Geri
İleri  

Dibe vurdular

Böylesine kötü bir sezon başlangıcı hatırlamıyorum. Galatasaray bütün zorlukları yaşıyor.

Böylesine kötü bir sezon başlangıcı hatırlamıyorum. Galatasaray bütün zorlukları yaşıyor.
Yönetim, teknik heyet, futbolcular ve de taraftar perişan…
Böyle gider mi?
Gitmez!

Galatasaray bu konuma nasıl düştü?

Takım hiçbir maçını rahat oynamıyor. Futbol adına notu hep kırık. Öne geçse sonlarda maçı kaybediyor. Geri düşse kazanamıyor. Kör topal bir gidiş var. Talihsizlik de diyemezsiniz.
Galatasaray’ın takım kadrosu yetersiz. Eksik yerlere hala transfer yapılamadı. Oysa üç takviye ile Galatasaray düzelirdi.
Takım ileride top tutamıyor, oyunu sevk ve idare edecek kapasitesi yok. Sonuçlar bu takımın büyük bir kaos içinde olduğunu gösteriyor. Avrupa maçlarında elle tutulur bir oyun yok. Tur atlandı ama futbol adına geçen seneden de kötü bir görüntü var. Lig başladı takım sıralamada dibe vurdu.

Kabahat tek değil. Galatasaray’da zincirleme hatalar var.
Yönetim transferde çok geç kalınca Rijkaard’ın da eli kolu bağlandı.
Mevcut futbolcu kadrosu ile bundan daha iyisinin yapılması zor.
Başkan Adnan Polat’ın da yalnız kaldığı bir gerçek.
Galatasaray bunları aşar ama sene de yanar!
Galatasaray dört koldan yıpratılıyor.

Rijkaard çok çaresiz



Rijkaard’ın yetersizliği söz konusu olamaz. İnanmıyorum ve Rijkaard’a yapılanları haksızlık olarak görüyorum.
Rijkaard’ın elinde ne var ki ne yapacak?
Bir hoca takımına fizik güç verebilir, taktik verebilir, ama akıl enjekte edemez.
Galatasaray çok hata yapıyor. Oyuncuların kalitesi çağdaş futbolu oynamaya yetmiyor.
Başarısızlığın sebebi budur;
Çok hata, yetersiz eleman ve eksik transfer.

Rijkaard’ın düğün yapıp sezonu geç açtığından dolayı Galatasaray’ın hazır olmadığı söylemlerine de katılmıyorum.
Takımı çalıştıran Neeskens ve kondisyoner…
Rijkaard’ın çok özel bir durumu varsa Galatasaray sezonu erken açacak ve takımı her zamanki gibi Neeskens çalıştıracak.
Balayı yaptı diye Rijkaard’ı suçlamak ucuz tarife!
Ayrıca zaten 2010 Afrika yüzünden bütün takımlar sezonu geç açtı. Ya da erken açanlar da çok eksikle çalıştı. Milli takımlarına giden futbolcular her takıma geç döndü, dinlenmek onların da hakkıydı…

Kayıp Elano kurtarıcı

Bursaspor maçında sahaya sürülen 11’e bakıyorum. Eldeki mevcutlara göre en ideali.
Kulübeye bakıyorum Elano’dan başka oyunu çevirecek adam yok!
Elano’ya da bakıyorum; atılacak mı tutulacak mı belli değil.
İki aydır (sakat mı belli değil) sahalardan uzak ve kafası karışık olan Elano’dan nasıl bir verim alınır bilemiyorum.
Düşünün Rijkaard’ın çaresizliğini, iki aydır oynamayan Elano’yu sahaya sürüyor. Üstelik Rijkaard futbolculuktan gelme…

Bitmedi;
Kalede güvensizlik var,
Savunma hata üstüne hata yapıyor anlaşıldı ki bu defansın kendine güveni yok.

Forvetin savunmasına yardım etmemesi, atağa kalkarken çok top kaybetmesi, orta sahanın çok yan pas yapması, rakibi durduramaması, sahaya ağırlık koyamaması falan bunların hepsi doğru.
Ancak bir takım da bu kadar bireysel hata yapmaz ki!
Bir takım da hiç yoktan bu kadar kötü goller yemez ki…



Bursaspor’dan yenen ilk gol; kaleci Ufuk-Neill anlaşmazlığından rakibe ikram talihsiz bir pozisyon. O dakikaya kadar oyuna hakim olan taraf Galatasaray, 8’de üst üste dört korner kazanan takım Galatasaray. Kornerler güzel ama gol noktalarında beceriksizlik hakim. Takım durmadan pozisyon arıyor ama temposu çok düşük! Çok zaman kaybederek atağa çıkıyor. Yan paslar, geri paslar kahrediyor. Bursaspor’un tek atağı yok, 15’te ilk kez geliyor ve golü atan Bursaspor oluyor.
Belli ki Ertuğrul Sağlam, işi sağlama almış, orta sahayı Hüseyin, Ergiç, Batalla ile tutmuş, iki kanatta Volkan ve Ozan gibi iki hızlı adamı kontratakta kullanarak golü düşünmüş. Sercan da Neill ve Servet arasına atılacak topları bekler olmuş. O da süratli. Hal böyle olunca Galatasaray oynar gibi gözüküyor ama kontra yememek için de tedirgin. Nitekim korktuğu başına geldi. Hiç yoktan iki gol yedi. Hele ikincisi ayaktan sekerek, kaleci Ufuk’u kontrpiyede bırakarak.
Bunun adı konamaz!
Koy forvete oyunu sürükleyecek çabuklukta ve iradede iki oyuncu bak bakalım Galatasaray bu durumlara düşer mi?
Galatasaray entegre bir futbol oynayamıyor.
En az rakipleri kadar da koşuyor ve mücadele ediyor lakin kalitesi düşük olduğu için sahaya ağırlığını koyamıyor.
Arda gitti gidecek nidalarıyla yıprandı,
Elano satılacak diye dışlandı,
Dış etkenler de kulübü salladı,
Transfer de gecikince kabak Rijkaard’ın başına patladı.
Düşünün takımın en iyileri müzmin sakat Kewell ve sakatlıktan yeni çıkmış Baroş!

Adnan Sezgin istifa etse ne olur etmese ne olur?



Transfer bir strateji işidir.
Eksiklerini belirler, hedefleri tespit eder, parayı bulur, transferi yaparsın.
Hiç zannetmiyorum ki Rijkaard ben takımımdan memnunum transfer istemem desin.
Kaleci istemem desin…
Hiç zannetmiyorum ki Adnan Sezgin görevini beceremesin.
Galatasaray’ın imkanları çok mu geniş ki istediğini parayı bastırıp alsın!
Hadi bastırdı diyelim, gelecek yabancının hiç mi gelmem demeye hakkı yok!
Türkiye en son tercih edilen ülke!
Sicili kötü…
Gelenler de ne halde olduklarına değil paraya bakıyor.
Beşiktaş en güzel transferleri yaptı ama BŞB Beşiktaş’ı 2-0 yendi.
Futbolda garanti yok!
Tribünler de kötü gidişe bir kurban aradığı için Adnan Sezgin istifa diye bağırıyor.
Çözüm mü?
Adnan Sezgin istifa etse ne olur istifa etmese ne olur.
Sezgin kulübün patronu mu?
Sezgin, belli imkanlarla transfer işinde görevlendirilmiş bir profesyonel!
Sezgin gitse Ahmet gelse ne olacak?
Baptista ya da Ledesma aman Sezgin gitti ben şimdi Galatasaray’a gelirim mi diyecek!

Geçen yıllarda yapılan transferlerden sonuç alınabilseydi bugün Galatasaray böyle mi olurdu?
Lincoln, Keita, Elano, Jo, Santos’tan ikisi cuk otursaydı nasıl olurdu bu takım…

At izi it izine karışmış!

Bir sihirbaz lafıdıdır gidiyor.
Böylesi kötü transferlerle sihirbazla hokkabaz birbirine karışmış.
Evet Galatasaray’da işler kötü gidiyor ama hala anlamadık mı kelle avcılığı yapmakla işler düzelmez!
Galatasaray’ı  da tribün yönetmez!



Tribünlerle kol kola olanlar da Galatasaray’a ayak bağı olmaz!
Sabır meyvesi tatlı bir acıdır.
Galatasaray son yıllarda çok acılar yaşadı, umarım acıya tiryaki olacağına sabrın sırrına varır.

Bursaspor maçı ortada giderken kötü sonuçlandı.
Sizce hangisi halledilmeli acaba?
Zor gol atmayı mı kolaylaştırmalı,
Kolay gol yemeyi mi zorlaştırmalı?

İkisi için de adam gerek.

Rijkaard’ı da, Sezgin’i de kovarsın gider!
Gelenin elinde sihirli değnek mi var?

Hatırlayın Terim’in ikinci gelişlini…
İsterseniz bu takımın başına Mourinho’yu getirin.
O da gelir gelmez Mesut’u isterim, Guti’yi istemem diyecek.
Arzularını yerine getirebilecek misiniz?

Galatasaray transferde gecikti diyoruz.
Evet gecikti;
Mesut Özil de Real Madrid’de daha iki gün önce imza attı.
Real Madrid gecikmiş olmadı mı?
Ama Madrid’in elindeki asetler kuvvetli. Mesut tatlının kreması.
Galatasaray’da yıllardır  kadayıfın dibi tutmuş siz hala görmek istemiyor Adnan Polat’tan kaymaklı servis bekliyorsunuz.

Bekleyin transfer olacak. Şunun şurasında ne kaldı.
Olmazsa zaten hep beraber salavat getireceğiz.
Çünkü bu cenaze başka türlü kalkmaz!

✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator