Oruçluyken Adet olunca oruç ne zaman tutulur ile ilgili bilgilerin yer aldığı haberimizde konuyu detaylıca ele aldık. Sizleri yararlanması için sorulacak her soruda olduğu gibi adet sonrası oruç konusunda da yer alan görüşleri derlemiş bulunuyoruz. Her kadının adet gördüğü gün sayısı eşit değildir. Bu süre Hanefîlere göre en az üç, en çok on gün olabilir. Âdet günlerinin süresi, daha önce yaşanmış tecrübelere göre belirlenir. Düzensiz kanamalarda, üç ile on gün arasındaki kanama âdet sayılıp, o günlerde oruç terk edilir. Daha sonra kaza edilir. On gün dolduktan sonra gusledilip, namaz ve oruca başlanır. İki âdet arasındaki temizlik süresi de 15 günden az olmaz.
Abone Ol
Oruçluyken Adet olduktan sonra oruç tutulacak zaman konusunda çeþitli söylentiler bulunuyor. Bununla ilgili yer alan en doðru bilgi orucun kazaya býrakýlmasý yönündedir. Kadýnlar hangi hallerde oruç tutulmaz? sorusunu kendi aralarýnda konuþurken uzmanlara da danýþmayý unutmuyorlar. Bu konuyla ilgili din alimleri ve konunun önde gelenleri adetli iken oruç tutulamayacaðýný belirten uzmanlar da var tutulabileceðini söyleyen yetkin kiþiler de var. Bu konuyla ilgili bilgi aslýnda açýktýr. Görülüyor ki týpký sözlük anlamýnda olduðu gibi icmanýn terim anlamýnda da bir birlik söz konusudur. Yalnýz bu ittifaktan maksat müçtehitlerin ittifakýdýr.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Üzerinde icma bulunan bir meselenin Kitap veya Sünnete dayanmasý gerekir. Çünkü hüküm koyma hakký Allah ve Resulüne aittir. Müçtehitler kendiliklerinden hüküm koyamazlar.
AKINTI ORUÇ BOZAR MI?
Düzenli âdeti olan bir kadýnýn adet dönemi öncesinde gördüðü lekelenmeler adet hükmünde kabul edilir ve o andan itibaren âdet günü sona erene kadar adetli sayýlýr. Dolayýsýyla lekelenmelerin olduðu günlerde de namaz kýlamaz ve oruç tutamaz. Ancak 10 gün geçtiði hâlde akýntý devam ediyorsa 10 günden sonraki akýntýlar âdet deðil özür kanýdýr. Akýntýsý 10 günden fazla devam eden bir kadýn, "özür sahibi" kimselerin yaptýðý þekilde abdest alýr ve namazýný kýlar (Mevsýlî, el-Ýhtiyâr, I, 99).
Fýkýh kaynaklarýnda yer alan genel hüküm bu olmakla birlikte, âdet döneminden önce görülen lekelenmelerin âdet öncesi hormonal deðiþikliklerden kaynaklandýðý bilinir ve doktor kararýyla bunlarýn âdet kanamasý olmadýðý tespit edilirse, âdet günleri sabit olan kadýnlarýn bu günlerinden önce ve sonra görecekleri renkli akýntýlar özür kaný sayýlýr.
KADINLARIN ÖZEL GÜNLERÝNDE NAMAZ KILMASI ORUÇ KILMASI DOÐRU MU?
Özel günlerindeki bir kadýnýn namaz kýlmasý ve oruç tutmasý haramdýr diyenler de vardýr olmayacaðýný söyleyen yetkin uzmanlar da vardýr. Bu durumdaki kadýnýn namazý ve orucu sahih olmaz. Fakihler bu konuda görüþ birliði içindedirler (Þafii, el-Ümm, II,130-131; Sahnun, el-Müdevvene, I, 151; Haddad, el-Cevhera, I,34; Ýbn Hazm, el-Muhalla, II, 162; Merðinani, el-Hidaye, I, 208-209; Ýbn Kudame, el-Muðni, I, 386-387; Ýbn Abidin, Reddü'l-muhtar, III, 331, 385; Þevkani, es-Seylü'l-cerrar, II, 148). Adet süresince terk edilen namazlarýn kaza edilmeyeceði, oruçlarýn ise temizlendikten sonra tutulacaðý hususlarýnda da bütün mezheplerin görüþ birliði vardýr (Ýbnü'l-Münzir, el-Ýcma, s. 47-48; Nevevi, Þerhu Müslim, IV, 26; San'ani, Sübülü's-selam, I, 383; Ceziri, el-Mezahibü'l-erbe'a, I, 118).
DÜZENSÝZ ADET KANAMASI OLAN KADINLAR ORUÇ TUTABÝLÝR MÝ, NAMAZ KILABÝLÝR MÝ?
Kadýnlar adet dönemlerinde namaz kýlmazlar, oruç tutmazlar. Temizlendikten sonra kýlamadýklarý namazlarý kaza etmezler fakat oruçlarýný kaza ederler (Buhari, Hayýz, 20; Müslim, Hayýz, 69; Ebu Davud, Taharet, 106; Tirmizi, Taharet, 97).
Her kadýnýn adet gördüðü gün sayýsý eþit deðildir. Bu süre Hanefilere göre en az üç, en çok on gün olabilir. Adet günlerinin süresi, daha önce yaþanmýþ tecrübelere göre belirlenir. Düzensiz kanamalarda, üç ile on gün arasýndaki kanama adet sayýlýp, o günlerde oruç terk edilir. Daha sonra kaza edilir. On gün dolduktan sonra gusledilip, namaz ve oruca baþlanýr. Ýki adet arasýndaki temizlik süresi de 15 günden az olmaz.
Oruçluyken adet gören kadýnýn orucu bozulmuþ olur. Bundan sonra yemek yese de yemese de oruç bozulmuþtur; akþama kadar oruçlu gibi duramaz. Ýstediði gibi yer içer; iftara kadar beklemeye gerek yoktur. Ancak, diðer oruç tutanlara karþý saygý için bunlarý gizli yapmasý iyi olur.
Bozulan bu oruç için yerine bir gün kaza orucu tutmasý gerekir.
KADINLAR HANGÝ HALLERDE ORUÇ TUTAMAZ
HANGÝ DURUMLARDA ORUÇ TUTULAMAYABÝLÝR?
Yolculuk:
Yolculuk, Ramazan ayýnda oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiþtir. Yolculuk esnasýnda tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur'an'da "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kýlýndý gibi, Allah'a karþý gelmekten sakýnasýnýz diye, size de sayýlý günlerde farz kýlýndý. içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadýðý günler sayýsýnca diðer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düþkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eðer bilirseniz, oruç tutmanýz sizin için daha iyidir." buyurulmaktadýr. (Bakara, 2/183-184).
Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüz yolculuða çýkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlamasý daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethi için sefere çýktýðýnda oruçlu iken, Kedid denilen yere varýnca orucunu bozmuþtur. (Buhari, "Savm", 34; Müslim, "S›yam", 15) Bu uygulama, sefere çýkýnca orucun bozulabileceðini göstermektedir.
Hastalýk:
Oruç tuttuðu zaman, hastalýðýnýn artmasýndan veya uzamasýndan endiþe edilen kimse ile, hastalýðý sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kiþilerin Ramazan ayýnda oruç tutmayýp, iyileþtikten sonra bunlar› kaza etmelerine izin verilmiþtir. Yukarýda zikredilen ayet buna iþaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafýndan oruç tutmasý halinde hasta olacaðý bildirilen kimse de hasta hükmündedir.
Hamilelik ve çocuk emzirme:
Oruç tutmalarý kendilerine veya çocuklarýna zarar vermesi halinde, hamile kadýnlar oruçlarýný tutmayabilirler. Emzikli kadýnlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarýnýn zarar görebileceði durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiþtir (Nesai,"Sýyam", 50-51).
Zor ve meþakkatli iþlerde çalýþmak:
Oruç tuttuðu takdirde saðlýðýna bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli olduðu günler veya uygun zamanlarda tutamadýklarý oruçlarý kaza ederler. Bir zorunluluk olarak, aðýr iþlerde çalýþmak zorunda olan kiþiler oruçlu olarak çalýþtýklarý takdirde saðlýklarý risk altýnda kalacaksa, Ramazan ayýnda tutamadýklarý oruçlarýný uygun bir zamanda kaza ederler.
Yaþlýlýk:
Oruç tutamayacak kadar yaþlý olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. ayetinde, bu þekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayýp fidye vermeleri gerektiði hükme baðlanmýþtýr. Ýyileþme umudu olmayan hastalar da ayný hükme tabidir.
Oruçluyken Adet olduktan sonra oruç tutulacak zaman konusunda çeşitli söylentiler bulunuyor. Bununla ilgili yer alan en doğru bilgi orucun kazaya bırakılması yönündedir. Kadınlar hangi hallerde oruç tutulmaz? sorusunu kendi aralarında konuşurken uzmanlara da danışmayı unutmuyorlar. Bu konuyla ilgili din alimleri ve konunun önde gelenleri adetli iken oruç tutulamayacağını belirten uzmanlar da var tutulabileceğini söyleyen yetkin kişiler de var. Bu konuyla ilgili bilgi aslında açıktır. Görülüyor ki tıpkı sözlük anlamında olduğu gibi icmanın terim anlamında da bir birlik söz konusudur. Yalnız bu ittifaktan maksat müçtehitlerin ittifakıdır.
Üzerinde icma bulunan bir meselenin Kitap veya Sünnete dayanması gerekir. Çünkü hüküm koyma hakkı Allah ve Resulüne aittir. Müçtehitler kendiliklerinden hüküm koyamazlar.
AKINTI ORUÇ BOZAR MI?
Düzenli âdeti olan bir kadının adet dönemi öncesinde gördüğü lekelenmeler adet hükmünde kabul edilir ve o andan itibaren âdet günü sona erene kadar adetli sayılır. Dolayısıyla lekelenmelerin olduğu günlerde de namaz kılamaz ve oruç tutamaz. Ancak 10 gün geçtiği hâlde akıntı devam ediyorsa 10 günden sonraki akıntılar âdet değil özür kanıdır. Akıntısı 10 günden fazla devam eden bir kadın, "özür sahibi" kimselerin yaptığı şekilde abdest alır ve namazını kılar (Mevsılî, el-İhtiyâr, I, 99).
Fıkıh kaynaklarında yer alan genel hüküm bu olmakla birlikte, âdet döneminden önce görülen lekelenmelerin âdet öncesi hormonal değişikliklerden kaynaklandığı bilinir ve doktor kararıyla bunların âdet kanaması olmadığı tespit edilirse, âdet günleri sabit olan kadınların bu günlerinden önce ve sonra görecekleri renkli akıntılar özür kanı sayılır.
KADINLARIN ÖZEL GÜNLERİNDE NAMAZ KILMASI ORUÇ KILMASI DOĞRU MU?
Özel günlerindeki bir kadının namaz kılması ve oruç tutması haramdır diyenler de vardır olmayacağını söyleyen yetkin uzmanlar da vardır. Bu durumdaki kadının namazı ve orucu sahih olmaz. Fakihler bu konuda görüş birliği içindedirler (Şafii, el-Ümm, II,130-131; Sahnun, el-Müdevvene, I, 151; Haddad, el-Cevhera, I,34; İbn Hazm, el-Muhalla, II, 162; Merğinani, el-Hidaye, I, 208-209; İbn Kudame, el-Muğni, I, 386-387; İbn Abidin, Reddü'l-muhtar, III, 331, 385; Şevkani, es-Seylü'l-cerrar, II, 148). Adet süresince terk edilen namazların kaza edilmeyeceği, oruçların ise temizlendikten sonra tutulacağı hususlarında da bütün mezheplerin görüş birliği vardır (İbnü'l-Münzir, el-İcma, s. 47-48; Nevevi, Şerhu Müslim, IV, 26; San'ani, Sübülü's-selam, I, 383; Ceziri, el-Mezahibü'l-erbe'a, I, 118).
DÜZENSİZ ADET KANAMASI OLAN KADINLAR ORUÇ TUTABİLİR Mİ, NAMAZ KILABİLİR Mİ?
Kadınlar adet dönemlerinde namaz kılmazlar, oruç tutmazlar. Temizlendikten sonra kılamadıkları namazları kaza etmezler fakat oruçlarını kaza ederler (Buhari, Hayız, 20; Müslim, Hayız, 69; Ebu Davud, Taharet, 106; Tirmizi, Taharet, 97).
Her kadının adet gördüğü gün sayısı eşit değildir. Bu süre Hanefilere göre en az üç, en çok on gün olabilir. Adet günlerinin süresi, daha önce yaşanmış tecrübelere göre belirlenir. Düzensiz kanamalarda, üç ile on gün arasındaki kanama adet sayılıp, o günlerde oruç terk edilir. Daha sonra kaza edilir. On gün dolduktan sonra gusledilip, namaz ve oruca başlanır. İki adet arasındaki temizlik süresi de 15 günden az olmaz.
Oruçluyken adet gören kadının orucu bozulmuş olur. Bundan sonra yemek yese de yemese de oruç bozulmuştur; akşama kadar oruçlu gibi duramaz. İstediği gibi yer içer; iftara kadar beklemeye gerek yoktur. Ancak, diğer oruç tutanlara karşı saygı için bunları gizli yapması iyi olur.
Bozulan bu oruç için yerine bir gün kaza orucu tutması gerekir.
KADINLAR HANGİ HALLERDE ORUÇ TUTAMAZ
HANGİ DURUMLARDA ORUÇ TUTULAMAYABİLİR?
Yolculuk:
Yolculuk, Ramazan ayında oruç tutmamak için ruhsat olarak kabul edilmiştir. Yolculuk esnasında tutulmayan oruçlar, daha sonra kaza edilir. Kur'an'da "Ey inananlar! Oruç sizden öncekilere farz kılındı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. içinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca gücü yetmeyenler, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa, o iyilik kendisinedir. Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha iyidir." buyurulmaktadır. (Bakara, 2/183-184).
Geceden oruç tutmaya niyetlenip de gündüz yolculuğa çıkmak zorunda olan kimse yolculukta zorluk çekerse, daha sonra kaza etmek üzere orucunu bozabilir. Ancak orucunu tamamlaması daha uygundur. Hz. Peygamber, Mekke'nin fethi için sefere çıktığında oruçlu iken, Kedid denilen yere varınca orucunu bozmuştur. (Buhari, "Savm", 34; Müslim, "S›yam", 15) Bu uygulama, sefere çıkınca orucun bozulabileceğini göstermektedir.
Hastalık:
Oruç tuttuğu zaman, hastalığının artmasından veya uzamasından endişe edilen kimse ile, hastalığı sebebiyle oruç tutmakta zorlanan kişilerin Ramazan ayında oruç tutmayıp, iyileştikten sonra bunlar› kaza etmelerine izin verilmiştir. Yukarıda zikredilen ayet buna işaret etmektedir. Uzman bir hekim tarafından oruç tutması halinde hasta olacağı bildirilen kimse de hasta hükmündedir.
Hamilelik ve çocuk emzirme:
Oruç tutmaları kendilerine veya çocuklarına zarar vermesi halinde, hamile kadınlar oruçlarını tutmayabilirler. Emzikli kadınlar da, sütlerinin kesilmesi ve çocuklarının zarar görebileceği durumlarda oruç tutmayabilirler. Hz. Peygamber buna müsaade etmiştir (Nesai,"Sıyam", 50-51).
Zor ve meşakkatli işlerde çalışmak:
Oruç tuttuğu takdirde sağlığına bir zarar gelmesinden korkan kimse, orucunu tutmayabilir. Bu durumda olanlar, izinli olduğu günler veya uygun zamanlarda tutamadıkları oruçları kaza ederler. Bir zorunluluk olarak, ağır işlerde çalışmak zorunda olan kişiler oruçlu olarak çalıştıkları takdirde sağlıkları risk altında kalacaksa, Ramazan ayında tutamadıkları oruçlarını uygun bir zamanda kaza ederler.
Yaşlılık:
Oruç tutamayacak kadar yaşlı olan kimseler, oruç yerine fidye verebilirler. Bakara sûresinin 184. ayetinde, bu şekilde olup da oruca güç yetiremeyenlerin, oruç tutmayıp fidye vermeleri gerektiği hükme bağlanmıştır. İyileşme umudu olmayan hastalar da aynı hükme tabidir.