Geri
İleri  

Tek gördüğünüz meşin yuvarlaksa

Sporx.com yazarlarından Osman Bulugil, çok farklı bir futbol yazısıyla karşınızda...

“Sadece futboldan anlayan, futboldan da anlamaz.”
L. C. Menotti

Spor, toplumsal rızanın sağlandığı, egemen ideolojilerin üretildiği bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Sporun işe dönüşmesini özellikle futbolun endüstrileşmesi süreciyle ortaya koyabiliriz. Futbol, birçok organizasyonu (Dünya kupası, Şampiyonlar Ligi vb) ile bir çeşit totem haline getirilmiş ve medyanın yönlendirdiği bu futbol algısı, oynamayı değil seyretmeyi/tüketmeyi ön plana çıkarıyor. Böylece de izleyenlerin edilgenleşmesine aracı oluyor.

Futbol aracılığıyla kişiler, kendilerini kurumlarına ait hissedebiliyor ve enerjilerini dışa vurabiliyor. Bu yönüyle futbol sadece tüketimin yeniden üretilmesiyle değil, kolektif aidiyet duygusuyla bireyleri ortak paydada birleştirme, toplumda kanaatler üretmek suretiyle de ne kadar ideolojik bir işlevi olduğunu görebiliyoruz. Aynı zamanda futbolun politikayla hiçbir ilişkisinin olmadığı anlayışının öne çıkartılması bile futbolun ne kadar önemli bir ideolojik işlevi olduğunu gösteriyor.

Toplumsal yaşamın içinde olmasına rağmen sanki yaşamın, politikanın dışında bir alanmış gibi gösterilen futbol, yaşadığımız toplumun tam da küçük bir minyatürünü sunuyor. Medya ile futbolun bu şekilde toplumdan bağımsızmış gibi aktarımı yoluyla egemen iktidar ilişkilerinin görmezden gelinmesi ve bunun yeniden üretilmesine hizmet ediyor.

Futbolun endüstrileşmesinde televizyonla evliliğine ayrıca vurgulamak gerekiyor. Futbol'un şimdiye vurgu yapması ve bir sonraki (turnuva, maç, sezon vb.) ile yeniden üretilmesi artık futbolun medya yolu ile metalaştırılıp tüketildiği gösteriyor.

Endüstriyel futbolda statların yeniden inşası (organize edilmesi, düzenlenmesi) tüketimin yeniden üretilmesinin mekansal bir görünümünü sunuyor. Bugünün futbolunda modern statlar olarak sunulan mekanlarda dönüşümün önemli bir ayağını da UEFA standartları oluşturuyor. Bu standartlar içinde de otoparklarla ilgili bölüm dikkat çekici. Statlarda bir yönüyle otopark zorunluluğu, sınıfsal uçurumun hissedildiği mekanlar olarak toplumsal yaşama yansırken aynı zamanda onu yansıtıyor. Bugünün stadyumları futbolun işçi sınıfının elinden nasıl kaydığının mekansal görünümü olarak karşımıza çıkıyor. Stada gittiğinizde artık sahadaki oyuncunun formasının reklamlarla kaplandığını (isimler numaranın altına geçiyor, reklamlar üstte yer alıyor) görüyorsunuz.

Egemen ideolojilerin üretilmesi ve toplumsal meşrulaştırma sürecinin gerçekleştiği bir inşa süreci olarak futbolla ilgili olarak yazımızı Nelson Rodriques'in sözüyle bitirelim: “Tek gördüğünüz topsa hiçbir şey görmüyorsunuz demektir”.  


http://twitter.com/osmanbulugil

✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator