Ýsrail ordusunun, 46 gündür yoðun saldýrý altýnda tuttuðu Gazze Þeridi'nde öldürülen Filistinlilerin sayýsý 5 bin 840'ý çocuk, 3 bin 920'si kadýn olmak üzere 14 bin 828'e yükseldi.
ÝSRAÝL ÝLE HAMAS ARASINDA ATEÞKES SAÐLANDI MI?
7 Ekim'de Hamas'ýn Ýsrail'e saldýrýp çoðu sivil 1200 kiþiyi öldürmesiyle baþlayan ve Ýsrail'in o tarihten bu yana Gazze'ye ateþ yaðdýrýp çoðu sivil 13 bin kiþiyi öldürmesiyle 45 gündür devam eden krize "insani bir ara" üzerinde Ýsrail ve Hamas anlaþmýþ oldu. Ýsrail, Türkiye'nin gönderdikleri dahil yüzlerce kamyon insani yardýmýn dört gün boyunca Mýsýr kontrolünde Gazze'ye giriþine izin vermeyi taahhüt etti. Ayný sürede kadýn ve çocuklardan oluþan 50 Ýsrailli ve 150 Filistinli rehinenin karþýlýklý olarak serbest býrakýlmasý öngörülüyor. Her iki taraf da ateþkesin düþmanlýðý bittiði anlamýna gelmediðini özellikle vurguluyor.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Hamas lideri Ýsmail Haniye 21 Kasým'da anlaþmaya çok yakýn olduklarýný ve Ýsrail'le Katar aracýlýðýyla konuþtuklarýný duyurmuþtu; Mýsýr da devredeydi. Geçici de olsa ateþkesin saðlanmasý nedeniyle Mýsýr ve Katar'a ilk teþekkür Ýsrail ve Hamas ve ABD oldu. Teþekkür listesinde Türkiye'nin adý geçmedi.
Halka doðrular söylenmiyor
Cumhurbaþkaný Tayyip Erdoðan 21 Kasým'da Cumhurbaþkaný Abdülmecid Tebbun'un konuðu olarak Cezayir'de Türkiye'nin önceliðinin Gazze'de ateþkesin saðlanarak "soykýrýmýn önlenmesi" ve Filistinlilere insani yardýmýn ulaþtýrýlmasý olduðunu söyleyerek rehinelerin iadesi görüþmelerinin ise devam ettiðini söylüyordu. Erdoðan, 4 Kasým'da Kazakistan'dan dönerken MÝT Baþkaný Ýbrahim Kalýn'ýn bu konularda hem Ýsrail hem de Hamas dahil Filistinlilerle görüþtüðünü açýklamýþtý. Eminim MÝT'in bir katkýsý olmuþtur ama Hamas, Ýsrail'le -geçici de olsa- ateþkes ve rehine takasýnýn Katar ve Mýsýr üzerinden yürüyen diyalogla saðlandýðýný söylüyor; Türkiye'nin adýný anmýyor.
Erdoðan 17 Kasým'da Almanya Cumhurbaþkaný Frank-Walter Steinmeier ve Þansölye Olaf Scholtz'a "Almanya, Ýsrail'i ikna etsin, biz de Hamas'ý" dediðinde, sanki elinde Hamas'ýn vekaleti var gibi konuþtuðunu yazmýþtým. Hamas'ýn Katar ve Mýsýr'a güvendiði anlaþýlýyor.
Hükümetin halka Gazze konusunda doðrularý söylemediði baþka konular da var.
Ýsrail'e ambargoyu kim engelledi?
Örneðin 11 Kasým'da Riyad'da yapýlan Ýslam Konferansý Teþkilatý ve Arap Birliði ortak zirvesinde Ýsrail'e petrol silahýnýn kullanýlmasý dahil ambargo uygulanmasý yolunda 11 Arap ülkesi tarafýndan yapýlan teklif 4 Arap ülkesinin oyuyla reddedilmiþti: Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Fas. Bu hükümet çizgisindeki medyada pek yer bulamadý. Ama zaten bu karar alýnsaydý da üzerine yazýldýðý kâðýt kadar deðerinin olmayacaðý söylenebilirdi. Ýsrail'in Riyad Zirvesini zerre kadar caydýrýcý bulmamasý boþuna deðildi.
Riyad Zirvesinde alýnan kararlarýn takip edip uygulamak üzere oluþturulan Dýþiþleri Bakanlarý komitesine Türkiye'nin de seçildiði, doðal olarak haber oldu. Ancak 20 Kasým'da bu komitenin ilk icraatý olan Çin Dýþiþleri Bakaný Vangi Yi'yi ziyaretinde Filistin Devleti, Suudi Arabistan, Mýsýr, Ürdün ve Endonezya heyetlerinin yanýnda Türk heyetinin bulunmamasý haber olmadý. Hakan Fidan ayný gün Meclis'te Dýþiþleri Bütçesindeydi, bulunmayýþýný öyle açýkladý ama dört bakan yardýmcýsýndan biri bulunabilirdi Pekin'de. 21 Kasým'da ayný heyetin Moskova'da Rus Dýþiþleri Bakaný Sergey Lavrov'u ziyaretlerinde de Fidan, Cezayir'de Erdoðan'a eþik ediyordu.
İsrail ordusunun, 46 gündür yoğun saldırı altında tuttuğu Gazze Şeridi'nde öldürülen Filistinlilerin sayısı 5 bin 840'ı çocuk, 3 bin 920'si kadın olmak üzere 14 bin 828'e yükseldi.
İSRAİL İLE HAMAS ARASINDA ATEŞKES SAĞLANDI MI?
7 Ekim'de Hamas'ın İsrail'e saldırıp çoğu sivil 1200 kişiyi öldürmesiyle başlayan ve İsrail'in o tarihten bu yana Gazze'ye ateş yağdırıp çoğu sivil 13 bin kişiyi öldürmesiyle 45 gündür devam eden krize "insani bir ara" üzerinde İsrail ve Hamas anlaşmış oldu. İsrail, Türkiye'nin gönderdikleri dahil yüzlerce kamyon insani yardımın dört gün boyunca Mısır kontrolünde Gazze'ye girişine izin vermeyi taahhüt etti. Aynı sürede kadın ve çocuklardan oluşan 50 İsrailli ve 150 Filistinli rehinenin karşılıklı olarak serbest bırakılması öngörülüyor. Her iki taraf da ateşkesin düşmanlığı bittiği anlamına gelmediğini özellikle vurguluyor.
Hamas lideri İsmail Haniye 21 Kasım'da anlaşmaya çok yakın olduklarını ve İsrail'le Katar aracılığıyla konuştuklarını duyurmuştu; Mısır da devredeydi. Geçici de olsa ateşkesin sağlanması nedeniyle Mısır ve Katar'a ilk teşekkür İsrail ve Hamas ve ABD oldu. Teşekkür listesinde Türkiye'nin adı geçmedi.
Halka doğrular söylenmiyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 21 Kasım'da Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun'un konuğu olarak Cezayir'de Türkiye'nin önceliğinin Gazze'de ateşkesin sağlanarak "soykırımın önlenmesi" ve Filistinlilere insani yardımın ulaştırılması olduğunu söyleyerek rehinelerin iadesi görüşmelerinin ise devam ettiğini söylüyordu. Erdoğan, 4 Kasım'da Kazakistan'dan dönerken MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın bu konularda hem İsrail hem de Hamas dahil Filistinlilerle görüştüğünü açıklamıştı. Eminim MİT'in bir katkısı olmuştur ama Hamas, İsrail'le -geçici de olsa- ateşkes ve rehine takasının Katar ve Mısır üzerinden yürüyen diyalogla sağlandığını söylüyor; Türkiye'nin adını anmıyor.
Erdoğan 17 Kasım'da Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Şansölye Olaf Scholtz'a "Almanya, İsrail'i ikna etsin, biz de Hamas'ı" dediğinde, sanki elinde Hamas'ın vekaleti var gibi konuştuğunu yazmıştım. Hamas'ın Katar ve Mısır'a güvendiği anlaşılıyor.
Hükümetin halka Gazze konusunda doğruları söylemediği başka konular da var.
İsrail'e ambargoyu kim engelledi?
Örneğin 11 Kasım'da Riyad'da yapılan İslam Konferansı Teşkilatı ve Arap Birliği ortak zirvesinde İsrail'e petrol silahının kullanılması dahil ambargo uygulanması yolunda 11 Arap ülkesi tarafından yapılan teklif 4 Arap ülkesinin oyuyla reddedilmişti: Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Fas. Bu hükümet çizgisindeki medyada pek yer bulamadı. Ama zaten bu karar alınsaydı da üzerine yazıldığı kâğıt kadar değerinin olmayacağı söylenebilirdi. İsrail'in Riyad Zirvesini zerre kadar caydırıcı bulmaması boşuna değildi.
Riyad Zirvesinde alınan kararların takip edip uygulamak üzere oluşturulan Dışişleri Bakanları komitesine Türkiye'nin de seçildiği, doğal olarak haber oldu. Ancak 20 Kasım'da bu komitenin ilk icraatı olan Çin Dışişleri Bakanı Vangi Yi'yi ziyaretinde Filistin Devleti, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün ve Endonezya heyetlerinin yanında Türk heyetinin bulunmaması haber olmadı. Hakan Fidan aynı gün Meclis'te Dışişleri Bütçesindeydi, bulunmayışını öyle açıkladı ama dört bakan yardımcısından biri bulunabilirdi Pekin'de. 21 Kasım'da aynı heyetin Moskova'da Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'u ziyaretlerinde de Fidan, Cezayir'de Erdoğan'a eşik ediyordu.
Â
✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEÅžEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ÅžU ANDA BUNU KONUÅžUYOR! 🫵 👉 BURADA