Geri
İleri  

Savunmayla kazandık

Basketbolda Dünya Şampiyonası başladı ve bir basketbolsever için unutulmaz günler oluyor.

Basketbolda Dünya Şampiyonası başladı ve bir basketbolsever için unutulmaz günler oluyor. Tabii bizim için ilk aşamada önemli olan A Milli Takımımızın maçları ve şampiyonada ne yapacağı. İlk gün zayıf bir takım olan Fildişi maçı bizim için iyi bir antrenman olmaktan öteye gidemedi ama Rusya maçı takımımız hakkında fikir sahibi olmamızı sağladı. Rusya Kirilenko'dan yoksun kadrosuyla hazırlandığı turnuvaya kısa süre kala kilit oyuncusu Khryapa'yı da kaybetti. Hatta David Blatt "O olmadan ne yapacağım bilemiyorum" diyerek ne kadar önemli bir katkı sağladığını ifade etti. Ama 2007 Avrupa Şampiyonu Rusya her zaman dikkat edilmesi gereken ve özellikle sert oyununuyla bizi yıldırabilecek bir rakipti.

Maça iyi başlamasak da Tanjeviç Rusya'nın zayıf yönünü bulmakta gecikmedi. Alan savunmasına karşı hücum edemeyen Rusya 2. periyotda adeta çembere bile bakamadı. Tabii ki maça başladığımız beşin değişip Sinan ve Kerem Gönlüm'ün oyuna girmesi bu alan savunmasının iyi yapılmasını sağladı. Bu arada bulduğumuz fark maçı bize getirdi. Hidayet'in Fildişi maçındaki tutuk oyunu Rusya maçının ilk yarısında sürünce zaten hücumda dış adam olarak fazla alternatifimiz olmadığı için "eyvah" dedik ama 7'de 0 atarak maça başlayan Hido sonradan toparlandı ve her zaman olduğu gibi son toplarda liderlik vasfını göstererek zorlanmadan maçı kazanmamızı sağladı. Hido'ya bütün takımlar ekstra yardım getirerek savunma yapıyorlar ve onun üzerinde inanılmaz bir baskı oluyor. Bu ortamda oynamak kolay değil ama bunu başaracağını bize gösterdi.

Uzun yıllar 1 ve 2 numarası bol uzunu olmayan bir ülke olarak pivot sıkıntısı çektikten sonra şimdi o bölgede fazla oyuncumuzun olması ve gerçek bir 2 numaramızın olmaması şaşırtıcı. Ömer Aşık kibir yüzünden oynamadığı bir sezondan sonra bu performansı gösteriyorsa ayakta alkışlanmalı. Alpella'da oynarken "neden Fenerbahçe'ye almıyorsunuz" diye yöneticilerle tartıştığım Ömer bence Avrupa'nın en iyi 5 uzunundan birisi.

Topu pota altına indirdiğimiz zaman Ömer Aşık ve Semih mutlaka oradan ekmek çıkardı. Bunu da sayı atamadığı dönemlerde en iyi Hido yaptı. Bu maçta takımdaki kazanma arzusu ve yardımlaşma mükemmeldi. Kendi evimizde daha motive olarak oynamamız normal ama iş biraz zora girince panik yapmamalıyız.

Rusya'yı sert oynayarak ve iyi savunma yaparak yenebilirdik. Öyle de yaptık. Tanjevic'in 4 uzunla oynama sevdası inşallah bir yerde tekrar hortlamaz ve bu şekilde gideriz. Ben takımı çok beğendim ve Yunanistan maçına umutla bakıyorum. Yunanlılar Çin ve Porto Riko maçlarını zor kazandılar ve özellikle hücumda sıkıntı yaşıyorlar. Ama bu maçlarda cezalı olan Fotsis ve Sofo yoktu bize karşı ise oynayacaklar. Aynı savunmamızla ve sertliğimizle maçı kazanabiliriz. Umarım o maçta dış atııclar da karavana atmaya başlamaz.

Son bir not da maçı anlatan arkadaşa: Şovenistlik yaparak maç anlatma devri biteli çok oldu. Maçı anlatmaktan daha çok hakem kararlarını tartışmak bu maç milli maç bile olsa sıkıntı veriyor. Her düdükte hakem hatalı, her kararda hakem taraf tutuyor diye düşünmek biraz paranoyakça. Yunanistan maçı öncesi "Yunanlılar 2 maçı da nasıl kazandı gördük" diyen maçın sonunda rüzgarları anlatan bir adam o maçta neler yapar düşünemiyorum.

Tamam hepimiz tarafız, hepimiz kazanmak istiyoruz ama hiçbirimiz kör değiliz. Sen maçı anlat NCAA ve NBA'den bilgiler vermeye devam et. Zaten o meşhur Fransız hakem de mesleği bıraktı maç satacak kimse kalmadı. Müessese takımlarına yaranmak için her fırsatta hakemi kötüleme ve rakibi yerin dibine batırma işi çok şükür 2010 yılına kalmadı. Artık bizi 1990'lı yıllara döndürmeye kalkma.

✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator