuma dönük oyuncu istedi.
Yani bu oyuncular alýnsaydý þu anda oynayan 3 oyuncu Fenerbahçe takýmýnda oynamayacaklardý.
Zaten bu oyuncular bundan sonra nasýl oynar merak ediyorum.
KUPA BELLÝ OLMAZ
Ziraat Türkiye Kupasý'nda Medipol Baþakþehir-Galatasaray, Beþiktaþ-Fenerbahçe deve diþi gibi maçlar. Keþke bir tur sonra karþýlaþsalardý. Ama kupa böyledir.
Bu dört takýmýn içinde Beþiktaþ takým tertibi ve oyuncularýn uyumu olarak daha iyi bir görüntü veriyor ama futbolda bunlar bir yere kadar. Tamamý deðil. O gün futbolcularýn ruh halleri, özel hayatlarý, gece uykularý nasýl olacak. Sabah nasýl kalkacaklar, maça nasýl çýkacaklar. O nedenle maçlar oynanmadan kazanýlmýyor.
Aziz Yýldýrým, psikolojik olarak maçtan önce ortamý gererek bundan faydalanmak istiyor. Faydalanabilir mi? Baþakþehir ve Galatasaray cephesi sakin. Çünkü iki kulübün baþkaný da aklý baþýnda beyanatlar veriyorlar. Ortamý germiyorlar. Fikret Orman da makul beyanatlar vermeye baþladý ama yakýn zamana kadar Aziz Yýldýrým gibi "O gazetenin elemanýný atýn, bunu idmana almayýn" diyordu. Akýllandý mý, akýllanacak mý bilemiyorum ama görüyorum ki akýllanmamýþ, kendi yönetiminde bu iþe çanak tutanlar hala duruyorlar.
Baþkasýný tenkit ederken bir aynaya bir de kendine bakacaksýn.
HAKEMLERÝN 'CESARETÝ' EKSÝK
Hakemlerimiz bunlar; komitemiz de bu... Ben hakem iþinde önce namusa bakarým. Sonra cesarete bakarým, sonra da bilgiye bakarým. Hepsi beraber olursa harika olur. Ama namussuz hakemler olursa diðer bütün þýklarý dýþarý atarsýnýz. Þu andaki hakemler için o tarz olduklarýný zannetmiyorum.
Çünkü duymadým. Eskiden neleri duyduk, neleri yaþadýk. Diyeceksiniz ki kabiliyetleri bu kadar. Kabiliyetleri bu kadarsa herkese kendi kabiliyetlerince hata yapacaklardýr.
O zaman geriye cesaret kalýyor.
Bunlarýn çoðunun cesareti yok.
Hala þartlar inanýlmaz lehlerine olmasýna raðmen büyük takým oyuncularýna farklý bakýyorlar. Küçük takýmlardan leblebi gibi oyuncu atarken, büyükleri es geçiyorlar.
Ama tabii hakemlerin yürekli olmalarý için de federasyonun arkalarýnda durmasý gerekir.
Baþakþehir'ler artmalý
Baþakþehir gibi takýmlarýn Türk futbolunda fazlalaþmalarý lazým.
Sebebi; bu takýmlar belli paralarla belli imkanlarla doðru transferler yaparak buralara gelip mücadele ediyorlar.
Bizim þýmarýk üç büyükleri ancak böyle takýmlar ehlileþtirebilirler.
Onlarý ancak böyle takýmlar hizaya sokar. Bursaspor'un, Osmanlý'nýn Baþakþehir'in çoðalmasý, desteklenmesi lazým. Hakemlerin bunlarýn maçlarýnda daha cesaretli düdük çalmasý, büyüklerin maçlarýnda bunlarý ezmemeleri gerek. Bunu yazarken þunun altýný çizeyim bu takýmlara kýyak yapýlsýn demiyorum, yüzde 50 yüzde 50 düdük çalýnsýn.
Kýyak isteyen namerttir.
CUMA GÜNÜ ÖLDÜ!
Adamýn biri, Cuma günü ölüyor...
Akrabalarý cenaze namazýný kýldýracak imamla konuþuyorlar.
Ýmam efendi bizim arkadaþýmýz cennete gider mi?
Ýmam soruyor, mevta saðlýðýnda kul hakký yedi mi? Valla imam efendi biraz yedi. Ama Cuma günü öldü. Ýmam devam ediyor. Peki zina yapar mýydý?
Biraz yapardý ama Cuma günü öldü.
