31 jokeylik yaptıktan sonra, bir Gazi Koşusu şampiyonu atın antrenörü olarak yaşadığı mutlu günlerin birinde Veliefendi Hipodromu'nda buluşuyoruz Rasim Tetik ile...
Sözleştiğimiz gibi Basın Bürosu'nda karşılaşmamızla birlikte hemen başlıyor sohbetimiz...
Atlarla örülmüş bir dünyanın merkezindeki Rasim Tetik ile biraz konuşmaya başlayınca, böylesine bir hayatın kaçınılmaz olduğunu sohbete daha başlarken fark ediyorum.
ŞAMPİYONUN ADRESİ: UZUNYAYLA
Çünkü, Rasim Tetik, daha 11 yaşındayken, at binebilmek için memleketinden (Kayseri-Pınarbaşı) nasıl kaçıp geldiğini anlatıyor...
Gerek kendisini, gerekse ailesinin hayatlarında hep at olduğunu anlatıyor Rasim Tetik.
Atlar ve atçılık hususundaki meraklarıyla tanınan Çerkeslerin Uzunyayla bölgesinde Osmanlı ordusu için uzun yıllar at yetiştirdikleri tarih sayfalarında da kayıtlıdır malumunuz...
Bu arada, bu sene Gazi Koşusu'nun sahibi olan ekibin (At sahibinden, antrenörüne, jokeyinden seyisine kadar Çerkes olduğunu hatırlatalım.)
Babasının dahi köy yarışları için gelip gece vakti gizlice kaçırılarak yarış bindirildiğini, babaannesi, annesi ve halasının 'Aman bir şey olacak' kaygısıyla gözyaşı döktüklerini gözlemlemiş Rasim Tetik çocukluk günlerinde.
Başka köylerde at binip devamlı kazanan, korkusuz bir babanın oğlu Rasim Tetik, babasının at binmesine izin vermemesi üzerine Ankara'da seyislik yapan akrabalarının adreslerini, dinleyerek ezberlemiş.
Ardından da kaçarak Ankara'nın yolunu tutmuş.
ÖNCE 'YEDEKÇİ', SONRA 'APRANTİ'
Ankara'ya bu kaçışın ardından seyis akrabalarının yanında 'Yedekçilik' yapar küçük Rasim.
'Ekmek getir', 'Su getir', 'Atın ayağını tut' derken, 2 ay sonra 'Yedekçi' olarak kendini Adana yarışlarında bulur.
Jokey Sadi Harmanbaşı at çalıştırırken üçüncü bir jokey aramaktadır.
Küçük Rasim'e, 'Sen ata binebilir misin' diye sesleniyor.
'Evet' yanıtını alınca, atın sırtına atlayıverir Rasim Tetik.
Atı çalıştırırken jokey Sadi Harmanbaşı, Rasim'in at binişine hayran kalır.
Aprantilik hevesini küçük Rasim'in kafasına yerleştirir.
'Olacak mı, olmayacak m' diye düşünürken, imtihanları kazanır Rasim Tetik.
Bir tek at biner Rasim, onu da kazanmıştır.
Antrenör Turgut Aksungur'un, 'Adana'da daha at bindirmem' sözü üzerine İstanbul'a gelir.
İstanbul'da 21 yarış kazanır Rasim Tetik.
O günlerde jokey olabilmek için 50 yarışı birincilikle bitirmek gerekmektedir. (Bugün bu sayı 100 yarış birinciliği olarak belirlenmiştir.)
Yarışlara hazırlandığı günlerde üst üste iki kez kolunu kırması yarışlara kısa bir ara verir, kısa bir ayrılık yaşanır.
Ardından ise formunu yakaladıktan sonra dönemin en popüler atı, 'Satvet'e bir çok iyi jokeyin arasından sıyrılarak binecektir.
Sohbetimiz esnasında, yıllarca at yarışlarını ekranda seslendiren Güntekin Alpay ile özdeşleşen, 'Satvethan potayı vuruyor' sözleriyle hafızalarımızda yer eden Satvethan'ın 'Arap atçılığının babası' kabul edilen Satvet'in tayı olduğunu öğreniyorum.
3 kez Tarım Bakanlığı Kupası, TBMM Kupası 3 kez üst üste, Veliefendi Kupası, Vali Kupası koşularını kazandıktan sonra dönemin TJK Başkanı Umur Tamer'in 'Rasim, lisansını değiştir' sözüyle hayatında yeni bir dönem başlar Rasim Tetik'in...
Hiç beklemediği bu teklif karşısında, 'Yılda 50 yarış kazanıyorum, neden' sözüyle olayı kavramaya çalışmaktadır.
Umur Tamer'in, 'Bu sene 50 yarış kazanırsın, seneye de 50 yarış kazanırsın, ama bir sonraki sene 5 yarışı zor kazanırsın. İşte o zaman imza antrenörü olarak kalırsın' açıklamasıyla, Rasim Tetik artık antrenördür.
Ve ilk antrenörlüğünde, 1997 yılında, 'Yılın Antrenörü' seçilir.
Tam bu noktada antrenör Rasim Tetik'e bir at antrenörünün vazifesinin ne olduğunu soruyorum.
?STARTA GİREMEYEN ATI GÖTÜR DEREYE AT!..?
- Öyle ya, bu antrenörlük bizim bildiğimiz taktik veren kişi midir?
?Bir antrenöre at taylığında 2 yaşında gelir. Gezintilerinde onları eğitmeye başlarız. Yemeyi, içmeyi, gezmeyi, bineği öğretiriz. Daha sonra tırıslara başlatarız. Kenterler (Dört nala) başlar. Bunlardan sonra start makinasına girmeyi öğrenmesi gerekir. Bu çok önemlidir. Atın çok iyi olmuş, kötü olmuş önemli değil. Çok iyi at olsa dahi, o start makinasına giremedikten sonra götür dereye at!.. Atı yetiştirmek, o noktaya getirmek kolay değil.?
- Pan River buluştuğunuz günü anlatır mısınız?
?Pan River taylığından bu yana bende. 2 yaşında bana geldi, eğitimini yaptım. Maiden dediğimiz hiç koşmamış atların katıldığı yarış vardır. Ona girmedim. Direkt 5 şartlı 1600 metreye yazdım. Nurettin Şen biniyordu. Bana, 'Ağabey, neden buraya yazdın? Maiden'i koşmadı' deyince, 'Sen bildiğin işi yap, ben bildiğimi yapayım' dedim. Tabii inanılmaz derecede iyi koştu Pan River. 5 şart kazandığınızda kısa vade, açık yarış kazanmış gibisinizdir. O gün, Nurettin'e, 'Unutma bu lafımı, bu at Gazi kazanır' dedim.
?OLACAK ŞEY DEĞİL!.. PAN RİVER GİBİ ATA JOKEY ARIYORUZ!..?
Daha sonraki günlerde, Pan River, Halis Karataş ile 1200 metrelik bir yarış kazanır.
Halis Karataş'ın, 'Ağabey, Pan River neymiş? Bu Mercedes!..' sözleri hala kulaklarında çınlıyor Rasim Tetik'in...
Halis'in de, Pan River Ailesi'nin de çok istemesine rağmen Halis Karataş, kendi atı Maracaibo'ya biner.
Bu arada Pan River'in jokeyi Nurettin Şen, Rasim Tetik'e bir teklif getirecektir.
Şen, 'Ağabey, müsaade edersen ben Arek Kuyumcuyan'ın atına bineceğim' der.
Rasim Tetik, bu durumu ise bakın nasıl anlatıyor...
?Nurettin bizim ata binmek istemiyor. Şaşırdım tabii... Ama sonra düşününce ona da hak verdim. Çünkü, Arek Bey'in 20 tane atı var. Arap, İngiliz... Oysa biz de bir tek Pan River var. Nurettin, ya Pan River'i tercih edecek ya da 20 atı seçecekti. 'Sen bilirsin' dedik. O arada Nurettin cezalıydı, yine Halis Karataş'ı bir yarışa yazdık. Halis de eşi doğum yapacak diye rapor aldı binmedi mi?.. Biz Pan River gibi ata jokey arıyoruz!.. Bir gün Sadettin Boyraz'ın menajeri beni aradı. 'Ağabey Pan River'a biz binelim' deyince sinirlendim. 'Halis biniyor ata, nasıl olur' dedim. Ama o gün rapor olayını öğrendik. Ondan sonra, 'Tamam' dedim. Jokeyimiz Sadettin Boyraz oldu. Daha önce binmiş ve kazanmıştı. Yine bindi, yine kazandı. Çok kolay kazanır Sadettin yarışı..."
?İKİ AY EVİMİN YOLUNU UNUTTUM?
- Gazi'ye hazırlanırken, Pan River yarışın favorilerinden olmasına rağmen kimi söylentiler çıktı...
