Geri
İleri
Hakemin her günü 28 Şubat
Sahada adalet dağıtmasını beklediğimin insanlar sürekli diken üstünde yaşıyor?
Her Federasyon ve MHK değişiminde bazı hakemlerin ?kafası kopartılıyor?? FUTBOL EXTRA Dergisi, 1990 yılından bu yana üst klasmanda görevlerini bırakan hakemlerin ?gerekçelerini? araştırdı.
Sorarım size; hiç olaysız, tartışmasız, huzur içinde ?gönül rahatlığı? ile mesleğini noktalamış bir ?hakem? hatırlıyor musunuz?
Elbette bunun cevabını, bir çırpıda, zorlanmadan söylemek mümkün değil.
Son 20-25 yılın hakemlerine ?Bırakma gerekçeniz neydi?? diye sorduğunuzda aldığınız on cevabın dokuzu aynı oluyor; ?Ben bırakmadım, bıraktırıldım!?
Yani birçok hakemin sonunu ?hakem siyaseti? getirmiş? Yani ?Dernek veya federasyon seçimleri.?
Adı üstünde seçim bu? Ortada en azından iki tarafa var ve her iki tarafta da hakemler bulunuyor. O gün karşı saflarda yer alanların yolları ayrılmış ve ileride bir gün yollar kesiştiğinde de bunun ?hesabı? görülmüş?
?Bizden olanlar?, ?bizden olmayanlar? diye bakılmış hep hakemlere.
Sizin ?düşüncenizdekiler? iktidar olmuşsa ?prens?sizsiniz; ama yarın sizin ?düşüncenizdekiler? iktidardan gittiğinde, otomatikman siz de yolcusunuz demektir?
Çaldığınız düdüğün doğru mu yanlış mı olduğu fazla bir önem arz etmiyor bu meslekte?
Hakemseniz eğer, ya bir Federasyon Başkanının ya da bir MHK Başkanı?nın ?uzantısınızdır!? mutlaka? Böyle değilseniz bile, böyle görülmektesinizdir?
Yani sizin yerinizi ve konumunuzu, saha içinde çaldığınız düdük veya verdiğiniz kararlardan çok, seçimlerde veya olaylarda ?yer aldığınız saflar!? belirlemektedir.
Bu bir rastlantı, bu bir tesadüf olamaz artık?
Bir önceki federasyon döneminde en çok maç alan, en popüler ve en zirvedeki hakem olabilirsiniz? Zaman önemli değil. Bir veya birkaç ay sonra, eğer iktidara ?farklı düşüncede? bir Federasyon gelmişse, o dönemin prenslerinden olmanın bedelini ödemeniz kaçınılmaz artık. Şaibe altındasınızdır? Bir önceki dönemin ?dışlanan hakemleri? ise onlar için en makbuller sınıfına dâhil olmuştur çoktan.
Böyle bir arenada hakem için sahada çaldığı düdüğün ne önemi olabilir?
Olmamış da zaten?
20-25 yıl üç maçından birinde anasına, bacısına küfür yiyerek ömür geçiren hakemlerimizin mükafatı bu mu olmalıydı?..
Hiç değilse bir maç olsun omuzlara alınmak, ufacık da olsa bir plaketle uğurlanmak onlar için artık 90?lı yılların başından bu yana hayal olmuş?
1991 yılında omuzlara alınarak jübile yapan Haşim Gökalp?ten Yusuf Namoğlu?na, Yavuz Karaozan?a, Özcan Oal?a kadar, jübile yapmak yüzlerce hakem arasında sadece bu bir-iki hakeme nasip olmuş. O da nerdeyse 20 yıl öncesine dayanıyor?
Gerisi mi, hepsi ?tu kaka!?
?Hakem hakemi sevememiş ki? futbol camiasının diğer aktörleri sevsin.
Yıllarca bu ülkede düdük çalmış bir hakem olmalarına rağmen hemen hemen her MHK Başkanı patronluk koltuğuna oturduğunda ?Kirli adamların kafasını keseceğiz, çünkü biz bunlarla mücadele için buradayız? diyerek topluma güven verme adına kelle avcılığına çıkma ihtiyacı hissetmiş.
Tıpkı bugün ?birilerinin adamı veya uzantısı oldukları? için günün MHK?sı tarafından dışlanan ve ilk firesini İsmet Arzuman?la verdiği Bülent Demirlek, Oktay Demiray, Vedat Yüksel, Çetin Sarıgül, Fatih Gökçe ve Hamza Mısır hakem grubu gibi?
Onların düdüklerini asma gerekçeleri de onlardan önce düdüklerini asanların gerekçesinden farklı değil?
Birilerinin uzantısı olarak hissediliyor olmaları?

DÜDÜKLERİ SUSTURULDU
İSMET ARZUMAN
Dönemin Futbol Federasyonu ve MHK?sı ile çarpışarak düdüğünü asan hakemlerin son örneği oldu. Hasan Doğan Federasyonu ve Oğuz Sarvan MHK?sı göreve geldikten sonra yaklaşık 2 ay görev alamayan ve bundan mesaj çıkartan Arzuman, ?20 yıllık emeğimin böyle sonlanmasına neden olan MHK?yı açıklamaya davet ediyorum? diyerek düdüğünü astı.
CEM PAPİLA
Yönettiği tarihi (!) maçlarla son yıllara damgasını vuran önemli FIFA hakemlerinden biriydi. Ancak dönemin Ulusoy Federasyonu ve Çulcu MHK?sı tarafından FIFA kokartı elinden alınan Papila, en verimli çağında hakemliği bırakma kararı aldı. Adata dönemin Federasyonu ve MHK?sıyla çarpışarak gitti. Onun düdüğünü asması da olay oldu.
ALİ AYDIN
Ordu bölgesi, FIFA hakemlerindendi. MHK?nın gözdelerindendi. Ne var ki, Fenerbahçe-Ç.Rizespor maçında kural hatası yaptı. Maç tekrarlandı. Kendini toparlayamadı. Galatasaray-Beşiktaş karşılaşmasında gösterdiği kötü yönetim sonrası sarı-kırmızılı camianın hedef tahtası haline geldi. G.Saray Başkanı Özhan Canaydın?ın ?Artık Ali Aydın düdüğünü asmalıdır? şeklindeki sert çıkışından sonra, hakemliği bırakmasına daha dört yıl varken düdüğünü asmak zorunda kaldı.
ALİ ULUYOL
Ankara bölgesi FIFA hakemlerindendi. Ancak adının Ali Fevzi Bir?le birlikte şike skandalında karışması, hakemlikteki sonu oldu. İfadesi alındı. Ancak hakkında dava açılmadı. Bunun üzerine Genelkurmayın isteğiyle (astsubay olduğu için) hakemliği bıraktı. Emekli olunca yeniden hakemliğe dönmek istedi. Dönemin Federasyon Başkanı Levent Bıçakçı tarafından buna izin verilmedi.
AYHAN YÜCEBİLGİÇ
Adana bölgesi hakemlerindendi. Otoritesi ve bilgisiyle bir anda parladı, FIFA kokartı taktı. Ama önünde 5 yılı daha varken adeta kokartı ve düdüğü elinden alındı, 2000 yılında düdüğünü astı. 1998?de Bülent Yavuz?un MHK?ya gelmesiyle kokartı elinden alınan Yücebilgiç de diğer meslektaşları gibi mevcut dönemin Federasyonu ve MHK?sı ile ?çarpışarak? gidenlerden.
BÜLENT UZUN
İzmir bölgesi ve Haluk Ulusoy döneminin gözde hakemlerindendi? FIFA kokartı taktı? Levent Bıçakçı Federasyonu ve o dönemin Sabri Çelik MHK?sı göreve başlar başlamaz gelmez kızağa çekildi. Kırıldı, darıldı ve sonunda o da erken yaşta hakemliği bırakmak zorunda kaldı. 30 Ağustos 2004?de Bıçakçı Federasyonunu protesto edip hakemliği bıraktığını açıkladı.
EROL ERSOY
FİFA kokartlı hakemlerimizden biriydi. Önünde iki sezonu daha olmasına rağmen 43 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Daha önce FIFA listesinden çıkartılmasına neden olan Ulusoy?un 2006?da tekrar göreve gelmesiyle hakemliği bıraktı. Milli maç için İzmir?e gelen Ulusoy?u havaalanında karşılamamasından dolayı MHK?dan aldığı tepki de işin tuzu biberi oldu. Ersoy?un o dönem ?Sizi dönemin MHK Başkanı Çulcu mu istemedi?? sorusuna, ?Haluk Ulusoy?un olduğu yerde başkalarının dediği olmaz? şeklinde verdiği cevap oldukça imalıydı.
HAMZA MISIR
2002?de Süper Lig?e çıktı. İlk üç yıl Süper Lig?in gözde hakemlerinden biriydi. Ta ki Levent Bıçakcı Federasyonu göreve gelene kadar. Bıçakçı bir geldi, pir geldi. Mısır?ı sırf ?Haluk Ulusoy?a yakın? gerekçesiyle yiyerek klasman düşürdü. Bıçakcı?nın gitmesiyle tekrar düdük çalmaya başlayan Mısır, bu defa aynı dönemde ikinci başkan olan Hasan Doğan?ın geri dönmesiyle birlikte şansını yine yitirdi.
METİN AYDOĞAN
İstanbul bölgesi hakemlerindendi. Adeta şimşek gibi parlayıp, yıldırım gibi düşen Metin Aydoğan?ın FIFA kokartı olay oldu. Dönemin Sabri Çelik MHK?sınin gözdelerinden olan genç hakem, FIFA kokartıyla ödüllendirildi. Ancak o kokartı bir yıl taşıyabildi. Ufuk Özerten MHK?sının göreve gelmesiyle kızağa çekildi. Önünde maç yönetebileceği 10 yılı varken düdüğünü asmak zorunda kaldı.
METİN TOKAT
Bir dönemin en iyi hakemlerinden biriydi. Haluk Ulusoy-Bülent Yavuz ikilisinin hışmına uğradı. Zirvedeyken kokartı alındı. Dernek başkanlığı koltuğunu da kaybetti. Ardından yeni Federasyon ve yeni MHK ile yeşil sahalara dönen Tokat, Ulusoy?un tekrar göreve gelmesiyle ?Bu platformda hakemlik yapmam düşünülemez? diyerek hem Federasyonu hem de Mustafa Çulcu MHK?sını protesto ederek erkenden düdüğünü astı.
MUSTAFA ÇULCU
Hakemliği yine dönemin Federasyonu ve MHK?sı ile çarpışarak bırakanlardan oldu. Levent Bıçakçı Federasyonu ve özellikle Ufuk Özerten MHK?sı ile yıldızı bir türlü barışmadı. Özerten?in MHK?nın başına gelmesine, ?Bu Türk hakemliğinin ayıbıdır? diyerek tepki gösterdi. Ulusoy?un gitmesinden sonra dışlanan Çulcu, sezon sonunu beklemeden ligin ortasında düdüğünü astı.
MUTLU ÇELİK
Haluk Ulusoy?un adamı olarak tanındı. Levent Bıçakcı Federasyonu ve Sabri Çelik MHK?sı gelince kızağa çekildi. Dönemin MHK?sı hakkında yaptığı açıklamalardan dolayı iki ay hak mahrumiyeti cezası aldı. Hakem seminerine giderek Bıçakcı ve MHK Başkanı Sabri Çelik'in önünde, "Bugüne kadar hep masal anlattınız, anlatmaya devam edin. Ben hakemliği bırakıyorum" diyerek düdüğünü bıraktı.
ORHAN ERDEMİR
FİFA hakemlerindendi. Önünde üç yılı daha olmasına rağmen ne bu süreyi ne de sezon sonunu beklemeden ligin ortasında düdüğünü astı. Levent Bıçakcı Federasyonu ve Ufuk Özerten MHK?sı tarafından istenmediğini anlamıştı. Mevcut sistemle kafa yapıları ters düşmüştü bir kere. Tekrar kokart verilir diye beklediyse de hayaline ulaşamadı. FIFA listesine alınmamasının ardından sezon ortasında düdüğünü bıraktı.
YÜKSEL OKÇUOĞLU
Önünde hakemlik için tam altı senesi daha varken düdüğünü astı. Uzun süre FIFA kokartı takmayı bekleyen Okçuoğlu, dönemin Federasyon Başkanı ve MHK?sı tarafından kokart için Bülent Yavuz?un tercih edilmesinden sonra hakemliğine son noktayı koydu. Okçuoğlu?nun döneminde MHK Başkanı Hilmi Ok?tu.
AYKAN KÖSEOĞLU
İstanbul bölgesinden. Döneminin üst düzey hakemlerinden biriydi. Ancak o dönemde ortaya çıkan Özel Kızıltan?ın iddiaları arasında birçok 1.Lig hakemiyle birlikte onun da adı geçiyordu. Dönemin Hilmi Ok MHK?sının ?Çık kendini akla? demesi kırılmasına ve hakemliği bırakmasına neden oldu. Mahkemede aklandı aklanmasına ama MHK?nın bu tavrı, düdüğünü erkenden asmasına yol açtı.
ETEM ATASOY
Onun da düdüğünü asmasının altında hakem siyaseti yatıyor. Yani dernek seçimleri. Bir kere dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok?la bu konuda ters düşmüşlerdi. Maç alamaz olmuştu? Üstüne üstlük Erman Toroğlu?nun 1.Lig?e çıkarılması Ok?la Atasoy?un arasını iyiden iyiye germişti. Sonuçta onca mücadele verip hak aramasına rağmen sistem onu da erken yaşta eritip yok etti.
ÖZCAN PEHLİVANOĞLU
35 yaşında, yani hakemlik için önünde 10 yıl gibi koca bir zaman varken düdüğünü asmak zorunda kaldı. Dernek seçimlerinden dolayı dönemin Haluk Ulusoy Federasyonu ve Hilmi Ok MHK?sı ile ters düşen üç hakemden biriydi. Klasman düşürüldü. Ulusoy ve Ok?la davalık olmaya kadar giden sürtüşme, Pehlivanoğlu ve diğer iki meslektaşının düdüklerini erkenden bırakmalarıyla sonuçlandı.
HAMZA IŞIN
Döneminin gözde hakemlerinden biriydi? Henüz 39 yaşında ve önünde daha düdük çalacak 6 yıl gibi bir zaman olmasına rağmen 1996 yılında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Çünkü dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok ve 5. bölge sorumlusu Sadık Deda ile bir türlü yıldızı barışmamıştı. Işın?ın yıllar sonra GTK?dan çıkartılışının da Hilmi Ok dönemine rastlaması bir tesadüf olması gerek.
HASAN BAŞDEMİR
Kırklareli bölgesi hakemlerindendi. 2000 yılında Haluk Ulusoy Federasyonu ve Hilmi Ok MHK?sı ile ters düştüğü için klasman düşürüldü. Hakemlik için önünde tam dört yıllık bir süre olmasına rağmen, mevcut sistem tarafından istenmediğini anladı ve düdüğünü astı. Onun da dönemin MHK?sı tarafından haksızlığa uğradığı yönündeki yasal çabası Tahkim?den geri döndü.
İLHAMİ KAPLAN
Genç yaşta FIFA kokartı taktı. Ancak yaşamını sürdürdüğü Antalya?da hakkında yapılan bazı çirkin iddialara dayanamadı. Popüler ve iyi bir işadamı olmanın verdiği özgüvenle 2000-2001 sezonuna sayılı günler kala Ayhan Yücebilgiç ve Erdal Güleç?le ortak karar alıp hakemliği bıraktı.
İSMET CENGİZ
Hakemliği bırakması oldukça ilginç ve sürpriz oldu. Sınavlardan Türkiye birincisi olarak çıktığından tam iki hafta sonra ?başarısız? bulunarak klasman düşürüldü. Henüz 41 yaşındaydı. Önünde düdük çalacak onca zaman olmasına rağmen Ulusoy Federasyonu ve Bülent Yavuz MHK?sı ile yıldızı barışmadı ve erkenden düdüğünü astı.
METİN KARAASLAN
31 yaşında Süper Lig?e çıktı, 33 yaşında klasman düşürüldü ve önünde daha 10 yıl gibi bir süre varken 35?inde düdüğünü asmak zorunda kaldı. Onun da Bülent Yavuz MHK?sı ile yıldızı bir türlü barışmadı. İstenmediğini anlayınca hakemliğini bıraktı. Not ortalaması en iyi beş hakemden biriydi. Yapılanı içine sindiremeyip Tahkim Kurulu?na gitmeyi düşündüyse de ?Canınız sağ olsun? diyerek düdüğünü bırakmayı tercih etti.
MUSA ERYILMAZ
Mersin bölgesi Süper Lig hakemlerindendi. Önünde düdük çalabileceği daha üç yıl varken dönemin MHK Başkanı Bülent Yavuz?la yıldızı barışmayanlardan biri oldu. Son yönettiği maçta 8.2 not almasına rağmen uzun süre kendisine maç verilmemesinden gerekli mesajı çıkartan Eryılmaz, çareyi düdüğünü asmakta buldu.
OSMAN AVCI
39 yaşında hakemliği bırakmak zorunda kaldı. Dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok?la yıldızı bir türlü barışmadı. Dışlandı. O dönem belediye başkanı olan Recep Tayip Erdoğan?ın spor danışmanlığına getirilince bu kez ?mürteci hakem? etiketini yiyerek adeta maç alamaz oldu. Yaşadığı haksızlığa karşılık Tahkim?e gitti. Duruşmasına MHK?yı temsilen Bülent Yavuz?un katıldığı Tahkim Kurulu?ndan bir sonuç alamayınca, isyanlar içinde düdüğünü astı.
SADIK İLHAN
Son yıllara damgasını vuran birkaç olay hakemden biri oldu. Adı Ali Fevzi Bir olayına karıştı. Hakkındaki iddialar ve ortaya çıkan telefon kayıtları onun uzun bir süre mahkemelerde ifade vermesine yol açtı. Hakemlik için önünde dört yılı varken yaşanan olaylar düdüğünü asmasına neden oldu.
BÜLENT YAVUZ
Ankara bölgesi FIFA hakemlerindendi. Daha zamanı varken, Haziran ayında Cumhurbaşkanlığı Kupası ile jübile yapmak istedi. Dönemin Ahmet Güvener MHK?sı bunu kabul etmeyip kupa maçını Ahmet Çakar?a verdi. Bülent Yavuz?a ise 1.Lig?e yükselme maçlarından Aydınspor- Eskişehirspor karşılaşması düştü. Ancak o maçtaki yönetimi büyük tartışmalara ve hakemliği kötü bir şekilde anılarak bırakmasına neden oldu.
TANER YALÇINDAĞ
Dönemin MHK Başkanı Ahmet Güvener?in hem kendisine hem de bazı meslektaşlarına karşı tutum ve davranışlarına karşı çıktı ve ?Bazı durumlar prensiplerime ters? diyerek sezon ortasında düdüğünü astı. Önünde üç yılı daha bulunmasına rağmen Güvener MHK?sına güvenmediğini belirterek hakemliğe veda etti.
ALİ ŞAHAN
Gaziantep bölgesi Süper Lig hakemlerindendi? Henüz 40 yaşındayken günün şartları (!) onun beş yıl öncesinden düdüğünü asmasına neden oldu. Ulusoy Federasyonu ve Bülent Yavuz MHK?sı tarafından ?istenmediğini ve dışlandığını? hisseden Şahan, 2005 yılında gönülsüz de olsa hakemliğini bırakmak zorunda kaldı.
ADNAN ŞEKER
O da Antalya bölgesi hakemlerindendi. Onun da mevcut sistemle yıldızı barışmadı. Dönemin Federasyonu ve Hilmi Ok MHK?sı tarafından ikinci plana itildiğini ve istenmediğini anladı. 2001 yılında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Halbuki hakemlik için önünde 4 yıllık bir zaman daha vardı.
HAMDİ KÖSE
Giresun bölgesi hakemlerindendi. O da hakemliğini ?anormal? olarak bırakanların arasına girdi. Daha 37 yaşında önünde 8 yıllık bir zaman olmasına rağmen düdüğünü asmak zorunda kaldı. Dönemin Bülent Yavuz MHK?sının kara listesine girince 2004 yılında hakemliğe veda etti.
BİR MAÇLA BİTENLER
ABDURAHMAN ARICI
Antalya bölgesi hakemlerindendi? Hakemliği bırakmasına dört yıl daha varken, 41 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. MHK Başkanı Ahmet Güvener?in döneminde yönettiği ve büyük tartışmalara neden olan Sarıyer-Gaziantepspor karşılaşması onun sonunu hazırladı. Bu maç sonrası kızağa çekilince o da erken emekliye ayrıldı.
