Fenerbahçe'yi gerçek bir spor kulübü yapan Aziz Yıldırım bu konuda rakiplerine bayağı fark atmayı başardı.
Abone Ol
Fenerbahçe Ülker basketbolda son 4 sezonda 3. şampiyonluğuna ulaştı ve taraftarlarını bir kez daha sevindirdi. Her şeyden önce şunu söyleyelim bu şampiyonluğu sonuna kadar hak ettiler. Geçen sezon ilginç bir şekilde kaçan şampiyonluk ve sonrasında yaşanan olaylar basketbolseverleri üzmüştü. Ama son maçta sahaya girenler kadar sonrasında çıkan doping olayının da ayıplanması ve eleştirilmesi gerekiyordu. O olayı sadece Kerem Gönlüm'e yıkmak biraz insafsızlık olur. 4'te 4 yapamamak belki üzücü ama o kaçan şampiyonluğun nasıl kaçtığını bilince Fenerbahçeliler biraz olsun teselli buluyor.
Bu sezon basketbol ve voleybolda rakiplerine ezici üstünlük sağlayan Fenerbahçe kadınlarda ve erkeklerde şampiyonluğu kimseye kaptırmadı. Geçen yazımda söylediğim gibi Fenerbahçe'yi gerçek bir spor kulübü yapan Aziz Yıldırım bu konuda rakiplerine bayağı fark atmayı başardı. Bu başarılar Türk Sporu açısından da çok önemli çünkü Fenerbahçe'nin başarısını görenler daha önce yatırım yapmadıkları veya az yatırım yaptıkları dallara ciddi şekilde yatırım yapmaya başladılar. Galatasaray'ın Medical Park ile yaptığı anlaşma buna en güzel örnek. Geçmişte tam tersi olmuştu aslında; Türkiye'de kadın basketbolu Galatasaray ile başlamış ve Faruk Süren'in kişisel çabasıyla kurulan takım 9 kez şampiyon olmuştu. Bu olay Fenerbahçe'yi de harekete geçirerek olayın bugünkü duruma gelmesine yol açtı.
Futbolda hem ligde hem kupada son maça kadar gelen ama son hamleyi yapamayan takımı başarısız görmek de bence doğru değil. Bursaspor sonuna kadar hak ederek şampiyon oldu ama girdiği inanılmaz pozisyonlardan birini gole çevirse Fenerbahçe yere göğe koyulamayacaktı. Başarı sadece şampiyonlukla sadece kupayla gelmez. Başarı ve büyüklük o kulübün her anlamda büyük olmasıyla ilgilidir.
Dönelim basketbola, Fenerbahçe Ülker bu sezon hem ligi hem de Türkiye Kupasını kazanarak büyük bir iş başardı. Üstelik antrenörü sezon ortasında hastalanarak takımı bırakmasına rağmen. Sezon başında inanılmaz transferler yapan ve hem daha fazla para harcayan hem de kağıt üstünde daha kaliteli kadro kuran Efes Pilsen favori gösteriliyordu. Efes bu kadronun hakkını sezon boyunca veremedi ve takım olmayı bir türlü başaramadı. Bunda Ergin Ataman'ın takımla olan ilişkisinin bozuk olmasının payı büyük. Oyundan çıkan yıldızıyla tartışan, NBA'den gelen diğer yıldızını oynatmayarak küstüren Ataman takıma sahip olamadı ve disiplin sağlayamadı.
Fenerbahçe ise sezon ortasında yaptığı Ukiç transferiyle bir boşluğu doldurdu ve final serisinde bu transferin ne kadar doğru olduğu bir kez daha görüldü. Aslında şampiyonluğu getiren isimler ne Ukiç ne de Greer gibi yıldızlardı. Şampiyonluğu yürekleriyle oynayan ve takımdaki buzdağlarını bile yerlere atlayacak kadar motive eden oyuncular getirdi. Ömer Onan, Mirsad Türkcan ve tabii ki Trence Kinsey. Bu kaybetmeye tahammülü olmayan 3 adam diğer arkadaşlarına da hırs aşılayarak takımı bir ateş topuna dönüştürdü. Son maçta ısınmak için sahaya çıktıklarında yüzlerindeki ifade zaten maçın bittiğini ve şampiyonun kim olduğunu bizlere gösteriyordu.
Basketbol gibi sporlarda takımın uyumu ve motivasyonu çok önemlidir. Fenerbahçe Ülker bu birlikteliği sağlamayı başardı ve bütün sezon kendilerini yalnız bırakan taraftarların da son maçlara teşrif etmesiyle daha da güçlendi. Kimse alınmasın kızmasın, bütün sezon böyle bir takımı Eurolig maçları dahil tek başına bırakmak Fenerbahçe seyircisine yakışmadı. Neyse belki Ataşehir'deki salon bitince her maçı dolu tribünlere oynamaya başlarlar.
Şampiyonlukta en büyük pay belki de Ertuğrul Erdoğan'a gelmeli. Tanjevic'in ayrılmasından sonra takımın başına geçen Erdoğan verdiği doğru kararlar, oyun içindeki yerinde hamleleri ve her şeyden önemlisi mütevazi kişiliği ve sağlam duruşuyla örnek alınacak bir teknik adam portresi çizdi. Umarım bu “adam gibi adam” hak ettiği şekilde görevine devam eder.
Son bir alkış da Damir için. 41 yaşında hala gerek olduğu zaman sahaya giren ve maç kazandıran bu büyük sporcu artık vedaya hazırlanıyor. Fenerbahçe ona bugüne kadar görülmemiş bir jübile yapmalı ve salon tıklım tıklım dolmalı. Bu gerçek yıldıza basketbola kattıkları için teşekkürler.
Gelecek sezon Fenerbahçe'nin kadınlardaki maçları da bence Abdi İpekçi'de oynanmalı. Taurasi'li bir kadroya Caferağa dar gelir benden söylemesi.