?Evet, evet... Sormayın!.. Pan River'da kemik ağrısı var, üre var. Her şey söylendi. Gece geliyorum, atı dinliyorum. 2 ay evimin yolunu unuttum. Çocuklara telefonlarımı veriyorum. Sabaha karşı 4:00'te atlıyorum, geliyorum. Aklıma esiyor, gece 12:00'de gelip bakıyorum hayvana... Atın sahibi Nevzat Seyok da bize soruyor. TV'de, basında öyle şeyler çıkıyor ki, neredeyse biz dahi inanacağız. En sonunda Nevzat Bey'e, 'Ben Pan River'ın öksürmesini dahi takip ediyorum. Yok öyle bir şey' dedim. 'Ben de öyle biliyorum' dedi. Nihayetinde Gazi haftası geldi... Sadettin atın globunu yaptırdı. 'Allah önce ayağını düz bastırsın. Atın üstü bana ait. Ben görevimi yaparım, korkma ağabey!' dedi.. Allaha çok şükür, rahat bir yarıştı. 2400 metreyi 2.28 dereceyle tamamladık.?
ŞAMPİYONA ÖZEL ARIKOVAN BALI
Gazi Koşusu'nda Duinik diye bir atı daha koşar Rasim Tetik'in...
İki atı için de birbirinden ilginç karışımlar kullanmış.
Hele Erzurum'dan bir bal getirtmiş ki...
Arıkovan balı...
Adı geçen balın hayvanın bronşlarını açma özelliğine sahip olduğunu öğreniyorum.
Yarış içinde nelerdir önemli olanlar?..
Bir yarışı iyi dereceyle tamamlayabilmek için yapılacak şeyler nelerdir?..
Konuşuyoruz Rasim Tetik ile...
İşte tam sırası bu sorunun...
?ERKEN ÇIKTIM KAYBETSEM, ÜZÜLÜRDÜM?
- İki canlının birbirini tamamlayarak hipodromda koşuyor olması değil mi, insanları dört gözle bu yarışları takip ettiren?..
?Teri, suyu, beslenmesi, idmanı. Ahır bakımı artı, geliyorsunuz hipodroma. Yarışta jokeyle iyi anlaşacak. Jokey iyi yerini bulacak.Yarış içinde kapanmayacak, faul yapmayacak, faul yemeyecek. Zamanlamayı da çok iyi yapacak. Mesela, 300 metre sprint yapıyorsa atın, zamanlama iyi yapılmalı, 500 metre yaparsın, gelirsin şurada durursun, kaybedersin. Yarışta Sadettin'de söyledi, 'Ağabey, biraz erken çıktım' dedi. Esasında o da haklı. Oğlum Emre 900'lerde kapandı, önünde. Bu da kalırsa gelip bir başkası kapatacaktı. Dışarıdan hücüm etti, erken yürümüş oldu. Nihalim mükemmel bir sprint yaptı. Sadettin işte o an için, ?Kaybetseydim çok üzülürdüm. Çünkü, erken çıkış yaptım' dedi bana.?
?BOYRAZ, PAN RİVER İLE 5 KEZ KOŞTU, 4 YARIŞ KAZANDI?
- Pan River, bu kadar jokey değiştirdi, bu sizin içinize sindi mi?..
?O anda hiç atı tanımayan birini bindirmiş olsaydım, 800'de yürüyecekse, 1000'de yürüyebilirdi. Atla birleşemezdi. Daha önce Pan River ile Sadettin Boyraz 5 kez yarıştı. 4 kez birinci oldu. Biz Sadettin'e güvendik. Allah'ı var düzgün de bindi ata. O da inanıyordu. 'Binde bin kazanırım' dersiniz, o kapatır bu kapatır kazanamazsınız. Bu şekilde çok yarış kaybettiğim olmuştur. At koşar baht kazanır.?
- Siz yarış oynar mısınız?
?Hiçbir zaman yarış oynamadım. Hayatım boyunca hiç heveslenmedim. Jokeylik günlerim dahil bir kez oynamış değilimdir. Arkadaşlar, 'Ver 5 YTL oynayalım' derler, 'Yazın' derim. İnanın nasıl oynandığını dahi bilmem.?
- Gazi öncesi sizin fikrinizi almak isteyenler çok olmuştur. Ne yaptınız?
?İki telefonum var. Birini tamamen kapattım. Nasıl bulmuşlarsa, Çanakkale'den dahi beni arıyorlar düşünün. 'Ağabey, Pan River'ı garanti yapalım mı' diyorlar. Ben de, 'Siz bana Pan River'ı garanti yapın ben size 10 milyar vereyim' deyince şaşırdılar tabi...?
300 tay arasında 22 tay Gazi Koşusu'nda hipodroma çıkmaya hak kazanıyor.
Bunların her biri 'Gazi'yi ben kazanacağım' duygusuyla yaşar.
Bir derby kazanmanın, tarihe geçmenin heyecanı bu yarışın en can alıcı noktasını teşkil ediyor.
PAN RİVER = MADE IN KAYSERİ
Sizler 'Nasıl' diyorsunuz değil mi?..
Şöyle ki efendim...
Pan River'in sahibi Nevzat Seyok, Kayseri Uzunyayla Panlı Köyü'nde Çerkes kökenli bir at yetiştiricisi ve sevdalısı.
Pan River'ın adı da Panlı Köyü çıkışlı.
At sahibi Nevzat Seyok, antrenörü Rasim Tetik, jokeyi Sadettin Boyraz, seyisi Şener Baykal, atçılık merakıyla bilinen Çerkeslerin bu yıl Gazi Koşusu'ndaki gururu oldular.
Bundan 8 yıl önce 2000 yılında Caprice ile Gazi Koşusu'nu kazanan ve Pan River ile ikinci kez mutlu bu zaferi yaşayan Sadettin Boyraz ise iki gün önce amcasını kaybetmesine rağmen, yarışa konsantrasyonunu kaybetmemiş.
Boyraz, "O acıyı yaşarken böyle bir zafere ulaşmak benim için ayrı bir anlam ifade ediyor" diyor.
Taylarına olan güveni asla yitirmediklerini belirtirken, "Yarışı çok iyi takip ettim. Yalnız sonda etkili gelen Nihalim bizi bir hayli korkuttu. Kazandığımız için çok mutluyum" diyerek, ekibe olan güvenini de açıkça ortaya koyuyor.
?BU SENE İKİ KEZ DAHA KOŞARIZ?
Rasim Tetik, hemen hemen her yıl Uzunyayla'daki çiftlikte ağabeyi Şaban Tetik'in davetiyle tayları yerinde inceliyor.
Pan River'ı gördüğü an söylediği tek şey, 'İşte bu tam bir at' olmuş.
Pan River'ın yarış takviminde Büyük Taaruz Koşusu'nun ardından, 1 Kasım'da Cumhurbaşkanlığı Koşusu var.
Bundan sonra Pan River'ın koşup koşmayacağını soruyorum.
Rasim Tetik, 'Hayır' diyor.
Nedenini sorduğumda ise "İki yarış daha koşup, bu seneyi tamamlayacak. Şimdi 3 yaşında. Yorulmasın. Seneye daha güzel yarışlar var. 3 yaşını bitirip, olgunlaşır 4 yaşına dönerse, bir bu kadar daha koşar" diyor.
'Çocuklar gibidir atlar da' diyerek Rasim Usta. 'Yaşını doldurana kadar kollamak lazım' diye anlatıyor.
Pan River'ın yarış hayatı tamamlandıktan sonraki mekânı olarak, doğum yeri olan Panlı Köyü civarı Uzunyayla düşünülüyor.
?AYAĞINIZI YORGANINIZA GÖREN UZATIN YETER!..?
Yıllarca jokey olarak at binen, uzun yıllardan bu yana da antrenör olarak at sevdasının her daim içinde olan Rasim Tetik'e müşterek bahis için görüşlerini soruyorum.
Uzun yılların ardından gelen sakin bir tavırla Rasim Tetik minik bir tavsiyede bulunuyor.
"Herkes ayağını yorganına göre uzatsın. Eğer 10 lira varsa cebinde 5 liralık oynasın. 10 liranın 10 lirasına da oynarak ziyan olan hayatları biliyoruz. Şahit de olduk. "
***
Gazi Koşusu gibi bir yarışta zafer mutluluğu yaşamış ekibin kaptanı Rasim Tetik ile sohbetimizi belgeleyen fotoğrafları çektirirken, Veliefendi'yi kuşbakışı seyrediyorum.
Büyük önder Atatürk'ün adına düzenlenen bu yarışı kazanmanın onuru, Pan River Ailesi için en güzel miras olarak hayatlarındaki yerini alıyor.
Bundan sonra yetişecek nesillere de bu gurur intikal edecek.
Yetişecek taylar içinde ciddi bir orijin olarak soy ağaçlarındaki haklı yerini alacak.
Oysa şimdi 2 yaşını tamamlamak üzere olan İngiliz taylarını ise yeni bir heyecan sarmış durumda.
Gazi Koşusu yarışlarına kaydolmak.
Hatta daha var...
Gazi Koşusu'nun şampiyonu olmanın haklı gururu...
Ne diyelim?
'Ayaklarınız düz bassın!..'
Röportaj: Saadet ÖZCAN