ADNAN TÜRKKAN
İstanbul bölgesi hakemlerindendi? Henüz hakemliğinin baharında, 29 yaşındayken düdüğünü asmak zorunda kaldı. Yönettiği Ankaragücü-Altay maçında verdiği gol kararı, hakemliğinin bitmesine neden oldu. Ankaragücü futbolcularının kramponlarıyla ağları yırttığını görmemesi, ona pahalıya patladı.
AHMET AKÇAY
İzmir bölgesi hakemlerindendi. Ankaragücü-Beşiktaş maçında Ankaragücü?ne sırtıyla attığı golden sonra verdiği beyanatta ?Top bana çarpmasaydı da zaten gol oluyordu? dedi. Bu olay kamuoyunda hayli yıpranmasına sebep oldu. Bu hadisenin performansını da etkilemesiyle hakemliği bırakmak zorunda kaldı.
ERGÜL YÜCEDAĞ
Daha 39 yaşında, hakemliğinin en verimli döneminde düdüğünü asmak zorunda kaldı. Talihsiz bir karşılaşma onun hakemliğini erken yaşta bitirmesine sahip oldu. Samsunspor-Trabzonspor maçında yaşanan olaylardan dolayı müsabakayı tatil eden Yücedağ?a o dönemin Federasyonu ve MHK?sı sahip çıkmayınca meslek hayatını noktalamak zorunda kaldı.
ERDOĞAN KIRICI
Hakemliği bırakması sürpriz ve ani oldu. Önünde üç yıllık bir zaman olmasına rağmen sezon sonunu dahi beklemeden ligin ortasında 1994?ün Mart ayında düdüğünü astı. Çünkü tek tük maçlara gönderilerek mevcut Hilmi Ok MHK?sı tarafından ikinci plana itilmişti. Kötü ve talihsiz geçen Ankaragücü-Karabük maçı da işin tuzu biberi oldu.
KADİR TOZLU
2.Lig?de yönettiği Siirtspor-İzmirspor maçının uzatma dakikalarında Siirt şampiyonluğunu ilan etti etmesine ama maçın tartışması uzun süre devam etti. Kadir Tozlu bu karşılaşmadaki yönetimi nedeniyle dönemin MHK?sı tarafından uzun süre dinlendirildi. Yaklaşık 6 ay maç verilmeyen Kadir Tozlu daha sonra aldığı maçların ikinci ve üçüncü sınıf olmasını içine sindiremeyerek düdüğünü astı.
MEHMET ÇAYAN
Önünde düdük çalacağı daha dört yıl varken, sezon ortası sayılabilecek bir zamanda yönettiği, kötü geçen ve tartışmalara neden olan Karabük-Dardanel karşılaşması sonrası düdüğünü astı. Hem maçın kötü geçmesi hem de aşil tendonundaki sakatlığı, düdüğünü erken asmasına neden oldu.
MUHİTTİN BOŞAT
Hakemliği tam zamanında bıraktı bırakmasına ama bırakışı pek de iyi olmadı. Özellikle hakemliğinin son döneminde yönettiği Trabzonspor-G.Birliği ve G.Saray-F.Bahçe maçlarındaki yönetimi büyük tartışmalara neden oldu. Bu iki talihsiz maç onun sezon sonunu beklemeden ligin ortasında yazılı bir açıklama yaparak hakemliğini noktalamasına yol açtı.
RIZA ÖZAHİOĞLU
Hakemlik için önünde 4 yıl gibi bir zaman olmasına rağmen 1998?de düdüğünü asmak zorunda kaldı. Bir yıl öncesinde yaşadığı ve büyük tartışmalara neden olan Aydın-Bolu maçında gösterdiği yönetimden dolayı, MHK tarafından kızağa çekildi ve ardından sezon sonu klasman düşürüldü. Ertesi sezon 2.Lig?de kaldı kalmasına ama verilen tüm maçları geri çevirdi ve sonunda pes etti. Rıza Hoca, bugün hâlâ ?Aydın-Bolu maçında verdiğim kararların arkasındayım? diyor.
SERDAR ÇAKMAN
Dönemin gözde FIFA hakemlerinden biriydi. Yönettiği Kocaelispor-Samsunspor kupa maçında kendisine küfür edildiği için müsabakayı tatil etti. Ancak dönemin Ahmet Güvener MHK?sı ve Federasyon Yönetim Kurulu, ?Kurallara aykırı davrandığı ? gerekçesiyle maçın seyircisiz tekrarına karar verince, Çakman kararı protesto için henüz 38 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı.
VAHAP BEYAZ
Onun adı tribünlerin diline pelesenk oldu. 1997 yılında yönettiği İstanbulspor-Galatasaray maçı uzun yıllar hafızalardan silinmedi. Bu karşılaşmada Arif?in lehine verdiği ?ilginç penaltı kararının? sarı-kırmızılılara şampiyonluk yolunu açması, bu kararı yıllarca dillerden düşürmedi. Bu maçtaki yönetimi yıpranmasına ve hakemliği erken bırakmasına neden oldu.
YILNUR ÖNEN
Kayserispor-Elazığspor maçı sonrası Elazığsporlu idarecilerle rakı içerken yakalanınca dönemin Federasyon Başkanı Levent Bıçakçı tarafından kara listeye alındı. Bu olayın ardından artık maç alamaz hale gelen Yılnur Önen, çareyi erkenden düdüğü bırakmakta buldu.
YUSUF YAYLI
Önünde düdük çalabilecek üç yılı daha varken düdüğünü astı. Daha doğrusu ona da ?astırıldı? Yönettiği bir Karabükspor-G.Saray maçından sonra, her ne kadar gözlemcisinden yüksek not alsa da sarı-kırmızılı kulübün bağırmaları her şeyin önüne geçti. Bu bağırış çağırış mevcut MHK Başkanı Ahmet Güvener?i etkilemiş olacak ki, Yaylı?yı kızağa bir çekti, pir çekti.
JÜBİLE YAPARAK BIRAKANLAR
1991 Haşim Gökalp İstanbul
1991 Özcan Oal İstanbul
1992 Yahya Diker İstanbul
1992 Yusuf Namoğlu İstanbul
1993 Yavuz Karaozan İzmir
YAŞ HADDİNDEN BIRAKANLAR
Ülkü Tırpancı (Kırklareli)
Osman Siviloğlu (Konya)
Erman Toroğlu (Ankara)
Zihni Aksoy (Ankara)
Yılnur Önen (Ankara)
Oğuz Sarvan (İzmir)
Alican Lakot (Trabzon)
Muhittin Boşat (İstanbul)
Mustafa Çulcu (Kocaeli)
Murat Ilgaz (Ankara)
Sabri Çelik (İstanbul)
PROBLEMSİZ BIRAKANLAR
Osman Erdal Fırat (Elazığ)
Erdal Güleç (Balıkesir)
Sefer Altuntaş (Trabzon)
Serdar Çakır (İstanbul)
Ünsal Çimen (İzmir)
SAKATLANARAK BIRAKANLAR
Yahya Diker
Ahmet Çakar
Serdar Tatlı
Kaynak: Futbol Extra (Mayıs 2008)
Her Federasyon ve MHK değişiminde bazı hakemlerin ?kafası kopartılıyor?? FUTBOL EXTRA Dergisi, 1990 yılından bu yana üst klasmanda görevlerini bırakan hakemlerin ?gerekçelerini? araştırdı.
Sorarım size; hiç olaysız, tartışmasız, huzur içinde ?gönül rahatlığı? ile mesleğini noktalamış bir ?hakem? hatırlıyor musunuz?
Elbette bunun cevabını, bir çırpıda, zorlanmadan söylemek mümkün değil.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Çünkü taa yıllar öncesine dayanıyor bu tip ?mutluluk? fotoğrafları? Onların da sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor? Fotoğrafların neredeyse siyah-beyaz olduğu yıllara denk geliyor o mutluluklar. Son 20-25 yılın hakemlerine ?Bırakma gerekçeniz neydi?? diye sorduğunuzda aldığınız on cevabın dokuzu aynı oluyor; ?Ben bırakmadım, bıraktırıldım!?
Yani birçok hakemin sonunu ?hakem siyaseti? getirmiş? Yani ?Dernek veya federasyon seçimleri.?
Adı üstünde seçim bu? Ortada en azından iki tarafa var ve her iki tarafta da hakemler bulunuyor. O gün karşı saflarda yer alanların yolları ayrılmış ve ileride bir gün yollar kesiştiğinde de bunun ?hesabı? görülmüş?
?Bizden olanlar?, ?bizden olmayanlar? diye bakılmış hep hakemlere.
Sizin ?düşüncenizdekiler? iktidar olmuşsa ?prens?sizsiniz; ama yarın sizin ?düşüncenizdekiler? iktidardan gittiğinde, otomatikman siz de yolcusunuz demektir?
Çaldığınız düdüğün doğru mu yanlış mı olduğu fazla bir önem arz etmiyor bu meslekte?
Hakemseniz eğer, ya bir Federasyon Başkanının ya da bir MHK Başkanı?nın ?uzantısınızdır!? mutlaka? Böyle değilseniz bile, böyle görülmektesinizdir?
Yani sizin yerinizi ve konumunuzu, saha içinde çaldığınız düdük veya verdiğiniz kararlardan çok, seçimlerde veya olaylarda ?yer aldığınız saflar!? belirlemektedir.
Bu bir rastlantı, bu bir tesadüf olamaz artık?
Bir önceki federasyon döneminde en çok maç alan, en popüler ve en zirvedeki hakem olabilirsiniz? Zaman önemli değil. Bir veya birkaç ay sonra, eğer iktidara ?farklı düşüncede? bir Federasyon gelmişse, o dönemin prenslerinden olmanın bedelini ödemeniz kaçınılmaz artık. Şaibe altındasınızdır? Bir önceki dönemin ?dışlanan hakemleri? ise onlar için en makbuller sınıfına dâhil olmuştur çoktan.
Böyle bir arenada hakem için sahada çaldığı düdüğün ne önemi olabilir?
Olmamış da zaten?
20-25 yıl üç maçından birinde anasına, bacısına küfür yiyerek ömür geçiren hakemlerimizin mükafatı bu mu olmalıydı?..
Hiç değilse bir maç olsun omuzlara alınmak, ufacık da olsa bir plaketle uğurlanmak onlar için artık 90?lı yılların başından bu yana hayal olmuş?
1991 yılında omuzlara alınarak jübile yapan Haşim Gökalp?ten Yusuf Namoğlu?na, Yavuz Karaozan?a, Özcan Oal?a kadar, jübile yapmak yüzlerce hakem arasında sadece bu bir-iki hakeme nasip olmuş. O da nerdeyse 20 yıl öncesine dayanıyor?
Gerisi mi, hepsi ?tu kaka!?
?Hakem hakemi sevememiş ki? futbol camiasının diğer aktörleri sevsin.
Yıllarca bu ülkede düdük çalmış bir hakem olmalarına rağmen hemen hemen her MHK Başkanı patronluk koltuğuna oturduğunda ?Kirli adamların kafasını keseceğiz, çünkü biz bunlarla mücadele için buradayız? diyerek topluma güven verme adına kelle avcılığına çıkma ihtiyacı hissetmiş.
Tıpkı bugün ?birilerinin adamı veya uzantısı oldukları? için günün MHK?sı tarafından dışlanan ve ilk firesini İsmet Arzuman?la verdiği Bülent Demirlek, Oktay Demiray, Vedat Yüksel, Çetin Sarıgül, Fatih Gökçe ve Hamza Mısır hakem grubu gibi?
Onların düdüklerini asma gerekçeleri de onlardan önce düdüklerini asanların gerekçesinden farklı değil?
Birilerinin uzantısı olarak hissediliyor olmaları?

DÜDÜKLERİ SUSTURULDU
İSMET ARZUMAN
Dönemin Futbol Federasyonu ve MHK?sı ile çarpışarak düdüğünü asan hakemlerin son örneği oldu. Hasan Doğan Federasyonu ve Oğuz Sarvan MHK?sı göreve geldikten sonra yaklaşık 2 ay görev alamayan ve bundan mesaj çıkartan Arzuman, ?20 yıllık emeğimin böyle sonlanmasına neden olan MHK?yı açıklamaya davet ediyorum? diyerek düdüğünü astı.
CEM PAPİLA
Yönettiği tarihi (!) maçlarla son yıllara damgasını vuran önemli FIFA hakemlerinden biriydi. Ancak dönemin Ulusoy Federasyonu ve Çulcu MHK?sı tarafından FIFA kokartı elinden alınan Papila, en verimli çağında hakemliği bırakma kararı aldı. Adata dönemin Federasyonu ve MHK?sıyla çarpışarak gitti. Onun düdüğünü asması da olay oldu.
ALİ AYDIN
Ordu bölgesi, FIFA hakemlerindendi. MHK?nın gözdelerindendi. Ne var ki, Fenerbahçe-Ç.Rizespor maçında kural hatası yaptı. Maç tekrarlandı. Kendini toparlayamadı. Galatasaray-Beşiktaş karşılaşmasında gösterdiği kötü yönetim sonrası sarı-kırmızılı camianın hedef tahtası haline geldi. G.Saray Başkanı Özhan Canaydın?ın ?Artık Ali Aydın düdüğünü asmalıdır? şeklindeki sert çıkışından sonra, hakemliği bırakmasına daha dört yıl varken düdüğünü asmak zorunda kaldı.
ALİ ULUYOL
Ankara bölgesi FIFA hakemlerindendi. Ancak adının Ali Fevzi Bir?le birlikte şike skandalında karışması, hakemlikteki sonu oldu. İfadesi alındı. Ancak hakkında dava açılmadı. Bunun üzerine Genelkurmayın isteğiyle (astsubay olduğu için) hakemliği bıraktı. Emekli olunca yeniden hakemliğe dönmek istedi. Dönemin Federasyon Başkanı Levent Bıçakçı tarafından buna izin verilmedi.
AYHAN YÜCEBİLGİÇ
Adana bölgesi hakemlerindendi. Otoritesi ve bilgisiyle bir anda parladı, FIFA kokartı taktı. Ama önünde 5 yılı daha varken adeta kokartı ve düdüğü elinden alındı, 2000 yılında düdüğünü astı. 1998?de Bülent Yavuz?un MHK?ya gelmesiyle kokartı elinden alınan Yücebilgiç de diğer meslektaşları gibi mevcut dönemin Federasyonu ve MHK?sı ile ?çarpışarak? gidenlerden.
BÜLENT UZUN
İzmir bölgesi ve Haluk Ulusoy döneminin gözde hakemlerindendi? FIFA kokartı taktı? Levent Bıçakçı Federasyonu ve o dönemin Sabri Çelik MHK?sı göreve başlar başlamaz gelmez kızağa çekildi. Kırıldı, darıldı ve sonunda o da erken yaşta hakemliği bırakmak zorunda kaldı. 30 Ağustos 2004?de Bıçakçı Federasyonunu protesto edip hakemliği bıraktığını açıkladı.
EROL ERSOY
FİFA kokartlı hakemlerimizden biriydi. Önünde iki sezonu daha olmasına rağmen 43 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Daha önce FIFA listesinden çıkartılmasına neden olan Ulusoy?un 2006?da tekrar göreve gelmesiyle hakemliği bıraktı. Milli maç için İzmir?e gelen Ulusoy?u havaalanında karşılamamasından dolayı MHK?dan aldığı tepki de işin tuzu biberi oldu. Ersoy?un o dönem ?Sizi dönemin MHK Başkanı Çulcu mu istemedi?? sorusuna, ?Haluk Ulusoy?un olduğu yerde başkalarının dediği olmaz? şeklinde verdiği cevap oldukça imalıydı.
HAMZA MISIR
2002?de Süper Lig?e çıktı. İlk üç yıl Süper Lig?in gözde hakemlerinden biriydi. Ta ki Levent Bıçakcı Federasyonu göreve gelene kadar. Bıçakçı bir geldi, pir geldi. Mısır?ı sırf ?Haluk Ulusoy?a yakın? gerekçesiyle yiyerek klasman düşürdü. Bıçakcı?nın gitmesiyle tekrar düdük çalmaya başlayan Mısır, bu defa aynı dönemde ikinci başkan olan Hasan Doğan?ın geri dönmesiyle birlikte şansını yine yitirdi.
METİN AYDOĞAN
İstanbul bölgesi hakemlerindendi. Adeta şimşek gibi parlayıp, yıldırım gibi düşen Metin Aydoğan?ın FIFA kokartı olay oldu. Dönemin Sabri Çelik MHK?sınin gözdelerinden olan genç hakem, FIFA kokartıyla ödüllendirildi. Ancak o kokartı bir yıl taşıyabildi. Ufuk Özerten MHK?sının göreve gelmesiyle kızağa çekildi. Önünde maç yönetebileceği 10 yılı varken düdüğünü asmak zorunda kaldı.
METİN TOKAT
Bir dönemin en iyi hakemlerinden biriydi. Haluk Ulusoy-Bülent Yavuz ikilisinin hışmına uğradı. Zirvedeyken kokartı alındı. Dernek başkanlığı koltuğunu da kaybetti. Ardından yeni Federasyon ve yeni MHK ile yeşil sahalara dönen Tokat, Ulusoy?un tekrar göreve gelmesiyle ?Bu platformda hakemlik yapmam düşünülemez? diyerek hem Federasyonu hem de Mustafa Çulcu MHK?sını protesto ederek erkenden düdüğünü astı.
MUSTAFA ÇULCU
Hakemliği yine dönemin Federasyonu ve MHK?sı ile çarpışarak bırakanlardan oldu. Levent Bıçakçı Federasyonu ve özellikle Ufuk Özerten MHK?sı ile yıldızı bir türlü barışmadı. Özerten?in MHK?nın başına gelmesine, ?Bu Türk hakemliğinin ayıbıdır? diyerek tepki gösterdi. Ulusoy?un gitmesinden sonra dışlanan Çulcu, sezon sonunu beklemeden ligin ortasında düdüğünü astı.
MUTLU ÇELİK
Haluk Ulusoy?un adamı olarak tanındı. Levent Bıçakcı Federasyonu ve Sabri Çelik MHK?sı gelince kızağa çekildi. Dönemin MHK?sı hakkında yaptığı açıklamalardan dolayı iki ay hak mahrumiyeti cezası aldı. Hakem seminerine giderek Bıçakcı ve MHK Başkanı Sabri Çelik'in önünde, "Bugüne kadar hep masal anlattınız, anlatmaya devam edin. Ben hakemliği bırakıyorum" diyerek düdüğünü bıraktı.
ORHAN ERDEMİR
FİFA hakemlerindendi. Önünde üç yılı daha olmasına rağmen ne bu süreyi ne de sezon sonunu beklemeden ligin ortasında düdüğünü astı. Levent Bıçakcı Federasyonu ve Ufuk Özerten MHK?sı tarafından istenmediğini anlamıştı. Mevcut sistemle kafa yapıları ters düşmüştü bir kere. Tekrar kokart verilir diye beklediyse de hayaline ulaşamadı. FIFA listesine alınmamasının ardından sezon ortasında düdüğünü bıraktı.
YÜKSEL OKÇUOĞLU
Önünde hakemlik için tam altı senesi daha varken düdüğünü astı. Uzun süre FIFA kokartı takmayı bekleyen Okçuoğlu, dönemin Federasyon Başkanı ve MHK?sı tarafından kokart için Bülent Yavuz?un tercih edilmesinden sonra hakemliğine son noktayı koydu. Okçuoğlu?nun döneminde MHK Başkanı Hilmi Ok?tu.
AYKAN KÖSEOĞLU
İstanbul bölgesinden. Döneminin üst düzey hakemlerinden biriydi. Ancak o dönemde ortaya çıkan Özel Kızıltan?ın iddiaları arasında birçok 1.Lig hakemiyle birlikte onun da adı geçiyordu. Dönemin Hilmi Ok MHK?sının ?Çık kendini akla? demesi kırılmasına ve hakemliği bırakmasına neden oldu. Mahkemede aklandı aklanmasına ama MHK?nın bu tavrı, düdüğünü erkenden asmasına yol açtı.
ETEM ATASOY
Onun da düdüğünü asmasının altında hakem siyaseti yatıyor. Yani dernek seçimleri. Bir kere dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok?la bu konuda ters düşmüşlerdi. Maç alamaz olmuştu? Üstüne üstlük Erman Toroğlu?nun 1.Lig?e çıkarılması Ok?la Atasoy?un arasını iyiden iyiye germişti. Sonuçta onca mücadele verip hak aramasına rağmen sistem onu da erken yaşta eritip yok etti.
ÖZCAN PEHLİVANOĞLU
35 yaşında, yani hakemlik için önünde 10 yıl gibi koca bir zaman varken düdüğünü asmak zorunda kaldı. Dernek seçimlerinden dolayı dönemin Haluk Ulusoy Federasyonu ve Hilmi Ok MHK?sı ile ters düşen üç hakemden biriydi. Klasman düşürüldü. Ulusoy ve Ok?la davalık olmaya kadar giden sürtüşme, Pehlivanoğlu ve diğer iki meslektaşının düdüklerini erkenden bırakmalarıyla sonuçlandı.
HAMZA IŞIN
Döneminin gözde hakemlerinden biriydi? Henüz 39 yaşında ve önünde daha düdük çalacak 6 yıl gibi bir zaman olmasına rağmen 1996 yılında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Çünkü dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok ve 5. bölge sorumlusu Sadık Deda ile bir türlü yıldızı barışmamıştı. Işın?ın yıllar sonra GTK?dan çıkartılışının da Hilmi Ok dönemine rastlaması bir tesadüf olması gerek.
HASAN BAŞDEMİR
Kırklareli bölgesi hakemlerindendi. 2000 yılında Haluk Ulusoy Federasyonu ve Hilmi Ok MHK?sı ile ters düştüğü için klasman düşürüldü. Hakemlik için önünde tam dört yıllık bir süre olmasına rağmen, mevcut sistem tarafından istenmediğini anladı ve düdüğünü astı. Onun da dönemin MHK?sı tarafından haksızlığa uğradığı yönündeki yasal çabası Tahkim?den geri döndü.
İLHAMİ KAPLAN
Genç yaşta FIFA kokartı taktı. Ancak yaşamını sürdürdüğü Antalya?da hakkında yapılan bazı çirkin iddialara dayanamadı. Popüler ve iyi bir işadamı olmanın verdiği özgüvenle 2000-2001 sezonuna sayılı günler kala Ayhan Yücebilgiç ve Erdal Güleç?le ortak karar alıp hakemliği bıraktı.
İSMET CENGİZ
Hakemliği bırakması oldukça ilginç ve sürpriz oldu. Sınavlardan Türkiye birincisi olarak çıktığından tam iki hafta sonra ?başarısız? bulunarak klasman düşürüldü. Henüz 41 yaşındaydı. Önünde düdük çalacak onca zaman olmasına rağmen Ulusoy Federasyonu ve Bülent Yavuz MHK?sı ile yıldızı barışmadı ve erkenden düdüğünü astı.
METİN KARAASLAN
31 yaşında Süper Lig?e çıktı, 33 yaşında klasman düşürüldü ve önünde daha 10 yıl gibi bir süre varken 35?inde düdüğünü asmak zorunda kaldı. Onun da Bülent Yavuz MHK?sı ile yıldızı bir türlü barışmadı. İstenmediğini anlayınca hakemliğini bıraktı. Not ortalaması en iyi beş hakemden biriydi. Yapılanı içine sindiremeyip Tahkim Kurulu?na gitmeyi düşündüyse de ?Canınız sağ olsun? diyerek düdüğünü bırakmayı tercih etti.
MUSA ERYILMAZ
Mersin bölgesi Süper Lig hakemlerindendi. Önünde düdük çalabileceği daha üç yıl varken dönemin MHK Başkanı Bülent Yavuz?la yıldızı barışmayanlardan biri oldu. Son yönettiği maçta 8.2 not almasına rağmen uzun süre kendisine maç verilmemesinden gerekli mesajı çıkartan Eryılmaz, çareyi düdüğünü asmakta buldu.
OSMAN AVCI
39 yaşında hakemliği bırakmak zorunda kaldı. Dönemin MHK Başkanı Hilmi Ok?la yıldızı bir türlü barışmadı. Dışlandı. O dönem belediye başkanı olan Recep Tayip Erdoğan?ın spor danışmanlığına getirilince bu kez ?mürteci hakem? etiketini yiyerek adeta maç alamaz oldu. Yaşadığı haksızlığa karşılık Tahkim?e gitti. Duruşmasına MHK?yı temsilen Bülent Yavuz?un katıldığı Tahkim Kurulu?ndan bir sonuç alamayınca, isyanlar içinde düdüğünü astı.
SADIK İLHAN
Son yıllara damgasını vuran birkaç olay hakemden biri oldu. Adı Ali Fevzi Bir olayına karıştı. Hakkındaki iddialar ve ortaya çıkan telefon kayıtları onun uzun bir süre mahkemelerde ifade vermesine yol açtı. Hakemlik için önünde dört yılı varken yaşanan olaylar düdüğünü asmasına neden oldu.
BÜLENT YAVUZ
Ankara bölgesi FIFA hakemlerindendi. Daha zamanı varken, Haziran ayında Cumhurbaşkanlığı Kupası ile jübile yapmak istedi. Dönemin Ahmet Güvener MHK?sı bunu kabul etmeyip kupa maçını Ahmet Çakar?a verdi. Bülent Yavuz?a ise 1.Lig?e yükselme maçlarından Aydınspor- Eskişehirspor karşılaşması düştü. Ancak o maçtaki yönetimi büyük tartışmalara ve hakemliği kötü bir şekilde anılarak bırakmasına neden oldu.
TANER YALÇINDAĞ
Dönemin MHK Başkanı Ahmet Güvener?in hem kendisine hem de bazı meslektaşlarına karşı tutum ve davranışlarına karşı çıktı ve ?Bazı durumlar prensiplerime ters? diyerek sezon ortasında düdüğünü astı. Önünde üç yılı daha bulunmasına rağmen Güvener MHK?sına güvenmediğini belirterek hakemliğe veda etti.
ALİ ŞAHAN
Gaziantep bölgesi Süper Lig hakemlerindendi? Henüz 40 yaşındayken günün şartları (!) onun beş yıl öncesinden düdüğünü asmasına neden oldu. Ulusoy Federasyonu ve Bülent Yavuz MHK?sı tarafından ?istenmediğini ve dışlandığını? hisseden Şahan, 2005 yılında gönülsüz de olsa hakemliğini bırakmak zorunda kaldı.
ADNAN ŞEKER
O da Antalya bölgesi hakemlerindendi. Onun da mevcut sistemle yıldızı barışmadı. Dönemin Federasyonu ve Hilmi Ok MHK?sı tarafından ikinci plana itildiğini ve istenmediğini anladı. 2001 yılında düdüğünü asmak zorunda kaldı. Halbuki hakemlik için önünde 4 yıllık bir zaman daha vardı.
HAMDİ KÖSE
Giresun bölgesi hakemlerindendi. O da hakemliğini ?anormal? olarak bırakanların arasına girdi. Daha 37 yaşında önünde 8 yıllık bir zaman olmasına rağmen düdüğünü asmak zorunda kaldı. Dönemin Bülent Yavuz MHK?sının kara listesine girince 2004 yılında hakemliğe veda etti.
BİR MAÇLA BİTENLER
ABDURAHMAN ARICI
Antalya bölgesi hakemlerindendi? Hakemliği bırakmasına dört yıl daha varken, 41 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı. MHK Başkanı Ahmet Güvener?in döneminde yönettiği ve büyük tartışmalara neden olan Sarıyer-Gaziantepspor karşılaşması onun sonunu hazırladı. Bu maç sonrası kızağa çekilince o da erken emekliye ayrıldı.
ADNAN TÜRKKAN
İstanbul bölgesi hakemlerindendi? Henüz hakemliğinin baharında, 29 yaşındayken düdüğünü asmak zorunda kaldı. Yönettiği Ankaragücü-Altay maçında verdiği gol kararı, hakemliğinin bitmesine neden oldu. Ankaragücü futbolcularının kramponlarıyla ağları yırttığını görmemesi, ona pahalıya patladı.
AHMET AKÇAY
İzmir bölgesi hakemlerindendi. Ankaragücü-Beşiktaş maçında Ankaragücü?ne sırtıyla attığı golden sonra verdiği beyanatta ?Top bana çarpmasaydı da zaten gol oluyordu? dedi. Bu olay kamuoyunda hayli yıpranmasına sebep oldu. Bu hadisenin performansını da etkilemesiyle hakemliği bırakmak zorunda kaldı.
ERGÜL YÜCEDAĞ
Daha 39 yaşında, hakemliğinin en verimli döneminde düdüğünü asmak zorunda kaldı. Talihsiz bir karşılaşma onun hakemliğini erken yaşta bitirmesine sahip oldu. Samsunspor-Trabzonspor maçında yaşanan olaylardan dolayı müsabakayı tatil eden Yücedağ?a o dönemin Federasyonu ve MHK?sı sahip çıkmayınca meslek hayatını noktalamak zorunda kaldı.
ERDOĞAN KIRICI
Hakemliği bırakması sürpriz ve ani oldu. Önünde üç yıllık bir zaman olmasına rağmen sezon sonunu dahi beklemeden ligin ortasında 1994?ün Mart ayında düdüğünü astı. Çünkü tek tük maçlara gönderilerek mevcut Hilmi Ok MHK?sı tarafından ikinci plana itilmişti. Kötü ve talihsiz geçen Ankaragücü-Karabük maçı da işin tuzu biberi oldu.
KADİR TOZLU
2.Lig?de yönettiği Siirtspor-İzmirspor maçının uzatma dakikalarında Siirt şampiyonluğunu ilan etti etmesine ama maçın tartışması uzun süre devam etti. Kadir Tozlu bu karşılaşmadaki yönetimi nedeniyle dönemin MHK?sı tarafından uzun süre dinlendirildi. Yaklaşık 6 ay maç verilmeyen Kadir Tozlu daha sonra aldığı maçların ikinci ve üçüncü sınıf olmasını içine sindiremeyerek düdüğünü astı.
MEHMET ÇAYAN
Önünde düdük çalacağı daha dört yıl varken, sezon ortası sayılabilecek bir zamanda yönettiği, kötü geçen ve tartışmalara neden olan Karabük-Dardanel karşılaşması sonrası düdüğünü astı. Hem maçın kötü geçmesi hem de aşil tendonundaki sakatlığı, düdüğünü erken asmasına neden oldu.
MUHİTTİN BOŞAT
Hakemliği tam zamanında bıraktı bırakmasına ama bırakışı pek de iyi olmadı. Özellikle hakemliğinin son döneminde yönettiği Trabzonspor-G.Birliği ve G.Saray-F.Bahçe maçlarındaki yönetimi büyük tartışmalara neden oldu. Bu iki talihsiz maç onun sezon sonunu beklemeden ligin ortasında yazılı bir açıklama yaparak hakemliğini noktalamasına yol açtı.
RIZA ÖZAHİOĞLU
Hakemlik için önünde 4 yıl gibi bir zaman olmasına rağmen 1998?de düdüğünü asmak zorunda kaldı. Bir yıl öncesinde yaşadığı ve büyük tartışmalara neden olan Aydın-Bolu maçında gösterdiği yönetimden dolayı, MHK tarafından kızağa çekildi ve ardından sezon sonu klasman düşürüldü. Ertesi sezon 2.Lig?de kaldı kalmasına ama verilen tüm maçları geri çevirdi ve sonunda pes etti. Rıza Hoca, bugün hâlâ ?Aydın-Bolu maçında verdiğim kararların arkasındayım? diyor.
SERDAR ÇAKMAN
Dönemin gözde FIFA hakemlerinden biriydi. Yönettiği Kocaelispor-Samsunspor kupa maçında kendisine küfür edildiği için müsabakayı tatil etti. Ancak dönemin Ahmet Güvener MHK?sı ve Federasyon Yönetim Kurulu, ?Kurallara aykırı davrandığı ? gerekçesiyle maçın seyircisiz tekrarına karar verince, Çakman kararı protesto için henüz 38 yaşında düdüğünü asmak zorunda kaldı.
VAHAP BEYAZ
Onun adı tribünlerin diline pelesenk oldu. 1997 yılında yönettiği İstanbulspor-Galatasaray maçı uzun yıllar hafızalardan silinmedi. Bu karşılaşmada Arif?in lehine verdiği ?ilginç penaltı kararının? sarı-kırmızılılara şampiyonluk yolunu açması, bu kararı yıllarca dillerden düşürmedi. Bu maçtaki yönetimi yıpranmasına ve hakemliği erken bırakmasına neden oldu.
YILNUR ÖNEN
Kayserispor-Elazığspor maçı sonrası Elazığsporlu idarecilerle rakı içerken yakalanınca dönemin Federasyon Başkanı Levent Bıçakçı tarafından kara listeye alındı. Bu olayın ardından artık maç alamaz hale gelen Yılnur Önen, çareyi erkenden düdüğü bırakmakta buldu.
YUSUF YAYLI
Önünde düdük çalabilecek üç yılı daha varken düdüğünü astı. Daha doğrusu ona da ?astırıldı? Yönettiği bir Karabükspor-G.Saray maçından sonra, her ne kadar gözlemcisinden yüksek not alsa da sarı-kırmızılı kulübün bağırmaları her şeyin önüne geçti. Bu bağırış çağırış mevcut MHK Başkanı Ahmet Güvener?i etkilemiş olacak ki, Yaylı?yı kızağa bir çekti, pir çekti.
JÜBİLE YAPARAK BIRAKANLAR
1991 Haşim Gökalp İstanbul
1991 Özcan Oal İstanbul
1992 Yahya Diker İstanbul
1992 Yusuf Namoğlu İstanbul
1993 Yavuz Karaozan İzmir
YAŞ HADDİNDEN BIRAKANLAR
Ülkü Tırpancı (Kırklareli)
Osman Siviloğlu (Konya)
Erman Toroğlu (Ankara)
Zihni Aksoy (Ankara)
Yılnur Önen (Ankara)
Oğuz Sarvan (İzmir)
Alican Lakot (Trabzon)
Muhittin Boşat (İstanbul)
Mustafa Çulcu (Kocaeli)
Murat Ilgaz (Ankara)
Sabri Çelik (İstanbul)
PROBLEMSİZ BIRAKANLAR
Osman Erdal Fırat (Elazığ)
Erdal Güleç (Balıkesir)
Sefer Altuntaş (Trabzon)
Serdar Çakır (İstanbul)
Ünsal Çimen (İzmir)
SAKATLANARAK BIRAKANLAR
Yahya Diker
Ahmet Çakar
Serdar Tatlı
Kaynak: Futbol Extra (Mayıs 2008)
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.


