Real Madrid'de Jose Mourinho'nun ikinci dönemi, Madrid derbisiyle birlikte farklı bir boyuta taşındı.
Atletico Madrid deplasmanında 2-1 kaybeden Real Madrid, La Liga'da henüz yedi hafta sonunda lider Barcelona'nın 6 puan gerisine düştü. Karşılaşmanın ardından basın toplantısına elinde iki pozisyonun çıktısıyla gelen Mourinho ise yenilginin sorumlusunun hakem yönetimi olduğunu savundu.
Portekizli teknik adam, Cristian Romero ve Lee Kang-in'in ilk yarıdaki müdahalelerini göstererek, "Basın toplantısını yapmamıza bile gerek yok. Maçın hikâyesi burada; iki net kırmızı kart." ifadelerini kullandı.
"HAKEM BU MAÇ İÇİN ÇOK TECRÜBESİZDİ" Mourinho'nun hedefinde maçın hakemi Miguel Angel Ortiz Arias da vardı.
63 yaşındaki teknik adam, 41 yaşındaki hakemin böylesine yüksek tansiyonlu bir karşılaşma için yeterince deneyimli olmadığını öne sürdü. VAR hakemi Daniel Jesus Trujillo Suarez'in kararlarını da eleştiren Mourinho, son dönemde Real Madrid'in rakipleri lehine verilen bazı kararların "gülünç" olduğunu savundu.
Real Madrid'in resmi yayın organları da karşılaşmanın ardından benzer bir çizgi izledi. Kulübün internet sitesindeki maç haberinde hakem yönetimi ön plana çıkarılırken Real Madrid TV'de de sert yorumlar yapıldı.
İKİ POZİSYON TARTIŞMA YARATTI Real Madrid'in itiraz ettiği ilk pozisyonda Cristian Romero'nun Jude Bellingham'a yaptığı müdahale VAR tarafından incelendi. Hakem başlangıçta Bellingham'a sarı kart gösterirken incelemenin ardından Romero da sarı kartla cezalandırıldı.
Lee Kang-in'in Federico Valverde'ye yaptığı müdahalede ise Real Madrid lehine serbest vuruş verildi ancak Atletico oyuncusuna kart çıkmadı ve VAR müdahalesi gelmedi.
Madrid cephesinde maç sonrası tartışmalar büyük ölçüde bu iki pozisyon üzerinden yürüdü.
SAHADAKİ SORUNLAR GÖLGEDE KALDI Hakem kararları gündemin merkezine yerleşirken Real Madrid'in oyunundaki problemler ikinci planda kaldı.
11'e 11 oynanan bölümde topa daha fazla sahip olan taraf Real Madrid olsa da daha tehlikeli hücumları üreten Atletico Madrid oldu.
52. dakikada Dean Huijsen'in kırmızı kart gördüğü ve Atletico'nun penaltı kazandığı pozisyonda Madrid savunmasının yerleşimi dikkat çekti. David Hancko'nun baskı görmeden topu kullanması ve Giuliano Simeone'nin Huijsen'in arkasına yaptığı koşu, ev sahibi ekibin savunmadaki boşluğu değerlendirmesini sağladı.
Atletico'nun ikinci golünde de benzer problemler yaşandı. Alex Baena'nın sol kanattan rahat şekilde yaptığı ortada Jonathan David ceza sahasında boş kaldı ve farkı ikiye çıkardı.
Real Madrid'in etkili olduğu en belirgin bölüm ise Atletico'nun son dakikalarda geri çekildiği periyot oldu. Antonio Rüdiger'in kafa golü farkı bire indirse de beraberlik gelmedi.
SIMEONE: "NEREDEN ZARAR VEREBİLECEĞİMİZİ BİLİYORDUK" Atletico Madrid Teknik Direktörü Diego Simeone ise maçtan sonra yaptığı açıklamada rakibin zayıf yönlerini önceden belirlediklerini söyledi.
Simeone, "Maçı her anında takım olarak kontrol ettik. Savunmada birlikte hareket ettik ve onlara sağ taraftan zarar verebileceğimizi biliyorduk. Hem penaltı hem de ikinci gol o taraftan geldi." dedi.
Bu açıklama, Atletico'nun derbiye özel hazırladığı planın Real Madrid'in savunmadaki dengesizliklerini hedef aldığını ortaya koydu.
AYNI SORUNLAR DEVAM EDİYOR Real Madrid, geçtiğimiz sezon aynı statta 5-2 mağlup olmuştu. Teknik direktör değişse de bazı sorunların devam ettiği görüntüsü dikkat çekiyor.
Federico Valverde, Jude Bellingham, Aurelien Tchouameni, Arda Güler, Vinicius Junior ve Kylian Mbappe'den oluşan hücum ağırlıklı yapı, geçen sezonki derbide olduğu gibi bu karşılaşmada da ilk 11'de sahaya çıktı.
Carlo Ancelotti, Xabi Alonso ve Alvaro Arbeloa dönemlerinde de tartışılan temel konu, bu kadar fazla hücum oyuncusunun aynı yapı içinde nasıl dengeli kullanılacağıydı.
Mourinho döneminde oyuncuların daha fazla koştuğu ve takım disiplininin yükseldiği görülse de henüz oyun açısından belirgin bir sıçrama ortaya çıkmış değil.
KAZANDIKLARI MAÇLARDA DA ALARM VERMİŞLERDİ Real Madrid'in sezon içerisinde kazandığı bazı karşılaşmalar da benzer uyarılar verdi.
Sezonun açılışında Espanyol'u 2-1 mağlup eden Madrid, galibiyet golünü 90. dakikada Carlos Espi ile buldu. Genç forvet, Elche deplasmanında kazanılan 3-2'lik karşılaşmada da uzatma dakikalarında takımını kurtaran isim oldu.
Şampiyonlar Ligi'nde Inter karşısında 2-1 kazanan Real Madrid, rakibine tam 21 şut imkânı verdi.
Rayo Vallecano karşısında ilk yarıda 3-0 öne geçen Mourinho'nun ekibi de ikinci yarıda oyunun kontrolünü kaybetti. Rakibi karşılaşmayı 18 şutla tamamlarken, Thibaut Courtois'nın kurtarışları 4-1'lik galibiyetin korunmasında önemli rol oynadı.
ORTA SAHADA KROOS VE MODRIC BOŞLUĞU Real Madrid'de uzun süredir tartışılan konulardan biri de oyunun temposunu kontrol edecek bir orta saha oyuncusunun eksikliği.
Toni Kroos'un 2023-24 sezonunun ardından emekli olması ve Luka Modric'in bir yıl sonra Milan'a gitmesiyle Madrid orta sahasında oyun kontrolünü sağlayacak profil konusunda ciddi bir boşluk oluştu.
Kulüp geçtiğimiz ay Rodri'yi transfer etmeye çalıştı ancak İspanyol orta saha oyuncusu Manchester City'den Barcelona'ya gitmeyi tercih etti.
Mourinho'nun bu eksikliği nasıl çözmeyi planladığı ise henüz net değil.
VINICIUS İÇİN KULÜBE SESLERİ Atletico yenilgisinin ardından Madrid kamuoyunda önemli değişiklikler yapılması gerektiğine yönelik görüşler güçlendi.
Eleştirilerin merkezindeki isimlerden biri Vinicius Junior. Brezilyalı yıldız bu sezon çıktığı 8 karşılaşmada yalnızca 1 gol kaydetti.
Rakip teknik adamların Vinicius'un savunmaya dönüşlerde bıraktığı alanlardan yararlanmaya çalıştığı değerlendirilirken, oyuncunun kısa süre önce altı yıllık yeni sözleşmeye imza atması işleri daha da karmaşık hale getiriyor.
Valverde'nin de bir süre kulübeye çekilebileceği ve Arda Güler ya da yeni transfer Bernardo Silva'nın daha geride kullanılabileceği seçenekler arasında gösteriliyor. Ancak bu tercihin Real Madrid'i savunma geçişlerinde daha kırılgan hale getirme riski bulunuyor.
MOURINHO'NUN "YENİ HALİ" ÇABUK BİTTİ Mourinho, Haziran ayında Real Madrid'e döndüğünden bu yana ilk dönemine kıyasla daha sakin bir profil çizmişti.
Ağustos ayında El Chiringuito'ya verdiği röportajda, "Artık daha olgunum, daha az duygusalım ve kendimi daha fazla kontrol ediyorum." diyen Portekizli teknik adam, aynı röportajda değişimin de bir sınırı olduğunu kabul etmişti:
"DNA'm hâlâ aynı. Kim olduğumu saklayamam ya da başka biri olmaya çalışamam."
Atletico Madrid yenilgisinin ardından yaşananlar da Mourinho'nun bu sözlerini yeniden gündeme getirdi.
Real Madrid'in önünde şimdi üç haftalık uzun bir milli ara bulunuyor. Mourinho'nun takımı 10 Ekim'de Villarreal'i ağırlayacak, iki hafta sonra ise Barcelona deplasmanına çıkacak.
Hakem tartışmaları kısa vadede Madrid'in gündemini değiştirebilir. Ancak Mourinho'nun esas sınavı, yıllardır devam eden orta saha kontrolü, savunma dengesi ve hücum yıldızlarını aynı sistem içerisinde bir araya getirme problemlerine çözüm bulmak olacak.
✍ AVRUPA'DA GERÇEKLEŞEN O BOMBA TRANSFER! HERKES ŞU ANDA BUNU KONUŞUYOR! 🫵 👉 BURADA