Sporx Logo
Takımım Fikstür Puan Durumu Canlı Skor
Geri
İleri
Fenerbahçe'de kritik mali genel kurul sona erdi!
Google News

Fenerbahçe'de kritik mali genel kurul sona erdi!

SPORX AI BAKIŞI
Açık
Fenerbahçe Yönetim Kurulu, Olağan Mali Genel Kurul'da tüm projeler için yetki aldı. Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla Fenerbahçe Kulübünün olağan mali ve idari genel kurul toplantısı yapıldı.

Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen genel kurul toplantısında gündem maddeleri üyeler tarafından oy birliğiyle kabul edildi.

Genel kurulda Sadettin Saran'ın başkanlık dönemini kapsayan 1 Mart 2026 ile 31 Mayıs 2026 arasındaki dönem, idari ve mali açıdan ibra edildi..

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Sarı-lacivertli kulübün 1 Haziran 2026-31 Mayıs 2027 dönemini kapsayan bütçesi de genel kurul tarafından onaylandı.



TÜM YETKİLER VERİLDİ

Genel kurulda Fenerbahçe Müzesi projesi, Lefter Küçükandonyadis Tesisleri'nde yer alan Metin Aşık Binası projesi, Maltepe Futbol Akademisi projesi ve Chobani Stadı'nın seyirci kapasitesinin artırımı hususunda üyeler, yönetime yetki verdi

Kongrede, Fenerbahçe Üniversitesiyle ilgili olarak daha önce yapılan işbirliği anlaşmasının gözden geçirilmesi ve değerlendirilmesi, gerekli kararların alınması, açılması gereken davaların açılması dahil olmak üzere hukuki sürecin başlatılması hususunda yönetim kuruluna görev süresi sonuna kadar yetki verildi.

İZLE | FENERBAHÇE OLAĞAN MALİ GENEL KURUL

Demirel: Biz geldiğimizde 83 milyon avro olan banka borcunu sıfırladık

Fenerbahçe Kulübünün eski genel sekreteri Orhan Demirel, "Biz geldiğimizde 83 milyon avro olan banka borcunu sıfırladık. Bankalara beş kuruş borcumuz yok." dedi.



Sarı-lacivertli kulübün Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen olağan mali ve idari genel kurulunda Sadettin Saran yönetiminde genel sekreterlik görevinde bulunan Orhan Demirel, 1 Mart 2026 ile 31 Mayıs 2026 döneminin faaliyet raporunu aktardı, görevde oldukları süreçte elde edilen başarılarla ilgili bilgi verdi.



Yönetim dönemlerine ait finansal bilançoya değinen Demirel, şunları kaydetti:

"Yönetimimiz Haziran 2027'ye kadar görev yapmak için seçilmişti. Bu nedenle 2026-2027'ye ait gelirler, görev süremiz içinde yürüttüğümüz faaliyetlerin finansmanında kullanılmıştır. Sayın Başkan Aziz Yıldırım ile bir araya geldim, 'Önden kullanılan gelirleri ben çıkıp anlatacağım. Sen de çık, bu paraları nereye harcadığınızı açıkça anlat ki kongre üyelerimiz kulübün maddi durumunu bilsin, gerçeği herkes görsün.' dedi. 2018'den bu yana olan tabloyu anlatmak istiyorum. Mayıs 2018'de kulübün 347 milyon avro banka borcu vardı. 34 milyon avro da ticari borcu vardı. Toplamı 381 milyon avroydu. Eylül 2025'te 83 milyon avroya düştü, ticari borç ise 193 milyon avroya ulaştı. Burada banka ve ticari borçları dikkate almak gerekiyor. Biz geldiğimizde 83 milyon avro olan banka borcunu sıfırladık. Bankalara beş kuruş borcumuz yok. 193 milyon avro olan ticari borcu, 187 milyon avroya düşürdük. Bu kullanılan paralar banka borçlarını kapatmak ve ticari borçları geriletmek için kullanılmıştır. Bu gösterdiğim rakamlar içinde de Ali Koç'un 72 milyon avro bir bağışı da gözükmektedir."



"En-Nesyri'nin taksitleri devam ediyor"

Orhan Demirel, Fenerbahçe'nin FIFA'dan transfer yasağı almasına sebep olan Faslı futbolcu Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedelinin taksitleriyle ilgili de açıklamalarda bulundu.

"En-Nesyri'nin taksitleri var. Bu ay sonunda kulübe gelecek 2 milyon 850 bin avro ödemesi var. Dolayısıyla En-Nesyri'nin ödeme taksitleri devam ediyor." diyen Demirel, şöyle konuştu:



"Haziran ayında nakit açığı bıraktığımız kombinelerden dolayı 30-33 milyon avro arası bir ödeme olduğunu belirtmiştik. Bunların içerisinde sadece En-Nesyri'nin taksidi yok. En-Nesyri ile birlikte 7 tane daha futbolcu var, bizde oynamamış olan, yani eskiden gelen oyuncuların ödemeleri de var, sadece En-Nesyri değil. Dolayısıyla bunlar da haziran ayı içinde ödenebilir durumdaydı. Sağ olsun yeni yönetim 18 Haziran'da ilk taksidi ödemiş. İkinci taksit tahmin ediyorum, ilk taksit geç ödendiği için, Mayıs ayı sonunda 45 günlük süre var çünkü ikincisiyle ilgili başkan zaten nasıl olduğuna dair şimdi bilgi verir. En-Nesyri'den gelecek taksitler devam ediyor."

Sarı-lacivertli kulübün borcunun 27 milyar 821 milyon lira olduğu açıklandı

Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'ndaki toplantıda Fenerbahçe Kulübü Denetim Kurulu Başkanı Mehmet Vodina, kulübün mali durumuna ilişkin bilgiler verdi.

Kulübün varlıkları ve borcuyla ilgili raporu okuyan Vodina, Fenerbahçe'nin kısa vadeli yükümlülüklerinin 17 milyar 265 milyon lira, uzun vadeli yükümlülüklerinin ise 10 milyar 556 milyon lira olduğunu belirtti.



Sarı-lacivertli kulübün toplam borcununun 27 milyar 821 milyon lira olduğu bilgisini veren Vodina, denetim kurulu raporunu okuduktan sonra 1 Mart 2026 ile 31 Mayıs 2026 dönemlerinin ibra edilmesini önerdiklerini genel kurul üyelerine aktardı.

Göktürk, sarı-lacivertlilerin borcunun "korkunç" bir şekilde yükseldiğini söyledi

Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Barış Göktürk, sarı-lacivertlilerin borcunun "korkunç" bir şekilde yükseldiğini söyledi.

Sarı-lacivertli kulübün Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen olağan mali ve idari genel kurulunda konuşan Göktürk, "Fenerbahçe'nin borcu korkunç şekilde yükseliyor. Borç, 21 Eylül 2025'te 592 milyon avroya çıkmış. Fenerbahçe tarihinin en büyük aktif kayıplarının yaşandığı dönemi konuşuyoruz. Kulübün yıllık avro cinsinden geliri 457 milyon avro olmasına rağmen 1 yılda 611 milyon avro harcanmış. Fenerbahçe tarihinin en yüksek harcamasının yapıldığı sezon 2025-2026 sezonu. 180 milyon avro civarında açık var. Ataşehir arazisinden gelen kaynak, Kayışdağı arazisinden gelen kaynak, sermaye artırımından gelen kaynak... Biz bu aktifleri kaybettik. Finansal borcu kapattık diyorlar ama toplam borç yükü azalmadı. Astronomik rakamlara ulaştık. 524 milyon avro toplam borç bırakıldı. Arazilerden ve sermaye artırımından gelen 132 milyon avroya rağmen toplam borç bu miktarda." ifadelerini kullandı.



Barış Göktürk, 20 milyon avro civarında ek gelirin iskonto edilerek harcandığını raporlarda gördüklerini belirterek, şunları kaydetti:

"Chobani Stadyumu'nun ismi ve forma gelirlerinden 24 milyon avro, adidas'tan 8 milyon avro erken alındı. Passo'ya 5 yıllık taahhüt verildi. Bunun bonus olduğunu söylüyorlar, 4,5 milyon avroluk kısmı ipotek ettirmişsiniz. Bunların hepsi harcandı, hepsi yendi. QNB'den alınan 7 milyon avro avans. 1907 Tribünü'nün tamamı satılarak harcanmış. Yönetim kurulumuza teslim edilen tabloda, Fenerbahçe tarihinin en büyük harcamasının yapıldığı, 2 değerli arsanın kaybedildiği, en yüksek bedelli sermaye artırımının yapıldığını görüyoruz. Geçmiş dönem sporcu ve teknik kadro ücretleri var. Bunların elle tutulur hiçbir tarafı yok. Finansal borçların kapanmasına karşın ticari borçların arttığını görüyoruz. Bunların içinde sporcu ödemeleri için yapılan anlaşmaların gelecekteki ödemeleri yok. 2026-2027 sezonunun kombine gelirini bizlere bıraktığınızı söylüyorsunuz, çok teşekkür ediyoruz, Allah razı olsun."

Sarı-lacivertli yönetici, konuşmasını, "Sıfır yeni kaynak üreten, var olan kaynakları tüketen, Aziz Yıldırım'ın kulübe kazandırdığı arsaları satan bir yönetimle karşı karşıyayız. Aziz Yıldırım en kötü dönemde elini ve gövdesini taşın altına koyarak göreve geldi ve kulübü tekrar düzlüğe çıkarmaya çalışıyor." ifadeleriyle tamamladı.

Fenerbahçe Kulübünün eski yöneticisi Alkun

Fenerbahçe Kulübünün eski yöneticisi İlker Alkun, mevcut başkan Aziz Yıldırım yönetiminin, kendi dönemlerindeki harcamalarla ilgili olarak "algı yönetimi" yaptığını ileri sürdü.

Sarı-lacivertli kulübün Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen olağan mali ve idari genel kurulunda, Sadettin Saran başkanlığında yöneticilik yapan Alkun, Aziz Yıldırım'ın "Gelin anlatın." daveti üzerine kürsüye çıktı.



Yer aldığı yönetimin faaliyetleri konusunda algı yönetimi yapıldığını savunan Alkun, şunları kaydetti:

"Burada 9 ay görev yapmış yönetime, bizden önceki yönetimlerin sorumluluğu yokmuş gibi, 20 sene Fenerbahçe'yi yönettiği dönemde 31 milyon avroya teslim aldığı borcun 612 milyon avroya ulaşmasında hiç sorumluluk yokmuş gibi algı yönetimi yapılıyor. Sanki bunların hiçbirinde bu 20 yıllık dönemin sorumluluğu yokmuş gibi, bizden önceki yönetimin sorumluluğu yokmuş gibi... Ne güzel bulunmuş Sadettin Saran ve ekibi. 'Vurun abalıya, yıkalım bunların üstüne, hepimiz aklanalım.' tarzında algı yönetiliyor. Bizden önceki süreçte 20 yılda 612 milyon avro borç var. Hala borç aynı yerinde sayıyor. Buradan çıkıp 'Senin bu arkadaşın bu parayı yedi.' diyeceksiniz, buyrun mahkemeler burada."

Sarı-lacivertli kulübün borcunun kar topu gibi büyüdüğünü dile getiren Alkun, "Çoluğumuzun çocuğumuzun rızkından kesip yönetime geldik. Sizin 9 bin imza topladığınız dönemde biz gelip aday olduk, Ali Koç'a karşı kazandık. Siz Ali Koç'a karşı iki kez kaybettiniz. Bazı gerçekleri karıştırıyorsunuz. Adını bilmediğimiz oyuncuların taksitleri bizim önümüze konuldu. 2 yılda sadece bize bırakılan faiz yükü 79 milyon avroydu. Bu gelirleri elde ettiğimizde 'Derhal bu faiz yükünden kurtulmamız lazım.' dedik. Bankalar anlaşmasını kapatmayabilirdik. Ama 25 sene sonunda gelen faiz yükünün sorumlusu Sadettin Saran ve yönetimi mi? 25 yıllık gelen döngüyle bu borç kar topu gibi büyüyor." diye konuştu.

İlker Alkun, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bize 'Fenerbahçe'nin gelirlerini kırdırdınız, temlik ettirdiniz.' diyor. 'Harcadınız, yediniz.' diyorsunuz. Fenerbahçe Spor Kulübünde ilk kez yapılan bir durum değil. Geçmiş yönetimlerde defalarca yapıldı. Aziz bey ve yönetimi zamanında ciddi bir matematik yapıp bunu kullanmıştır, biz de aynısını yaptık. Fenerbahçe'nin kendi gelirleriyle 4 milyar lira bankalara borç kapatıldı. Bugün ortada belki 750 milyon avro borç var. Sayın Başkan '690 milyon avro para harcadınız.' diyor. Böyle bir para hareketi yok."

Genel kurulda önemli kararların alınacağını anlatan Alkun, "Kante'yle ilgili bize yetki verilmişti. Ertan Torunoğulları, Kante'yi satmak için gerekeni yaptı, Oğuz Çetin bir kez telefonuna çıkmadı. Bugün siz Kante'yi satamazsınız. 8 aylık dönemde pozisyon aldık. Devre arasında 4 transferimiz var. Bu süreçte harcanan paralar ortada. Bugün ben ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımız, Aziz Yıldırım ve yönetiminin her zaman yanında olacağız. Biz göreve geldik, borcu mu ödeyelim, transferini yapmadığımız kadroyla lige mi başlayalım? 2 yıllığına göreve geldik ama süremizi tamamlayamadık. Biz buraya kavga etmeye gelmedik, cevap hakkımızı kullanmaya geldik. 27 sene biz yönetmedik. Bu yönetimin bütün doğru organizasyonlarda yanındayız. 2 yıllığına göreve gelmiş bir yönetime son 27 yılın faturasını kesmeye çalışmayın." ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Barış Göktürk: Haddini bil, dikkatli ol, çok ters tepki alırsın

İlker Alkun'un açıklamalarının ardından Fenerbahçe Kulübü Başkan Vekili Barış Göktürk kürsüye geldi.

Göktürk, kürsüye çıktığında İlker Alkun'a, "Sevgili İlker, telefonu kapat da cevap dinle. Algı operasyonu falan ağır ithamlarda bulunuyorsun. Burada sana kibarlık yapıyoruz, sakin ol. Haddini bil, dikkatli ol, çok ters tepki alırsın." ifadelerini kullandı.



İlker Alkun'un "Algı operasyonu" cümlesini saygısızca olarak nitelendiren Barış Göktürk, "Kendisi 'Burada olmayan insanlar için algı operasyonu yapıyorlar, Sezar'ın hakkını Sezar'a verin.' dedi. Senin Sezar'ın nerede, bir önceki yönetim kurulunun başkanı nerede? Biz size dostumuz, kardeşimiz diyoruz, siz başka şekilde konuşuyorsunuz. 'Fenerbahçe'nin kaynak problemi yok, harcama problemi var.' dediniz, 630 milyon avro para harcadınız. Bu harcama sizin seçtiğiniz denetim şirketinin raporunda var. Sayın Aziz Yıldırım'ın halka açtığı şirketin sermaye artırımıyla borç kapattınız. Sanki kaynak oluşturdunuz da borcu kapattınız. Sayın Başkan bir çağrı yaptı. Temmuz ayında görevde olmadığınız dönemde imza atmışsınız. Bunun bedelini üstleniyor musunuz? Görevde olmadığınız süreçte imzalarınız var. Siz hangi temsiliyetle bir imza attınız? Bunu açıklayın. Sizden önceki yönetime eleştiride bulunurken dönüp bize ithamda bulunmayın, delikanlı gibi çıkın sizden önceki yönetimi eleştirin." açıklamasını yaptı.

Tanju Kaya: Gelirler 600 milyon Euro olacak

Mali İşlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Tanju Kaya, Fenerbahçenin Olağan Genel Kurul Toplantısı'nda 01.06.2026 – 31.05.2027 dönemine ait bütçe ile ilgili konuştu.



Yönetim Kurulu Üyesi Tanju Kaya'nın açıklamaları şu şekilde:

"Biraz önce rakamlar konuşuldu ama ben tekrar sizlere hatırlatmak istiyorum. 2025-2026 sezonu finansman giderleri de dahil 642 milyon Euro giderle kapatılmıştır. Bu Fenerbahçe tarihindeki en yüksek giderdir. Keza aynı dönem 463 milyon ki o tarafta da finansman gelirleri var ve onlar da eklendiğinde 463 milyon Euro gelirle kapatılmış ve yıl, 179 milyon Euro gider fazlasıyla açıkla kapatılmıştır.

Bilançoda durum nasıl, ona da bakarsak: Geçen sene yani şubat ayında başlayıp yine ertesi yılın şubatında biten üç sermaye artışı ki burada hissedarlarımız, taraftarlarımızın birazcık da üst üste gelen bu artıştan mağdur olmuşlardır. 91,4 milyon Euro'luk sermaye artışı yapılıp, içeriye yeni kaynak konulmasına rağmen borç 439 milyon Euro'ya ancak indirilebilmiştir.

Orhan Bey, az önce 2018 yılıyla başladığı için ben de çok kısa bir şeye değinmek istiyorum: 2018'de yani Aziz Bey'in başkanlığı bıraktığı dönemden sonra yanlış hatırlamıyorsam 35 milyon Euro Fener Ol kampanyasından yani taraftarımızdan bir gelir elde dildi. Keza 91,5 milyon Euro yine hissedarımız olan ağırlıklı taraftarlarımızdan gelir elde edildi. Ve Ali Bey'in koyduğu 84 milyon yani bunların toplamı 211 milyon Euro yapıyor. Bunu eklediğimizde bugün 439 milyon Euro olan borç 650 milyon Euro'dur. Yani o günden bugüne taraftarımız ve Ali Bey'in katkısı olmasa bilançoda bırakın en ufak iyileşmeyi, borçluluk daha da kötüye gidiyor. 2018'e nereden geldiğimizi zaten benim anlatmama gerek yok. 2011 yılında bu kulübün, Futbol A.Ş.'nin piyasa değeri 1.8 milyar Dolar'dı. Sadece %10 hissesini satsa bütün borç kapanıyordu. Ama sonra yaşananları, nasıl Fenerbahçe'nin önünün kesildiğini hepiniz biliyorsunuz. O yüzden 2018 bilançosunu koymasaydınız çok iyi olacaktı Orhan Bey, gerçekten kırıldım.



Bu arada 439 milyon Euro olan borç… Bilançonun aktifinde yer alan kasa ve bankadaki paralarımız ve alacaklarımızı düştükten sonra, Fenerium'un stoklarını düştükten sonra bu borç 368 milyona düşmüş ki bir önceki yıla göre 305'ten 368'e yükseliyor. Yani borçta ne yazık ki küçülme olmuyor, her geçen gün artıyor!

179 milyon Euro açık verilip, bir de 400 milyona yakın borç yönetilirse, içeriye farklı bir kaynak da koyulamıyorsa ki az önce Başkanımız, Başkan Vekilimiz Barış Bey detaylarından bahsetti; Chobani'nin iki yıllık isim hakkı, Chobani'nin forma reklam sponsorluğunu 1 yılı, adidas'ın 1 yılı yani bizim bu döneme ait bir yılı, loca ve kombine satışlarının bu yıl olması gereken 2026-2027 bedeli, Passolig anlaşmasının 5 yıllık bedeli ki bizden sonraki yönetimleri de etkileyecek, QNB anlaşmasının 5 yıllık bedeli, Nesine.com'un 2026-2027 bedeli, Yusuf Akçiçek ve Sebastian Szymanski'nin ki burada rakam söylememde sakınca yok, bunlar bonservis alacaklarımız, kayıtlarımızda görünüyor, 14 milyon Euro'luk bedeli, Ataşehir ve Kayışdağı projelerinin öne çekilen avanslarıyla tam 141 milyon Euro önden tahsil edilmiştir.

Sermaye girişi haricinde başka bir kaynağınız olmazsa mecburen bu paralar kullanılmış. Ama biz, ne yazık ki 2026-2027 sezonu bütçesini oluştururken bu kaynaklardan yoksun olarak başlıyoruz.

Bununla bitiyor mu? Nasıl bir tabloydu, birlikte görelim. Görevi devraldığımız 9 Haziran itibarıyla tam tamına 43 milyon Euro mayıs ayı itibarıyla vadesi geçmiş borcumuz vardı. Bunların tamamına yakını da futbolcu, menajer ve bonservis bedelleriydi. Haziran sonuna kadar UEFA'dan lisanslarımıza alabilmek için, Türkiye Ligi'nde futbolcularımızın oynayabilmesi için ödememiz gereken tutar ise 52 milyon Euro idi. Beni, Mali İşlerden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi olarak en çok şaşırtan ve birazcık da ürküten şey ise yıllık nakit akışı açığının 180 milyon Euro'da sonuçlanıyor olmasıydı. Yani 180 milyon Euro ilave kaynak koyamazsanız faaliyetlerinizi idame etme şansınız yok gibi. Bu arada ne oldu? TFF, 'hoş geldiniz' hediyesi olarak bize transfer harcama limitlerimizi bildirdi. 6 milyar 300 milyon civarında bir rakam tebliğ edildi, 120 milyon Euro'ya yakındı daha doğrusu. Fakat bizim mevcut kadromuzun maliyeti bu 120 milyon Euro'nun 32 milyon üzerindeydi. Yani bizim transfer yapabilmek için önce futbolcularımızdan ciddi bir azaltmaya gidip, 32 milyon Euro'luk satış yapıp, bir miktar daha yine satış veya maliyet düşürerek limit boşluğu açarak transfer yapmamız gerekiyordu.



UEFA, 7 milyon Euro'luk bir ceza gönderdi. Bu da takım gelir/gider rasyosunu aşmadan kaynaklıydı. Burada da UEFA çok net olarak şunu söylüyor; "Futbol A.Ş.'nizin, gelirlerinin toplamı, giderlerinizle kıyaslandığında giderleriniz, bu gelirlerin %70'ini geçemez." Bizde ise bu oran %84'tü! Görüşmelerle aslında çok daha yukarıda olması gereken ceza ilk kez aşım olması sebebiyle bu rakamlara çekilmiştir ama Damokles'in Kılıcı gibi başımızda duruyor. Aşağıya inemezsek o cezanın katlanarak gelme olasılığı da çok yüksek.

Peki, ne oldu da bu transferler yapıldı ve bu borçlar bir anda ödenebildi? Ben, başta Başkanımız olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerimize ayrıca teşekkürlerimi iletiyorum

Yönetim Kurulu kasa kolaylığı anlamında bir miktar nakit açığını çözmek için katkı sağlamıştır ki, 38 milyon Euro. Yine Yönetim Kurulumuzun reklam ve sponsorluk desteği, bu kısa süreye sığanlardan bahsediyorum, daha gelecek bir sürü sponsorluk destekleri olacak. Yönetim Kurulunun teberrulu, yüksek şerefiye ödeyerek locaları alması ve bazı loca sahiplerimizin de yine ekstra loca bedelleri ödeyerek sağladıkları 11 milyon Euro'luk ek gelirle haziran sonuna kadar ödememiz gereken 52 milyon Euro'luk sorun çözüldü ve Fenerbahçe'miz ilk kez bütün edimlerini yerine getirmiş oldu haziran sonuyla.

Sonra bu transfer limitleri için büyük bir sponsorluk projesi ki biraz sonra arkadaşlarım anlatacak, onlardan çok fazla rol çalmak istemiyorum ama burada Cove 1907'yi görüyorsunuz, onun bedeli çok yüksek ama bizim o dönemde bilançomuza, daha doğrusu harcama limitlerimize efekti 57 milyon Euro'ydu, o ve altında gördüğünüz stadımızda yapılan led ekranlardan gelecek gelirle 15 milyon Euro civarında bir reklam geliri sağladık.

Böylece hem transferler yapıldı hem borçlarımız ödendi. O sorunlu mali tabloyu oluşturan dönemden bir nebze kurtulmuş olduk.

2025/26 sezonunun kapanışı 457 milyon Euro gelir, 611 milyon Euro giderdi. Biraz önce söylediğim 154'e alttaki finansmanı eklerseniz 179 milyon Euro'luk bir giderle kapanmıştı. Bu sene biraz sonra arkadaşlarımın sunacağı yaklaşık 200 milyon Euro ama zamanla daha da milyarlara giden bir değer getirecek olan projeler eklenmemiş haliyle, biraz önce bir arkadaşımız konuşmasında denk bütçeden bahsetmişti, evet denk bütçemiz olacak ama onayları alınmadığı için buradaki rakamlara eklenmedi, 451 milyon Euro gelir, 497 milyon Euro gider bütçelenmiştir ki bu 497 milyon Euro gider bir önceki seneyle kıyaslayınca 611'den buralara geliyor. %25'e yakın bir küçülme demektir. İnanın her detaya tüm ayrıntılarıyla bakıldı, tek tek hesaplanarak giderlerin buralara indirilmesi sağlandı.

Reklam sponsorluk gelirlerimiz bir önceki yıla göre 126 milyon Euro'dan 135 milyon Euro'ya yükseliyor. Bu %9-10 civarında bir artış. Halen görüştüğümüz sponsorlarımız var. Eminim ki bu rakamın realizesi 145 milyon Euro'larda olacak.



LİSANSLI ÜRÜN SATIŞI

Keza lisanslı ürün satışımız ve stat hasılatı. Burada bir detaya girmek istiyorum. Lisanslı ürün ve stat hasılatı taraftarımızın Fenerbahçe'mize verdiği ekonomik gücün en büyük göstergesidir. Statta, sahada, caddede, mahkemede bizi yalnız bırakmayan taraftarımız ürün satışında ve bilet satışında da hiçbir zaman yanımızdan eksik olmadı ve ekonomik gücünün ne kadar önemli olduğunu gösterdi.

Bazı internet sitelerinde veya araştırma sitelerinde ürün satışlarıyla ilgili rakamlar açıklanıyor. Burada rakibimizin birinin lisanslı ürün satışında bizi geçtiği söyleniyor. Bizim satışlarımızın tamamı mağaza satışı, tekil satış, organik satış ve bunların tamamı da adet olarak rakiplerimizin çok üzerindedir. İçeri gelir koymak için yapılan sponsorlu satışlar bizim rakamlarımızda yok. Bizim satışlarımız, taraftarımızın biraz önce de bir kongre üyemizin giydiği gömlek gibi övünerek giydiği ürünlerden oluşuyor.

STAT HASILATI

Stat hasılatı tarafında da benzer bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Yine rakibimizin biriyle stat kapasitemizle de far olmasına rağmen -5 bine yakın bir fark var- onların 42 bin, bizim 35 bin bilet sattığımız söyleniyor. Biz spor kulübüyüz, futbol kulübü değil.

Bizim aynı gün voleybolda Şampiyonlar Ligi maçı, aynı akşam EuroLeage maçı ve aynı saate denk gelen Avrupa Kupası maçımız oluyor. Aynı gün üç salonu-stadı da dolduruyoruz. İçinde bulunduğumuz Ülker Arena'nın 13 bin kombine-bilet satışı ve 4 bin voleybolu eklersek bırakın 7 bin geride olmayı rakibimizin %20 üzerinde bilet satışına ulaştığımız çok net olarak gözüküyor. Taraftarlarımıza minnettarız. Fenerbahçe'nin arkasında her zaman tüm güçleriyle olmuşlardır. Teşekkürlerimi sunarım.

Stat hasılatından bahsettikten sonra da çok kısa da katılım rakamında dikkatinizi çekecek artış var. Şampiyonlar Ligi'ne kalmamızdan kaynaklı bir bedel buradaki rakamımızda yükselmeye yol açtı.

Gelir tablosunda bir de naklen yayından bahsetmek istiyorum. Toplam bütçemizin %3'ü bile değil. 12 milyon Euro. TL olduğu için kur artışına bağlı olarak eriyor. Yayın ihalesi yapılmak üzere. Çok büyük bir beklenti içinde olmadığımı söyleyeyim. Yönetimim adına konuşmayayım. %100 artsa da bu bilanço büyüklüklerinde artık anlam ifade etmiyor. 2011-13 yıllara gidin naklen yayın gelirleri bütçede ne kadar önemli yer tutuyordu. İnşallah o günleri tekrar yakalarız.



GİDER TABLOSU

İlk üç kaleme dikkatli bakalım. Sporcu ve teknik kadro ücretleri, menajer, amortisman ve itfa alanı da yine sporcuların bonservis bedelleri. Türkiye Liglerinde şampiyonluğa oynuyorsanız, Şampiyonlar Ligi'nde başarılı olacaksanız, voleybol ve basketbol takımlarınız gerçek anlamda Avrupa Şampiyonu ise her yıl finallere kalıyorsa artık 320-330 milyon Euroların altına bu giderlerinizi düşürme şansınız çok zor. Bizim de en büyük giderlerimizi bu oluşturuyor. Tablonun aşağısında operasyonel giderler var. Bu rakamlarda da ciddi anlamda tasarruflar sağlandı. 497 milyon gibi bir tutarla inşallah bu sene gider bütçemizi de kapamış olacağız.

AMATÖR ŞUBELER: GELİR-GİDER

Herkesin merak ettiği amatör şubelerin gelir ve giderlerini göstermek isterim. Kadın futbolda 4.6 milyon gelir, 5 milyon gider. Erkek basketbol 51 milyon Euro gelir, 47-48 milyona yakın gider oluşturuyor. Artıya geçmiş durumda. Tüm basketbol ekibini kutluyorum. Kadın basketbolda çok cüzi bir gelir gider farkı var. Asıl yönetmemiz gereken erkek ve kadın voleybol ama başında Aydın Bey gibi bir yöneticimiz var. İnanın her detayı ile çalışıyor. Eminim ki bir dahaki bütçe sunumunda burada farklı rakamları göreceğiz.



Olimpiyatlara 50'ye yakın sporcu veriyoruz. Voleybol takımımız Milletler Ligi ve Avrupa Şampiyonası'nda İstiklal Marşımızı okutuyor ve göndere bayrağımızı çektiriyor. Buraya giden sporcuların yarısından fazlası Fenerbahçe. Bunun gururu ile mutluyuz. Burada destek versek de başarıyı yaratmanın bedeli bu maddiyatla ölçülmüyor, tüm sporcularımıza yürekten teşekkür ediyoruz.

Bütçe 46 milyon gibi görünmesine rağmen bu seneye dahil olacak önemli rakamlarla beraber 550 milyon belki 600'leri zorlayacak gelir yaratırken, 500 milyon civarında da gider yaratacak. Uzun bir aradan sonra Fenerbahçe bütçesi fazlası verecek. Uzun bir aradan sonra Fenerbahçe borç azaltımına gidecek.



Gelir gider tablosunda sürdürülebilir olmadığını gösterdik. 368-370 milyon net borç yönetiyorsanız gelirlerinizde de büyük artışlar yapamıyorsanız bu işi borçlanma ile de yönetemezsiniz. Borç verecek de bulamazsınız. O nedenle kulübümüzün geleceğine sağlam temeller atacak projeleri ki bunlardan birçoğu hepinizin onaylarına sunulacak. Bizler için çok önemli. Projeler onayladıktan sonra tekrar 2011'de söylediğim 1.8 milyar Euro şirket değerine ulaşacak Futbol A. Ş'miz oluşur ve Fenerbahçemiz Avrupa'nın o Devler Ligi'ndeki 4-5 kulübünden bir tanesi olur."

Başkan Aziz Yıldırım : Birlik ve beraberliğin sağlanması için ben ibra edeceğim

Olağan mali ve idari genel kurulunda, başkan Aziz Yıldırım ikinci kez kürsüye çıktı.

Sadettin Saran'ın başkanlık koltuğunda oturduğu 1 Mart 2026 ile 31 Mayıs 2026'yı kapsayan sürecin mali ve idari açıdan ibra oylaması öncesinde konuşan Yıldırım, sabah yaptığı açıklamayı hatırlattı.



Kongredeki ilk konuşmasında "Siz yönetim olarak suçlusunuz, bundan dolayı sizi ibra etmeyeceğim" diyen Aziz Yıldırım ikinci açıklamasında şunları söyledi:

"Sabah geldiğimizde düşüncemiz demin burada ifade ettiğim gibi değildi. Son kongrede herkesin ibra edilmesi gerektiğini, geleceğe dönük kulübümüzde böyle bir imajın oluşmamasını düşünüyordum. Sabah biraz kızdırdılar ama birlik ve beraberliğin sağlanması için ben ibra edeceğim. Kante'den dolayı 3 milyon avro ödeme var. Ama bu ödemeyi üstlerine alacaklar, nasıl çözeceklerse çözsünler. Fenerbahçe Üniversitesi'yle ilgili de bizimle beraber çalışacaklar. 10 sene uzatmışlar. Elden gitmiş. Şu anda Fenerbahçe Spor Kulübü, Fenerbahçe Üniversitesi'nin sahibi değil."

Aziz Yıldırım'ın açıklamasının ardından Sadettin Saran başkanlığındaki yönetimin faaliyetleri, mali ve idari açıdan üyelerin oylarına sunuldu. Saran dönemi oy çokluğuyla ibra edildi.

Sadettin Saran başkanlığındaki yönetimin faaliyetleri oy çokluğuyla ibra edildi

Fenerbahçe Kulübünün olağan mali ve idari genel kurulunda Sadettin Saran başkanlığındaki yönetimin faaliyetleri oy çokluğuyla ibra edildi.

Aziz Yıldırım: Herkes Fenerbahçe'ye sahip çıksın

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, sarı-lacivertli kulübe birçok kalemde kaynak sağlamaya çalıştıklarını belirterek, kasalarında 77 milyon avro olduğunu söyledi.



Aziz Yıldırım, sarı-lacivertli kulübün Ülker Spor ve Etkinlik Salonu'nda gerçekleştirilen olağan mali ve idari genel kurulunda açıklamalarda bulundu.

Herkesin Fenerbahçe'ye sahip çıkmasını isteyen sarı-lacivertli kulübün başkanı, "Fenerbahçe sahipsiz haberiniz olsun. 3 Temmuz'da sokaklarda olan, Anıtkabir'de olan milyonlar nerede? Türkiye'nin Fenerbahçe'ye, Fenerbahçe'nin de Türkiye'ye ihtiyacı var. Bir sessizliğin de derinliği vardır. 'Fenerbahçe şampiyon olacak' dedim, diyorum. Bunu inanarak söylüyorum. Ben bir sene sonra yokum. O yüzden destek olun." diye konuştu.

Ataşehir arazisindeki projeden 100 milyon avroya yakın para geleceğini belirten Yıldırım, "Oradan gelecek para, borç kapatacak. Başka bir yere harcanmayacak. Açık söyleyeceğiz, bu kadar borcumuz var, bu kadar paramız var diye. Borç neyse hepsini söyleyeceğim." diye konuştu.

"Kasamızda 77 milyon avro var"

Aziz Yıldırım, tüzüğe kulübün mallarının satışını yasaklayan madde koyduracağını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Fenerbahçe'de satmayı kaldırdık. Mal alındıktan sonra kimse babasının malı gibi satamaz. Biz de babamızın malı olmadığı için satmıyoruz. Samandıra'da 15 dönümlük bir kısım var, kulüp burayı satın alsın. Kulübün parasıyla alacağız. 13. madde yatırım yapılması, tesis yapılması gibi konular. İlk sırada Kenan Evren Lisesi var. 2001 ya da 2002 yılında Milli Eğitim Bakanlığıyla anlaşma yapmıştık. 3 okul ve 1 salon yaptık ama vermediler. Onay verirseniz oraya proje yapacağız. Maltepe'de aynı projenin yapılmasını arzu ediyoruz. 6 tane çim saha, 5 bin kişilik stat yapılacak buraya. Burayı bizler yaptırıyoruz. Mart, nisan ayı gibi 6 çim saha Fenerbahçe'nin emrine verilecek, parasını yönetim kurulu karşılayacak. Dereağzı'ndaki Metin Aşık Tesisleri depremden dolayı rapor alındığı için yıkılacak. Bir kadın futbol maçında çatıdan beton düştü, hemen yıkıma başladık. Yeni projeyi yaptıracağız, adını da Metin Aşık olarak devam ettireceğiz. Stadın da kapasitesini 64 bine çıkarıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bizi kabul ettiğinde bu konu açıldı. 'Hemen başlayın, yapın.' diye talimat da verdi. 1 hafta 10 güne kadar onay çıkar. Kasım ayına kadar da inşaat dışarıdan başlar."



Görev geldikten sonra kulübün kasasına önemli bir miktar para koyduklarını vurgulayan Aziz Yıldırım, şunları kaydetti:

"Şu ana kadar 180 milyon avroluk sponsorluk anlaşması yaptık, paralar geliyor. Bizim olduğumuz dönemde ne hisse senedi satacağız ne sermaye artışı yapacağız. Buna ihtiyacımız yok. Mayıs sonu itibarıyla 24 milyon avro açığımız görünüyor. Ama buna sponsor gelirlerimiz konulmadığı için böyle bir açık görünüyor. Kongre geldiği zaman 'Ben size denk şekilde teslim ediyorum.' diyeceğim. 8 Haziran'dan 24 Eylül 2026'ya kadar Fenerbahçe'nin geliri 197 milyon avro. Şampiyonlar Ligi'nden 26 milyon avro geldi. Bizim gibi şahıslardan 40 milyon avro geldi. Kombine geliri 30, bilet geliri 5 milyon avro, loca geliri 10 milyon avro. Gelirimiz 197 milyon 454 bin 995 avro. Bunun içinde 7 milyon avro önceki yönetimden bize bırakılan para. 4 ayda 197 milyon avro kaynak üretmişiz. Giderlerimiz ise 22 milyon avro. Futbol takımının giderleri 105 milyon avro. Toplam giderimiz 127 milyon avro. Toplamda kasamızda 77 milyon avro var. Hangi şirketin kasasında bu para var?"

 

"Allah kısmet ederse 2 proje daha yapacağız"

Aziz Yıldırm, göreve geldikten sonra kulüpteki 43 milyon avroluk nakit açığını kapattıklarını belirtti.

Seçimin ardından 8 Haziran'da vadesi geçen ve bekleyen ödemelerin 48 milyon 793 bin avro olduğunu anlatan Yıldırım, "Vadesi geçmiş ama ödememişler. Biz 39 milyon avrosunu ödedik. 9 milyonunu menajerlerden dolayı ödemedik. Yarın eski futbolcuların bonservislerinden dolayı kalan 24 milyon avro borcu ödeyeceğiz. Michy Batshuayi için Chelsea'ye 500 bin avro, Sebastian Szymanski için Dinamo Moskova'ya 1 milyon avro, Cengiz Ünder için Olimpik Marsilya'ya 3 milyon avro, Çağlar Söyüncü için Atletico Madrid'e 2 milyon 340 bin avro, Diego Carlos için Aston Villa'ya 2 milyon avro, Anderson Talisca için Al Nassr'a 5 milyon avro bonservis borcu var, yarın ödüyoruz." diye konuştu.

Futbolcular için geldikleri kulüplere ödenen paralara değinen Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"Milan Skriniar için PSG'ye 2 milyon avro bonservis borcu var. Kaleci Ederson için Manchester City'ye 2 milyon 707 bin 500 avro borç var. Marco Asensio için PSG'ye 500 bin avro şarta bağlı bir alacak varmış, ödüyoruz. Amare Diouf, akademi için 950 bin avro ödüyoruz. Youssef En-Nesyri için Sevilla'ya 2 milyon 925 bin avroluk taksidi imzaladım, yarın ödüyorlar. Bir de aynı rakamı önceden ödedim. Beyler bu konularda bilgi sahibi olun, hepimizden hesap sorun. Fred gitti. Bonservisi 10 milyon, bugüne kadar önenen 7,6 milyon avro. İrfan Can Eğribayat'ı gönderdik, 2028'e kadar kalırsa 1,5 milyon avro para alacağız. Sofyan Amrabat 8 milyon 400 bin avro alacak. Kaleci Livakovic 4 milyon avro alacak. Cengiz Ünder 2 milyon 714 bin avro, Fred 4 milyon 75 bin avro alacak. Talisca 17 milyon avro alacak."

Genel kuruldan yetki isteyen Aziz Yıldırım, "Ben kendim için yetki istemiyorum. 7-8 senede buraya bir çivi çaktılar mı, boya yaptılar mı? Ben yetkiyi Fenerbahçe Kulübü için istiyorum. Lütfen Fenerbahçe'ye sahip çıkın. Gelelim üniversite konusuna. Fenerbahçe Kulübünün üniversitesi yok. Eskiden bütün mütevelli heyeti Fenerbahçe Kulübü Yönetim Kurulundan oluşuyordu. Allah kısmet ederse 2 proje daha yapacağız. Bir tanesi Fenerbahçe Adası. Stadı halledelim sonra ona geçeceğiz. Bir de marina yapmak üzere bir çalışmamız var. İnşallah bu iki projeyi Fenerbahçe için yapacağız." ifadelerini kullandı.

 



Haber; AA, Fotoğraf; AA
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön