Geri
İleri  

Hamit Altıntop'tan Fenerbahçe'ye eleştiri!

|| Son güncelleme

Futbolculuk kariyerinden sonra Türkiye Futbol Federasyonu'nda bir dönem görev yapan Hamit Altıntop, Fenerbahçe'ye yönelik analiz ve eleştiriler yaptı. Fenerbahçeliler, Hamit Altıntop'a sosyal medyada ateş püskürdü.

A Milli Takım ve Galatasaray'ın eski futbolcularından Hamit Altıntop, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Fenerbahçe, Türk futbolu ve kulüplerin yönetim anlayışıyla ilgili dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Fenerbahçeli taraftarlar, sosyal medyada Hamit Altıntop'un paylaşımına tepki gösterdi.

Açıklamasında özellikle Fenerbahçe camiasına seslenen Altıntop, yıllardır objektif bir çizgide durmaya çalıştığını belirterek, "Benim rengim ülkemin renkleridir" ifadelerini kullandı.

Türk futbolunun büyük kulüplerinin güçlü olmasının lig adına önemli olduğunu vurgulayan Hamit Altıntop, Galatasaray'ın son yıllardaki başarısına da değindi.

Sarı-kırmızılı ekibin son dört yılın şampiyonu olduğunu hatırlatan Altıntop, Okan Buruk yönetimindeki istikrarın ve kadro planlamasının takdiri hak ettiğini ifade etti. Ancak bu süreçte diğer büyük kulüplerin yaşadığı iç sorunların da yarışın seyrini etkilediğini söyledi.

PAOLO MALDINI ELEŞTİRİSİ

Türk futbolunun temel problemlerine de değinen Hamit Altıntop, kulüplerin sürekli dışarıdan "kurtarıcı" arayışına girmesini eleştirdi.

Paolo Maldini örneği üzerinden değerlendirmede bulunan Altıntop, yabancı futbol insanlarının tecrübelerine saygı duyduğunu ancak Türk futbolunun kendi değerlerinin geri planda bırakılmasının yanlış olduğunu ifade etti.

İŞTE HAMİT ALTINTOP'UN AÇIKLAMASI

"Değerli futbolseverler,
ve bu kez özellikle Fenerbahçeliler

Bazılarının "Hamit Altıntop'un Fenerbahçe hakkında konuşması ne alaka?" diyeceğini biliyorum. Ancak Fenerbahçeli yöneticiler, abilerim ve kardeşlerim beni uzun yıllardır tanıyor. Bugüne kadar hep objektif, samimi ve Türk futbolunun genel menfaatini önceleyen bir çizgide durmaya özen gösterdim.

Benim rengim, ülkemin renkleridir.🇹🇷

Çünkü Fenerbahçe doğru yönetildiğinde sadece Fenerbahçe değil, Türk futbolu da kazanır. Bu durum Galatasaray, Beşiktaş, Trabzonspor ve diğer büyük camialarımız için de geçerlidir.

GALATASARAY SÖZLERİ

Galatasaray son dört yılın şampiyonu. Bu başarıyı küçümsemek doğru değil. Özellikle Okan Buruk önderliğinde gösterdikleri istikrar, kadro planlaması ve saha içi yönetim takdir edilecek işler. Fakat bu başarı, her şeyin mükemmel yapıldığı anlamına da gelmiyor. Ben de dahil birçok kişi, bu dönemde diğer büyük takımlarımızın kendi iç sorunlarının da yarışa etki ettiğini düşünüyor.

Gelelim Fenerbahçe'ye…

Ali Koç döneminde Fenerbahçe'nin belli bir noktada doğru bir yola girdiğini gördüm. Finansal yapıyı düzeltme çabası, takım iskeleti oluşturma niyeti ve genç oyunculara şans verilmesi önemli adımlardı. Tam bu yapı meyvelerini verecekken yine klasik "yap-boz" döngüsüne girildi.

O dönemde camianın gücüyle Arda, Ferdi, İsmail ve birçok yetenek ortaya çıktı. İnsan ister istemez düşünüyor: Bu yapı daha istikrarlı, daha sabırlı ve daha doğru yönetilseydi neler başarabilirdik?

Tabii eksikleri de görmek lazım. Samet, Cengiz, Çağlar ve bazı diğer oyuncular bu süreçte kan kaybetti. Burada mesele sadece sistem değil; hem sistemin gücü hem de oyuncuların bireysel sorumluluğu, mental dayanıklılığı ve doğru zamanda doğru rolü alabilmesidir.

Özetle şunu söylemek istiyorum:

Takımlar aynı ligde yarışıyor gibi görünse de aslında herkes en çok kendi şartlarıyla, kendi hatalarıyla ve kendi kararlarıyla yarışır.

Sporculuk kariyerimde ve sonrasında öğrendiğim en önemli derslerden biri şudur:

Şampiyonlar bahane üretmez.
Engelleri nasıl aşacağını planlar ve bunun için mücadele eder.

Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi:
"Ben sporcunun zeki, çevik ve ahlaklısını severim."

Maalesef bugün Türk futbolunda bu anlayıştan uzaklaştığımızı üzülerek görüyorum.

MALDINI, YABANCI TEKNİK DİREKTÖR

Medya çalışmaları, dışarıdan destek ve istişare elbette değerlidir. Ancak her seferinde çaresizlik duygusuyla dışarıdan gelen herkesi "kurtarıcı" gibi göstermenin, bu ülkenin kendi yetiştirdiği değerlere haksızlık olduğunu düşünüyorum.

Maldini gibi değerli bir ismin tecrübesine elbette saygı duyuyorum. Fakat onu uzaktan bile "tek çözüm" gibi konumlandırmak; Oğuzlara, Rüştülere, Bülentlere, Tümerlere ve bu toprakların futbol birikimine yapılmış büyük bir haksızlıktır.

Biz de yabancı teknik direktör getirdik, bunu da yaşadık. Teknik direktör önemli bir parçadır ama asıl mesele kişileri kurtarıcı ilan etmek değil, doğru sistemi, doğru istikrarı, doğru kültürü ve doğru aklı kurabilmektir.

Türk futbolunun en çok ihtiyaç duyduğu şey de tam olarak budur."



✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator