Galatasaray'ın yeni transferi Aleksey Batrakov, Rusya Milli Takımı kampında Sport-Express'e konuştu.
Sport-Express muhabirleri, Rus futbolcuyla Novogorsk'taki milli takım kampında bir araya gelirken Batrakov'a Türkiye'ye adaptasyonu, Galatasaray'daki yıldız futbolcularla ilişkileri, Şampiyonlar Ligi'ndeki Barcelona maçı ve kariyerindeki yeni hedefleri hakkında sorular yöneltti.
"KARPİN, 'NASIL GİDİYOR TÜRK?' DİYE SORDU"
Rusya Milli Takımı'na Galatasaray oyuncusu olarak ilk kez gelen Batrakov, kamptaki karşılanışıyla ilgili "Bu beklenen bir şeydi. Her şey iyi niyetliydi. Transferim için tebrik ettiler. Milli takımda her şey harika, atmosfer çok güzel. Rusya'ya döndüğüm için mutluyum. Sonuçta hayatımın tamamını burada geçirdim. Bu nedenle sadece bir ay içerisinde bile hem milli takımı hem de Moskova'yı özlediğimi fark ettim." dedi.
Eski Lokomotiv takım arkadaşlarının İstanbul'dan kendisinden yaptırım ürünleri getirmesini isteyip istemediği sorulan Batrakov, "Sadece Galatasaray formaları. Yaptırım ürünleri konusu henüz açılmadı, sanırım henüz beni çözemediler. Daha sonra, ben alıştıktan sonra bunu kullanmaya başlayacaklarını düşünüyorum." ifadelerini kullandı.
Galatasaray'a transferinin ardından milli takımda farklı bir statü hissedip hissetmediği sorulan genç futbolcu, "Henüz olağanüstü bir şey yapmadım, sadece Türkiye'ye transfer oldum. Olağan dışı bir şey yok. Birilerinin 'Neden? Burası ilk 5 ligden biri değil' diye düşündüğünü biliyorum. Birileri de benim adıma mutlu. Ama tekrar söylüyorum, henüz hiçbir şey kanıtlamadım. Sadece geldim, adapte oluyorum ve mümkün olduğunca çabuk kendi futbolumu göstermeye çalışacağım." diye konuştu.
Transferiyle ilgili olumsuz yorumlara nasıl tepki verdiğini anlatan Batrakov, "Dürüst olmak gerekirse hiç umurumda değil. Bu benim kararım, benim futbol yolum. Önemli olan mutlu olmam. Herkesin kendi görüşü var." dedi.
"RUSYA PREMIER LİGİ ŞU ANDA GELİŞMİYOR"
Rus futbolcuların RPL'de kalmasını ve ligin seviyesini yükseltmesini isteyenleri anlayıp anlamadığı sorulan Batrakov, "Bu görüşün var olma hakkı var. Ancak mevcut durumda ne yazık ki şampiyona gelişmiyor. Deneyimlerinden faydalanabileceğiniz yıldız oyuncular yok, Avrupa turnuvaları yok. Yine de RPL'yi izlemenin ilginç olmasını isteyenlerin bakış açısını ele alırsak, onların pozisyonu anlaşılabilir. Ama ne kadar insan varsa o kadar da fikir var." ifadelerini kullandı.
Batrakov, Arsen Zakharyan'ın Real Sociedad'a transfer olduktan sonra adaptasyon süreci nedeniyle milli takıma çağrılmaması gibi bir durumun kendisi için yaşanıp yaşanmadığı sorusuna "Hayır. Geniş kadroyu, ardından nihai listeyi gördüm ve geldim. Arsen ile karşılaştırırsak, benim için en azından daha kolay olduğunu düşünüyorum. İstanbul'dan Moskova'ya direkt uçuş var. Arsen'in İspanya'dan aktarmalı uçması daha zor. Milli takımda oynamaktan ve ülkemizin bayrağını savunmaktan mutluyum. Hiç şüphem yoktu." yanıtını verdi.
Valeri Karpin'in transferine tepkisini de anlatan Batrakov, "Ayrı bir konuşma olmadı. Kampa geldiğimde karşılaştık. Bana, 'Nasıl gidiyor Türk?' diye sordu." dedi.
"OSIMHEN'İN SAKATLIĞI VAR"
Rusya Milli Takımı'nın Namibia, İran ve Nijerya ile oynayacağı maçlar hakkında da konuşan Batrakov, özellikle İran ve Nijerya'nın dikkat çekici rakipler olduğunu söyledi.
İran'ın 2026 Dünya Kupası'na katıldığını hatırlatan Batrakov, "İyi bir milli takım. Daha önce de onlarla oynadık. İlginç bir rakip." dedi.
Nijerya hakkında ise "Doğru anlıyorsam Osimhen kesinlikle gelmeyecek, birçok yıldız da gelmeyecek. Ancak biz bu gerçekler içerisinde yaşıyoruz ve kimseye göre kendimizi ayarlamıyoruz. Daha çok kendimiz üzerinde çalışıyor ve bir gün resmi turnuvalara taşımak istediğimiz antrenmanları yapıyoruz." ifadelerini kullandı.
"Osimhen'i Nijni Novgorod'a davet etmedin mi?" sorusuna Batrakov, "Hayır, onun sakatlığı var. Galatasaray'ın son iki maçında da oynamadı. İyileşmesi gerekiyor." cevabını verdi.
"TÜRKİYE'DE FUTBOL KÜLTÜRÜ VAR"
Galatasaray'a transferi sırasında yaşadığı karşılamanın kendisi için oldukça farklı olduğunu belirten Batrakov, taraftarların havalimanındaki ilgisiyle ilgili "Kulüpteki insanlar bana bunun gelenek olduğunu söylediler. Zor değildi, beş saniyede öğrendim. Türkiye'de futbol kültürü var, insanlar bu sporla yaşıyor. Kimin geldiği onlar için önemli değil. Bizdekinden farklı. Futbolla yanıp tutuşuyorlar. Daha önce böyle bir şey görmemiştim. Bu yüzden hâlâ alışmaya çalışıyorum." dedi.
Bu ilginin kendisini korkutup korkutmadığı sorulan Batrakov, "Daha çok şaşırtıcıydı. 15 yıl boyunca tek bir kulüpte, tek bir sistemde kaldım. Değişimler her zaman insanı düşündürüyor. Burada ise sadece başka bir takıma ve yeni bir şehre değil, başka bir ülkedeki kulübe transfer oldum. Her açıdan heyecan vardı ancak bu hızla geçti. Hemen antrenmanlara başladım, alışmak için fazla zaman yoktu." ifadelerini kullandı.
Galatasaray'a gelen tüm yeni transferlerin benzer şekilde karşılanıp karşılanmadığını araştırdığını belirten Batrakov, "Sosyal medyaya bakarsanız neredeyse herkesin böyle karşılandığını görüyorsunuz. Sadece Galatasaray'da da değil, Türkiye'nin önde gelen tüm kulüplerinde böyle. İnsanlar bununla yaşıyor. Bana göre birçok insan için bir hafta, maça gidip karşılaşmayı izlemek üzere maçtan maça geçiyor. Daha önce böyle bir şey görmedim. Buna alışmam gerekiyor çünkü atmosfer tarif edilemez." diye konuştu.
İstanbul'da şapka ve gözlük olmadan dolaşmanın zor olup olmadığı sorulan Batrakov, "Süpermarkete rahatlıkla gidebilirsiniz, hatta muhtemelen şapkasız bile. Şehirde yürüyüşe veya restorana giderseniz işler daha zor. Türkiye'de her şey farklı. Rusya'da yürüyüşe çıktığımda haftada en fazla bir kez biri benimle fotoğraf çektirir." dedi.
Bu ilgiden rahatsız olup olmadığı sorulan Batrakov, "Beni tanıdıklarında mutlu olduğumu söyleyemem. Artık bu sadece iş gibi, alışkanlık haline geldi. Olağanüstü bir şey değil." ifadelerini kullandı.
"LEAO, TORREIRA VE OSIMHEN 'HER ZAMAN ARAYABİLİRSİN' DEDİ"
Galatasaray'daki takım arkadaşlarıyla ilişkilerinden de bahseden Batrakov, takımın kendisini şaşırttığını söyledi.
"Genel olarak takım beni olumlu anlamda şaşırttı. Herkesin yıldız olduğunu, kapalı ve kibirli olacağını düşünüyordum. Aslında iyi anlamda şok oldum. Herkes açık, destek oluyor ve tavsiyeler veriyor. İlk olarak tesislerde Lucas Torreira ile selamlaştım. Hemen, 'Bir şeye ihtiyacın olursa istediğin zaman ara, yaz, yardım ederim' dedi. Takımın neredeyse tamamı da böyle."
Rafael Leao'nun kendisinden daha sonra Galatasaray'a katılmasına rağmen benzer şekilde destek verdiğini belirten Batrakov, "Ben Galatasaray'da Leao'dan daha uzun süredir bulunuyorum ancak o bile bir şeye ihtiyacım olursa kendisine başvurabileceğimi söyledi. Bunun yurtdışındaki ilk transferim ve ilk deneyimim olduğunu anlıyor. Osimhen de aynı şekilde." dedi.
"Bu yıldızlar aslında oldukça mütevazı insanlar çıktı" yorumuna Batrakov, "Evet. Dışarıdan bakınca kendilerini çok yüksek gördükleri düşünülebilir. Ama günlük hayatta hepsi çok hoş insanlar, herkesle konuşabilirsiniz." yanıtını verdi.
Galatasaraylı oyuncuların Moskova ve Rusya hakkında konuştuklarını da belirten Batrakov, "Moskova hakkında birçok kişi harika bir şehir olduğunu söyledi. Bazıları orada bulunmuş, bazıları sadece duymuş ama herkes olumlu konuştu." dedi.
"TÜRKİYE'DEKİ STATLARDA NE OLDUĞUNU ANLAMAK İÇİN ORADA OLMAK GEREKİYOR"
Galatasaray'daki başlangıcını değerlendiren Batrakov, "Her zaman daha iyi olabileceğini söylüyorum, sahada ne yaptığımdan bağımsız olarak. Elbette gol atmak isterdim. Fırsatlar oldu. Birileri bunun kolay olduğunu söyleyebilir ancak tekrar söyleyeceğim; yeni bir ortama geldim, sadece dört antrenman yaptım ve hemen sahaya çıktım. Kamp dönemi olmadı. Zor olacağını biliyordum." ifadelerini kullandı.
Özellikle Türkiye'deki atmosferi anlamasının zaman aldığını söyleyen Batrakov, "Öncelikle atmosfere alışıyorum. Türkiye'deki maçlarda ne olduğunu orada bulunmamış bir insan anlayamaz. Bana daha önce anlatıyorlardı. Ancak içine girdiğinizde..." dedi.
İlk maçındaki bir anı anlatan Batrakov, "İlk maçımda 65 bin kişinin aynı anda gürültü çıkarmaya başladığı anı çok net hatırlıyorum. O anda, ne yazık ki bir oyuncu olarak Rusya'daki gerçek taraftar hareketini göremediğimi anladım. Bu durum heyecanı etkiliyor. Buna da alışmam gerekiyor. Ancak her maçla birlikte kendime daha fazla güveniyor ve sakinleşiyorum." diye konuştu.
Yedek kulübesinde atmosferin daha fazla hissedildiğini söyleyen Batrakov, "Yedek kulübesindeyken ıslıkları ve tezahüratları çok daha fazla duyuyorsunuz. Sahada ise adrenalin tavan yaptığı için bunu hissetmiyorsunuz. Ancak birbirinize talimat vermek zor, hiçbir şey duyulmuyor. Rusya'da bazen rakip teknik direktörün ne bağırdığını bile anlayabiliyordum." dedi.
"TÜRKİYE'DE DAHA HIZLI DÜŞÜNMENİZ GEREKİYOR"
Türkiye ile Rusya arasındaki tempo farkını da değerlendiren Batrakov, "Evet. En azından takım arkadaşlarının seviyesinden dolayı. Örneğin Rusya'da savunma yaparken bazen biraz dinlenebilir, nefes alabilir ve yeniden pozisyon alabilirdim. Türkiye'de bunu yapamıyorsunuz. Hücumda daha hızlı açılmanız, düşünmeniz ve savunmaya dönmeniz gerekiyor. Bunun içinde biraz pişmek, antrenman yapmak ve alışmak gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Fiziksel olarak eksikleri olduğu yönündeki yorumlara ise "Fizik açısından Rusya'da da gelişmem gerektiğini biliyordum. Bu nedenle hiçbir şey değişmedi, salonda çalışıyorum. Her durumda bu noktaları futbol zekam ve oyun anlayışımla telafi etmeye çalışıyorum." yanıtını verdi.
Sané'nin fiziksel durumuna şaşırıp şaşırmadığı sorulan Batrakov, "Aslında tüm oyuncuların fiziksel durumunu ve vücutlarını belirtmek isterim. Hepsi profesyonel. Farklı bir düşünce yapısı, yaklaşım ve salonda çalışma biçimi var. Her şey farklı. Çoğunun kişisel antrenörü var." dedi.
"LEAO'NUN İLK ADIM HIZI ÇILGINCA"
Leao ve Sané'nin hızlarıyla ilgili de konuşan Batrakov, Portekizli yıldızla yaşadığı bir anı anlattı:
"Aradaki fark görülüyor. Bu tür eksikleri futbol zekası ve pozisyon seçimiyle telafi etmeniz gerekiyor. Leao geldiğinde ilk antrenmanda bire bir kaldık. Rafael'in topu bana dönük şekilde aldığında şansımın çok az olduğunu anladım. İlk adım hızı çılgınca. O kadar hızlı patlıyor ki hiçbir şey yapamıyorsunuz. Daha doğrusu ben yapamıyorum; Sané muhtemelen yetişir. Ama diğer oyuncular için de ona karşı oynamak zor. Sadece önceden davranmaya çalışabilirsiniz. Böyle futbolculara boşluk vermemelisiniz."
Leao ile ilk gününde Milan dönemini de konuştuklarını belirten Batrakov, "İlk gün konuşmuştuk. Ona Aralık 2024'te Milano'ya gittiğimi ve Şampiyonlar Ligi'ndeki maçını izlediğimi anlattım. O zaman Milan, Kızılyıldız'ı yendi ve Leao gol attı. Bana 'Harika!' dedi. Güldük. Ayrıca Milan'da Şampiyonlar Ligi'nin olmadığı dönemin kendisi için zor olduğunu söyledi. Orada oynamayı gerçekten çok istiyor." ifadelerini kullandı.
"BELKİ BARCELONA'YA GOL ATARIM"
Şampiyonlar Ligi müziğini ilk kez duyduğu anı anlatan Batrakov, yaşadığı duyguyu şöyle aktardı:
"Tüylerim diken diken oldu. Şimdi bile size anlatırken yeniden aynı şeyi hissediyorum. Ayakta duruyorum, Şampiyonlar Ligi marşı çalıyor. Ailemi görüyorum, neredeyse gözleri dolacak. Maça odaklanmam gerekiyordu ama o anda hayalimin gerçekleştiğini ve en önemli insanlarımın yanımda olduğunu fark ettim. Hayalim gerçekleştiğinde onlar da mutluydu. Ağlamamak için gözlerimi ailemden çevirdim. Yanımda Jacobs duruyordu, formamdaki 'ilk maç' armasını fark etti. Bunu konuştuk. Muhtemelen yaşadıklarımı da fark etti, bana bakıp 'Tadını çıkar' dedi. Ben de 'Evet kardeşim' dedim."
Sporting maçını da değerlendiren Batrakov, rakibin ilk yarıda olağanüstü bir şey yaratmadığını söyledi.
"İlk yarıda olağanüstü bir şey yaratmadılar. Sadece benim koşmaya karar verdiğim pozisyon vardı. Aslında benim oyuncum değildi. Ancak boştu ve ben genel olarak savunmaya yardım etmeye çalışıyorum, Rusya'da da bunu yapıyordum. Yıldızlar öyle denk geldi ki oraya kadar koştum ve top öyle sekti ki bundan sonra ya penaltı ya da gol olacaktı. Elbette mükemmel vurdu. Demek ki böyle olması gerekiyormuş. Tabii ki üzüldüm."
Barcelona ile oynanacak maç hakkında ise Batrakov, "Bir sonraki maç Barcelona ile. Eminim ilginç olacak. Ama dürüst olmak gerekirse henüz detaylı olarak düşünmedim. Gereksiz yere endişelenmek istemiyorum." dedi.
Savunmada bu tür pozisyonların yaşanmaması için daha az ileri çıkmasının gerekip gerekmediği sorulan Batrakov, "Hayır, bu futbol. Gollerden, asistlerden ve hatalardan oluşuyor. Sadece böyle gelişti." yanıtını verdi.
"OSIMHEN BENİM ASİSTİMDEN ATAMADI"
Sporting maçında yaptığı hareketlerin kendisine güven verdiğini belirten Batrakov, "Her böyle hareket özgüven kazandırıyor. Normal bir pas olan o asist bile. Başakşehir maçında Osimhen yüzde yüzlük pozisyonu kaçırdığı için üzgündüm. Böyle pozisyonların dokuzunu onunda gole çevirir! Ama bunu benim pasımdan sonra yapamadı. O zaman atsaydı belki daha erken özgüven kazanırdım. Çünkü her şey başarılı hareketlerden geliyor." dedi.
Batrakov, "Asist yaptığım için videoyu 20 kez izleyip nasıl durumda olduğumu düşünmedim. Ama başarılı bir hareket yapmış olmanın kendisi güven veriyor. Ondan önce korner ortalarım pek iyi gitmiyordu, sonrasında giderek daha iyi olmaya başladı. Gol atabilirdik. Ben de atabilirdim, Leao bir pozisyonda topu bıraksaydı." ifadelerini kullandı.
Smolov'un Celta Vigo formasıyla Barcelona ve Real Madrid'e gol attığının hatırlatılması üzerine Batrakov, "Belki ben de Barcelona'ya gol atarım. Ama sadece büyük takımlara gol atmak istemiyorum. Zamanla her şey gelecek. Ailemle konuştuk, ilk maçta gol atsam elbette harika olurdu ama belki de bu duyguyu biraz uzatmak istiyorum. Her şey bir anda olmasın. Dürüst olmak gerekirse şu anda sadece hayatın tadını çıkarıyor ve her anın değerini biliyorum. Her şey çok güzel." diye konuştu.
Kocaelispor maçında yaşadığı taraftar deneyimini de anlatan Batrakov, "Yakında bu heyecanların geçeceğini biliyorum ama şu anda heyecan verici. Kocaelispor maçında 38. dakikada ısınmaya gittim. Isınma alanına koştuğumda stat adeta patladı! Messi'nin Camp Nou'da oyuna girmek için hazırlanmaya başladığında yaşanan anın videosu gibi. Hayatımda hiç böyle bir şey hissetmedim. İkinci yarıda üzerimi değiştirmek ve sahaya çıkmak için gittiğimde stat yine patladı. İnanılmaz. Bu anları daha sonra gülümseyerek hatırlayacağım." dedi.
Son maçlarda yedek başlamasının kendisini nasıl etkilediği sorulan Batrakov, "Dürüst olmak gerekirse tamamen sakinim, kafama takmıyorum. Nereye gittiğimi ve ilk 11'deki yerin garanti olmadığını biliyordum. Her şey sadece bana bağlı. Kötü antrenman yaparsam oynamam. Ama her antrenmanda maçlardaki gibi çalışmaya gayret ediyorum. Sahada bana verilen süre önemli değil; 60 dakika da olabilir, son maçtaki gibi 30 dakika da. Yine sahaya çıkıp takıma fayda sağlamaya çalışacağım. Gelişmem gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"EŞİM AVRUPA FUTBOLUNDA AİLEMİZİN EN İYİSİ"
Yaz döneminde evlenip başka bir ülkeye taşınan Batrakov, aile hayatına Rusya dışında başlayacağını daha önce düşünüp düşünmediği sorusuna "O dönemde Galatasaray hakkında henüz konuşmalar yoktu. Sadece PSG vardı ancak transfer konusunda bir konuşma yoktu. Bu nedenle böyle düşüncelerim de yoktu. Psikolojik olarak elbette hazırdım. Şimdi ise mutluyum." cevabını verdi.
Eşi Irina Podshibyakina'nın eski Rusya Milli Takımı futbolcusu olmasının kendisi için avantaj olduğunu belirten Batrakov, "Kesinlikle dezavantaj değil. Her şey kararında. Ne zaman destek olması ve ne zaman bir şey söylemesi gerektiğini biliyor. Birçok açıdan birbirimize benziyoruz. Ben de kendimi eleştiririm. Ne zaman iyi oynadığımı, ne zaman kötü oynadığımı biliyorum. Ira bana bir şey söyleyebilir ve onu dinlerim. Daha önce şaka yaparak onun Şampiyonlar Ligi'nde oynadığını, benim ise oynamadığımı söylerdim. Gerçi şu anda onun hâlâ daha fazla maçı var. Avrupa futbolu konusunda ailemizin lideri o." dedi.
