Geri
İleri
Bilmeyenler için anlatıyoruz: İlk günden bugüne Manchester City dosyası!
SPORX AI BAKIŞI
Açık
Manchester City'nin mali ihlallerine ilişkin bağımsız komisyonun gerekçeli kararı, İngiliz ve dünya futbolunda tartışmaların merkezine yerleşti.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
İŞARETLE
Raporun son sayfasında karartılan bölüm, düzgün ve dikdörtgen biçimi olmasa bir lekeyi andırıyor. Manchester City'nin itibarına düşen bir lekeyi…
Kulüp, masum olduğunu savunuyor ve "önemli bölümleri henüz tamamlanmamış olan sürecin devam ettiğini" hatırlatıyor. İtiraz için "kararlılıkla" mücadele edeceğini açıklayan City açısından komisyonun ihlalleri sabit bulduğu kararın ilk gerekçeleri oldukça ağır.
Bağımsız komisyonun 40 sayfada özetlediği bulgular, Premier League'in dosyayı takip etme kararını haklı çıkardı. Lig yönetimi, kulübün suçlamaların neredeyse tamamından sorumlu bulunduğunu salı günü doğruladı. Bunların arasında 2009 ile 2018 arasındaki en ciddi mali düzenleme ihlalleri de bulunuyor.
Komisyon, City'nin "gizlenmiş finansman" düzenlemeleriyle gelirlerini yapay biçimde yükselttiğine ve maliyetlerini düşürdüğüne hükmetti.
"Göstermelik" sözleşmeler ve kulübün sahibi Abu Dhabi United Group'un (ADUG) sermaye katkıları ile yatırımlarını saklamak amacıyla "kurgulanmış" anlaşmalar, bu düzenlemelerin parçası olarak gösterildi.
Raporda, "Kulüp, davranışlarıyla Premier League kurallarının etrafından dolanmayı açıkça amaçlamıştır." sonucuna varıldı.
PREMIER LEAGUE TARİHİNİN EN ÖNEMLİ DOSYASI
Premier League, 1992'de Football League'den ayrılmasından bu yana sahada birçok dramatik ana tanıklık etti. Ancak saha dışında, sonuçlarının ağırlığı bakımından bu dosyayla karşılaştırılabilecek bir örnek bulunmuyor.
Richard Masters da davayı "Premier League tarihinin en önemlisi" olarak nitelendirdi.
Eylül-Aralık 2024 arasında gerçekleştirilen 42 günlük duruşmaların genel özeti, adeta bir maç raporu gibi. Her iki taraf açısından da "son derece çetin geçen" süreçte meseleler "yoğun biçimde tartışıldı." Manchester City, Premier League'in bu suçlamaları yöneltme yetkisini bile sorguladı.
Suçlamalar dört kategoriye ayrıldı. Bunlardan ikisi ayrıca dörder alt kategori içeriyordu. City'nin sorumlu bulunmadığı tek bölüm, soruşturma sırasında Premier League'in belirli taleplerine uyulmasını gerektiren dördüncü suçlama kategorisinin bir alt başlığıydı.
2009-10 ile 2017-18 sezonları arasındaki dönemi kapsayan dosyanın büyüklüğü, komisyonun kararını açıklamasının beklenenden uzun sürmesinde etkili oldu.
Komisyon, sürecin "istediklerinden çok daha uzun, öngördüklerinden de çok daha uzun" sürdüğünü belirtti. Premier League'in belge paylaşımı talebinin ardından milyonlarca dokümanın sunulması, gecikmenin nedenlerini ilk kez daha anlaşılır hale getirdi.
Ligin suçlamaları ve olayları anlattığı metin, yaklaşık olarak Fyodor Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" romanı uzunluğundaydı. Daha sonra eklenen 50 sayfalık bilgiyle dosya 550 sayfaya ulaştı.
City'nin yanıtı ise daha kısa bir romanı andırıyordu: "Yalnızca" 200 sayfa.
Tanık ifadeleri de 700 sayfanın çok üzerindeydi. Premier League altı tanığı ifade vermeye çağırırken City, 24 kişinin yazılı ifadesini sundu.
TANIK İFADELERİNE İLİŞKİN AĞIR TESPİT
Delillerin nasıl değerlendirildiğini anlatan bölüm, City'nin davranışlarına ilişkin en ağır tespitlerden birini içeriyor.
Komisyon şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kulüp adına ifade vermeye çağrılan, olaylara ilişkin önemli tanıklardan bazılarının verdiği ifadelerin çeşitli temel noktalarda gerçeğe aykırı olduğunu; bu tanıklardan bazılarının duruşmada doğru olmadığını bildikleri ifadeler verdiğini ve dolayısıyla dürüst davranmadığını tespit ettik."
City ise komisyonun temel kararının "hukuk, ilke ve olgular bakımından açık ve esaslı hatalar" içerdiğini savunuyor.
Buna karşılık rapor, kulübün bugünkü yapısının ortaya çıkışını yalın bir dille ve bağımsız olarak saptanan ağır bulgularla yeniden anlatıyor.
Raporda, nihai sahibi Şeyh Mansur olan özel Abu Dabi şirketi ADUG'un, 2008'de Manchester City'nin yüzde 90'ını satın alması ele alınıyor. Şeyh Mansur'un, kulübü kişisel sıfatıyla satın aldığını teyit etmesine de dikkat çekiliyor.
Komisyona göre bu açıklama, kulübün Şeyh Mansur tarafından değil, doğrudan Abu Dabi Emirliği tarafından satın alındığı yönündeki medya spekülasyonlarını yanıtlamak amacıyla yapılmış "görünüyor."
Raporda Şeyh Mansur'un kulübe ilişkin "iddialı planları ve hedefleri" de vurgulanıyor. Bu iki ifade arasındaki ayrım özellikle dikkat çekiyor.
Bunu izleyen paragraf ise karartılmış durumda.
"GİZLENMİŞ FİNANSMAN" DÜZENLEMESİ NASIL İŞLEDİ?
Komisyona göre daha "ilk günlerden" itibaren, bu hedeflerin hayata geçirilmesinin ADUG'dan "çok önemli miktarda kaynak" gerektireceği anlaşıldı.
ADUG'un kulübün sahibi olduğu ilk iki yılda yaklaşık 583,3 milyon euroluk sermaye katkısı yaptığı tahmin ediliyor. Ancak bu, sürdürülebilir bir model değildi.
Manchester City'nin hem rekor zararları önlemek hem de UEFA'nın mali düzenlemelerine uymak için ticari gelirlerini artırması gerekiyordu.
Komisyon, düzenlemenin ortaya çıkışını şu sözlerle açıkladı:
"Bu koşullar altında kulüp, 2010'un başlarında hissedar finansmanını, yani ADUG tarafından ödenen sermaye katkılarını, 'ticari ortak geliri', yani Abu Dabi sponsorluk geliri olarak göstermek için bir plan geliştirdi. Biz bunu 'Gizlenmiş Finansman Düzenlemesi' olarak tanımladık."
Bu plan kapsamında Abu Dabi merkezli şirketlerle, "adil piyasa değerinin çok üzerinde" bedeller içeren sponsorluk anlaşmaları yapıldı.
Üstelik şişirilen bu sözleşmelerin bedelleri sponsorlar tarafından tamamen ödenmiyordu. Komisyon, sponsorların yalnızca bir "temel tutar" ödediğini belirledi.
Kalan bölüm, raporda kullanılan ifadeyle "etiketlenen tutar", ADUG tarafından ödenecekti ve fiilen de ADUG tarafından ödendi.
969,1 MİLYON EURONUN KAYNAĞI ADUG
City'nin 2009-10 ile 2017-18 arasındaki toplam ticari geliri yaklaşık 1 milyar 557,4 milyon euro olarak beyan edildi.
Komisyon raporuna göre bunun yaklaşık 1 milyar 108,2 milyon eurosu, yani yüzde 71'i, Abu Dabi merkezli sponsorlara atfedildi. Ancak bu tutarın yalnızca yaklaşık 139,2 milyon eurosu sponsorlar tarafından ödendi. Kalan yaklaşık 969,1 milyon euronun kaynağı, kulübün sahibi ADUG'du.
Sponsorların gerçekten ödediği tutarlar korunup ADUG'un ödemeleri çıkarıldığında, City'nin söz konusu dönemdeki ticari gelirleri yaklaşık 465,1 milyon euro seviyesinde kalacaktı.
Bu tutar, aynı dönemde İngiliz futbolunun altıncı en yüksek ticari geliri olacaktı. Yedinci sıradaki Aston Villa'dan yaklaşık 233,3 milyon euro fazla, "Büyük Altılı" içindeki en düşük gelire sahip Tottenham'dan ise 116,7 milyon eurodan fazla düşük bir rakam ortaya çıkacaktı.
Komisyonun değerlendirmesi şöyle:
"Abu Dabi sponsorluk anlaşmalarının her biri, hukuken göstermelik sözleşmeler ve/veya ekonomik özü, sözleşmelerin kendisinde sunulan görünümden çok farklı olan düzenlemelerdi."
Rapora göre City bu yöntemle, mali tablolarında ve sunması gereken Finansal Fair Play bildirimlerinde üçüncü taraflara yanıltıcı bir izlenim verdi. Bu üçüncü taraflar arasında düzenleyici kurumlar ve kulübün denetçileri de bulunuyordu.
Komisyon, kulübün Abu Dabi sponsorluk anlaşmalarından elde ettiği ticari gelirlerin ve dolayısıyla genel gelirlerinin gerçekte olduğundan çok daha yüksek gösterildiğini, ADUG'un kulübe yaptığı sermaye katkılarının gerçek boyutunun gizlendiğini belirtti.
Raporun 70. paragrafında ise dikkat çeken bir ayrıntı bulunuyor:
"[KARARTILMIŞ] kişinin Gizlenmiş Finansman Düzenlemesi'nden haberdar olduğuna veya bu düzenlemenin uygulanmasına izin verdiğine dair doğrudan bir delil yoktu. Bu nedenle Gizlenmiş Finansman Düzenlemesi'nin [KARARTILMIŞ] kişinin bilgisi dışında yürütüldüğü sonucuna vardık."
FORDHAM DÜZENLEMESİ
City'nin sahiplik yapısından gelen sermaye katkılarını gizlemek için kullandığı başka düzenlemeler de vardı.
Bunlardan biri "Fordham Düzenlemesi" olarak biliniyordu. Bu işlemde, sözde üçüncü taraf olan Fordham, City oyuncularının imaj haklarından mali kazanç elde etme hakkını kulüpten satın alıyordu.
Ancak komisyon, Fordham'ın "ADUG için bir paravan olmaktan pek öteye gitmediğini" tespit etti.
Raporun 87. paragrafında şu ifadeler yer aldı:
"Fordham Düzenlemesi'nin gerçek niteliği [KARARTILMIŞ] tarafından biliniyordu. Fordham Düzenlemesi, en azından Ek 19'da belirtilen kişilerin bilgisi ve onayıyla yürütüldü. Bu kişiler arasında [KARARTILMIŞ] da vardı."
Söz konusu Ek 19 henüz yayımlanmadı.
Komisyon raporunun sonuç bölümündeki "Yukarıda belirtilen suçlamaların gerekli ispat standardına göre kanıtlandığını tespit ediyoruz." ifadesi, kulübün masumiyetini ortaya koyan "kapsamlı ve çürütülemez deliller" bulunduğu söylenen City taraftarları açısından oldukça ağır bir tablo oluşturuyor.
MANCHESTER CITY'NİN YANITI
Manchester City CEO'su Ferran Soriano, salı akşamı Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da Avrupa Futbol Kulüpleri toplantısı sırasında Sky News'in sorularıyla karşılaştığında, "Söyleyecek bir şeyim yok." yanıtını verdi.
Ancak Soriano, kulüp çalışanları için kaydettiği kurum içi video mesajında farklı bir değerlendirme yaptı:
"Premier League'in bize karşı yürüttüğü bütün dosya, kulüp sahibinin kişisel parasının bir şekilde ve gizlice Abu Dabi'den bazı sponsorlar aracılığıyla kulübe aktarıldığı yönündeki tek bir yanlış suçlamaya dayanıyor. Bu kesinlikle doğru değil."
Manchester City'nin açıklamasında ise şu ifadeler kullanıldı:
"Manchester City FC, Premier League Komisyonu'nun bugün yayımlanan görüşünden hem hayal kırıklığı duymuş hem de şaşırmıştır. Kulüp, Premier League'in yönelttiği suçlamalar karşısında masumdur ve bu dosyaya ilişkin bütün görüşlerini destekleyen kapsamlı, çürütülemez deliller bulunmaktadır. Bu nedenle kulüp, uygun olan tüm düzenleyici ve hukuki mercilerde kararlılıkla hareket edecek, gerektiğinde de proaktif davranacaktır.
Premier League süreci, önemli bölümleri henüz tamamlanmamış halde devam etmektedir. Manchester City FC, görüşün hukuk, ilke ve olgular bakımından açık ve esaslı hatalar içerdiği ve güvenilir olmadığı gerekçesiyle, kendisine açık olan itiraz yollarına başvuracaktır.
Kulüp, Premier League yönetim kurulunun ve üst yönetiminin taraflı etkilerden uzak, bağımsız, tarafsız ve adil bir düzenleyici olarak hareket edeceği anlayışıyla, sekiz yıldır usule titizlikle saygı göstermiştir.
Kulübün, gelecekteki tüm işlemler tamamlanıncaya kadar daha fazla açıklama yapma imkânı açıkça sınırlıdır."
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Premier League'in şikâyetinden üç yılı aşkın süre sonra City, Soriano'nun "kesinlikle doğru değil" dediği suçlamalara ilişkin görüşünü henüz kabul ettirebilmiş değil. Kulüp üzerindeki inceleme ve baskı ise artıyor.
2025 tarihli Futbol Yönetişimi Yasası'nın 55. maddesi uyarınca Premier League, ilgili bir müsabakanın kuralını ihlal eden veya ihlal ettiğinden şüphelenilen kulübe yaptırım uygulanmadan önce Bağımsız Futbol Düzenleyicisi'ni bilgilendirmekle yükümlü.
Bu yükümlülük, organizatör veya başka bir kişi tarafından uygulanacak mali ya da başka türdeki ceza, yaptırım ve gereklilikleri kapsıyor.
Manchester City'nin karara itiraz etmek için cuma gününe kadar süresi bulunuyor.
Kurallara göre taraflardan herhangi biri, ligin yargı paneli tarafından atanan üç üyeli yeni bir komisyona itiraz edebilir.
İtiraz duruşması, dosyanın baştan sona yeniden görülmesi anlamına gelmiyor. İlk kararın incelenmesi niteliğinde olan bu süreç, en fazla beş gün sürebiliyor.
Duruşmanın, itiraz başvurusundan itibaren 12 hafta içinde tamamlanması ve kararın da duruşmanın bitiminden en geç 30 gün sonra verilmesi gerekiyor.
İtiraz sürecinin tamamlanmasının ardından taraflar, başka bir heyet önünde tahkim yoluna başvurmayı da değerlendirebilir. Ancak bu başvurular yalnızca sınırlı gerekçelerle yapılabiliyor.
Daha ileri bir başvuru, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi'nin ticaret bölümüne taşınabilir. Bununla birlikte bu yol, yalnızca bir tahkim kararına karşı kullanılabiliyor.
SAHİPLİK VE YÖNETİMİN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR
Komisyonun kararı, itiraz sonrasında da geçerliliğini korursa City'nin sahiplik yapısının ve yönetim kurulunun geleceğine ilişkin sorular da gündeme gelecek.
Örneğin ADUG, kulüpteki hisselerini elden çıkarmaya zorlanmalı mı? Yönetim kurulu istifa etmeli mi? Karar bozulmadan yönetim kurulu üyeleri, "Kulüp sahipleri ve yöneticileri uygunluk testini" geçebilir mi?
UEFA'nın da söz konusu döneme ilişkin City soruşturmasını yeniden açıp açamayacağı henüz bilinmiyor.
Bu yıl temmuz ayında başbakan olmasından sonraki ilk hafta içinde, eski Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, Abu Dabi'nin de içinde bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri'nin Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile görüştü.
Telefon görüşmesine ilişkin açıklamada, "Başbakan, görüşmeye ülkesinin Manchester'a yaptığı yatırım ve bunun şehir üzerindeki inanılmaz etkisi için Majestelerine teşekkür ederek başladı." denildi.
Açıklama, "İki lider, yakında yeniden görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyor." ifadeleriyle sona erdi.
Bu sırada Manchester City dosyasındaki süreç devam ediyor.
SORIANO: "DAHA ÖNCE DE BURADAYDIK"
Ferran Soriano, çalışanlara gönderdiği video mesajında 2020'deki süreci hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Unutmayın, daha önce de bu noktadaydık. 2020'de de aynı meselelerin birçoğunda aleyhimize yanlış bir karar verilmişti. CAS bünyesindeki bağımsız bir kuruma itiraz ettik ve kazandık.
Şimdi çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Davayı kazanmak için bağımsız itiraz sürecine ve bize açık olan bütün hukuki yollara odaklanacağız.
Kulübü korumak ve şimdi ya da gelecekte ona zarar vermeye çalışan herhangi bir taraftan tazminat talep etmek için gerekli bütün adımları atacağız."
Soriano güven veren mesajlarını sürdürse de bağımsız komisyon raporunun yayımlanması, Manchester City tarihinin en karanlık anlarından biri olarak kayda geçecek.
Kulüp, masum olduğunu savunuyor ve "önemli bölümleri henüz tamamlanmamış olan sürecin devam ettiğini" hatırlatıyor. İtiraz için "kararlılıkla" mücadele edeceğini açıklayan City açısından komisyonun ihlalleri sabit bulduğu kararın ilk gerekçeleri oldukça ağır.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Ciddi ihlallere ilişkin bütün suçlamalarda sorumlu bulunan Manchester City, Premier League CEO'su Richard Masters'ın ifadesiyle "yaklaşık on yıl boyunca Premier League kurallarını sistematik biçimde ihlal etti."Bağımsız komisyonun 40 sayfada özetlediği bulgular, Premier League'in dosyayı takip etme kararını haklı çıkardı. Lig yönetimi, kulübün suçlamaların neredeyse tamamından sorumlu bulunduğunu salı günü doğruladı. Bunların arasında 2009 ile 2018 arasındaki en ciddi mali düzenleme ihlalleri de bulunuyor.
Komisyon, City'nin "gizlenmiş finansman" düzenlemeleriyle gelirlerini yapay biçimde yükselttiğine ve maliyetlerini düşürdüğüne hükmetti.
"Göstermelik" sözleşmeler ve kulübün sahibi Abu Dhabi United Group'un (ADUG) sermaye katkıları ile yatırımlarını saklamak amacıyla "kurgulanmış" anlaşmalar, bu düzenlemelerin parçası olarak gösterildi.
Raporda, "Kulüp, davranışlarıyla Premier League kurallarının etrafından dolanmayı açıkça amaçlamıştır." sonucuna varıldı.
PREMIER LEAGUE TARİHİNİN EN ÖNEMLİ DOSYASI
Premier League, 1992'de Football League'den ayrılmasından bu yana sahada birçok dramatik ana tanıklık etti. Ancak saha dışında, sonuçlarının ağırlığı bakımından bu dosyayla karşılaştırılabilecek bir örnek bulunmuyor.
Richard Masters da davayı "Premier League tarihinin en önemlisi" olarak nitelendirdi.
Eylül-Aralık 2024 arasında gerçekleştirilen 42 günlük duruşmaların genel özeti, adeta bir maç raporu gibi. Her iki taraf açısından da "son derece çetin geçen" süreçte meseleler "yoğun biçimde tartışıldı." Manchester City, Premier League'in bu suçlamaları yöneltme yetkisini bile sorguladı.
Suçlamalar dört kategoriye ayrıldı. Bunlardan ikisi ayrıca dörder alt kategori içeriyordu. City'nin sorumlu bulunmadığı tek bölüm, soruşturma sırasında Premier League'in belirli taleplerine uyulmasını gerektiren dördüncü suçlama kategorisinin bir alt başlığıydı.
2009-10 ile 2017-18 sezonları arasındaki dönemi kapsayan dosyanın büyüklüğü, komisyonun kararını açıklamasının beklenenden uzun sürmesinde etkili oldu.
Komisyon, sürecin "istediklerinden çok daha uzun, öngördüklerinden de çok daha uzun" sürdüğünü belirtti. Premier League'in belge paylaşımı talebinin ardından milyonlarca dokümanın sunulması, gecikmenin nedenlerini ilk kez daha anlaşılır hale getirdi.
Ligin suçlamaları ve olayları anlattığı metin, yaklaşık olarak Fyodor Dostoyevski'nin "Suç ve Ceza" romanı uzunluğundaydı. Daha sonra eklenen 50 sayfalık bilgiyle dosya 550 sayfaya ulaştı.
City'nin yanıtı ise daha kısa bir romanı andırıyordu: "Yalnızca" 200 sayfa.
Tanık ifadeleri de 700 sayfanın çok üzerindeydi. Premier League altı tanığı ifade vermeye çağırırken City, 24 kişinin yazılı ifadesini sundu.
TANIK İFADELERİNE İLİŞKİN AĞIR TESPİT
Delillerin nasıl değerlendirildiğini anlatan bölüm, City'nin davranışlarına ilişkin en ağır tespitlerden birini içeriyor.
Komisyon şu değerlendirmeyi yaptı:
"Kulüp adına ifade vermeye çağrılan, olaylara ilişkin önemli tanıklardan bazılarının verdiği ifadelerin çeşitli temel noktalarda gerçeğe aykırı olduğunu; bu tanıklardan bazılarının duruşmada doğru olmadığını bildikleri ifadeler verdiğini ve dolayısıyla dürüst davranmadığını tespit ettik."
City ise komisyonun temel kararının "hukuk, ilke ve olgular bakımından açık ve esaslı hatalar" içerdiğini savunuyor.
Buna karşılık rapor, kulübün bugünkü yapısının ortaya çıkışını yalın bir dille ve bağımsız olarak saptanan ağır bulgularla yeniden anlatıyor.
Raporda, nihai sahibi Şeyh Mansur olan özel Abu Dabi şirketi ADUG'un, 2008'de Manchester City'nin yüzde 90'ını satın alması ele alınıyor. Şeyh Mansur'un, kulübü kişisel sıfatıyla satın aldığını teyit etmesine de dikkat çekiliyor.
Komisyona göre bu açıklama, kulübün Şeyh Mansur tarafından değil, doğrudan Abu Dabi Emirliği tarafından satın alındığı yönündeki medya spekülasyonlarını yanıtlamak amacıyla yapılmış "görünüyor."
Raporda Şeyh Mansur'un kulübe ilişkin "iddialı planları ve hedefleri" de vurgulanıyor. Bu iki ifade arasındaki ayrım özellikle dikkat çekiyor.
Bunu izleyen paragraf ise karartılmış durumda.
"GİZLENMİŞ FİNANSMAN" DÜZENLEMESİ NASIL İŞLEDİ?
Komisyona göre daha "ilk günlerden" itibaren, bu hedeflerin hayata geçirilmesinin ADUG'dan "çok önemli miktarda kaynak" gerektireceği anlaşıldı.
ADUG'un kulübün sahibi olduğu ilk iki yılda yaklaşık 583,3 milyon euroluk sermaye katkısı yaptığı tahmin ediliyor. Ancak bu, sürdürülebilir bir model değildi.
Manchester City'nin hem rekor zararları önlemek hem de UEFA'nın mali düzenlemelerine uymak için ticari gelirlerini artırması gerekiyordu.
Komisyon, düzenlemenin ortaya çıkışını şu sözlerle açıkladı:
"Bu koşullar altında kulüp, 2010'un başlarında hissedar finansmanını, yani ADUG tarafından ödenen sermaye katkılarını, 'ticari ortak geliri', yani Abu Dabi sponsorluk geliri olarak göstermek için bir plan geliştirdi. Biz bunu 'Gizlenmiş Finansman Düzenlemesi' olarak tanımladık."
Bu plan kapsamında Abu Dabi merkezli şirketlerle, "adil piyasa değerinin çok üzerinde" bedeller içeren sponsorluk anlaşmaları yapıldı.
Üstelik şişirilen bu sözleşmelerin bedelleri sponsorlar tarafından tamamen ödenmiyordu. Komisyon, sponsorların yalnızca bir "temel tutar" ödediğini belirledi.
Kalan bölüm, raporda kullanılan ifadeyle "etiketlenen tutar", ADUG tarafından ödenecekti ve fiilen de ADUG tarafından ödendi.
969,1 MİLYON EURONUN KAYNAĞI ADUG
City'nin 2009-10 ile 2017-18 arasındaki toplam ticari geliri yaklaşık 1 milyar 557,4 milyon euro olarak beyan edildi.
Komisyon raporuna göre bunun yaklaşık 1 milyar 108,2 milyon eurosu, yani yüzde 71'i, Abu Dabi merkezli sponsorlara atfedildi. Ancak bu tutarın yalnızca yaklaşık 139,2 milyon eurosu sponsorlar tarafından ödendi. Kalan yaklaşık 969,1 milyon euronun kaynağı, kulübün sahibi ADUG'du.
Sponsorların gerçekten ödediği tutarlar korunup ADUG'un ödemeleri çıkarıldığında, City'nin söz konusu dönemdeki ticari gelirleri yaklaşık 465,1 milyon euro seviyesinde kalacaktı.
Bu tutar, aynı dönemde İngiliz futbolunun altıncı en yüksek ticari geliri olacaktı. Yedinci sıradaki Aston Villa'dan yaklaşık 233,3 milyon euro fazla, "Büyük Altılı" içindeki en düşük gelire sahip Tottenham'dan ise 116,7 milyon eurodan fazla düşük bir rakam ortaya çıkacaktı.
Komisyonun değerlendirmesi şöyle:
"Abu Dabi sponsorluk anlaşmalarının her biri, hukuken göstermelik sözleşmeler ve/veya ekonomik özü, sözleşmelerin kendisinde sunulan görünümden çok farklı olan düzenlemelerdi."
Rapora göre City bu yöntemle, mali tablolarında ve sunması gereken Finansal Fair Play bildirimlerinde üçüncü taraflara yanıltıcı bir izlenim verdi. Bu üçüncü taraflar arasında düzenleyici kurumlar ve kulübün denetçileri de bulunuyordu.
Komisyon, kulübün Abu Dabi sponsorluk anlaşmalarından elde ettiği ticari gelirlerin ve dolayısıyla genel gelirlerinin gerçekte olduğundan çok daha yüksek gösterildiğini, ADUG'un kulübe yaptığı sermaye katkılarının gerçek boyutunun gizlendiğini belirtti.
Raporun 70. paragrafında ise dikkat çeken bir ayrıntı bulunuyor:
"[KARARTILMIŞ] kişinin Gizlenmiş Finansman Düzenlemesi'nden haberdar olduğuna veya bu düzenlemenin uygulanmasına izin verdiğine dair doğrudan bir delil yoktu. Bu nedenle Gizlenmiş Finansman Düzenlemesi'nin [KARARTILMIŞ] kişinin bilgisi dışında yürütüldüğü sonucuna vardık."
FORDHAM DÜZENLEMESİ
City'nin sahiplik yapısından gelen sermaye katkılarını gizlemek için kullandığı başka düzenlemeler de vardı.
Bunlardan biri "Fordham Düzenlemesi" olarak biliniyordu. Bu işlemde, sözde üçüncü taraf olan Fordham, City oyuncularının imaj haklarından mali kazanç elde etme hakkını kulüpten satın alıyordu.
Ancak komisyon, Fordham'ın "ADUG için bir paravan olmaktan pek öteye gitmediğini" tespit etti.
Raporun 87. paragrafında şu ifadeler yer aldı:
"Fordham Düzenlemesi'nin gerçek niteliği [KARARTILMIŞ] tarafından biliniyordu. Fordham Düzenlemesi, en azından Ek 19'da belirtilen kişilerin bilgisi ve onayıyla yürütüldü. Bu kişiler arasında [KARARTILMIŞ] da vardı."
Söz konusu Ek 19 henüz yayımlanmadı.
Komisyon raporunun sonuç bölümündeki "Yukarıda belirtilen suçlamaların gerekli ispat standardına göre kanıtlandığını tespit ediyoruz." ifadesi, kulübün masumiyetini ortaya koyan "kapsamlı ve çürütülemez deliller" bulunduğu söylenen City taraftarları açısından oldukça ağır bir tablo oluşturuyor.
MANCHESTER CITY'NİN YANITI
Manchester City CEO'su Ferran Soriano, salı akşamı Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da Avrupa Futbol Kulüpleri toplantısı sırasında Sky News'in sorularıyla karşılaştığında, "Söyleyecek bir şeyim yok." yanıtını verdi.
Ancak Soriano, kulüp çalışanları için kaydettiği kurum içi video mesajında farklı bir değerlendirme yaptı:
"Premier League'in bize karşı yürüttüğü bütün dosya, kulüp sahibinin kişisel parasının bir şekilde ve gizlice Abu Dabi'den bazı sponsorlar aracılığıyla kulübe aktarıldığı yönündeki tek bir yanlış suçlamaya dayanıyor. Bu kesinlikle doğru değil."
Manchester City'nin açıklamasında ise şu ifadeler kullanıldı:
"Manchester City FC, Premier League Komisyonu'nun bugün yayımlanan görüşünden hem hayal kırıklığı duymuş hem de şaşırmıştır. Kulüp, Premier League'in yönelttiği suçlamalar karşısında masumdur ve bu dosyaya ilişkin bütün görüşlerini destekleyen kapsamlı, çürütülemez deliller bulunmaktadır. Bu nedenle kulüp, uygun olan tüm düzenleyici ve hukuki mercilerde kararlılıkla hareket edecek, gerektiğinde de proaktif davranacaktır.
Premier League süreci, önemli bölümleri henüz tamamlanmamış halde devam etmektedir. Manchester City FC, görüşün hukuk, ilke ve olgular bakımından açık ve esaslı hatalar içerdiği ve güvenilir olmadığı gerekçesiyle, kendisine açık olan itiraz yollarına başvuracaktır.
Kulüp, Premier League yönetim kurulunun ve üst yönetiminin taraflı etkilerden uzak, bağımsız, tarafsız ve adil bir düzenleyici olarak hareket edeceği anlayışıyla, sekiz yıldır usule titizlikle saygı göstermiştir.
Kulübün, gelecekteki tüm işlemler tamamlanıncaya kadar daha fazla açıklama yapma imkânı açıkça sınırlıdır."
BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Premier League'in şikâyetinden üç yılı aşkın süre sonra City, Soriano'nun "kesinlikle doğru değil" dediği suçlamalara ilişkin görüşünü henüz kabul ettirebilmiş değil. Kulüp üzerindeki inceleme ve baskı ise artıyor.
2025 tarihli Futbol Yönetişimi Yasası'nın 55. maddesi uyarınca Premier League, ilgili bir müsabakanın kuralını ihlal eden veya ihlal ettiğinden şüphelenilen kulübe yaptırım uygulanmadan önce Bağımsız Futbol Düzenleyicisi'ni bilgilendirmekle yükümlü.
Bu yükümlülük, organizatör veya başka bir kişi tarafından uygulanacak mali ya da başka türdeki ceza, yaptırım ve gereklilikleri kapsıyor.
Manchester City'nin karara itiraz etmek için cuma gününe kadar süresi bulunuyor.
Kurallara göre taraflardan herhangi biri, ligin yargı paneli tarafından atanan üç üyeli yeni bir komisyona itiraz edebilir.
İtiraz duruşması, dosyanın baştan sona yeniden görülmesi anlamına gelmiyor. İlk kararın incelenmesi niteliğinde olan bu süreç, en fazla beş gün sürebiliyor.
Duruşmanın, itiraz başvurusundan itibaren 12 hafta içinde tamamlanması ve kararın da duruşmanın bitiminden en geç 30 gün sonra verilmesi gerekiyor.
İtiraz sürecinin tamamlanmasının ardından taraflar, başka bir heyet önünde tahkim yoluna başvurmayı da değerlendirebilir. Ancak bu başvurular yalnızca sınırlı gerekçelerle yapılabiliyor.
Daha ileri bir başvuru, Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi'nin ticaret bölümüne taşınabilir. Bununla birlikte bu yol, yalnızca bir tahkim kararına karşı kullanılabiliyor.
SAHİPLİK VE YÖNETİMİN GELECEĞİ TARTIŞILIYOR
Komisyonun kararı, itiraz sonrasında da geçerliliğini korursa City'nin sahiplik yapısının ve yönetim kurulunun geleceğine ilişkin sorular da gündeme gelecek.
Örneğin ADUG, kulüpteki hisselerini elden çıkarmaya zorlanmalı mı? Yönetim kurulu istifa etmeli mi? Karar bozulmadan yönetim kurulu üyeleri, "Kulüp sahipleri ve yöneticileri uygunluk testini" geçebilir mi?
UEFA'nın da söz konusu döneme ilişkin City soruşturmasını yeniden açıp açamayacağı henüz bilinmiyor.
Bu yıl temmuz ayında başbakan olmasından sonraki ilk hafta içinde, eski Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham, Abu Dabi'nin de içinde bulunduğu Birleşik Arap Emirlikleri'nin Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile görüştü.
Telefon görüşmesine ilişkin açıklamada, "Başbakan, görüşmeye ülkesinin Manchester'a yaptığı yatırım ve bunun şehir üzerindeki inanılmaz etkisi için Majestelerine teşekkür ederek başladı." denildi.
Açıklama, "İki lider, yakında yeniden görüşmeyi sabırsızlıkla bekliyor." ifadeleriyle sona erdi.
Bu sırada Manchester City dosyasındaki süreç devam ediyor.
SORIANO: "DAHA ÖNCE DE BURADAYDIK"
Ferran Soriano, çalışanlara gönderdiği video mesajında 2020'deki süreci hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
"Unutmayın, daha önce de bu noktadaydık. 2020'de de aynı meselelerin birçoğunda aleyhimize yanlış bir karar verilmişti. CAS bünyesindeki bağımsız bir kuruma itiraz ettik ve kazandık.
Şimdi çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Davayı kazanmak için bağımsız itiraz sürecine ve bize açık olan bütün hukuki yollara odaklanacağız.
Kulübü korumak ve şimdi ya da gelecekte ona zarar vermeye çalışan herhangi bir taraftan tazminat talep etmek için gerekli bütün adımları atacağız."
Soriano güven veren mesajlarını sürdürse de bağımsız komisyon raporunun yayımlanması, Manchester City tarihinin en karanlık anlarından biri olarak kayda geçecek.
Haber; Sporx.com dış haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

