2025 yılının başında Türkiye'nin otomotiv sektöründe hareketlilik devam ediyor. MHP tarafından TBMM'ye sunulan hurda araç alımı ve sıfır araçlarda ÖTV indirimi teklifi, pek çok kişi tarafından merakla takip ediliyor. Bu düzenleme, özellikle 25 yaş ve üzeri araç sahiplerini ilgilendiriyor. Peki hurda araç ÖTV indirimi geldi mi, gelecek mi? Hurda araçlarda ÖTV indirimi ne kadar?
Abone Ol
Hurda araç alýmý ile sýfýr araçlarda ÖTV indirimi için verilen kanun teklifi, 2025 yýlýnýn ilk haftalarýnda gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. MHP tarafýndan kanun teklifi olarak TBMM'ye sunulan hurda araç ÖTV indirimi teklifi, 25 yaþ üzeri ve 2000 model altýnda kalan araçlarý kapsayacak þekilde bekleniyordu. Konuyla ilgili resmi kanallarda herhangi bir geliþme olmazken sosyal medya ve bazý haber platformlarýnda ortaya atýlan iddia, hurda araç indirimi hususunda beklentiyi yeniden hareketlendirdi. Kanun teklifinin Meclis'ten geçmesi halinde, taksi ve minibüs gibi araçlarla esnaflýk yapan kiþiler için ÖTV ve KDV muafiyetli araç satýn alma imkaný da ortaya çýkmýþ olacak. Diðer taraftan Hürriyet Gazetesi Otomobil Yazarý Taylan Özgür Dil ise bu haliyle hurda teþvikinin uygulanmasýnýn zor olduðunu vurguluyor. Peki, hurda teþviki nasýl uygulanacak, teklif Meclis'ten geçti mi? Ýþte, o konu hakkýnda detaylý bilgiler
25 YAÞ ÜSTÜ ARAÇ SAHÝPLERÝNE ÖTV'SÝZ SIFIR ARAÇ
Teklif ile 25 yaþ ve üstü olan taþýtlarýn yenilerek ekonomiye kazandýrýlmasý, bu kapsamdaki ithalatýn azaltýlmasý, akaryakýt israfýnýn önüne geçilmesi ve çevre kirliliðinin önlenmesi amaçlandýðý açýklandý.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Gerekçe olarak ise "TÜÝK verilerine göre 2023 yýlý sonu itibarýyla Türkiye'de trafiðe kayýtlý araç sayýsý 28 milyon 740 bin 492 adet olarak açýklanmýþ, bu sayý 2024 yýlýnýn Aðustos ayýnda 30 milyonu aþmýþtýr. Yine TÜÝK'e göre Türkiye'de trafiðe kaydý bulunan araçlarýn yaþ ortalamasý ise 14,5 olarak hesaplanmýþtýr. Araç sayýsýnýn yüzde 25'lik kýsmý ise 21 yaþýndan büyük taþýtlardan oluþmaktadýr.
Yaþý büyük araçlar, tamir, bakým masraflarý açýsýndan külfet oluþtururken diðer yandan trafikte de mal ve can kaybýna sebep olacak þekilde tehlike arz edebilmektedirler. Ayrýca hem çevreye hem de ekonomiye zarar vermektedirler. Bu anlamda 25 yaþýndan büyük araçlarýn geri dönüþüme verilmesi, ekonomik, çevre kirliliði, ulaþým güvenliði açýsýndan ehemmiyet arz etmektedir.
25 yaþ ve daha büyük araçlarýn geri dönüþüme verilmesini teþvik amacýyla araçlarýný geri dönüþüme verenlerin bir defalýða mahsus olmak üzere Türkiye'de üretilmiþ olmak kaydýyla alacaklarý yeni araçlarýn Özel Tüketim Vergisinden muaf tutulmasý bu kapsamda önemli bir geliþme olacaktýr." denildi.
ÞOFÖR ESNAFINA ÖTV VE KDV'SÝZ ARAÇ SATIÞI
Ticari araç alacak olan þoför esnafýný ilgilendiren kanun teklifi de sunuldu. Teklife göre, geçimini bir tek araçla temin eden þoför esnafýnýn mevcut aracýný yenilemek maksadýyla ve 10 yýl süre ile ticari faaliyetlerde kullanmak kaydýyla alacaðý yeni ticari araç Özel Tüketim Vergisi'nden müstesna tutulmasý talep edildi.
Þoför esnafýna vergisiz araç satýþýna iliþkin gerekçe olarak "Türkiye'de ticari araçlar gerek ithalat gerek ihracat gerekse de insan taþýmacýlýðýnda kapsamlý bir yere sahiptir. TÜÝK verilerine göre ülkemizde bulunan 30 milyondan fazla aracýn yaklaþýk 6,5 milyonluk kýsmý minibüs, otobüs, kamyonet ve kamyondan oluþmaktadýr. Diðer yandan 100 bine yakýn ticari taksi faaliyet göstermektedir. Bununla beraber Türkiye Þoförler Odasýna kayýtlý yaklaþýk 1,5 milyon þoför esnafý bulunmaktadýr.
Ticari maksatlý araçlarýn ilgili ekonomik faaliyetlerdeki kullaným oram göz önünde bulundurulduðunda þahsi araçlara göre daha kýsa vadede yýprandýðý bununla beraber bahse konu araçlarýn bakým ve onarým masraflarýnýn daha külfetli olduðu anlaþýlabilmektedir. Yapýlan taþýmacýlýk ve ulaþtýrma faaliyetlerinin hem daha konforlu hem daha güvenli olabilmesi adýna araçlarýn kullaným açýsýndan daha elveriþli olmasý önem arz etmektedir. Yýpranan araçlarýnýn bakým-onarým masraflarý þoför esnafýna külfet oluþtururken yeni bir araca sahip olma imkânlarýnda da güçlük yaþadýklarý bilinmektedir.
Bu kapsamda geçimlerini tek bir araçla saðlayan þoför esnafýnýn en az 10 yýl süre ile ticari faaliyetlerde kullanmak maksadýyla satýn alacaklarý yeni araçlarýn Özel Tüketim Vergisi ve Katma Deðer Vergisinden muaf tutulmasý, þoför esnafýnýn ticari faaliyetlerini kesintiye uðramadan sürdürmesini kolaylaþtýracaðý gibi yürütülen faaliyetlerinden daha saðlýklý ilerlemesine olanak tanýyacaktýr" açýklamasý yapýldý.
Yeni verilen bir teklifte ise trafik kazasý veya doðal afet sonucu zarar görerek aðýr hasarlý olduðu tespit edilen ve ekonomik ömrünü doldurma, eskime, yýpranma, kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri nedenlerle kullanýlamaz duruma gelen araçlarýn onarýmý yapýlarak yeniden trafiðe çýkarýlmasýnýn yasaklanmasý ve bu hükme aykýrý davranan özel veya tüzel kiþilere 500 bin Türk Lirasý para cezasý verilmesi talep edildi.
Ayrýca, aðýr hasarlý olduðu tespit edilen araçlarýn sigorta þirketleri veya yetkili kurumlarca ihaleyle satýþý ancak yedek parçalarýnýn satýþý veya aracýn hurda olarak satýþý ile mümkün olmasý, aðýr hasarlý olduðu tespit edilen araçlarý bu amaçlar dýþýnda satan veya trafiðe çýkaran sigorta þirketlerinin faaliyet izni 6 ay süre ile askýya alýnmasý teklifte yer aldý.
Bu teklife iliþkin gerekçede "Trafik güvenliðinin en önemli hususlarýndan birisi de kullanýlan trafik araçlarýnýn teknik olarak güvenli olup olmadýðýdýr. Araçlarýn güvenlik donanýmý, saðlamlýðý; kazalarda oluþacak hasarýn boyutunu ve en önemlisi can güvenliðini de doðrudan etkilemektedir.
Halk arasýnda "pert" olarak ifade edilen aðýr hasarlý araçlarýn trafikte güvenlik zafiyeti oluþturduðu aþikârdýr. Her ne kadar aðýr hasarlý araçlar onarým geçirse de bu onarýmýn yeterli olup olmadýðýnýn tam olarak takibi ve tespiti tartýþma konusudur. Aðýr hasarlý araçlarýn nerede, nasýl, hangi standartlarda bakýma uðradýðý her þeyden önce can güvenliði için önemlidir ve bu hususun takibi ve tespiti çok da kolay deðildir.
Onarýmý saðlanan araçlarýn onarým maliyetlerinin düþürülmesi adýna hava yastýðý, emniyet kemeri gergisi ve benzeri hayati önem taþýyan parçalarýn teknolojiyi suiistimal ederek basit hile yöntemleriyle iþlevsiz ve hatalarýnýn görünmez hale getirildiði de bilinmektedir. Bu basit hile yöntemleri, tamir sonrasý trafiðe çýkan araçlarda son kullanýcý için olasý kazalarda can kaybý riskini arttýrmaktadýr.
Trafikte kullanýlan araçlarýn saðlamlýðýndan ve güvenirliðinden emin olmamýz bir güvenlik konusudur. Güvenliðimizi saðlamamýz açýsýndan da birtakým tedbirlerin alýnmasý þarttýr. Bu anlamda kaza sonrasý ya da doðal afet sonucu zarar gören aðýr hasarlý araçlarýn yeniden onarýmý yapýlarak trafiðe çýkarýlmasý önlenmelidir. Bu hususta özellikle sigorta þirketlerinin de sorumluluk yüklenmesi gerekmektedir. Kanun Teklifi ile güvenliði ve saðlamlýðý tartýþma konusu olan aðýr hasarlý araçlarýn trafikte yer almamasý ve bu anlamda can güvenliðinin artýrýlmasý amaçlanmaktadýr" denildi.
Hurda araç alımı ile sıfır araçlarda ÖTV indirimi için verilen kanun teklifi, 2025 yılının ilk haftalarında gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. MHP tarafından kanun teklifi olarak TBMM'ye sunulan hurda araç ÖTV indirimi teklifi, 25 yaş üzeri ve 2000 model altında kalan araçları kapsayacak şekilde bekleniyordu. Konuyla ilgili resmi kanallarda herhangi bir gelişme olmazken sosyal medya ve bazı haber platformlarında ortaya atılan iddia, hurda araç indirimi hususunda beklentiyi yeniden hareketlendirdi. Kanun teklifinin Meclis'ten geçmesi halinde, taksi ve minibüs gibi araçlarla esnaflık yapan kişiler için ÖTV ve KDV muafiyetli araç satın alma imkanı da ortaya çıkmış olacak. Diğer taraftan Hürriyet Gazetesi Otomobil Yazarı Taylan Özgür Dil ise bu haliyle hurda teşvikinin uygulanmasının zor olduğunu vurguluyor. Peki, hurda teşviki nasıl uygulanacak, teklif Meclis'ten geçti mi? İşte, o konu hakkında detaylı bilgiler  25 YAŞ ÜSTÜ ARAÇ SAHİPLERİNE ÖTV'SİZ SIFIR ARAÇ
Teklif ile 25 yaş ve üstü olan taşıtların yenilerek ekonomiye kazandırılması, bu kapsamdaki ithalatın azaltılması, akaryakıt israfının önüne geçilmesi ve çevre kirliliğinin önlenmesi amaçlandığı açıklandı.
Gerekçe olarak ise "TÜİK verilerine göre 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı araç sayısı 28 milyon 740 bin 492 adet olarak açıklanmış, bu sayı 2024 yılının Ağustos ayında 30 milyonu aşmıştır. Yine TÜİK'e göre Türkiye'de trafiğe kaydı bulunan araçların yaş ortalaması ise 14,5 olarak hesaplanmıştır. Araç sayısının yüzde 25'lik kısmı ise 21 yaşından büyük taşıtlardan oluşmaktadır.
Yaşı büyük araçlar, tamir, bakım masrafları açısından külfet oluştururken diğer yandan trafikte de mal ve can kaybına sebep olacak şekilde tehlike arz edebilmektedirler. Ayrıca hem çevreye hem de ekonomiye zarar vermektedirler. Bu anlamda 25 yaşından büyük araçların geri dönüşüme verilmesi, ekonomik, çevre kirliliği, ulaşım güvenliği açısından ehemmiyet arz etmektedir.
25 yaş ve daha büyük araçların geri dönüşüme verilmesini teşvik amacıyla araçlarını geri dönüşüme verenlerin bir defalığa mahsus olmak üzere Türkiye'de üretilmiş olmak kaydıyla alacakları yeni araçların Özel Tüketim Vergisinden muaf tutulması bu kapsamda önemli bir gelişme olacaktır." denildi.
ŞOFÖR ESNAFINA ÖTV VE KDV'SİZ ARAÇ SATIŞI
Ticari araç alacak olan şoför esnafını ilgilendiren kanun teklifi de sunuldu. Teklife göre, geçimini bir tek araçla temin eden şoför esnafının mevcut aracını yenilemek maksadıyla ve 10 yıl süre ile ticari faaliyetlerde kullanmak kaydıyla alacağı yeni ticari araç Özel Tüketim Vergisi'nden müstesna tutulması talep edildi.
Şoför esnafına vergisiz araç satışına ilişkin gerekçe olarak "Türkiye'de ticari araçlar gerek ithalat gerek ihracat gerekse de insan taşımacılığında kapsamlı bir yere sahiptir. TÜİK verilerine göre ülkemizde bulunan 30 milyondan fazla aracın yaklaşık 6,5 milyonluk kısmı minibüs, otobüs, kamyonet ve kamyondan oluşmaktadır. Diğer yandan 100 bine yakın ticari taksi faaliyet göstermektedir. Bununla beraber Türkiye Şoförler Odasına kayıtlı yaklaşık 1,5 milyon şoför esnafı bulunmaktadır.
Ticari maksatlı araçların ilgili ekonomik faaliyetlerdeki kullanım oram göz önünde bulundurulduğunda şahsi araçlara göre daha kısa vadede yıprandığı bununla beraber bahse konu araçların bakım ve onarım masraflarının daha külfetli olduğu anlaşılabilmektedir. Yapılan taşımacılık ve ulaştırma faaliyetlerinin hem daha konforlu hem daha güvenli olabilmesi adına araçların kullanım açısından daha elverişli olması önem arz etmektedir. Yıpranan araçlarının bakım-onarım masrafları şoför esnafına külfet oluştururken yeni bir araca sahip olma imkânlarında da güçlük yaşadıkları bilinmektedir.
Bu kapsamda geçimlerini tek bir araçla sağlayan şoför esnafının en az 10 yıl süre ile ticari faaliyetlerde kullanmak maksadıyla satın alacakları yeni araçların Özel Tüketim Vergisi ve Katma Değer Vergisinden muaf tutulması, şoför esnafının ticari faaliyetlerini kesintiye uğramadan sürdürmesini kolaylaştıracağı gibi yürütülen faaliyetlerinden daha sağlıklı ilerlemesine olanak tanıyacaktır" açıklaması yapıldı.
Yeni verilen bir teklifte ise trafik kazası veya doğal afet sonucu zarar görerek ağır hasarlı olduğu tespit edilen ve ekonomik ömrünü doldurma, eskime, yıpranma, kaza, yanma, tahrip edilme ve benzeri nedenlerle kullanılamaz duruma gelen araçların onarımı yapılarak yeniden trafiğe çıkarılmasının yasaklanması ve bu hükme aykırı davranan özel veya tüzel kişilere 500 bin Türk Lirası para cezası verilmesi talep edildi.
Ayrıca, ağır hasarlı olduğu tespit edilen araçların sigorta şirketleri veya yetkili kurumlarca ihaleyle satışı ancak yedek parçalarının satışı veya aracın hurda olarak satışı ile mümkün olması, ağır hasarlı olduğu tespit edilen araçları bu amaçlar dışında satan veya trafiğe çıkaran sigorta şirketlerinin faaliyet izni 6 ay süre ile askıya alınması teklifte yer aldı.
Bu teklife ilişkin gerekçede "Trafik güvenliğinin en önemli hususlarından birisi de kullanılan trafik araçlarının teknik olarak güvenli olup olmadığıdır. Araçların güvenlik donanımı, sağlamlığı; kazalarda oluşacak hasarın boyutunu ve en önemlisi can güvenliğini de doğrudan etkilemektedir.
Halk arasında "pert" olarak ifade edilen ağır hasarlı araçların trafikte güvenlik zafiyeti oluşturduğu aşikârdır. Her ne kadar ağır hasarlı araçlar onarım geçirse de bu onarımın yeterli olup olmadığının tam olarak takibi ve tespiti tartışma konusudur. Ağır hasarlı araçların nerede, nasıl, hangi standartlarda bakıma uğradığı her şeyden önce can güvenliği için önemlidir ve bu hususun takibi ve tespiti çok da kolay değildir.
Onarımı sağlanan araçların onarım maliyetlerinin düşürülmesi adına hava yastığı, emniyet kemeri gergisi ve benzeri hayati önem taşıyan parçaların teknolojiyi suiistimal ederek basit hile yöntemleriyle işlevsiz ve hatalarının görünmez hale getirildiği de bilinmektedir. Bu basit hile yöntemleri, tamir sonrası trafiğe çıkan araçlarda son kullanıcı için olası kazalarda can kaybı riskini arttırmaktadır.
Trafikte kullanılan araçların sağlamlığından ve güvenirliğinden emin olmamız bir güvenlik konusudur. Güvenliğimizi sağlamamız açısından da birtakım tedbirlerin alınması şarttır. Bu anlamda kaza sonrası ya da doğal afet sonucu zarar gören ağır hasarlı araçların yeniden onarımı yapılarak trafiğe çıkarılması önlenmelidir. Bu hususta özellikle sigorta şirketlerinin de sorumluluk yüklenmesi gerekmektedir. Kanun Teklifi ile güvenliği ve sağlamlığı tartışma konusu olan ağır hasarlı araçların trafikte yer almaması ve bu anlamda can güvenliğinin artırılması amaçlanmaktadır" denildi.