Eşinin İstanbul'a taşınma kararını kendisinin vermediğini vurgulayan Batrakov, "Hayır. Ama bu, benim sadece 'Sen de benimle geliyorsun' demem şeklinde olmadı. Kendisi böyle karar verdi. Bunun için ona çok minnettarım, bu benim için çok değerli. Moskova'da her şeyi bırakıp benimle gelmesini seviyor, sayıyor ve takdir ediyorum. Bu yüzden birlikteyiz." ifadelerini kullandı.
"ÖNCE İNGİLİZCE, SONRA TÜRKÇE"
Batrakov, Matvey Safonov'un Paris'te iki yıl geçirdikten sonra Fransızca röportaj vermesinin ardından kendisinin de Türkçe öğrenmeyi düşünüp düşünmediği sorusuna, "Şimdilik İngilizce öğreniyorum. Çünkü takımda İngilizce seviyesi ortalamanın üzerinde. Kesinlikle benim seviyemden daha yüksek. Birçoğu Avrupa'da 10 yıl oynamış, doğal olarak İngilizceleri ana dilleri gibi. Ben ise Lokomotiv'de 15 yıl geçirdim ve takımda sadece üç yabancı oyuncu vardı. Gerçi Jora Nyamsi sağ olsun, Rusça öğrendi!" dedi.
Okulda İngilizce konusunda başarılı olmadığını belirten Batrakov, "İngilizceyle aram iyi değildi. Bu nedenle son bir yıldır özel öğretmenle dil öğreniyorum. Daha sonra muhtemelen Türkçe öğrenmeye başlayacağım." ifadelerini kullandı.
Teknik direktörün İngilizce talimatlarını anlayıp anlamadığı sorulan Batrakov, "Evet. Futbol dili zaten büyük ölçüde İngilizce kelimeler ve ifadelerden oluşuyor. Bu nedenle oldukça temel şeyler. Sahada iletişim konusunda sorun yok, günlük hayatta bazen zorlanıyorum. Gelişeceğim, bu da benim için bir gelişim noktası." diye konuştu.
Yeni oyuncuların şarkı söylemesi geleneği hakkında da konuşan Batrakov, "Henüz böyle bir şey konuşulmadı. Ama belki L'One veya Ruki Vverh!'ten bir şeyler söylerdim. Şimdilik bilmiyorum." dedi.
İstanbul'u nasıl bulduğu sorulan Batrakov ise, "Beğeniyorum. Ancak gezmeye zaman yok. Çok güzel bir şehir, neredeyse her gün güneş var. Hepimiz güneşe bağlıyız çünkü hava kapalı olduğunda bazen hiçbir şey yapmak istemiyorsunuz. Güneş çıktığında ise her zaman gülümsüyorsunuz." ifadelerini kullandı.
"GOLOVİN 80, HATTA 83 OLMALI"
EA FC'deki reytinginin Aleksandr Golovin'den yüksek olması hakkında da konuşan Batrakov, "Ben EA'nın geliştiricisi değilim. Bana böyle bir reyting verilmesi hoşuma gitti. Ama Galatasaray'a bunun için transfer olmadım. Sorunuza cevap verirsem, bence Sasha daha yüksek bir reytingi hak ediyor. Ona kesinlikle 80 verirdim, hatta belki 83. Şu anda oyun oynamaya da vaktim yok. Takımda herkese birer disk verdiler ama bilgisayarımı ve PlayStation'ımı bile İstanbul'a getirmedim. Şu anda sanal futbola değil, gerçek futbola odaklanıyorum." dedi.
"ŞU ANDA MUTLUYUM, EN ÖNEMLİSİ BU"
Galatasaray'daki ana hedeflerini de açıklayan Batrakov, büyük bir Avrupa kariyerini düşünüp düşünmediği sorusuna şu yanıtı verdi:
"Önceden bir şey söylemeyi veya tahmin etmeyi sevmiyorum. Bazı düşüncelerim var ancak şu anda ilk 11'de kendime yer edinmem, takıma fayda sağlamam, taraftarları mutlu etmem ve kupalar kazanmam gerekiyor. Şampiyonlar Ligi'nde de mümkün olduğunca ilerlemek istiyorum. Bu yüzden önceden bir şey söylemek istemiyorum. Ama kendimi şu anda mutlu olduğumu düşünürken yakalıyorum. En önemlisi de bu."
✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA