Beþiktaþ tribünlerindeki kýzýl saçlý kandý, Lyon maçýna damga vurdu. UEFA'da Beþiktaþ'ýn yarý finale çýkmak için mücadele verdiði karþýlaþmada, siyah-beyazlý taraftarlar da tribünde takýmlarýna destek saðlamaya çalýþtýlar.
Kýzýl saçlý kadýn Beþiktaþ taraftarý, tarihi Lyon maçýnýn TRT 1'den canlý olarak yayýnlandýðý sýrada sýk sýk ekranlara geldi. Bu durum, sosyal medyada konuþulan konulardan biri oldu.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Maç anýnda büyük heyecan yaþayan güzel taraftar, sýklýkla ekrana gelince sosyal medyada gündem oldu. TRT rejisi tarafýndan, kýzýl saçlý kadýn taraftar sýk sýk ekrana getirildi. Beþiktaþ'ýn maçlarýný kaçýrmayan güzel taraftar bir anda ilgi odaðý oldu.
Beþiktaþ - Lyon maçýný izleyenler sosyal medyadan þu mesajlarý gönderdi..

KIZIL SAÇLI BEÞÝKTAÞ TARAFTARI EVE HAMAMCI KÝMDÝR?
Beþiktaþ tribünlerinin yakýndan tanýdýðý bir isim. Eva Hamamcý... Ama taraftara sorarsanýz o Kapalý Alttaki Kýzýl Saçlý Kýz.
Ýlk önce bize biraz kendinizi tanýtabilirmisiniz diyoruz. Veee baþlýyor anlatmaya :
'' Ben 06.06.1981 Giresun doðumluyum. 6 yaþýnmdan beri Ýstanbul'da ailemle yaþýyorum. 1986'dan 1999'a 13 yýl kadar Gayrettepe de ikamet ettik. 1999dan bugüne kadar da Sarýyer'de oturuyorum. Meslek olarak Avukat Asistanlýðý yapýyorum.''
Daha sonra bize Beþiktaþ'ý anlatmaya baþlýyor.
'' Ben Ýstanbul'a geldiðim yýllar da Beþiktaþ en þaþalý dönemini yaþýyordu. En büyük aðabeyim hasta Beþiktaþ'lýydý kendisi evlenmeden önce sürekli Beþiktaþ'ýn maçlarýna giderdi. Bana da Beþiktaþlýlýk ondan geçti. O evlendi çoluk çocuk sahibi oldu hala takip ediyor ama eskisi gibi deðil. Ondan bayraðý ben teslim aldým. Geride 3 abim daha olmasýna raðmen bayrak bana kaldý. Aslýnda benim Beþiktaþ'a bu kadar tutkun oluþum çocukluk yýllarýndan kalma.''
Ve bize futbol sevgisinin nasýl baþladýðýný anlatýyor.
'' Ýstanbul'a geldiðimizde ben 1.sýnýfa baþladým ve Gayrettepe'de oturuyorduk yani Fulya'nýn hemen yukarýsýnda. Aklým ermeye baþladýðý günlerde en büyük aðabeyimi takip ederdim hep bayraðý sýrtýna baðlar maçlara giderdi. Kimi zaman sevinçli gelir kimi zaman hüzünlü... Öyle böyle derken bende de bir futbol meraký baþladý. Zaten ben biraz erkek gibi yetiþtim. Mahallede dövmediðim çocuk oynamadýðým misket ve maç yapmadýðým mahalle çocuklarý kalmamýþtý. Tabi kavga etmediðim erkek de . Sol ayaðýmý çok iyi kullanýrdým ki hala kullanýrým ayýptýr söylemesi Neyse efendim hocalarým da benim 3. 4. sýnýflara doðru nasýl bir manyak Beþiktaþlý olduðumu, futbol hastasý olduðumu yavaþ yavaþ çözmeye baþlamýþlardý. Ýlk okulu tamamen Beþiktaþ hayalleriyle yaþayarak bitirdim o zamanlar daha stadýn önünden geçmiþliðim yoktu sadece bir hayaldi... Günler geçti ortaokula baþladým ve artýk daha bilinçli bir Beþiktaþlýydým futbolcularý tek tek takip eder maçlarý izlerken olup bitenleri kavrayabilen bir taraftardým. Artýk okul yýllarýmda hocalarým da beni çözmüþtü. Nöbetçi olurdum nöbetten kaçar, Fulya'ya idman izlemeye giderdim. Sabahlarý okula diye çýkar Fulya'ya idmana kaçardým. Ve gün geldi Küçük Ali, Alpay, Ertuðrul, Sergen bizim mahallemize taþýndý. Komþu olduk. Bu isimlerin gelmesi de benim hayallerimin yavaþ yavaþ gerekleþeceðine olan inancýmý artýrdý... ''
Çocukluk yýllarýnýn bu þekilde geçtiðini söyleyen Eva bize 20'li yaþlarýný anlatmaya baþlýyor.
'' Her tribünü gezdim dolaþtým ve 2005'ten itibaren artýk stada kombine alýp gitmeye karar vermiþtim. Ve Dedim ki 'Evet ben Burada olmalýyým, Kapalý benim yerim olmalý. Bismillah deyip maçlara full gitmeye baþladým. Tabi ilk zamanlar maçlara ailemden habersiz gidiyorum. Ertesi gün gazetelerde, maçlarda, televizyonlarda görmeye baþladýklarýnda artýk gizleyemez oldum ve onlar da bu sevdamýn önünü açtýlar saðolsunlar:) ''
Daha sonra statta neler yaþadýðýndan bahsediyor.
'' Ben stata girdiðim de dünya ahiret iliþkilerim biter. Tamamen sahaya ve atmosfere odaklanýrým kendimi orada baska bir dünyaya girmiþ hapsetmiþ olurum. Bu durum 3-4 maç sonra herkesin dikkatini çekmeye baþlamýþ. Yöneticisinden taraftarýna,Herkesin aklýnda yer etmiþim gerek tezahüratlarýmla gerek yerinde duramayýþýmla. O günlerden kalma herkeste taraftarlýk adýna bir keyif býrakmýþým. Sonradan tanýyanlar da der hep 'Abla Sen Kapalý Alttaki Kýzýl Saçlý deðil misin' diye diye,Adýmýz kaldý 'Kapalý Alttaki Kýzýl Saçlý Kýz ' :) ''
Daha sonra eski günleri hatýrlatýp bir iç çekiyor.
'' Yaklaþýk 8 sene kapalý alttaydým taaki yýkýlana kadar... Gerçekten de biz ne baharlar gördük ne kýþlar... Hiç bir maçý unutamam orada. Ne yediðim yaðmurlarý, Ne karlarý ne sevincini ne de hüznünü. Çok anýlarým var tabiki herkes gibi orada 8 sene sonra mabed yýkýlýnca..2014'te stadýmýz yokken ortada kombine aldým 2 sezonda Olimpiyat yollarýndan Baþakþehir'e kadar peþinden koþturdum Beþiktaþýmýn... ''
Kendisine Vodafone Arena'ya ilk çýktýðý aný soruyoruz. Kendisi tribünde ne kadar çýlgýnsa þimdi de bir o kadar incelikle sorumuzu cevaplýyor;
'' Stadýmýz açýlmadan bir çok kere gittim. Özellikle son 1 ay kala geceleri rüyamda görüyordum. Velhasýl kelam gün geldi çattý. Sabah Bursa maçý için kalktýðým da, rüyamý hatýrladým stada giriyorum eskisi gibi. Taksime çýkmýþým oradan Gümüþsuyundan inmiþim ve stadýn içine girip yerimi almýþým. Ve akþamýna ayný olayý yaþadým. Ýçeriye bir girdim. Önce sudan çýkmýþ balýk gibi hissettim. Neredeyim ? Burasý neresi? Bugün hangi stattayým diye sorular sordum kendime. Sonra ýsýndým dedim Eva burasý senin evin yaa evinn döndük iþte... Hem göz yaþlarýnda boðuldum hem de gururun dibini yaþýyordum. Sonra kendimi bir topladým ve baþladým eski Eva olmaya. Dedim BU SAATTEN SONRA HERKES ÝZLESÝN BOÐAZIN HAYKIRIÞINI GÖRSÜN BiLSÝNLER DEDÝM''
Beþiktaþlýlar "Bizde Sakat Çok" der. Eva'ya tribünlerde karþýlaþtýðý ilginç bir olay var mý diye soruyoruz. Artýk tüm ilginçliklerin kendsine normal geldiðini belirten Eva þunlarý dedi.
"Bazý taraftarlarýmýzýn özellikle genç taraftarlarýmýzýn bendeki coþkuyu görüp maç içinde ve maç sonunda yanýma gelip benimle fotoðraf çekilmek istemeleri bana çok ilginç geliyordu ama sonralarý alýþtým. bu benimle ilgili olan kýsmýydý diðer ilginçlik ise Olcay'ýn 90+3'teki Fenerbahçe'ye attýðý gol sonrasý benim demir setten Aþaðý atlayýp insanlýktan çýkan sevincimi hiç unutamam ki kimse de unutamaz :)"
Daha da anlatýyor bize. Eva'ya Beþiktaþ'ýn günlük hayatýnda ne kadar yer kapladýðýný soruyoruz.
"Çevremde beni görenler nasýlsýn diye sormazlar Beþiktaþ nasýl diye sorarlar (Çünkü bilirler ki Beþiktaþ Ýyiyise Bende iyiyim Kötüyse Bende Kötüyüm) Ben de onlara ' Beþiktaþ iyiyse ben de iyiyim' diyorum"
Röportaj Kaynak: Futbol1903
Beşiktaş tribünlerindeki kızıl saçlı kandı, Lyon maçına damga vurdu. UEFA'da Beşiktaş'ın yarı finale çıkmak için mücadele verdiği karşılaşmada, siyah-beyazlı taraftarlar da tribünde takımlarına destek sağlamaya çalıştılar.
Kızıl saçlı kadın Beşiktaş taraftarı, tarihi Lyon maçının TRT 1'den canlı olarak yayınlandığı sırada sık sık ekranlara geldi. Bu durum, sosyal medyada konuşulan konulardan biri oldu.
Maç anında büyük heyecan yaşayan güzel taraftar, sıklıkla ekrana gelince sosyal medyada gündem oldu. TRT rejisi tarafından, kızıl saçlı kadın taraftar sık sık ekrana getirildi. Beşiktaş'ın maçlarını kaçırmayan güzel taraftar bir anda ilgi odağı oldu.
Beşiktaş - Lyon maçını izleyenler sosyal medyadan şu mesajları gönderdi..
KIZIL SAÇLI BEŞİKTAŞ TARAFTARI EVE HAMAMCI KİMDİR?
Beşiktaş tribünlerinin yakından tanıdığı bir isim. Eva Hamamcı... Ama taraftara sorarsanız o Kapalı Alttaki Kızıl Saçlı Kız. İlk önce bize biraz kendinizi tanıtabilirmisiniz diyoruz. Veee başlıyor anlatmaya :
'' Ben 06.06.1981 Giresun doğumluyum. 6 yaşınmdan beri İstanbul'da ailemle yaşıyorum. 1986'dan 1999'a 13 yıl kadar Gayrettepe de ikamet ettik. 1999dan bugüne kadar da Sarıyer'de oturuyorum. Meslek olarak Avukat Asistanlığı yapıyorum.''
Daha sonra bize Beşiktaş'ı anlatmaya başlıyor.
'' Ben İstanbul'a geldiğim yıllar da Beşiktaş en şaşalı dönemini yaşıyordu. En büyük ağabeyim hasta Beşiktaş'lıydı kendisi evlenmeden önce sürekli Beşiktaş'ın maçlarına giderdi. Bana da Beşiktaşlılık ondan geçti. O evlendi çoluk çocuk sahibi oldu hala takip ediyor ama eskisi gibi değil. Ondan bayrağı ben teslim aldım. Geride 3 abim daha olmasına rağmen bayrak bana kaldı. Aslında benim Beşiktaş'a bu kadar tutkun oluşum çocukluk yıllarından kalma.''
Ve bize futbol sevgisinin nasıl başladığını anlatıyor.
'' İstanbul'a geldiğimizde ben 1.sınıfa başladım ve Gayrettepe'de oturuyorduk yani Fulya'nın hemen yukarısında. Aklım ermeye başladığı günlerde en büyük ağabeyimi takip ederdim hep bayrağı sırtına bağlar maçlara giderdi. Kimi zaman sevinçli gelir kimi zaman hüzünlü... Öyle böyle derken bende de bir futbol merakı başladı. Zaten ben biraz erkek gibi yetiştim. Mahallede dövmediğim çocuk oynamadığım misket ve maç yapmadığım mahalle çocukları kalmamıştı. Tabi kavga etmediğim erkek de . Sol ayağımı çok iyi kullanırdım ki hala kullanırım ayıptır söylemesi Neyse efendim hocalarım da benim 3. 4. sınıflara doğru nasıl bir manyak Beşiktaşlı olduğumu, futbol hastası olduğumu yavaş yavaş çözmeye başlamışlardı. İlk okulu tamamen Beşiktaş hayalleriyle yaşayarak bitirdim o zamanlar daha stadın önünden geçmişliğim yoktu sadece bir hayaldi... Günler geçti ortaokula başladım ve artık daha bilinçli bir Beşiktaşlıydım futbolcuları tek tek takip eder maçları izlerken olup bitenleri kavrayabilen bir taraftardım. Artık okul yıllarımda hocalarım da beni çözmüştü. Nöbetçi olurdum nöbetten kaçar, Fulya'ya idman izlemeye giderdim. Sabahları okula diye çıkar Fulya'ya idmana kaçardım. Ve gün geldi Küçük Ali, Alpay, Ertuğrul, Sergen bizim mahallemize taşındı. Komşu olduk. Bu isimlerin gelmesi de benim hayallerimin yavaş yavaş gerekleşeceğine olan inancımı artırdı... ''
Çocukluk yıllarının bu şekilde geçtiğini söyleyen Eva bize 20'li yaşlarını anlatmaya başlıyor.
'' Her tribünü gezdim dolaştım ve 2005'ten itibaren artık stada kombine alıp gitmeye karar vermiştim. Ve Dedim ki 'Evet ben Burada olmalıyım, Kapalı benim yerim olmalı. Bismillah deyip maçlara full gitmeye başladım. Tabi ilk zamanlar maçlara ailemden habersiz gidiyorum. Ertesi gün gazetelerde, maçlarda, televizyonlarda görmeye başladıklarında artık gizleyemez oldum ve onlar da bu sevdamın önünü açtılar sağolsunlar:) ''
Daha sonra statta neler yaşadığından bahsediyor.
'' Ben stata girdiğim de dünya ahiret ilişkilerim biter. Tamamen sahaya ve atmosfere odaklanırım kendimi orada baska bir dünyaya girmiş hapsetmiş olurum. Bu durum 3-4 maç sonra herkesin dikkatini çekmeye başlamış. Yöneticisinden taraftarına,Herkesin aklında yer etmişim gerek tezahüratlarımla gerek yerinde duramayışımla. O günlerden kalma herkeste taraftarlık adına bir keyif bırakmışım. Sonradan tanıyanlar da der hep 'Abla Sen Kapalı Alttaki Kızıl Saçlı değil misin' diye diye,Adımız kaldı 'Kapalı Alttaki Kızıl Saçlı Kız ' :) ''
Daha sonra eski günleri hatırlatıp bir iç çekiyor.
'' Yaklaşık 8 sene kapalı alttaydım taaki yıkılana kadar... Gerçekten de biz ne baharlar gördük ne kışlar... Hiç bir maçı unutamam orada. Ne yediğim yağmurları, Ne karları ne sevincini ne de hüznünü. Çok anılarım var tabiki herkes gibi orada 8 sene sonra mabed yıkılınca..2014'te stadımız yokken ortada kombine aldım 2 sezonda Olimpiyat yollarından Başakşehir'e kadar peşinden koşturdum Beşiktaşımın... ''
Kendisine Vodafone Arena'ya ilk çıktığı anı soruyoruz. Kendisi tribünde ne kadar çılgınsa şimdi de bir o kadar incelikle sorumuzu cevaplıyor;
'' Stadımız açılmadan bir çok kere gittim. Özellikle son 1 ay kala geceleri rüyamda görüyordum. Velhasıl kelam gün geldi çattı. Sabah Bursa maçı için kalktığım da, rüyamı hatırladım stada giriyorum eskisi gibi. Taksime çıkmışım oradan Gümüşsuyundan inmişim ve stadın içine girip yerimi almışım. Ve akşamına aynı olayı yaşadım. İçeriye bir girdim. Önce sudan çıkmış balık gibi hissettim. Neredeyim ? Burası neresi? Bugün hangi stattayım diye sorular sordum kendime. Sonra ısındım dedim Eva burası senin evin yaa evinn döndük işte... Hem göz yaşlarında boğuldum hem de gururun dibini yaşıyordum. Sonra kendimi bir topladım ve başladım eski Eva olmaya. Dedim BU SAATTEN SONRA HERKES İZLESİN BOĞAZIN HAYKIRIŞINI GÖRSÜN BiLSİNLER DEDİM''
Beşiktaşlılar "Bizde Sakat Çok" der. Eva'ya tribünlerde karşılaştığı ilginç bir olay var mı diye soruyoruz. Artık tüm ilginçliklerin kendsine normal geldiğini belirten Eva şunları dedi.
"Bazı taraftarlarımızın özellikle genç taraftarlarımızın bendeki coşkuyu görüp maç içinde ve maç sonunda yanıma gelip benimle fotoğraf çekilmek istemeleri bana çok ilginç geliyordu ama sonraları alıştım. bu benimle ilgili olan kısmıydı diğer ilginçlik ise Olcay'ın 90+3'teki Fenerbahçe'ye attığı gol sonrası benim demir setten Aşağı atlayıp insanlıktan çıkan sevincimi hiç unutamam ki kimse de unutamaz :)"
Daha da anlatıyor bize. Eva'ya BeÅŸiktaÅŸ'ın günlük hayatında ne kadar yer kapladığını soruyoruz.Â
"Çevremde beni görenler nasılsın diye sormazlar Beşiktaş nasıl diye sorarlar (Çünkü bilirler ki Beşiktaş İyiyise Bende iyiyim Kötüyse Bende Kötüyüm) Ben de onlara ' Beşiktaş iyiyse ben de iyiyim' diyorum"
Röportaj Kaynak: Futbol1903
✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEÅžEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ÅžU ANDA BUNU KONUÅžUYOR! 🫵 👉 BURADA