Yazarımız Osman Tanburacı yeni sezon öncesinde Galatasaray'ı A'dan Z'ye mercek altına aldı!
Abone Ol
Lig geldi çattı Galatasaray kadrosunu şekillendiremedi. Başkan Adnan Polat'ın iddiasına göre beş yabancı alınacaktı; beş yerli, iki yabancıda kalındı. Ancak transfer süresi henüz bitmedi. Söylenenlerin gerçekleşmesi için daha 16 gün var. Umarım vaatler yerine getirilir.
İzlenen transfer politikasından başlayalım; Mali disiplini sağlamak ve 2012'den itibaren TFF'nin uygulayacağı denk bütçe prensibine göre hareket etmek. Galatasaray borçlu gözükmek istemiyor. Aksi halde TFF borçlu kulüplere UEFA talimatları gereği lisans vermeyecek. Onun için de transferde ince elenip sık dokunuyor.
Elano satılmak istendi
Galatasaray geçen yıl yapılan başarısız transferlerden sonra ligi üçüncü sırada bitiren takımda revizyon yapmak için mayıs ayı sonunda üçlü toplantı yaptı; Adnan Polat, Adnan Sezgin ve Frank Rijkaard gidecek kalacak futbolcuları tespit etti. Slogan da şuydu; Satılık futbolcumuz yok ama dünyada satılmayacak futbolcu da yok. Bu şu demekti; talibi çıkanı değerini bulursa satarız. Bu aynı zamanda şunu da vurguluyordu; Transfer konusunda hocamızla anlaştık. O da aynı fikirde. Rijkaard'ın isteği sistemine uyacak orta saha oyuncularının alınmasıydı.
Sonra Rijkaard evlenmek için Hollanda'ya gitti. Evlendi ve gidecek-kalacak dedikoduları içinde medyanın ağır tahriklerine rağmen kılını kımıldatmadan görevini sürdürdü. Yönetimle Rijkaard arasında sorun yoktu, transferi de Adnan Sezgin yapacaktı.
Arda kesinlikle kalacaktı. Rijkaard, Elano'nun da kalmasından yanaydı ama yönetim verimi düşük değeri büyük olan Elano'yu Dünya Kupası sonrasında iyi fiyata satmayı onun yerine Rijkaard'ın oyun planına uyan iki oyuncu almayı daha akılcı hareket olarak görüyordu. Brezilya'nın kupada erken elenmesi ve Elano'nun piyasa yapmaması planları alt üst etti. Galatasaray Elano için 12 milyon euro düşünüyordu… Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Dünya kazan Sezgin kepçe
Baptista, Ledesma, Rosicky ve Jan Polak, üçlü toplantıda kabul gören isimlerdi. Elano'yu elden çıkartamamak işleri karıştırdı. Ortaya iki ihtimal çıktı; 1-Rijkaard Elano'ya sıcak bakıyordu. Kalırsa ondan kesinlikle faydalanacaktı. 2-O zaman da Başkan'ın sözleri havada kalacak beş yabancı transferi yapılamayacaktı. Mukavelesi bitmiş eldeki Kewell da transfer gibi gösterilirse daha iki yabancı alınacaktı.
Galatasaray bir yandan da ön elemelerde tur atlayıp UEFA'ya kalmayı şiddetle istiyordu zira konuşulan yabancı futbolcular Galatasaray UEFA'ya kaldığı takdirde gelmeyi neredeyse şart koşuyorlardı. Para konusundaki pazarlıklarda menecerler de bu şartı koz olarak kullanıp futbolcuları için pazar kızıştırıyorlardı. Nitekim Baptista bir süre Olympiakos'u kullandı.
Günler su gibi aktı. İhtimaller peş peşe sıralandı, bugüne geldik.
Durum şu; Baptista: Bu futbolcu için Roma'yla anlaşıldı. Baptista araya Olympiakos'u sokarak transfer ücretinde zıplama yapmak istedi. Yunan takımı Avrupa kupalarından elenince Baptista bu kez İngiltere yolunu açtı… Yalan-doğru!... Türkiye'ye gelmemek için kıvırttı. Bunlar hep transfer salvolarıydı. Bu transfer için bir ay önce aldığım duyum; Baptista'nın kesin bittiği idi. Bugün de bunun dışında bir şey söylenmiyor. Ama daha imza yok.
Ledesma: Arjantinli için Rijkaard da olumlu bakıyor. O tam bir orta saha dinamosu, ayağı topa aklı Rijkaard'ın oynatacağı çağdaş futbola yakın. Galatasaray onu Baptista ve Rosicky transferine göre elde tutuyor. Hepsi maliyet işi.
Rosicky ve Jan Polak: Rosicky'nin Galatasaray'a gelmesi zor ama hala ısrar devam ediyor. Baroş'un sözleşmesinin iki yıl daha uzatılmış olması akla ‘uygun çözümler' getiriyor. Baroş'un meneceri Pavel aynı zamanda Rosicky ve Jan Polak'ın da meneceri. Bu dörtlü aynı zamanda Çek Cumhuriyeti'nden. İşler öylesine birbirine girift ki… Galatasaray Baroş'un sözleşmesini uzatırken belki bir takım sözler aldı ama bunların hepsi dönüp dolaşıp Elano'nun kalıp kalmamasına bağlı. Onun için de lig başlamasına rağmen Galatasaray hala transferi tamamlayamadı. Söylenen şu; Bekleyin transferde süre daha bitmedi. Başka ihtimaller de var Örneğin; Cheyrou… Mourinho'dan sonra moda oldu. Marsilya'nın hocası Didier Deschamps da takımdaki bir takım oyunculara sıcak bakmıyor. Müthiş bir orta saha olmasına rağmen Cheyrou'yu geçen sene az kullandı. Cheyrou da gitmek istiyor. Galatasaray ona talip ama Cheyrou'nun da gözü İngiltere'de… West Ham'da…
Bir başkası daha var; Ben Arfa… Oda Marsilyalı ve Deschamps'la geçinemeyenlerden. Galatasaray onunla da temasta ama Arfa da Newcastle'a gitmek istiyor. O da İngiltereci… Durum bu!
Bundan beş gün önce ilgililerle konuştuğumda, Bize üç gün müsaade et Tanburacı demişlerdi… Üstüne üç gün daha geçti! Sanırım Afrika'da safaride iz sürüyorlar…
Sıvasspor'la başlayan maratonda takım ne iş yapar?
Bu senenin ne olacağına bakamadan önce bir şeyin altını çizelim; Hiç uzatmaya gerek yok. Eğer ki geçen sene yapılan transferlerden ve de önceki seneden elde üç oyuncu kalsaydı, Galatasaray bu yıl transfer de yapmasa kafaya oynardı. (Geçen seneyi de 3.lükle kapatmazdı.) Keita, Elano, Jo, Santos, Leo iyi olsalardı Galatasaray bu sene transferde bu kadar zorlanmaz iki oyuncu alarak işi bitirirdi.
Şimdi dört yabancı daha gerek. Bu da para demek. Kewell ucuza kapatıldığı için kardır ancak onun da verimi tartışılır. Kewell sakat olmasa mükemmeldir. Umarız bu yıl Allah onu sakınır.
Galatasaray eldeki mevcutla Sıvasspor'u alt edebilir ama şampiyonluk ve Avrupa için bu kadro çok zorlanır.
Kale için sorun yok kaleci almayacağız deniyor. Ama Rijkaard hala Ufuk'a görev vermiyor. Aykut da hala kimseye güven vermiyor. Rijkaard ve yönetim hariç!
Savunmada sorun yok!
Sabri, Neill, Servet, Hakan Balta uygundur. Daha güçlüsü her zmana aranır ama bu dörtlü iş görür. Bunların iyi olabilmesi için forvete ait altı kişinin topu ileride iyi tutabilmesi ve kaybedilen topta rakibi pres ve savunmaya yardıma gelinmesi şarttır. Geçen yıl bu yapılmadığı için Galatasaray savunması açıklar verdi.
Ayrıca; Yeni yerli transferlerden; Ali Turan daha hazır değil. Kilolu ve de maç eksiği var. Bir de intibak süresini koyarsanız Ali'den istifade daha iki ay gecikir. Ancak Ali Turan iki yönlü futbolcu Rijkaard ondan hem sağ bek hem orta ikili olarak yararlanabilir. Keza; Gökhan Zan… İhtiyaç duyulduğunda ortada olabilir. Hakan Balta da orta ikili olursa Denzilispor'dan alınan Çağlar Birinci sol bekten tekrar milli takıma uzanabilir. Servet'in de Rijkaard'ın isteklerini yerine getirmiş olmasıyla Galatasaray savunması fazla zorlanmaz.
Tekrar ediyorum bu savunmayı hataya sevk eden Galatasaray'ın forvet oyuncularının rakibi ve topu takip etmemesidir. Eğer bu durum aşılırsa Galatasaray savunması yeterlidir.
Lorik Cana ve Pino
Bunları daha önce de yazdım; Lorik Cana, Kosova'da futbolcu ve saygın bir aileden geliyor. Çok hırslı ve inatçı bir futbol yapısına sahip. Mağlubiyeti hazmedemeyen cengaver bir oyuncu. Lorik sahadan yenik ayrılmamak için topu yer, deniyor… Ben bunları Kosova'da kulaklarımla duydum. Marsilya ve Sunderland'da genç yaşında kaptan olması da bunun ispatı. Lorik Cana Galatasaray'ın orta alanında eksikliğini çektiği bir futbolcuydu.
Mehmet Topal'ın gidişini eleştirenler var. Mehmet'le Lorik ayrı karakter futbolcular. Lorik daha etkin ve cerbezeli. Mehmet daha yumuşak ve içe kapalı. Oyundaki görevleri de farklı. Lorik rakibi daha çok taciz ve tazyik ederken gol noktalarına da çok sarkıyor.
Ayrıca Mehmet 5 milyon euro gibi çok büyük bir rakam getirerek kulübünü kazandırmış bir isim. Türkiye'de Mehmet Topal Avrupalıların bonservisine para verdiği ilk Türk futbolcudur. Bundan öncekilerin alayı bonservisleri elinde gitti. Bu kadar kazandıranı olmadı.
Pino medyanın savurduğu gibi sakat gelmedi. Her futbolcunun geçirebileceği sakatlığı vardı atlattı. Pino Keita'dan aşağı değil, verimi sürekli olursa Keita'yı katlar. Çok süratli ve akıcı, rakibi rahat geçiyor. Son pasları da Keita'dan farklı. Alan değiştirerek oynaması güzel ama henüz hazır değil. Pino'nun açmazı 23 yaşın getirdiği haylazlık söylentileri. Pino iyi futbolcu ne var ki namı risk taşıyor. Göreceğiz.
Forvet denen altılı…
En çok Baroş'un sakatlığı düşündürür Galatasaray'ı. O yoksa takım gol yollarında kederleniyor. Baroş varsa Galatasaray çok gollü maçlar kazanıyor. Galatasaray da onun sözleşmesini boşuna uzatmadı ya!... Mehmet Batdal için herkes çok ümitli ama zaman gerek. Rijkaard onu beğeniyor. Musa Çağıran da 17'sinde bir yetenek o da zaman istiyor. Mehmet Batdal ve Musa Çağıran bugün için değil ama gelecek senelerde Galatasaray'ın kozu olurlar. Takımın forveti bugün için; Serdar Özkan, Pino, satılmadığına göre Elano, Lorik Cana, Baroş ve Arda. Bu altılı iş yapar mı? Lorik Cana'nın canı çıkar, ötekiler seyre dalar. Ayhan, Mustafa Sarp, Barış da var ama onlarla pek olmadığı geçen yıl kanıtlandı.
Serdar Özkan çok çalışmalı
Bu çocuk çok yetenekli ama yeteneklerini doğru kullanmıyor. Pek ümitli değilim. Serdar futbola aklını sokmuyor. Rijkaard da akıllı adam arıyor ki topu ona emanet etsin! Rijkaard ya onu değerli kılar ya yollar. Fazla da uzun sürmez. Serdar'ın kapasitesi belli.
Galatasaray'ın mutlaka iki tabanca gibi yabancı alması şarttır. Yoksa Rijkaard'ın işi zor. Adnanların da... Galatasaray'ın bu senesi hakkında kesin konuşmak istemiyorum; transfer henüz bitmedi. Adnan Polat'ın sözüne güvenmek istiyorum. Rijkaard ya onu değerli kılar ya yollar.