Sporx.com yazarlarından Alper Boyacı, son yazısında Galatasaray'ın son durumunu ele aldı.
Abone Ol
Siz 2 aydan fazla süredir ilgisiz bırakmak zorunda kaldığım bu köşeyi beklerken, bu köşe bu zaman zarfında bir olumlu hareket bekledi Galatasaray'dan dile getirip alkışlamak için. Bilirsiniz hepimiz için kolaydır kötüye kötü demek ama iyiyi gördüğümüzde mutlaka arkasında bir şey ararız, kabullenmesi zordur. Bütün ön yargılarını bir kenara bıraktı bu köşe ve Adnan Polat başkanlığındaki Galatasaray'ın futbol takımından bir ışık bekledi. Işığın gelmesi dışında neler oldu peki bu süre zarfında?
-Adnan Polat'ın geldiği ilk günden beri arkasında durduğu (!) dünyaca ünlü teknik adam Frank Rijkaard görevinden alındı.
-Adnan Polat'ın tek başına onu getirsek bile ayakta alkışlanırdık dediği teknik deha Johan Neskeens görevinden alındı.
-İdolüm, futbol dehası, sempatisiyle kazandığı başarılarla Galatasaray camiasının efsanesi, 10 numarası fakat teknik direktörlüğü zayıf, 3 yıldır takım çalıştırmayan, son 1 yılda Romanya'dan bile teknik direktörlük teklifi almamış Hagi takımın başına getirildi.
-Transfer döneminde 1 euro için bile pazarlık yapan Adnan Sezgin'in transferin son gününe kadar bitmeyen pazarlığının sonucu bir buçuk aylık kamp dönemine katılmadan takıma entegre edilmeye çalışan Zvjezdan Misimovic ağzında sakızı ve kime göre bilinmez umursamaz tavrı yüzünden kadro dışı bırakıldı.
-Hakan Balta'nın yetersizliğini göstermek için kör göze soktuğu çomaklar sonrası o bölgeye yine Zvjezdan Misimovic gibi son günde Liverpool'dan alınan takımı için küçük Galatasaray için büyük transfer Insua geçtim mevkidaşlarını, takımdaşlarından bile daha istekli gözükürken, "kiralık oyuncu kendini takıma vermiyor" bahanesi ile gözden çıkarıldı.
-Mağlubiyet sonrası otobüste gülen Misimovic'i taşlanırken, mağlubiyet sırasında sahada gülen Ayhan'ın kaptanlığına toz kondurulmadı.
-Rijkaard'ın bas bas bağırdığı kapasitesi sınırlı takım, Rijkaard gönderildikten sonra alınan Fenerbahçe beraberliği ile Los Galacticos olurken 3 hafta sonra, 4 transfer şart nidaları yönetim tarafından atıldı.
-Baldan tatlı bedava sirkeler Serdar Özkan, Ali Turan yokları oynarken Gökhan Zan takımdan ayrı düz koşmaya devam etti.
-Adnan Polat çıktığı televizyon kanalında Keita'yı Brezilya maçında yaptığı disiplinsizlikten gönderdiklerini, Misimovic'i yukarıda söylediğim sebepten kadro dışı bıraktıklarını açıklarken, menajerlikten ceza almış Serdar Özkan cezasının bitimi ile birlikte formasına kavuştu. Bu sırada aracının plakasını değiştirmekten dolayı kendisine açılan davada ceza aldı.
-Ali Sami Yen'de son lig maçında mağlubiyeti sindiremeyen taraftar, o özel günde bütün koltukları kırarak tepki gösterdi. Buna tepki demek ne derece doğru bilemem, bu ne olursa olsun o stada, o stadın taraftarlığına ihanettir. Yöneticiler ise bu ihanete karşı biz de protesto ederdik demekten öteye gidemediler.
-Ve dün Fenerbahçe'nin sempatik tabir ile yaramaz çocuğu Colin Kazım'ın Galatasaray ile anlaştığı açıklandı.
Mesele Kazım'ın futbolculuğu değil. Colin Kazım'ın transferi kimseleri şaşırtmadı, hatta aylardır yazılan, çizilen bir haberdi. Ancak bu haberlerden sonra çıkıp disiplin yönergesini televizyonda açıklayan Adnan Polat, takımda bir daha Keita gibi, Misimovic gibi umarsız, disiplinsiz insan istemiyorum dedi. Galatasaray taraftarı sineye çekti, en azından forması için, arması için savaşacak futbolcuları görme umudu kazandı. Fakat Adnan Polat söylenenler hiç söylenmemiş gibi son yıllar Türk futbolunun Batuhan ve Engin Baytar ile birlikte en yaramaz üç çocuğundan biri Kazım'ı transfer etti.
İşte bütün mesele buradan kaynaklanıyor. Jo Alves'ten boşalan alemci futbolcu boşluğunu dolduran, sadece saha dışı değil saha içi umursamaz davranışları ile de Fenerbahçe taraftarını çileden çıkaran Kazım sanki bunlar hiç bilinmezmiş gibi, sanki söylenenler hiç söylenmemiş gibi Galatasaray'a transfer ediliyor. Böyle olunca konu Colin Kazım fayda sağlanır mı sağlanmaz mı tartışmalarından ziyade beni en çok yaralayan "Adnan Polat kimi kandırıyor?" tartışmasına dönüyor, Rijkaard gönderilirken takımı son derece yeterli bulan Adnan Polat'ın Hagi ile işler daha kötüye gittiğinde yani 4-5 hafta hoca ile görüşüp 3-4 yeni isim arayışına geçmesi ile sorun Rijkaard mıydı tartışmasına dönüyor.
Ligin 9.su Galatasaray artık ne kaybedebilir?
Birkaç sorum olacak:
Kazım'ın oynadığı maçta kazanmak mı mutlu eder Galatasaray taraftarını Emre Çolak ile kaybetmek mi?
4 yıl önce kapı dışarı edilen ve şu an transferi açıklanması beklenen Necati'nin attığı gol mü daha çok umut verir Galatasaray taraftarına, Anıl Dilaver'in atmaya çalıştıkları mı?
Barış, Mustafa Sarp, Hakan Balta, Servet, Ayhan, Aykut, Aydın gibi kapasiteleri Galatasaray'a yetmeyen ve işin vahimi bu saatten sonrada gelişim gösteremeyecek yani bundan sonrada yetmeyecek oyuncular mı doldurur Adnan Polat'ın Türk Telekom Arena'sını yoksa yeni, en azından umut vaad eden, bu isimlerden çok daha fazla şansı hak eden isimsiz gençler mi?
Adnan Polat gitsin demek bana düşmez ama görsün artık günü bile kurtaramadığını. Hala gelecek diyor Adnan Polat dalga geçer gibi. Necati ile Kazım ile yukarıda adını saydığım diğer isimler ve benzerleri ile Galatasaray'ın geleceğinin olmadığı ortada. Galatasaray bugün ayağa bile kalkamıyor bu isimlerle bırakın ileride koşmayı. Kendilerine yol gösterici diyen otoriteler ise hala transfer çığlıkları atıyor. Bu saatte transferin kime ne faydası var. Artık 6 ayda olsa futbolcu menajerlerine değil kendi kaynaklarına güvenme zamanı gelmedi mi?
Koltuk kıranlar dışında kimse Adnan Polat başarısız diye Galatasaray'ı daha az sevmez. Onlar zaten Galatasaray'ı sevmez. Fakat bu kadar net hatalar, camia ile dalga geçercesine yapılırsa bunun önüne geçilmesi gerekir. Çünkü bardak taştı taşıyor.
Olacağı şudur: Adnan Polat Galatasaray'ın tarihinin beyaz yaprakları arasında kara bir sayfa edinecektir kendisine ama bu kimin umurunda? Önemli olan Galatasaray: Büyüklüğü aldığı kupalar ile açıklanamayacak Galatasaray ve tabii ki başkanına, yönetimine değil büyüklüğüne güvenen Galatasaray camiası!
Takip etmek isteyenler için: http://twitter.com/alperboyaci