Vergi kaçýrýr mýydý? Valla biraz kaçýrýrdý ama Cuma günü öldü. Haksýzlýk yapar mýydý? Valla biraz yaptý ama Cuma günü öldü. Ailesine iyi bakar mýydý?
Biraz ihmal ettiði oldu ama Cuma günü öldü. Askerliðini yaptý mý? Yapmadý.
Sahte evrakla kendi yerine baþkasýný gönderdi ama Cuma günü öldü.
Ýmam bakmýþ bakmýþ cevabý vermiþ:
Öbür tarafta Cuma günü bir þey yapmazlar ama Cumartesi anasýný aðlatýrlar..
Erman Toroğlu, Aziz Yıldırım ile ilgili olarak olay yaratan köşe yazısıyla gündem oldu. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı Kayserispor maçının ardından canlı yayında sert şekilde eleştiren Erman Toroğlu, sarı-lacivertlilerin başkanı Aziz Yıldırım ile ilgili yine olay yaratacan açıklamalar yaptı.
Erman Toroğlu "Ucuz Kahramanlar" başlıklı köşe yazısında "Dört büyük takımın başkanlarının söylediklerini alt alta koysanız inanılmaz bir komedi filmi olur... Biri dört yıl önce 'siyah' demiş, iki sene sonra 'mor' diyor. Biri 'lacivert' demiş, şimdi 'siyah' diyor... Federasyon toplantılarına gitmiyor, Kulüpler Birliği'ne katılmıyor, sonra ihaleyi eleştirip, kahramanlık yapmaya kalkıyor." ifadeleri kullanıldı.
İşte Erman Toroğlu'nun Aziz Yıldırım ile ilgili o köşe yazısı...
Birisi oturup dört büyük takımın başına gelen başkanların söylediklerini alt alta koysa, hatta bunları görüntülü hale getirse, inanılmaz bir komedi filmi ortaya çıkar. Biri dört yıl önce 'siyah' demiş, iki sene sonra 'mor' diyor. Biri 'lacivert' demiş, altı sene sonra 'siyah' diyor... Bizim bazı balık hafızalı gazeteci, televizyoncu, okur hangisi derseniz deyin neler görürler...
Hangi başkana elinizi atsanız, elinizde kalıyor.
Düşünün Aziz Yıldırım "5 yıl önce Digiturk ihalesinde fiyatın yükselmesine ben sebep oldum" dedi... Koca bir yalan. İhaleye girmeden önce Digiturk ile Telekom anlaşmıştı. O zaman Başbakan olan şimdiki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 'hayır' dedi, Digiturk ile Telekom'u çarpıştırdı, fiyat yükseldi. Bu kadar basit.
Kalite yerlerde
İhalenin bitiminde Aziz Yıldırım, Digiturk'un genel müdürü Ertan'la (Özertem) oturup büyük büyük beyanatlar verdiler. "Türk futbolunun kalite değerini yükselteceğiz, Türk futbolunu uçuracağız" dediler ve devam ettiler. "Bu uçağın bu kadar yüksekten uçmamasına sebep, Erman Toroğlu, onun işine son vereceğiz" dediler, verdiler de.
Ondan sonraki 4.5 yılda Türk futbol kalitesinin nerelerden nerelere geldiğini, yerlere yapıştığını gördük.
Peki bunların sebebi neydi?
18 yıl kim orada?
Geçen hafta Barcelona'yı 80 bin kişi izliyor. O hafta Turgay Şeren sezonunun yaşandığı Spor Toto Süper Lig'deki seyircinin tamamı Barcelona taraftarı kadar etmedi. Bırakın Türk futbolundaki bazı takımları, Türkiye'nin marka değeri olarak en üst düzey takımı diyeceğimiz Fenerbahçe, ne hallere düştü. Ortalama seyirci sayısı 21 bin kişi.
Fenerbahçe'nin stadı kaç kişi 50 bin kişi. Peki Fenerbahçe'nin yıllardır oynadığı futbol ne? Kötü... Yaptığı transferlerin çoğu fiyasko. Peki 18 yıldır başkan kim? Aziz Yıldırım...
Aziz Yıldırım Türk futbol tarihinde en fazla ceza alan başkan mı? Evet... Hala ceza almaya devam ediyor mu?
Evet... Her şeye 'hayır' diyen bir adam... Federasyon toplantılarına gitmez, Kulüpler Birliği toplantılarına katılmaz, sonra yapılan ihaleyi eleştirir.
Diyor ki, "İhaleye girecek kuruluşla konuştum 500 milyon para çok iyi para." Şimdi de diyor ki, "600 milyon para şaibeli.
