Adnan Sezgin’de ısrar olayı Adnan Polat’ı zorladı, transfer de yapılamayınca sabırlar taştı.
Abone Ol
Önemli bir gündeyiz. Dört takımımız Avrupa kantarında tartılıyor, peşinden Süper Lig’de önemli maçları var. Bilhassa bu akşamdan itibaren Galatasaray’da ya düzlüğe çıkılacak ya işler epey karışacak. Takımların çoğu transferde gecikti. Galatasaray içlerinde en ağır aksak gideni. Verilen sözlerin çoğu askıda kaldı. Baptista en kuvvetli olasılıktı, Emana’da düğümlendiler arada bir çok girişimler de oldu ama bir türlü istenen takviye kuvvetler Galatasaray’a yapılamadı. Mevcut takım iyi isimlerden kurulu ancak önemli mevkilerde güç eksiği var. Rijkaard’ın oynatmak istediği sistem arıza veriyor, çünkü onu işletecek orta alanda ciddi kimlik eksiği var. En az üç ciddi transferle bunlar halledilebilirdi yönetim bir türlü bunu beceremedi. Hal böyle olunca da tepki çekti. Polat yönetiminin görev süresinde sportif başarı ivme kaybetti. Belki kulüp içi yapılanmada bir hayli yol kat edildi ama Rijkaard’a rağmen futbolda işler iyi gitmeyince taraftarın sabrı da tükendi. Ancak bu işler hırsla halledilmez. Sabır en iyi ilaçtır, sabır göstermek için de yönetimin daha gayretli olması gerekir.
Sezgin’de ısrar Polat’ı zorluyor Adnan Sezgin’de ısrar olayı Adnan Polat’ı zorladı, transfer de yapılamayınca sabırlar taştı. Bu tepkilere bir açıklık getireyim; Galatasaray’da sorun sadece Sezgin değil, o yönetimin atadığı bir profesyonel. Yönetimin direktifleri doğrultusunda transfer için çaba sarf ediyor. Kendisine verilen imkan kadar transferi zorluyor. Sezgin’e duyulan nefret yersiz. İmkanlar geniş oldu da Sezgin mi başaramadı. Medya tarafından Sezgin hakkında yazılan çizilenler Galatasaray kulübünün kurumsal kimliğini hırpalıyor buna da Galatasaray camiası suskun kalmaktan öte çanak tutuyor. Adnan Polat’ı devirme planları Adnan Sezgin üzerinden yürütüldükçe tribünler de bu işlere soyununca Galatasaray yara alıyor. Kimse babamın oğlu değil ama hangi takıma bu kabil komplolarla yaklaşılırsa tavrım hiç değişmez aynı olur. Bir kulübün yönetimi Genel Kurul’u tarafından seçilir, yakın geçmişe kadar da seçim biter seçilen başkana ve yönetime bütün camia destek verirdi. Galatasaray seçim sonrası saygın davranışlarıyla prim yapmıştı hep. En kötü şartlarda dahi camianın ileri gelenleri ‘bir çift lafla’ duruma hakim olur, Galatasaraylılar birbirlerine sevgi ve saygılarını sürdürürdü. Şimdilerde yediden yetmişe… Prosedürü ve teamülü bilen bilmeyen kendince ahkam kesiyor. Ben böyle Galatasaray görmedim. Yapılanları şık bulmuyorum.
İstifaların gerekçeleri önemli Her yönetimde anlaşmazlıklar çıkar. Nitekim üç dönem devam eden başkanlık süreçlerinde bile her dönem ayrılanlar ya da seçim öncesi başkanların yönetimlerindeki isimleri değiştirdiği görülmüştür. Bunlar genel kurulların takdirleri doğrultusunda tekrar yollarına devam etmişlerdir. Haldun Üstünel’in istifası şahsi tasarruftur. Kendisi bu konuda istifa dilekçesinin ötesinde hiçbir açıklamada bulunmadı. Yaptığı hizmetler için Haldun kardeşimize teşekkürler ama yönetimler asla bir kişiyle kaim değildir. Onun boşluğu tüzükte belirtildiği gibi yedek üyelerden en fazla oy alanıyla doldurulur. Aslolan seçilmiş üyelerin kişisel husumetlerle görevden vaz geçmesi değil, yönetimlerde kalıp Galatasaray için, onu seçen genel kurul üyeleri için hizmete devamdır. Bunları bilmeyenler için lehte aleyhte atıp tutmalar camiayı yaralar. Bunun hesabı gelecek seçimlerde ve yıllarda sorulur.
Son istifa Cemal Özgörkey’indir. Yeniden yapılanma çerçevesinde birleştirilen şirketlerin devamı açısından yönetimin, Pazarlama A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı’nını üç gün içinde şirketin genel kurulunu yapması istemiyle olmuştur. Cemal Özgörkey bunu başarılı hizmetlerinin kale alınmaması açısından kendisine yapılan bir dayatma olarak görmüş ve istifa etmiştir. Kendisiyle konuştuğumda; ya genel kurul yapacaktım ya da istifa edecektim, ben istifayı tercih ettim demiştir. Amacı da Yönetim’in aldığı karara bireysel tepki olmaması açısındandır. Çünkü genel kurulu toplamadığı takdirde sorun daha da büyüyeceğinden Özgörkey saygın bir davranışla istifa etmiştir. Keza (pazarlama A.Ş.’ye dışarıdan katkı sağlayan) Murat Canaydın da aynı görüşü savunarak istifa etmiştir.
Pazarlama A.Ş.’nin diğer üyeleri de istifa etmek istemiş ama yapılan faaliyetlerde şirketi imzasız bırakmamak için genel kurula kadar görevlerini sürdürmeyi uygun bulmuşlardır. Yani olay medyanın büyüttüğü kadar Galatasaray içinde yaşanan sorunlardan ötürü değil, bir çok kişi tarafından uygunsuz olarak nitelense de yasal gereklilikten dolayıdır. Bu genel kurul birleşmenin getirdiği bir genel kuruldur. Şeklini ben de tartışabilirim, istifa Karpaty maçı sonrası olabilirdi. Daha da şık olurdu. Avrupa’ya giriş arifesinde ağızlara sakız verilmezdi. Ancak bu konuda sorumlu Adnan Polat’tır. Onun zamanlanması da hatalı.
Polat da şöyle diyor; Yeni yapılanmada pazarlama A.Ş. ile İletişim A.Ş. birleştirilecek ve başına başkan geçecektir. Bunun için de genel kurul şarttır. Belki o genel kurulda önceki dönemde başarılı olmuş yöneticiler de tekrar görev alacaktır. Örneğin ; Cemal Özgörkey. Murat Canaydın.
Polat’a tepki çok Başkan Adnan Polat kulüp içi bir genelge yayınlayarak ‘bundan sonra eleman alımlarında başkana danışmadan hiçbir işlem yapılmayacaktır’ deyince tepkiler de büyümüştür. Bir başka söylem de; Adnan Polat’ın Yiğit Şardan’ı tercihle onunla bazı kararları aldığıdır. Bu da yönetim içinde çatlamalara sebep olmuştur.
Keza; Cemal Özgörkey’in gelecek dönemde başkanlığa soyunma arzusunda oluşu, ki bu sadece kaynayan kazandan çıkan fokurdamalardan ibarettir. Sorunları ayyuka çıkarmaktadır. Ali Haşhaş’ın da Galatasaray’a kredi bazında maddi imkanlar sağlamakta olduğu ve onun da ekarte edilir bir hale geldiği Yönetim içinde yaşanan huzursuzluğun bir başka boyutudur. Işın Çelebi ise bu ortamdan uzakta var gücüyle Seyrantepe projesi için çalışmaktadır.
Mehmet Helvacı durum kurtarıcı Galatasaray Yönetiminin bunca derdi arasında Mehmet Helvacı da ortamı ve durumu kurtarmak için dil yordamıylaçaba sarf etmektedir. Ancak kaos yönetimi zordur, ne kadar yumuşak ve saygın cümleler kurarak konuşuyorsan da olayların çok dillenmesi Mehmet Helvacı’nın söylemlerini de etkisiz bırakmaktadır. Galatasaray zor günler yaşıyor. Bunun için de camia yangına körükle gideceği yerde sağduyu ile hareket etmelidir.
Büyük Ağabeyler Cemal Özgörkey’i yemeğe davet etti Özgörkey’in istifasından sonra Galatasaray’da beklenen ve geciken hamle yapıldı. Büyük Ağabeyler Cemal Özgörkey’i yemeğe davet ettiler ve onun açıklamalarını dinlemek istediler. Bu çok olumlu bir davranış. Adım atanlara teşekkür ediyorum. İsim vermek yakışmaz. Galatasaray büyük camiadır, küçük feryatlar yerine köklü çözümler üretir.
Karpaty Lviv maçı kadere tesir eder Bu akşam oynanacak maç çok önemli. Galatasaray bu maçı kazanabilir, turu atlayabilir tek endişem salak gollerin devamıdır. Onun da suçlanacak adresi bireysel hataları yapanlardır. Ya da onları bu hatalara zorlayan takım bütünlüğüdür. Rijkaard’ın taktiği, sisteminden çok geciken transferlerin başa açtığı derttir.
Adnan Polat Yönetiminin en büyük kabahati budur. Futbol ihmal edilmiştir. Sebepleri kimseyi ilgilendirmez. Yönetim şartları oluşturacak ve Rijkaard’ın istediği mevkilere eleman alacaktır. Alamıyorsa birinci derecede sorumlu Adnan Polat’tır. Sonuçlarına katlanır. Beşiktaş, Galatasaray ve diğerleri… Avrupa Kupalarında bu gece en şanslı takım Beşiktaş’tır. Tur cebindedir. Çaldırmadığı takdirde…
İkinci avantajlı takım Galatasaray’dır. 1-0’lık ve her türlü galibiyet Galatasaray’a yetecektir. Bireysel hatadan gol yemediği sürece ikinci bir gol gerekmez.
Fenerbahçe’nin işi zordur ve de kolaydır. Zorluğu onun da çok kolay gol yemesidir. Ancak Fenerbahçe’ye tek gol yetmez. Mutlaka ikinci bir gol gerektir. Bir gol yerse üç atması gerektir. Bu açıdan işi Galatasaray’dan daha zordur. Kolaylığı kendi sahasında oynayacak olmasıdır.
Trabzonspor da aynı Fenerbahçe gibidir.
Her şey gönlümüzce olsun. Bütün takımlarımıza başarılar diliyorum. 4x4 bile yapabiliriz. Umudu kırmaya gerek yok.