Geri
İleri  

El Clasico notları

Sporx.com yazarlarından Kaan Tunçbilek, Copa del Rey çeyrek finalindeki El Clasico derbisini 7 maddeyle kaleme aldı.

Ne maçtı ama! Bu notların çoğunu daha devre bitmeden yazmıştım bile. Çünkü son yılların en akılalmaz ilk yarısıydı herhalde.
 
İki takım son zamanlarda 3. kez, önce Madrid, sonra Barcelona formatında oynuyorlar. Süper Kupa'da, Şampiyonlar Ligi'nde ve şimdi. Sahne hepsinde az çok aynı. Barnabeu'da savunmada kalmayı tercih eden Real (daha doğrus Mourinho), kazanan Barca. Noucamp'ta daha serbest oynayan ve pozisyon bulan Real.
 
1) Mourinho'nun korkusu
Mourinho, Madrid'de hep aynı hataya düşüyor. Kendi seyircisi önünde kaybetme korkusuyla katı savunma yaptırıyor. İlk maçtaki tek senaryo, geride alanı daraltıp kapılan topları Ronaldo'nun önüne atmaktı. Golde işe yaradı. Ancak onun dışında hiçbir hücum performansı göremedik Real'den. Zaten topa sahip olma oranları korkunçtu. 73% Barca, 27% Real.

Kaybedecek birşeyi kalmadığında ise, nasıl olsa Noucamp'ta yenilmek ayıp değil düşüncesiyle, deplasmanda cesur oynatıyor. Bu nedenle önceki 2 eşleşmede de Noucamp'taki maçlar Barnabeu'dakinden çok daha heyecanlı ve zevkliydi.

Mourinho hala da öğrenemedi Barca'ya karşı elindeki bu büyük yıldızları cesur oynatırsa hem prestij hem zafer kazanma şansının daha yüksek olduğunu. Oysa Espanyol sürekli bunu yaparak her sezon en büyük korkuyu yaşatıyor Barcelona'ya.
 
2) Akılalmaz goller
Messi'nin attırdığı gol ve muhteşem pası size birşey hatırlattı mı? 1990 Dünya Kupası 2. turunda Maradona'nın Brezilya'yı eledikleri maçta herkesi üzerine çekip, aradan ters tarafa verdiği pasla Caniggia'ya attırdığı golün birebir aynısıydı.

O karşılaşmada Brezilya'nın tam 4 topu direkten dönmüş, son dakikalarda maç uzatmaya gidecekmiş gibi duruken Maradona sahneye çıkmıştı. En büyük fark ise o golden sonra gözyaşları içinde ekrana gelen Brezilyalı kızın Noucamp'ta olmamasıydı.

Onun dışında Alves ve Benzema'nın golleri de, Mesut'un direkten dönen şutu da olağanüstüydü.

3) Guardiola
Sadece iyi bir teknik adam değil. Bundan fazlası. Kupada rakip Real bile olsa yedek kalecimi oynatacağım duruşuyla müthiş bir kaleci kazandı. Pinto onu mahçup etmedi ve ilk dakikalarda maçın sonucunu belirleyecek kurtarışlar yaptı.

Benzer şekilde, geçen hafta Busquets için sarfettiği övgü dolu sözler, Busquets'in performansını çok yukarılara taşıdı.
 
4) Hakem dağıldı
Öncelikle, Diarra'nın hareketi koyu sarıydı ve -ikinci olacağı için- dolayısıyla kırmızıydı. Hakem bariz şekilde, maçın çığırından çıkmaması için göstermedi kartı. Ancak bir futbolsever olarak, içimden iyi ki de kırmızı çıkarmadı dedim. Yoksa maç o anda biterdi bizim için. Bu kadar heyecanlı bir ikinci yarı izleyemeyebilirdik.

Son saniyelerde faul atışını yaptırmadan oyunu bitirmesi, futbol kurallarına aykırı değil aslında. Ancak teamüllere aykırı. Yıllardır ilk kez böyle bir anda maçı bitiren bir hakem gördüm.
 
5) Ömer Üründül her zamanki gibiydi
Messi'nin ve Fabregas'ın hareketleri kurallardaki kırmızı kart kriterlerine hiç uymadığı halde (ayak yerde, rakip gole gitmiyor) pozisyonların kırmızı bile olabileceğini iddia edip durdu.

Ayrıca Pepe'nin Alexis Sanchez'e yaptığı hareketin nizami olduğunu iddia etmesi de ilginçti. Oysa hareket ceza sahasında olsa tereddütsüz bir faul çalınacaktı.
 
6) Pepe ve Balotelli
Bu gibi oyuncuların ceza almaktan sürekli kurtulması, ya da defalarca rakiplerine kasıtlı zarar verdikleri halde hafif cezalarla kurtulması, futbolun geleceği için endişe verici.

Balotelli'nin bu hafta Parker'ın yüzüne bastığı hareket için verilen 4 maç ceza bana göre çok hafif. Kramponu Parker'ın gözüne gelse (ki hiç gözetmeden bastı) futbol hayatını bitirebilirdi.

Üstelik hakemin bunu cezalandırmaması şampiyonluğu bile etkileyebilecek bir hata oldu. Ancak zaten skandalların hakemi Webb'den bahsediyoruz.
 
7) Mesut Özil
Öylesine parlıyor ki, bu performansı devam ederse Ronaldo'yu gölgede bırakarak Real'in en büyük yıldızı haline gelecek. Ne de olsa Barcelona'lı oyuncuların hakkından onun kadar gelebilen bir oyuncu daha yok Real'de. Buna Ronaldo da dahil.
 
Öte yandan, Benzema'nın neden Higuain'in yedeği olduğunu da anlamış değilim. Çünkü Benzema büyük maçlarda kaleye çok daha yakın ve çok daha bitirici oluyor.


 
Yine çok tartışılacak, çok konuşulacak bir El Classico izledik. Sezon içinde daha kaç kere karşılacaklar, nefesimizi kaç kere kesecekler bilmiyorum, ama Şampiyonlar Ligi'nde finalden önce bir yerlerde karşılaşırlarsa finale çok az sağlam veya cezasız oyuncu kalacak gibi.


✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA
amp-next-page separator