Hakemliğin kara haftası
Hakemlik için kara bir haftayı geride bıraktık. Neredeyse her maçta skandal yönetimler vardı.
Hakemlik için kara bir haftayı geride bıraktık. Neredeyse her maçta skandal yönetimler vardı.
Hakemlik için kara bir haftayı geride bıraktık. Neredeyse her maçta skandal yönetimler vardı.
Bu hafta hakemlerle ilgili yazmaya elim varmıyor. Nereye dokunsam elimde kalacak farkındayım.
Affınıza sığınarak bu haftayı geçiştirmeye çalışacağım.
Hepiniz haklısınız. Bu hafta yapılabilecek tüm hakem eleştirilerini kabul ediyorum. Ama sadece bu haftalık. Baştan anlaşalım.
Haftaya Sayın Yunus Yıldırım’ın alışılagelmiş oyunu kurallarından, UEFA talimatlarından bağımsız yönetimiyle başladık. Kendisini tebrik etmek lazım. Standart olarak istenenlerin dışında bir yönetim anlayışına sahip olmasına rağmen hala MHK’yi ikna edip maçlarını almaya devam ediyor. Karabüksporlu oyuncuya kırmızı kartı getiren ihtar ve öncesinde verilmemiş olan ihtar, çarpıcı iki yanlış uygulama. Beşiktaş’ın yediği golde Lua Lua rakibine faul yapmıyor. Topa rakibinden önce ayak koyuyor. Fırsattan istifade edip vuralım hakeme, orada da faul vardı diyen yorumcular hatta eski hakemler var. Lütfen kendinizi onlara kaptırmayın. Maçtaki en doğru karar. Beşiktaş’ın iptal edilen golü yardımcı hakemin önemli bir yanlışı. Hakem hataları doğrudan maçın neticesine tesir etti.
Bursaspor-Galatasaray maçını ne siz sorun ne ben söyleyeyim. Sayın Fırat Aydınus kendisini toparlayamamış. Maçta hakemin doğrudan neticeye tesir ettiği iki tane verilmeyen gol var.
Her iki golde de faul yok. Hakemin verdiği ve vermediği faul kararları arasında standart yok. Kırmızı kart sana göre bana göre deyip hakemi kurtaralım yoksa bu maçtaki kararların yorumlanması bitmez. Hakem yönetiminin kendi içinde standartı yok. Aman dikkat. Bu tehlikeli bir durum.
Trabzonspor-Gaziantepspor maçında Sayın Özgür Yankaya farklı skor sayesinde ufak sıyrıklarla atlattı. Alanzinho’nun düşürülüşüne penaltı vermediği bir pozisyon var. Tartışmasız olarak ya penaltı ya sarı kart. Arası yok. Pardon. Sayın Yankaya’nın uygulamasında ara bir karar var. Celustka’ya çizgi kenarında yapılan hareket tartışmasız ihraç.
Fenerbahçe-Elzaığspor maçında Sayın Cüneyt Çakır, ilk yarıda beklenmedik bir iki hata yapsa da ikinci yarı tecrübesiyle maçı toparladı. Sow’a vermediği ihtar klasına uygun değil. Göğüs kontrolüne elle oynama vermesi bir görüş hatası. İlk gol ofsayt ama bence masum bir hata. 27 cm ofsaytı 50 metre mesafeden gözle yakalamak o kadar kolay değil. Yardımcı hakemi bu kadar ince bir pozisyondaki hatası için suçlayamayız. Bekir ve Volkan’ın hatalarını düşünürsek en masum kişi yardımcı hakem. Penaltı kararı doğru. Dikkatsiz bir hareket var. Sivasspor’un ikinci golünde Egemen’e bir faul varmı, yokmu? Tartışılır.
MHK, yine aynı hataya düştü. Sayın Tolga Özkalfa’yı tartışılan bir tükürük olayında hemen sonraki hafta maça verdi. Bırakın bir hafta dinlensin. Derbi sonrası kendine gelsin. Orduspor-Gençlerbirliği maçı skandal kararlarla dolu. Bariz bir penaltı verilmemiş. Avantajlar facia. Kart standardı yok. Bir şey bir kere yaparsanız hata olur ama ikinci kez yaparsanız hata olmaktan çıkar. Art niyet tabi ki yok ama bunun adı iş bilmemezlik. Sayın halis Özkahya’yı derbi sonrası hemen maça verdiğinizde de zor durumda bırakmıştınız. Aynısını Sayın Özkalfa’ya da yaptınız.
Sayın Hüseyin Göçek Kasımpaşa-Elazığspor maçında, Sayın Mete Kalkavan Antalyaspor-İBB maçında, Sayın Barış Şimşek Eskişehirspor-Mersin İ.Y. maçında, Sayın İlker Coşkun Akhisar Belediyespor-Kayserispor maçında nispeten az hasar alarak maçlarını tamamladılar.
MHK’nin İlker Coşkun atamasını hatalı buldum. Bence o müsabaka daha tecrübeli bir hakeme verilmeliydi. Büyük bir hata yaşanmaması MHK’nin şansı olmuş.
SAYIN ZEKERİYA ALP,
Bu satırları yazmak için epeydir sabrediyorum. Daha fazla dayanamadım. Birlikte görev yaptığınız ekibi yeterince tanımadan göreve getirdiniz. Bunu ilk aşamada normal karşılayabiliriz. Bilmediğiniz yerde orayı bildiğiniz kişilerden referansla iş yaptınız. Gel gelelim bugüne kadar yaşananlar sonrası sizin iş hayatı tecürbenizin de faydasıyla doğrularla eğrileri ayırt edebilmiş olmanız gerekirdi.
Yapılan atamalardan siz memnun musunuz? Atamalarda ciddi hatalar olmaya başladı.
Çevrenizdeki kadronuzdan kaç kişi yaptığı işe değer katabiliyor?
Kaç kişi size yeni bir fikir getiriyor?
Kaç kişi sizi heyecanlandıracak bir hakemlik vizyonu ortaya koyuyor?
Bunları gözden geçirmeniz lazım. Ben kadronuzun yeterli olmadığını düşünüyorum. Sabrınızı anlıyorum ama fazla sabır sizi de zor durumda bırakacak gibi görünüyor. Benden söylemesi. Sezon ortasında olmasa bile sezon sonunda çok ciddi bir değişim yapmanız gerekiyor.
ŞİKE DALGASI
Acı haber tez duyulurmuş. Yeni bir şike dalgasının ilk haberleri dün geldi. İlk haberlere göre Türkiye’de 79 maç ve 65 kişi olayın içerisinde. İsimler ve maçlar henüz belli değil. İnşallah hakemlerimiz bu dalgayı da atlatmayı başarırlar. Futbolun temizlenmesi için bu bir fırsattır.
Futbol, artık bizim sevdiğimiz futbol değil ama inşallah temizlenecek ve hepimizi çok daha fazla keyif alacağız.