İki özür, bir veda…
Sporx.com yazarlarından Yakup Çamoğlu, son yazısında Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi'nde PSV'ye karşı oynadığı mücadeleyi kaleme aldı.
Sporx.com yazarlarından Yakup Çamoğlu, son yazısında Trabzonspor'un UEFA Avrupa Ligi'nde PSV'ye karşı oynadığı mücadeleyi kaleme aldı.
PSV Eindhoven’in Trabzonspor cezasahasına her girdiği pozisyonda yazıya Giray ve Mustafa’dan bir özür ile başlamam gerektiğini gördüm. Evet yanlış okumadınız. Giray ve Mustafa’dan özür dilemeliyim!
Kayserispor ile 3-3 berabere kalınan maçtan sonraki yazıdan; Süper Lig takımlarının idmanlarında bile bu kadar kolay gol olmadığını düşünürsek Trabzonspor'un iki stoperi Giray ve Mustafa'yı uzay aracına koyup en uzak gezegene göndermek gerekir.
Şimdi Giray ve Mustafa’dan tekrar tekrar, hatta yüzlerce kez özür diliyorum! PSV Eindhoven ile oynanan iki maç dahil Mustafa ve Giray’ın oynadığı ve hata yaptığı hiçbir maçta zerre kadar suçları yok. Ortada bir suç varsa bunun asıl sahibi Trabzonspor gibi bir takımın savunmasını Giray, Mustafa ve müzmin sakat Glowacki’ye emanet edenlerdir.
Antalyaspor mağlubiyeti sonrasındaki yazıdan; Yönetimin transfer döneminde takıma bir defans takviyesi yapmayarak sezonu borç batağındaki Ankaragücü gibi 3 defans oyuncusuyla sürdürmeyi göze alması tamamen komedidir.
Hadi diyelim ki UEFA’nın şikeye bakış açısı olan sıfır toleranstan dolayı Trabzonspor Şampiyonlar Ligi’ne transferin bitmesine son birkaç gün kala alındı ve bu yüzden Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek kadroyu oluşturamadı.
Peki ya devre arasındaki transfer dönemi? Süper Lig’in tartışmasız en iyi yerlilerinden olan Olcan’ı kadroya katanlar ne kadar alkışlanmalıysa, aynı devre arasında Trabzonspor’un defans hattını görmezden gelenler o derece ıslıklanmalı. Ligin en fazla ortasaha oyuncusuna sahip birkaç takımdan biri olan Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi mücadelesinde yedek kulübesinde 1 tane stoperi yoksa ortada trajikomik bir durum var. Bu konuda şu dakikadan itibaren sezon sonuna kadar başkada sözüm yok…
Dünya futbol tarihinde belki de daha tekrarı olmayacak bir şekilde iki defa Şampiyonlar Ligi, iki defada UEFA Avrupa Ligi’nde mücadele eden tarihinde en fazla Avrupa maçını oynadığı sezonda Trabzonspor’un Avrupa macerası 23 Şubat tarihi itibariyle bu defalık son buldu.
Her şey Trabzon’daki 2-1 PSV Eindhoven galibiyetiyle biten maçtaki gibi başladı. Bordo-mavililer ilk maçın ilk dakikalarında Burak ve Halil ile gole yaklaşmıştı, Hollanda’da ise Olcan maçın başında yüzde yüzlük pozisyondan yararlanamadı.
Şampiyonlar Ligi grup maçlarının ilkinde İtalya’da İnter’e attığı golle galibiyeti getiren Celutska’nın, PSV adına pozisyon olmadığı bir dakikadaki dikkatsizliğinden faydalanmak isteyen Mertens’i cezasahası içinde yere düşürmesi ve hakemin çaldığı penaltının golle sonuçlanması, Trabzonsporlu oyuncuların ilk 15 dakikadaki o istekli oyununa gölge düşürdü.
Sonrasında Trabzonspor kalesine çokça gelen PSV bir kez soldan bir kez de sağdan gelen ortayı gole çevirince bordo-mavili oyuncular ağzım yüzüm diyene kadar maç 3-0 oldu.
Devre bitmeden Trabzonspor’un farkı 2’ye düşüren golünün tek güzel yanı Burak Yılmaz’ın Avrupa’daki ilk golü olmasıydı. Zira Trabzonspor’a tur için 3 gol daha gerekliydi. Soyunma odasına gidilmesine ramak kala Tolga’nın hatası kırmızı kart olarak karşılık buldu ve bordo-mavililerin tur umutlarını tüketti. Maçın ikinci yarısı için ise söylenecek tek söz PSV’nin skoru 4-1’e getirmesi ve Trabzonspor’un bitse de gitsek edasıydı.
Ve dikkate değer bir ayrıntı; Trabzonspor Avrupa’da oynadığı elemeli maçlarda hiçbir dönem varlık gösterememiştir. Ve gördük ki Şenol Güneş önderliğinde ilk defa katıldığı Şampiyonlar Ligi’nde bir üst tur şansını son anda kaybetmiştir. Trabzonspor turnuva takımıdır. Bu açıdan Süper Lig’de 34 maçın sonunda oynanacak Play-Off tam Trabzon’a göredir. Uzun süren Avrupa macerasının son bulmasının bir sorumlusu da TFF’nin maç takvimindeki tutumudur. Unutulmayacak…