İhalede fesat var." Dönün Fikret Orman'a...
İki-üç sene evvel işler kötü giderken, "Yabancı hakem getirilmesini tartışabiliriz" demişti.
Åžimdi "Hakemlerle lig bitecek" diyor.
Yine Fikret Orman "Millet yazın tatil yaparken ben 65 bin kilometre yol gittim" demişti.
Niye bu kadar kilometre yapıyor? Futbolcu bakıyor...
En son kararı o veriyor ya.
65 bin kilometre gittikten sonra gelen futbolcular kimler;
Demba Ba, Ersan Gülüm, Babel, Mitrovic... Mitrovic de nereden geliyor, Avrupa'dan.
Eğer bir hata varsa buyurun cevap verin, düzeltelim.
Polat'a yanıt yok
Galatasaray'da eski başkan Adnan Polat diyor ki; "Ünal Aysal Galatasaray'ın parasını bitirdi. Dursun Özbek de Galatasaray'ın arazisini bitirecek.
Hayırlısı ile kulübün hiçbir şeyi kalmayacak." Adnan Polat'ın bu sözüne cevap veren bir kişi çıkmadı.
Türkiye'deki kulüp başkanlarının çoğu da bu işin düzgün gitmesini istemiyorlar!
Bakınız neden?
Ben futbolda genel kurul üyesiyim. Toplantılarda en arkaya geçiyorum, orta oyununu seyrediyorum.
Toplantı başlamadan sabah bir kulis yapıyorum tam felaket.
Kimler otel odalarında neler yapmış, kimler odalara kilitlenmiş, kimler kimleri satmış onları duyuyorum.
Cebinden ödesin
Pekala kulüplere buradan sesleniyorum. Gelin, gelecek genel kurulda bir madde sunalım, genel kurul üyeleri el kaldırsınlar ve kabul edelim.
Ne olsun bu maddeler;
Bir yılda bu kadar ceza alan, ikinci yılda şu kadar ceza alan, üç yılda şu kadar toplam ceza alan yöneticiler 3-5 sene görev yapamaz, diyelim.
Bir madde daha koyalım, kulüplere yönetici olacak arkadaşlar, Futbol Federasyonu'nun çalıştığı bir bankaya mektup versinler. Mesela ne desinler, 'herhangi bir şekilde para cezası aldıklarında bu para kendi şahsi hesaplarından kesilsin.' Kulübün parasından bu paralar ödenmesin.
Bedava kahramanlık yapmasınlar?
Sizce kabul edilir mi?
Ben kabul edileceÄŸini zannetmiyorum.
Çünkü bugüne kadar böyle bir teklif olmadı.
Böyle bir teklifi oraya getireceklerini de sanmıyorum.
Bakın, Türkiye'deki futbol terörü bir anda nasıl yüzde 60-70 kesilecektir.
Baştan yazsaydın
Kardeşim ihale yapılacak daha ihale yapılmadan 6 ay önce kulüpler kendi görüşlerini Kulüpler Birliği'ne ve Futbol Federasyonu'na bildirirler. İhale 21 Kasım 2016'da yapıldı, kulüpler olarak dersiniz ki "Bu ihalenin dolar ya da Türk Lirası olarak başlama tarihi, ihalenin yapılış tarihi değil, sezonun başlangıcı olan 1 Ağustos." Ama bunların hiçbirini yapmayıp kahramanlık yapmaya kalkıyorsunuz. 17 kulüp imzalıyor. 1 kulüp imzalamıyor.
Toplantılara gitmeyip, birilerini yollayacaksınız sonra ahkam keseceksiniz.
O OYUNCULAR ARTIK OYNAR MI?
İnanılır gibi değil... Geçen seneki Pereira ile bu seneki Advocaat'ı karşılaştırıyorlar...
Yani elma ile armudu karıştırmaktan başka bir şey değil.
Pereira ile Advocaat'ın kadroları aynı değil. Advocaat elindeki kadroyla farklı şeyler yapabilir mi?
Yapabilir. Son açıklamalardan sonra orta sahada görev alan oyuncular ne düşünüyorlar?
Bundan sonra verimleri ne olur? Çünkü Advocaat bir defansa dönük orta saha istedi, bir orta sahada beyin istedi, bir de hücuma dönük oyuncu istedi.
Yani bu oyuncular alınsaydı şu anda oynayan 3 oyuncu Fenerbahçe takımında oynamayacaklardı.
Zaten bu oyuncular bundan sonra nasıl oynar merak ediyorum.
KUPA BELLİ OLMAZ
Ziraat Türkiye Kupası'nda Medipol Başakşehir-Galatasaray, Beşiktaş-Fenerbahçe deve dişi gibi maçlar. Keşke bir tur sonra karşılaşsalardı. Ama kupa böyledir.
Bu dört takımın içinde Beşiktaş takım tertibi ve oyuncuların uyumu olarak daha iyi bir görüntü veriyor ama futbolda bunlar bir yere kadar. Tamamı değil. O gün futbolcuların ruh halleri, özel hayatları, gece uykuları nasıl olacak. Sabah nasıl kalkacaklar, maça nasıl çıkacaklar. O nedenle maçlar oynanmadan kazanılmıyor.
Aziz Yıldırım, psikolojik olarak maçtan önce ortamı gererek bundan faydalanmak istiyor. Faydalanabilir mi? Başakşehir ve Galatasaray cephesi sakin. Çünkü iki kulübün başkanı da aklı başında beyanatlar veriyorlar. Ortamı germiyorlar. Fikret Orman da makul beyanatlar vermeye başladı ama yakın zamana kadar Aziz Yıldırım gibi "O gazetenin elemanını atın, bunu idmana almayın" diyordu. Akıllandı mı, akıllanacak mı bilemiyorum ama görüyorum ki akıllanmamış, kendi yönetiminde bu işe çanak tutanlar hala duruyorlar.
Başkasını tenkit ederken bir aynaya bir de kendine bakacaksın.
HAKEMLERİN 'CESARETİ' EKSİK
Hakemlerimiz bunlar; komitemiz de bu... Ben hakem işinde önce namusa bakarım. Sonra cesarete bakarım, sonra da bilgiye bakarım. Hepsi beraber olursa harika olur. Ama namussuz hakemler olursa diğer bütün şıkları dışarı atarsınız. Şu andaki hakemler için o tarz olduklarını zannetmiyorum.
Çünkü duymadım. Eskiden neleri duyduk, neleri yaşadık. Diyeceksiniz ki kabiliyetleri bu kadar. Kabiliyetleri bu kadarsa herkese kendi kabiliyetlerince hata yapacaklardır.
O zaman geriye cesaret kalıyor.
Bunların çoğunun cesareti yok.
Hala şartlar inanılmaz lehlerine olmasına rağmen büyük takım oyuncularına farklı bakıyorlar. Küçük takımlardan leblebi gibi oyuncu atarken, büyükleri es geçiyorlar.
Ama tabii hakemlerin yürekli olmaları için de federasyonun arkalarında durması gerekir.
Başakşehir'ler artmalı
Başakşehir gibi takımların Türk futbolunda fazlalaşmaları lazım.
Sebebi; bu takımlar belli paralarla belli imkanlarla doğru transferler yaparak buralara gelip mücadele ediyorlar.
Bizim şımarık üç büyükleri ancak böyle takımlar ehlileştirebilirler.
Onları ancak böyle takımlar hizaya sokar. Bursaspor'un, Osmanlı'nın Başakşehir'in çoğalması, desteklenmesi lazım. Hakemlerin bunların maçlarında daha cesaretli düdük çalması, büyüklerin maçlarında bunları ezmemeleri gerek. Bunu yazarken şunun altını çizeyim bu takımlara kıyak yapılsın demiyorum, yüzde 50 yüzde 50 düdük çalınsın.
Kıyak isteyen namerttir.
CUMA GÜNÜ ÖLDÜ!
Adamın biri, Cuma günü ölüyor...
Akrabaları cenaze namazını kıldıracak imamla konuşuyorlar.
İmam efendi bizim arkadaşımız cennete gider mi?
İmam soruyor, mevta sağlığında kul hakkı yedi mi? Valla imam efendi biraz yedi. Ama Cuma günü öldü. İmam devam ediyor. Peki zina yapar mıydı?
Biraz yapardı ama Cuma günü öldü.
Vergi kaçırır mıydı? Valla biraz kaçırırdı ama Cuma günü öldü. Haksızlık yapar mıydı? Valla biraz yaptı ama Cuma günü öldü. Ailesine iyi bakar mıydı?
Biraz ihmal ettiği oldu ama Cuma günü öldü. Askerliğini yaptı mı? Yapmadı.
Sahte evrakla kendi yerine başkasını gönderdi ama Cuma günü öldü.
İmam bakmış bakmış cevabı vermiş:
Öbür tarafta Cuma günü bir şey yapmazlar ama Cumartesi anasını ağlatırlar..
✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEÅžEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ÅžU ANDA BUNU KONUÅžUYOR! 🫵 👉 BURADA