Transfer mevsimi kapandı. Allah’ın günü dünya starlarını Türkiye’ye getiren meydanın da başı göğe erdi.
Abone Ol
Transfer mevsimi kapandı. Bir bardak suda fırtına kopartan, Allah’ın günü transfer bombalarıyla palavra üstüne palavra atarak dünya starlarını Türkiye’ye getiren meydanın da başı göğe erdi.
Bu süreçte köşe yazarları ve yorumcular; Beşiktaş’ı genelde alkışladı, Fenerbahçe’yi koruma altına aldı, Galatasaray’ı yerden yere vurdu. Trabzonspor ve Bursaspor’a gereken ilgi ve övgüyü göstermedi, Diğer takımlarımızı da beşinci altıncı plana ittiler…
Ancak; Galatasaray’ın başkanını, hocasını, menecerini, futbolcusunu öksüz çocuklar gibi hırpalayan sahibinin sesi goygoycu ve mütecaviz yazar ve yorumcular kendi gazete ve televizyonlarının transfer üzerine attığı palavraları, asılsız haberleri ve isabetsiz manşetleri toplumu yanıltıyorsunuz diye bir gün bile tenkit etmediler.
Medyanın transfer haberlerinin yüzde kaç isabet kaydettiği ise malum. Tümüyle fiyasko!
Affedin beni ama; Bu durumu kamuoyunun gözü önüne sermeyi bir görev bildim.
Transferede kimler ne yapmış
Şimdi gelelim transferde kulüplerin neler yaptığına… Beşiktaş; Quaresma, Guti, Hilbert, Fatih Tekke, Cenk, Ersan, Aurelio
Galatasaray; Lorik Cana, Pino, İnsua, Misimoviç, (Kewell), Serdar Özkan, Ali Turan, Çağlar, Mehmet Batdal, Musa,
Bursaspor; Stepanov, İnsua, Gustav Svensson, Steinert, Nunez, Vederson, Harun
Trabzonspor; Glowacki, Jaja, Bora, Barış Ataş’ı aldılar.
Galatasaray rakiplerinden geri değil.
Kim karlı kim zararlı? Kim bütçeyi deldi? Kim zorlandı? Transfer döneminde elindekini gönderemeyenler, kadro harici bıraktıklarından kurtulamayanlar, yabancı kontenjanını aştığı için iki ayağı bir pabuca girenler… Neler, neler…
Beşiktaş; 6+2+2’yi aşan siyah-beyaz Beşiktaş akla karayı seçti… Schuster dahil yaptığı transferlerde kesenin ağzını açtı. Elindekini satamadığı gibi milyon dolarları uçtu!
Fenerbahçe; Güiza’yı bir türlü elden çıkartamadı. Oynatmadı da… 60 trilyona varan Güiza maliyetinde sermayeyi kediye yükledi. Yolladığı Ka Kazım’ı tekrar aldı, yine kadro harici bıraktı. Satamadığı futbolcularına karşılık aldıklarına çuvalla para ödedi.
Galatasaray; Elano’da zorlandı ama kaybetmedi, Jo ve Santos’ta yaş tahtaya basmadı, Leo’dan az zararla kuruldu. Keita, Mehmet Topal, Uğur Uçar, Emre Güngör’ü toplam 15 küsur milyon euroya sattı aldıklarına 15 küsur milyon euro saydı.
Trabzonspor; Akıllı bir transfer süreci yaşadı, parayı kıstı.
Bursaspor; Ayağını yorganına göre uzattı ama takımı da takviye etti. Maddi zorluklara rağmen hatasız davrandı.
Galatasaray rakiplerinden karlı çıktı
Teknik Direktörlerde kim kazançlı?
Hep ne deriz; Hocada istikrar takıma yarar. Bu yılki profide bakın neler var. Beşiktaş; Mustafa Denizli gitti, Schuster geldi. Bu geliş gidişte Beşiktaş eski hocasına yanlış yaptı. Fenerbahçe; Daum zorla yollandı. Gidişi Fenerbahçe’ye yakışmadı. Fenerbahçe hocasına üste para ödedi. Yerine Aykut Kocaman geldi. Galatasaray; Rijkaard ve Neeskens’le devam etti. İstikrar dedi. Sözünde durdu. Trabzonspor; Şenol Güneş’le mutluluğa vardı. Onunla devam etti. Bursaspor; Kendisini ilk kez şampiyon yapan hocası Ertuğrul Sağlam’la devam etti. Takdir topladı.
Galatasaray istikrar adına doğruyu yaptı
Spor Toto Süper Ligi’nde takımların durumu Ligin daha başındayız. Daha üç hafta oldu. Üç hafta sonunda; 1-Bursaspor 9 puan 2-Trabzonspor 7 puan 3-Kayserispor 7 puan 4-Fenerbahçe 6 puan 5-Beşiktaş 6 puan 12-Galatasaray 3 puan
Liderle 12. Galatasaray arasında 6, Diğerleriyle Galatasaray arasında 3-4 puan fark var. Yani bir maçlık fark. Daha 33 lig maçı var.
Galatasaray kampana çalındığı gibi o kadar başarısız değil! Avrupa’da durum Beşiktaş hariç hüsran!
Bursaspor’u bu değerlendirmenin dışında tutuyorum çünkü o bileğinin hakkı ile elde ettiği lig şampiyonluğu sayesinde bu süreçte Avrupa’da boy göstermedi. Onun hakkında takdirden başka yorum olamaz.
Ötekilere gelince; Al birini vur ötekine… Galatasaray’la Fenerbahçe rezalet!... Rakipler Karpaty Lviv ve PAOK. Bunlara elenmek yazık kere yazık. Trabzonspor talihsiz bir kura sonucu erken bir tarihte Liverpool’la karşılaştı ve şanssız bir şeklide elendi. Ona sözüm pek yok. Galatasaray başarısızlıkta tek değil ki bu kadar vuruldu…
Galatasaray hakkındaki söylemlerim Yukarıdakileri iyi okuduğunuzu sanıyorum. Şimdi gelelim sadede; Bekledim ki süre dolsun. Doldu. Bu güne kadar Galatasaray hakkında bildiklerimi, duyduklarımı bire bin katmadan sizlere aktarmaya çalıştım.; Arda gitmeyecek dedim, Jo ve Santos gidecek dedim, Leo yollanacak, kaleci alınmayacak dedim, Ali Turan zaten belliydi, Elano Dünya Şampiyonası ardından para ederken satılmaya çalışılacak ama kalabilir de dedim, Kewell’la sözleşme yenilenmeyecek, parada fedakarlık ederse kalması istenecek dedim. Orta sahaya eleman alınacak dedim, Hepsi aynen çıktı.
Baptista üzerinde çok durdum. Çünkü duyumlarım garantiydi. Nitekim son ana kadar bu transfer için çaba sarf edildi ama hem parası çoktu hem Baptista çok kıvırttı, sonunda gelirim dedi ama iş işten geçmişti… Yanıldım ama yanılmadım da… Çünkü haber doğruydu olmadı.
Transfer döneminde; Galatasaray’a yapılan insaf ölçülerini aşan; Adnan Polat’ı ve Rijkaard’ı haksız yere aşağılayan mütecavizleri terbiyem yettiğince protesto etmeye çalıştım.
Haaa Adnan Sezgin; O, Adnan Polat’ın yumuşak karnı olarak iktidarı devirmek isteyenlerce hep parmaklanacak!
Sevgili okurlarım; Transfer süresinin bitmesini bekledim ve arz ettim. Misimoviç ve İnsua transfer edilmeseydi yazım da bu kadar güçlü olmazdı.
Takdir okuyucularımın.
Galatasaray transferde UEFA’nın denk bütçe prensibiyle hareket etti ve başardı.
Tut kelin perçeminden vur yere… Şimdi bütün bu yazdıklarımdan sonra, Ardaki 10 puan farka rağmen; Fenerbahçe ne şampiyonlar Ligi’ne girebildi ne (UEFA) Avrupa Kupası’na katılabildi. İkisinden de ne yazık ki elendi. Galatasaray gibi. Demek aradaki 10 puan fark sadece yurt içi mastürbasyon! Ama UEFA Kupası Avrupa’da gerçek orgazm! (Affedin beni… Bunu görmek istemeyenler var…)
Şimdi hepinize bir soru soruyorum; Geçen yıl Turkcell Süper Ligi’ni 2. sırada bitiren Fenerbahçe ile 3. sırada bitiren Galatasaray’ın arasında 10 puan fark var diye ter ter tepinen ve Galatasaray’ı transfer döneminde transfer yapamıyor diye yerden yere vuran medyanın sulu zırtlak kıskançlarının, Fener’in de Avrupa’nın iki kantarından düşmesiyle acaba yüzleri kızardı mı?
Transfere gelince; Galatasaray bütçeyi aşmadan, sarsmadan en az rakipleri kadar kaliteli transfer yaptı. Elinde tartışmalı futbolcusu hiç kalmadı. Hocası Rijkaard’la devam etti… Galatasaray doğruyu yaptı.
Bunun için mi Galatasaray haksız eleştirilere muhatap oldu. Tut kelin perçeminden vur yere!
Sizlere sesleniyorum aziz okuyucularım; Şaklabanlarla Doğrucu Davutları ayırın lütfen…