Geri
İleri  

Heat-Bulls: Gergin ve endişe verici

Gerçekten de dedğimiz gibi oldu ve Bulls, Miami’yi yıpratmaya başladı. İşte bu nokta da Derrick Rose’da sahalara dönse işler daha da muhteşem boyuta taşınabilir.

Öncelikle bu seri hakkında daha önceden ne yazdığıma bir bakalım; “Miami Heat cephesinden baktığımızda finale kadar 4 – 0’lık seriyle ilerlememesi için ortada neden göremiyorduk. Ancak seriler içinde oluşabilecek büyük aksaklıklarla belki bir maç verebilecekleri düşüncesindeydim. 

Tabi ki şekillenen play-off konferans yarı finali için Miami’yi en çok yıpratacak ve yoracak eşleşme ile karşı karşıya kaldıklarını atlamamak gerekli. Esasında Nets’in oyun yapısı yönünden, Miami’nin istediği eşleşmeydi fakat Bulls’a direnemediler.”

Gerçekten de dedğimiz gibi oldu ve Bulls, Miami’yi yıpratmaya başladı. İşte bu nokta da Derrick Rose’da sahalara dönse işler daha da muhteşem boyuta taşınabilir.
İlk Maç öncesinde MVP ödülünü kaldıran Lebron James haricinde takım olarak rehavet halindeydiler. Çünkü Heat rakibinin belli olma süresinde 8 gün maçsız geçirdi ve Bulls ise tam tersi son maça kadar giden ilk turun devamı niteliğinde sahada varlık gösterdi. 

Heat’in usta olduğu savunma konusunda dağınıklığını da kullanan Bulls’ta 3. Çeyrekte Joakhim Noah’ın kendi sahasından aldığı top ile Heat potasına Guardg gibi yüklenerek attığı baskette bunun en canlı kanıtı olarak göze çarptı. Miami’nin bu seriye hakim olabilmesi için, Chris Bosh’un devreye girmesi ve şu anda patlama noktasında olan Nate Robinson’ın oyunda olduğu zaman Norris Cole ile savunma içerisine almaları gerekli olduğu açıkça hissedildi.

İkinci maçta sahada sanki çete üyeleri vardı ve hesaplaşma için bu günü seçmişler. İnanılmaz sert ve gergin geçen bir karşılaşma izledik.

Yapılan fauller, tepkiler, teknik fauller ve oyundan atılanlar derken neredeyse oyundan çok konuşulacak konu bunlar oldu. Maçta ise bunu avantaja çeviren, bu her ne kadar Bulls’un taktiği olmuş olsa da Miami’nin işine yaradı ve karşılaşmadan 115 – 78 gibi ezici bir üstünlükle ayrılmayı başardılar. Daha önceden yazdığım gibi Nate Robinson’ın oyunda olduğu zaman Norris Cole ile savunma içerisine almaları Bulls’un dengesini bozan diğer bir etken oldu.

Miami Heat deplasmanda oynadığı serinin üçüncü maçında 104 – 94’lük skorla Chicago Bulls karşısında seride 2 – 1 öne geçmeyi başardı. Maçta 14 defa skor eşitlenip, 11 defa el değiştirdi.

Maçın geneline baktığımız da çok sert, gergin ve heyecan dolu anlara tanıklık ettik. Öyle ki Chicago Bulls oyuncusu Joakhim Noah, 2. Maçtan kalan gerilimini bu maçada yansıttı. Tamam, her ne kadar çok hırslı bir oyuncu olsa da bazen sahada ne yaptığını pek bilmiyor. 1. Periyodun son saniyelerinde Nate Robinson potaya yüklendiği esnada Chris Andersen blok için zıpladı ve iki oyuncu yerde kaldı.

Ardından Joakhim Noah yerde kalan Chris Andersen ‘i eliyle iterek ortamın gerilmesine sebep oldu. 2. Çeyrekte Nazr Mohammed Carlos Boozer’ın pozisyonuna faul çalınmayınca yarı sahada Lebron James’e faul yaptığı esnada Lebron James’in hareketi teknik faul almasına neden oldu. Zaten maç gerilimi yüksekken Nazr Mohammed Lebron James’i iterek yere düşürdü ve oyundan atıldı. Miami Heat oyuncuları Mario Chalmers ve Chris Bosh kendi aralarında bir ara tartışma yaşadılar, bir ara Joakhim Noah yanlarına gelerek onları alkışladı ve bu gerilimler sürekli olarak oyunlarını etki altında tuttu. Fakat son şampiyon bu yolda ki tecrübesini sahaya yansıtarak, 4. Çeyrekteki üstün oyunu sayesinde maçta tutunmayı başardı.

Norris Cole’un oyunda olması ve Nate Robinson’u savunması Heat cephesi için gerçekten önem taşıdığını bu maçta ki skor anlamında katkısıyla da bize kanıtladı.

DİĞER SERİLERE DE GÖZ ATSAK…

San Antonio Spurs ‘ta Tony Parker çok formda, Tim Duncan’ın da bundan 10 yıl önce ki gibi oynaması ve özellikle rakip takım Golden State Warriors yıldızı Stephen Curry’i iyi savunmaları işleri yoluna sokuyor. Golden State Warriors’ta ise Stephen Curry 20 sayının altında kalınca ve düşük şut yüzdesi ile oynayınca takımı toparlayacak bir oyuncu olamaması takımın dengesini çok etkiliyor. Aynı zamanda takımın Denver gibi güçlü rakibi eleyerek bir üst tura çıkmış olmaları, yıllardır giremedikleri play-off takvimi ve beklentilerin yüksek oluşu takıma psikolojik olarak etki ediyor.

Indiana Pacers – New York Knicks serisi beklentilerin altında bir çekişme içinde geçiyor. New York Knicks için artık bir şey söylemek istemiyorum. Ellerinde esasen güzel bir kadro ve güzel bir oyun tarzı varken kullanmıyorlar. Takımda pas trafiği diye bir şey yok. Carmelo ve JR Smith atarsa günlerindeler. Seride üç maçta toplam 32 top kayıpları var çünkü pas trafiği yok. Indiana Pacers serinin üç maçında 54 top kaybı ile oynuyor ve bu onların ne kadar kötü hücum ettiklerini gösteriyor. Son maç haricinde boyalı alanı daha aktif kullanan New York oldu.

Yarı final serilerinin en kadersiz eşleşmesi diyorum çünkü Russell Westbrook sakatlandı ve Oklahoma City Thunder’da işler hiç yolunda gitmiyor. Reggie Jackson’u bu mevkiye entegre ederek risk almayan OKC’da ilk maçta ki galibiyetin ardından işlerin kötü gidişine dur denilemedi. Kevin Durant belki 40+ ile oynarsa bişiler belki değişebilir ama bu konuda da ümitli değilim. Memphis cephesinde NBA finallerini görmek için ilk defa bu kadar yakınlar diyebiliriz. Oturmuş pota altı oyuncularına dış oyuncuların ekstra performansları da eklenince gerçekten güzel oyun ortaya koyuyorlar.



✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator