O mektupta neler var?
Lütfi Arıboğan imzasıyla UEFA'ya gönderilen mektupla ilgili polemik devam ederken Sporx.com mektubun detaylarına ulaştı.
Lütfi Arıboğan imzasıyla UEFA'ya gönderilen mektupla ilgili polemik devam ederken Sporx.com mektubun detaylarına ulaştı.
SPORX ÖZEL - Fenerbahçe'de hukuktan sorumlu yönetim kurulu üyesi Deniz Tolga Aytöre'nin 16 Ağustos 2011 günü Lütfi Arıboğan imzasıyla UEFA'ya gönderilen mektupla ilgili yaptığı imaları gündemin birinci sırasına otururken, ortaya çıkan mektup, "Bunda ne var?" dedirtti.
Aytöre'nin "Bırakın Cornu’yu, şu anda yargılandığımız disiplin kurulu kararına konu disiplin müfettişi Palacios’un bir raporu var.Bu raporun 5/66. sayfasında 16 Ağustos 2011 tarihli bir mektuptan bahsediliyor. En azından Sayın Arıboğan bu mektubu kimin yazdığını, TFF adına bu mektubu kimin imzaladığını ya da bu mektubun içeriğinde neler olduğunu kamuoyuna açıklarsa bu bile yeterlidir" açıklamasının ardından gözler 16 Ağustos 2011'deki bu mektuba çevrildi.
Kısa bir süre sonra ortaya çıkan mektubun içeriğinin 15 Ağustos 2011 tarihinde dönemin futbol federasyonunun aldığı ve Swiss Otel'de kamuoyu ile paylaşılan TFF yönetim kurulu kararlarının İngilizce çevirisi olduğu ortaya çıktı.
TFF tarafından 3 Temmuz sonrası UEFA'nın talebi sonrası mutad bir şekilde sürdürülen bilgilendirmelerden biri olan bu mektuptaki imzasında TFF Genel Sekreteri olan Ahmet Güvener'in görevinden ayrılmasından dolayı dönemin 1.Başkanvekili Lutfi Arıboğan'a ait olduğu belirlendi. Arıboğan imzasıyla UEFA Genel Sekreteri Giovanni Infantino'ya gönderilen ve müfettiş Pierre Cornu'ya da iletilen metinde sarı-lacivertli kulübün aleyhine bir durum olmaması dikkat çekti.
Arıboğan imzasıyla UEFA Genel Sekreterine bilgilendirme olarak gönderilen mektupta;
"TFF yönetim kurulu olarak şike iddialarına yönelik soruşturmada adı geçen şüpheli kişi ve kulüplerle ilgili olarak bu aşamada bir hüküm verilmesinin doğru, adil ve hakkaniyete uygun olmayacağına, kararın, iddianamenin kabulü sonrası verilebileceğine karar vermiştir. Gerekçe olarak dava gizli olarak yürütülmektedir.
Belgelerin Federasyonumuzca bu aşamada şüpheli kulüpler ve gerçek kişilerle paylaşılması, Türk Ceza Kanunu'nun 285. maddesinde düzenlenen gizliliğinin ihlali suçunu oluşturacaktır. Bu suçun cezası 1 yıldan 3 yıla kadar hapis olup, basın yoluyla işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılmaktadır. Söz konusu belgelerin paylaşılmasının, halen gizli bir şekilde sürmekte olan soruşturmanın selametini olumsuz şekilde etkileyeceği de açıktır.
Soruşturma evrakının anılan sebeplerle şüpheli kulüp ve gerçek kişilerle paylaşılamaması, Federasyonumuzca yapılacak disiplin yargılamasında ilgili taraflara, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6., Anayasamızın 36. ve Futbol Disiplin Talimatı'nın 72. maddesi ile teminat altına alınan savunma hakkının tanınmasına engel olmaktadır.
Savunma hakkı tanınmadan yapılacak bir disiplin yargılamasının hak arama hürriyetini ve adil yargılanma hakkını ağır bir biçimde ihlal edeceği açıktır. Anılan nedenlerle, Federasyonumuz Yönetim Kurulunca bu aşamada, karar verilmesi için gerekli delillerin tamamına erişilmeden ve savunma hakkının hukuka uygun bir biçimde kullanımına imkan tanınmadan, vicdani kanaate varılmasının mümkün olmadığı görülmüştür.
Bu aşamada bir hüküm verilmesinin doğru, adil ve hakkaniyete uygun olmayacağı ortadadır. Kısacası Federasyonumuzca, iddianamenin kabulüne bağlı olarak gizlilik kararının kalkmasını müteakip, derhal şüpheli kulüp ve gerçek kişilerin savunmaları alınacak, bu savunmalar ve tüm soruşturma evrakı incelenmek suretiyle, Etik Kurulu'ndan nihai rapor istenecek daha sonra da hukuka ve adalete uygun bir karar verilecektir.
Bununla birlikte, kulüpler hakkında nihai karar beklenmeksizin, söz konusu soruşturma dosyası kapsamında tutuklanan ve tutuklanma kararına yaptıkları itirazı reddedilen, aşağıdaki futbol ailesi mensuplarının, şike ve teşvik primi eylemleri çerçevesinde tedbirli olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edilmesine karar verilmiştir.
Söz konusu sevk işlemleri, Federasyonumuza 20.07.2011 tarihinde teslim edilmiş olan dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler kapsamında, şike ve teşvik primi eylemleri çerçevesinde yapılmış olup, Federasyonumuzca yeni bilgi ve belgelere ulaşılmasını müteakip, şike ve teşvik primi eylemleri açısından gerekli incelemeler gerçekleştirilerek, yeni sevk işlemleri yapılabilecektir" ifadelerine yer verildi.
Fenerbahçeli yönetici Tolga Deniz Aytöre'nin "Lutfi Arıbğoan çıksın o mektubun detaylarını açıklasın" sözlerinden sonra ortaya çıkan mektubun TFF Yönetim Kurulu kararlarının tercümesinin olması ve sarı-lacivertlilern aleyhinde bir yorumun yer almaması "Peki bunda ne var?" yorumlarının yapılmasına neden oldu.