Beşiktaş'ta Filipe Luis için ikna seferi!
|| Son güncellemeBeşiktaş'ın teknik direktör adayları arasında Filipe Luis'in ilk sıralarda yer aldığı, alternatif isimler arasında ise Razvan Lucescu'nun bulunduğu öne sürüldü.
Beşiktaş'ın teknik direktör adayları arasında Filipe Luis'in ilk sıralarda yer aldığı, alternatif isimler arasında ise Razvan Lucescu'nun bulunduğu öne sürüldü.
Beşiktaş'ta yeni teknik direktör arayışları hız kazanırken gündeme dikkat çeken bir isim geldi.
Siyah-beyazlıların, teknik adamlık kariyerine hızlı bir giriş yapan Brezilyalı çalıştırıcı Filipe Luis'i listenin ilk sıralarına aldığı öne sürüldü.
A Spor'un haberine göre Beşiktaş'ta Murat Kılıç ve Önder Özen, Filipe Luis ile görüşmeler gerçekleştirmek ve Brezilyalı teknik adamı ikna etmek amacıyla yurt dışına gitti.
Haberde, siyah-beyazlı yönetimin teknik direktör listesinde yalnızca Filipe Luis'in yer almadığı belirtildi. Yönetimin farklı adaylarla da temas kuracağı ve görüşmeler gerçekleştireceği aktarıldı.
LUCESCU DA LİSTEDE
İddiaya göre Brezilyalı teknik adamdan olumsuz bir dönüş gelmesi halinde siyah-beyazlıların alternatif isimler üzerinde yoğunlaşacağı belirtildi. Bu doğrultuda Razvan Lucescu'nun da adaylar arasında yer aldığı ifade edildi.
HEDEF HAZİRAN BAŞI
Beşiktaş yönetiminin teknik direktör konusunu fazla uzatmak istemediği ve bayram sonrasında, haziran ayının başında yeni teknik direktör sürecini sonuçlandırmayı hedeflediği aktarıldı.
"TEKNİK DİREKTÖRLÜK VİRÜSÜNÜ İLK O ZAMAN KAPTIM"
2016 yılında Atletico Madrid forması giyerken Şampiyonlar Ligi'nde Guardiola'nın Bayern Münih'ine karşı oynadıkları maçı anlatan Filipe Luis, taktiksel olarak nasıl büyülendiğini Marca Gazetesi'ne şu sözlerle açıklıyor:
"Kariyerimde yediğim en büyük taktiksel dayak Guardiola'nın Bayern'ine karşıydı. Maçtan sonra doping kontrolüne gittim ve sevinemedim bile.
İçimde öyle bir his vardı ki, Guardiola'nın oyun alanının boyutlarını hile yaparak büyüttüğüne ikna olmuştum. Her şey o kadar uzaktı ki, kalelerine bir türlü yaklaşamıyorduk. Sahada bizden fazlalarmış gibi hissettiriyorlardı.
O maçtan sonra kendi kendime dedim ki: 'Ben bu işi öğrenmek zorundayım.' Sanırım teknik direktörlük virüsünü ilk o zaman kaptım."