FIFA hakemi nasıl olmalı?
Merkez Hakem Kurulları üst klasmanlar için seçim yaparken sanki herkes FIFA hakemi olacakmış gibi bir seçim yapıyor. Oysa durum böyle değil...
Merkez Hakem Kurulları üst klasmanlar için seçim yaparken sanki herkes FIFA hakemi olacakmış gibi bir seçim yapıyor. Oysa durum böyle değil...
Hakemler seminerden çıktıktan hemen sonraki hafta genelde çok iyi performans gösterirler. Kuralları harfiyen tatbik ederler. Bu sayede de en sorunsuz haftalardan birisi yaşanır. 1 Kasım’da hakem semineri vardı. Maalesef bu hafta tam tersi bir durum yaşandı. Küçük büyük, neticeyi etkileyen pek çok hata yapıldı.
İBB-Galatasaray maçında Sayın Hüseyin Göçek, Dany-Webo mücadelesini iyi süzemedi. Skor 0-0 dı. Dany oyunda kaldı. Galatasaray maçı kazandı. Sayın Göçek bu sezonun en yoğun hakemi. Sayın Cüneyt Çakır’ın ekibinde olduğu için Şampiyonlar Ligi maçlarına ek yardımcı hakem olarak gidiyor. Bu yıl hakemlikte yükseliş senesinde olduğu için Avrupa Ligi’nde birbirinden zorlu maçlarda düdük çalıyor. Lig başladığından beri hemen hemen her hafta arası dolu geçti. Hafta sonu da lig maçları olunca çok cddi bir yorgunluk oluyor. Vücut kendisini tazeleyemiyor. Yorgun düşüyor. MHK, Sayın Göçek’in dinlenmesine de fırsat vermeli. Bu kadar yoğun tempoya hakamlerimiz de henüz hazır değil. Bence daha arka plandaki maçlarda, hafta arası maç olmayan haftalarda görevlendirerek kendisine dinlenme fırsatı vermeli. FIFA hakemini ligden ayrı bir hedefte değerlendirmeliyiz.
Aslında kendiliğinden bir konu açılmış oldu. Merkez Hakem Kurulları üst klasmanlar için seçim yaparken sanki herkes FIFA hakemi olacakmış gibi bir seçim yapıyor. Oysa durum böyle değil. Otobüsün alacağı yolcu sayısı belli. FIFA hakemi olacak kişinin Türk Hakemliğinin dünya hakemliğindeki misyonu ve vizyonuyla ilgili hedefleri olmalı. Kurullar FIFA hakemlerini ligde olabildiğince az yıpratarak değerlendirmeli. Daha ne yapayım maçına FIFA hakemini verdim diyerek kendilerini kurtarmak için bu işlemi yapmamalı.
FIFA hakemi ülkenin en iyi hakemi olmak zorunda değil. FIFA hakemi, ülke hakemliğini uluslararası arenada en iyi şekilde temsil edilecek kişi olmalı. Toplumdaki, kulüplerdeki hatta bizzat hakemlerdeki yanlış algı değiştirilmeli. Tabi ki FIFA hakemi iyi bir hakem olmalı. Zaten süper lig seviyesine kadar gelmişse iyi bir hakemdir. Buna şüphe yok.
Hakem klasmanlarının nasıl oluşturulduğunu bilenlerdenim. Saçma sapan bir sistem var. Hangi kriter neyi seçmeye yarıyor yıllardır anlayamadım. Sonra elimizde süper lige çıkardığımız ama maç veremediğimiz hakemler oluyor. Allah aşkına bu tablo hiç sorgulanmıyormu?
Sayın Zekeriya Alp, diyelim ki bir gün bir hakem seyrettiniz ve sizin değerlendirme kriterlerinize göre mükemmel. Gözü kapalı süper lig maçı verebileceğiniz bir hakem. Şu anda öyle saçma bir sistem var ki o hakeme seneye hakemliği bırak demek zorunda kalabilirsiniz. Daha iyiyi seçebileceğiniz bir sisteminiz yok. Bence hakemler tüm bunları kurullardan bağımsız bir ortamda tartışmalı. Bu ne dernek işi ne de kurul işi. Adam akıllı bir proje grubu oluşturmalı, tecrübelerinden faydalanacağınız bazı hakem kökenli insanları, uluslararası hakem eğitimcilerinizden bir ya da birkaçını, toplum mühendislerini, üst düzey bir kaç faal hakemi de bu gruba katarak 2023 teki Türk Hakemliğini planlamalısınız.
Yapacağınız en büyük hizmet budur.
Maçlara yine kısaca değineceğim.
Gençlerbirliği-Elazığspor maçında Sayın Hüseyin Sabancı, malesef tempoya dayanamadı. Bir kural vardır. Sanatçı sahnede alkış alıyorsa, devam etmek için alkışların bitmesini beklemelidir. Sayın Sabancı çok iyi performanslar gösterdi, takdir edildi. Ona alkışların kesilmesi için bir es vermeliydiniz. Vermediniz, beş hafta geriye gitti. Elazığspor’un penaltısını vermedi, kaleciyi yanlış attı. İki tane Gençlerbirliği oyuncusuna yanlış ihtar verdi. Sarı kart vermesi gereken Elazığsporlu oyuncuya vermedi. Maçın skoruna oyunculardan daha fazla etki yaptı.
Orduspor-Sivasspor maçında Sayın Aydınus’un verdiği penaltı kararı doğru, ihraç doğru. Yardımcı hakem Sayın Serdar Akçer, çizgiyi tam geçmeyen iki pozisyonunda çok iyi yardımcılık yapmış. Çok kritik bir ofsayt hatası performansını gölgelemiş.
Akhisarspor’un golü ofsayt.
Trabzonspor’un bir penaltısı verilmemiş.
Eskişehirspor’un ikinci golü ofsayt.
Mersin’in bir penaltısı verilmedi.
Bursaspor’un bir penaltısı verilmedi.
Malesef hakemlerimiz için çok şanssız bir haftaydı.
Allah’tan gurur kaynağımız Sayın Cüneyt Çakır ve ekibi var. Şampiyonlar Ligi’nde devler randevusunda, Real Madrid-Borussia Dortmund maçındaki başarılı performansıyla eminim tüm hakemlerimizin moralini yeniden yükseltecek. Türk Halkının gururu olmaya devam edecek.
Bilmem farkında mısınız ama Avrupa’nın dev maçlarının aranılan hakemi oldu. Türk Hakemliği için büyük fırsat. Tabi anlayabilene.