Sporx.com yazarlarından Kaan Tunçbilek son yazısında, Beşiktaş'ta yaşanan olumlu değişime değindi.
Abone Ol
Stoke City'yi 3-1 ile geçen Beşiktaş, UEFA Avrupa Ligi'nde eleme grubunu lider bitirdi. Bugünlerde Beşiktaş'ta bahar havası esiyor.
Beşiktaş'taki bu sihirli değişimin sırrı ne?
Bunun üç temel nedeni var:
1- Carvalhal, Ernst ve Hilbert'in önemini anladı.
Almanlar doğdukları günden itibaren risk değerlendirme konusunda farklı bir kültürle yetişiyor. Ernst ve Hilbert takıma belki gözle görülemeyen ama kuvvetle hissedilen bir katkı yapıyor.
Tamam, Portekizliler kadar teknik becerileri yok. Ancak takımın oyundan düşmemesi için kendilerine düşen görevi daha teknik direktör vermeden fark ediyorlar. Saha içindeki pozisyonlarını takımın gidişatına göre ayarlayabiliyorlar.
Ve asla vazgeçmiyorlar. Bu nedenle, bu ülkedeki her takımın orta saha ve savunmada birer Alman oyuncuya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
2- Dünya üzerindeki hemen hemen her takım Eylül ve Aralık aylarında farklı performans gösterir. Sezonu erken açanlar ve erken form tutanlarda yorgunluk başlar. Beşiktaş gibi sezonu geç açan, hatta teknik direktörü bile geç belli olan bir takımın performansının da doğru hamlelerle ancak Aralık ayına doğru yükselmesi mantıksız değil.
3- Oyuncuların performansı. Takımda herkes yerini, görevini bilmeye başladı. Guti'nin gidişi de bazı belirsizlikleri giderdi. Fernandes'in dönüşü ve isabetli pasları rakiplerin düzenin bozmaya başladı. Kalecilerin ikisi de çok büyük katkı yapıyor. Cenk'in müthiş formu olmasa Beşiktaş kazandığı birçok maçtan mağlup ayrılabilirdi.
Beşiktaş'ın dizilişi doğru mu?
Takım Simao ve Quaresma'nın olduğu dönemde pratikte 4-3-3 düzeninde oynuyordu. Simao ve Quaresma olmadığında sahadaki görüntü 4-4-2'ye döndü. Ancak asıl önemli olan bu rakamları oluşturan oyuncuların hangi görevle sahaya çıktığı ve görevini nasıl yerine getirdiği.
4-3-3'ün ileri 3'ündeki 3 Portekizliden herkes müthiş bir uyum bekledi. Ne kadar yanıltıcı. Oysa bu 3 oyuncu tek tük milli maçlar haricinde hiçbir arada oynamamış ve çok farklı karakterde oyuncular. Bunların uyum sağlaması çok zordu.
Mevcut dizilişte ise hücumdaki oyuncuların ya görevi net değil ya da performansları çok kötü. Bence hem Almeida'nın hem Holosko'nun performansı çok yetersiz.
Fernandes ve Ernst'in bu seviyedeki bir takım için performansları çok iyi. Ancak daha iyisi için, Fernandes'in savunma, Ernst'in hücum hamlelerini arttırmaları gerekiyor.
Savunmanın iki kanadı sürekli hücumda, ancak bunun orta alandan iki oyuncuyla desteklenmesi şart. Genellikle 4-4-2'nin ortadaki dörtlüsünden birer oyuncunun kanatlara da destek vermesi gerekir.
Necip ve Veli'nin görevlerinden biri, Hilbert ve İsmail'in çıkışlarında onları kontrol etmek ve onlara yardım götürmek olmalı. Ancak her iki oyuncu da fazla içe dönük oynuyor.
Beşiktaş'ın kadrosu doğru mu?
Fernandes gece hayatını (ne kastedildiğini bilmesem de) bıraktı mı bilmiyorum, ancak takıma katkısı olağanüstü. Ernst ve Hilbert'e değindim zaten. Almeida veya Holosko'nun yerinde, onlardan çok daha yaratıcı olan Mustafa Pektemek'in olması gerekiyor. Üstelik Türk olması kontenjan açısından büyük avantaj.
Beşiktaş'ın zaafları neler?
1- Yazmaktan bıktım ama futbolda çok basit bir kural var. Ceza sahasına 3-4 adamla girmediğiniz sürece gol atma şansınız çok düşük. Çünkü olasılık diye bir şey var.
Tek adamla gol atma olasılığınız çok düşük. Ki, Beşiktaş'ın bazı hücumlarında ceza sahasında tek bir adam bile yokken, dışında 5-6 adam dolaşıyor. Bir sezon boyunca uzaktan kaç gol atabilirsiniz ki?
Avrupa kupalarına, büyük liglere bir bakın. Gollerin çoğunda ceza sahasında birkaç oyuncu var.
Böyle olunca pasın veya ortanın gönderileceği tehlikeli bölge üçe beşe katlanıyor. Rakip birden fazla kişiye konsantre olamıyor. Fazla adamlar savunmanın pozisyonunu bozuyor. Savunmanın, kalecinin panikle çıkardığı toplara veya bir kişinin ıskaladığı topa başka birinin vurma şansı oluyor.
Tek adamla ise nokta atış yapmak zorundasınız. Bu kadar basit. Sadece bazı oyuncuların 5-10 metre daha fazla koşması demek bu.
2- İsmail'in Hilbert'i izleyerek bir şeyler öğrenmesi gerekiyor.
Hilbert ve diğer iyi sağ bekler, hücumda top beklerken kendileri ile rakip arasına belli bir mesafe koyar ve bunu sürekli korurlar. Topu aldıklarında da riske girmez, hemen uygun adamı bulurlar. Ta ki uygun anı bulup kaçana kadar. Bu arada da arkalarında destek olup olmadığını kollarlar. Hilbert bunu çok iyi yapıyor. Bu nedenle onun kanadından hiçbir takım kolay gelemiyor.
İsmail ise tam tersine, rakiple arasına hiç mesafe koymuyor. Buna rağmen topla fazla oynayarak riske giriyor. Bu şekilde de 2 pozisyondan birinde topu kaybediyor. Risk alırken arkasını da kollamadığı için kaptırdığı toplar hızla pozisyona dönüşüyor.
3- Beşiktaş stoperleri ve onun önündeki Veli ve Necip çok mücadeleci. Ancak futbolda mücadele yeterli değil. Bu dörtlü topsuz oyunda kademeli pozisyon alamıyor. Birbirlerine fazla yakın oynuyorlar. Bu durumda aralarına atılan bir pas 3-4 oyuncuyu birden oyundan düşürebiliyor. Beşiktaş'ın oyununun genelinde bu yerleşim zaafı olduğundan, bir türlü tempo yapamıyor. Quaresma, varlığı mı iyi yokluğu mu?
Sezon başında sadece bizi değil, takım arkadaşlarını da, özellikle de Simao'yu delirtiyordu. Aldığı her topu şut çekiyor, bizim bilinçsiz basından da övgü aldığı için kendini düzeltmiyordu.
Ne zaman ki tepkiyi taraftar koydu ve yönetimden de destek geldi, Quaresma takım için oynamaya başladı. Buradaki kritik konu, Quaresma'nın kiminle beraber oynayacağı. Benim düşüncem, sol çizgide oynamaktansa, dünkü sistemin içinde Holosko'nun yerinde serbest forvet olarak daha etkili olacağı. Beşiktaş'ın görüntüsü gelecek veriyor mu?
Beşiktaş'ın en büyük sorunlarından biri, oyuncuların geçici olduğu hissiyatını fazlaca vermesi. 10 senedir filan durum bu. Gelen oyuncu tam fayda vermeye başlamışken gidiyor. Özellikle yabancı oyuncular.
Oysa bir oyuncuyla ya ederinden çok yüksek bir teklif geldiğinde (o da belki) ya da performansı bir türlü yükselmediğinde ayrılmanız mantıklı olabilir.
Bazı oyuncuların takım ile beraber sembolleşmesi gerekiyor ki, takım aidiyetleri yükselsin. Örneğin Ernst ve Hilbert gibi ateşleyici oyuncular ile sözleşme yenilenmesi gerekir.