Geri
Ýleri
"Kokartýný yýrttýðýn hakem vardý ya..."
Dün akþam Barcelona-Chelsea maçý Türk futbolu için de önem taþýyordu elbette. Cüneyt Çakýr'ýn baþarýsý yerlere - göklere yazýldý; çizildi, silinip birkaç kez daha yazýldý elbette. Çoðu kiþinin aklýna gelmeyen birisi için de önemli bir maçtý o elbette! Peki, o þimdi nerede?
"Kokartýný yýrttýðýn, genç ama hýrslý bir hakem vardý ya..."
Bülent Ataman...
Geçtiðimiz yýl 1 maçta kaleciydi, o da iddiasýz; Türkiye Kupasý maçý... Ondan önce 24, ondan da önce keza, benzeri sayýda maçta oynadý... Bank Asya'ya çakýlý kaldý diyebiliriz artýk, son Süper Lig tecrübesi Manisa'yla oldu... Ancak onu farklý bir þekilde hatýrlýyoruz: 2006-2007 sezonu, Vestel Manisaspor-Sakaryaspor maçý. Müsabaka hakemine saldýrýp kokartýný ve formasýný yýrttýðý "delirmiþ" haliyle...
Severiz, sevmeyiz. Hatalarý vardýr veya yoktur... Kasýtlýdýr veya deðildir. Bilinmez... Bazý somut gerçekler var ki...
Uluslararasý müsabakalar HARÝÇ o günden (17 Mart 2007) bugüne deðin 127 resmi müsabakada görev aldý Cüneyt Çakýr. Ýyi veya kötü. Dediðim gibi, hatalý veya deðil... Zaten, bariz ve kasýtlý hatalarý olsa kýzaða çekilirdi elbet; kusur bulmaya ve kusur yoksa da yaratmaya meraklý ortamýmýzda.
Uluslararasý müsabakalarda ise kariyerinde 56 maç var. (Barcelona-Chelsea maçý dahil) Sadece bu sezon 9 maçta görev almýþ olmasý kariyerinin zirvesinde olduðuna iþaret... Üstelik henüz 35 yaþýnda!
Düþünün, resmi olarak çýktýðý ilk maçta (Beþiktaþ - Samsunspor PAF Ligi Müsabakasý) as hakem olan Burak Özcan hala ulusal liglerimizde (aðýrlýklý olarak 3. Lig) yardýmcý hakemlik yapýyor, 2. yardýmcý hakem olan Bihter Yalçýn ise 2002'de hakemliði býrakmýþ... Cüneyt Çakýr ise 1. yardýmcýlýktan, Þampiyonlar Ligi'ne kadar yükselmiþ... Hatta düþünün, o maçta yedek oynayan Nihat Kahveci futbolu býrakmýþ!
Ha, mevzubahis maçta olay çýkaran Bülent Ataman ve onun antrenörü ise takýmdan destek görmese bir sezon daha Süper Lig'de oynar mýydý diye sormak lazým kendimize... Demek ki, Cüneyt Çakýr'a yapýlanlar reva görülmüþ ki, o zihniyet Manisa'dan ekmek yemeye devam etmiþ!
Zaten bakýnýz, Türk futbol ortamýnda futbolcularýmýz ve yöneticilerimiz kadar kimse bir þey bilmez... Ne akademi mezunu antrenörler, ne elli beþ yaþýna gelmiþ teknik direktörler ne de hakemler! Her þeyin en iyisi ve en doðrusu futbolcu ve yönetici milletindedir.
Tek hayali BMW, Porshe veya Ferrari olan; kitap okumamayý meziyet sayan; centilmenlik dýþý her hareketi "delikanlýlýk listesi"nde bir çentikle ödüllendiren güruh elbette Yazarlar-Çizerler Halý Saha Maçý'nda bilabedel görev alan ve bazý yazar ve çizerlere hayranlýðýný dile getiren Cüneyt Çakýrlarý sevmeyecektir. Takdir etmeyecektir ve de küçümseyecektir.
Ýsmi bizde saklý bir teknik direktör büyüðümüz, sezon baþýnda bir Ýstanbul kulübünü çalýþtýrýyor... Ama alt liglerde... Takýmda da, bir "büyüðün" þampiyon kadrosunda es kaza yer almýþ fakat ondan sonra hiçbir takýmda barýnamamýþ bir futbolcu aðabeyimiz var. Her idman sonrasý genç takým arkadaþlarýný fiþekliyor: "Ben X takýmýndayken bile böyle idman yapmýyorduk... Bu kadar yorulmuyor, idman sonrasý kahveye gidip batak, piþti atýyorduk!" Zaten bir süre sonra bu kýymetli büyüðümüzün ipini çekerler o takýmda...
O teknik direktör büyüðümüze ne olur dersiniz? Baþka bir takýma gitti, þu an play off hattýnýn en güçlü ekibinin baþýnda... 17 haftada sadece iki maðlubiyet aldý... Peki o futbolcu aðabey? Daimi sakatlýðý yüzünden devre arasýnda futbolu býraktý!
Tabii, o futbolcu aðabeyimiz en iyi idman tekniklerini bildiði için teknik direktörünün yöntemini batak/piþti hamleleriyle çürütebiliyordu. Laf!
Bakýyorsunuz, iþ bilmez yöneticiler yüzünden yarým asýrlýk, asýrlýk; Süper Lig müdavimi kulüpler birer ikiþer iflas bayraðý çekiyor. Paralar nerede soran yok, nasýl bu kadar kötü yönetilmiþler inceleyen; kafa patlatan yok. Kýskaca alýp hesap soran yok... Yok oðlu yok! Bu kadar yokluðun içinde sesini en gür çýkaran var'oluveriyor zaten, þaþýlacak bir þey deðil!
Biz deðil miyiz, Dünya Üçüncüsü olan milli kadromuza haksýz bir þekilde teknik direktör lisansý veren? Teknik direktörlüðü futbolcuya eþ seviyeye kendi elimizle getirip þimdi niye þikayet edelim ki? Gerçi, gün geliyor devran dönüyor iþte!
O gün genç hakemin kokartýný yýrtacak kadar kendini yetkin gören kaleci, bugün Karþýyaka'da "gazozuna" kaleye geçiyor! Hakem ise daha dik bir þekilde Þampiyonlar Ligi'nde, dünyadaki en prestijli futbol oluþumunda, yol alýyor...
https://twitter.com/alper_kaya
"Kokartýný yýrttýðýn, genç ama hýrslý bir hakem vardý ya..."
Bülent Ataman...
Geçtiðimiz yýl 1 maçta kaleciydi, o da iddiasýz; Türkiye Kupasý maçý... Ondan önce 24, ondan da önce keza, benzeri sayýda maçta oynadý... Bank Asya'ya çakýlý kaldý diyebiliriz artýk, son Süper Lig tecrübesi Manisa'yla oldu... Ancak onu farklý bir þekilde hatýrlýyoruz: 2006-2007 sezonu, Vestel Manisaspor-Sakaryaspor maçý. Müsabaka hakemine saldýrýp kokartýný ve formasýný yýrttýðý "delirmiþ" haliyle...
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
O hakem, Cüneyt Çakýr.Severiz, sevmeyiz. Hatalarý vardýr veya yoktur... Kasýtlýdýr veya deðildir. Bilinmez... Bazý somut gerçekler var ki...
Uluslararasý müsabakalar HARÝÇ o günden (17 Mart 2007) bugüne deðin 127 resmi müsabakada görev aldý Cüneyt Çakýr. Ýyi veya kötü. Dediðim gibi, hatalý veya deðil... Zaten, bariz ve kasýtlý hatalarý olsa kýzaða çekilirdi elbet; kusur bulmaya ve kusur yoksa da yaratmaya meraklý ortamýmýzda.
Uluslararasý müsabakalarda ise kariyerinde 56 maç var. (Barcelona-Chelsea maçý dahil) Sadece bu sezon 9 maçta görev almýþ olmasý kariyerinin zirvesinde olduðuna iþaret... Üstelik henüz 35 yaþýnda!
Düþünün, resmi olarak çýktýðý ilk maçta (Beþiktaþ - Samsunspor PAF Ligi Müsabakasý) as hakem olan Burak Özcan hala ulusal liglerimizde (aðýrlýklý olarak 3. Lig) yardýmcý hakemlik yapýyor, 2. yardýmcý hakem olan Bihter Yalçýn ise 2002'de hakemliði býrakmýþ... Cüneyt Çakýr ise 1. yardýmcýlýktan, Þampiyonlar Ligi'ne kadar yükselmiþ... Hatta düþünün, o maçta yedek oynayan Nihat Kahveci futbolu býrakmýþ!
Ha, mevzubahis maçta olay çýkaran Bülent Ataman ve onun antrenörü ise takýmdan destek görmese bir sezon daha Süper Lig'de oynar mýydý diye sormak lazým kendimize... Demek ki, Cüneyt Çakýr'a yapýlanlar reva görülmüþ ki, o zihniyet Manisa'dan ekmek yemeye devam etmiþ!
Zaten bakýnýz, Türk futbol ortamýnda futbolcularýmýz ve yöneticilerimiz kadar kimse bir þey bilmez... Ne akademi mezunu antrenörler, ne elli beþ yaþýna gelmiþ teknik direktörler ne de hakemler! Her þeyin en iyisi ve en doðrusu futbolcu ve yönetici milletindedir.
Tek hayali BMW, Porshe veya Ferrari olan; kitap okumamayý meziyet sayan; centilmenlik dýþý her hareketi "delikanlýlýk listesi"nde bir çentikle ödüllendiren güruh elbette Yazarlar-Çizerler Halý Saha Maçý'nda bilabedel görev alan ve bazý yazar ve çizerlere hayranlýðýný dile getiren Cüneyt Çakýrlarý sevmeyecektir. Takdir etmeyecektir ve de küçümseyecektir.
Ýsmi bizde saklý bir teknik direktör büyüðümüz, sezon baþýnda bir Ýstanbul kulübünü çalýþtýrýyor... Ama alt liglerde... Takýmda da, bir "büyüðün" þampiyon kadrosunda es kaza yer almýþ fakat ondan sonra hiçbir takýmda barýnamamýþ bir futbolcu aðabeyimiz var. Her idman sonrasý genç takým arkadaþlarýný fiþekliyor: "Ben X takýmýndayken bile böyle idman yapmýyorduk... Bu kadar yorulmuyor, idman sonrasý kahveye gidip batak, piþti atýyorduk!" Zaten bir süre sonra bu kýymetli büyüðümüzün ipini çekerler o takýmda...
O teknik direktör büyüðümüze ne olur dersiniz? Baþka bir takýma gitti, þu an play off hattýnýn en güçlü ekibinin baþýnda... 17 haftada sadece iki maðlubiyet aldý... Peki o futbolcu aðabey? Daimi sakatlýðý yüzünden devre arasýnda futbolu býraktý!
Tabii, o futbolcu aðabeyimiz en iyi idman tekniklerini bildiði için teknik direktörünün yöntemini batak/piþti hamleleriyle çürütebiliyordu. Laf!
Bakýyorsunuz, iþ bilmez yöneticiler yüzünden yarým asýrlýk, asýrlýk; Süper Lig müdavimi kulüpler birer ikiþer iflas bayraðý çekiyor. Paralar nerede soran yok, nasýl bu kadar kötü yönetilmiþler inceleyen; kafa patlatan yok. Kýskaca alýp hesap soran yok... Yok oðlu yok! Bu kadar yokluðun içinde sesini en gür çýkaran var'oluveriyor zaten, þaþýlacak bir þey deðil!
Biz deðil miyiz, Dünya Üçüncüsü olan milli kadromuza haksýz bir þekilde teknik direktör lisansý veren? Teknik direktörlüðü futbolcuya eþ seviyeye kendi elimizle getirip þimdi niye þikayet edelim ki? Gerçi, gün geliyor devran dönüyor iþte!
O gün genç hakemin kokartýný yýrtacak kadar kendini yetkin gören kaleci, bugün Karþýyaka'da "gazozuna" kaleye geçiyor! Hakem ise daha dik bir þekilde Þampiyonlar Ligi'nde, dünyadaki en prestijli futbol oluþumunda, yol alýyor...
https://twitter.com/alper_kaya
Haber; Sporx.com Yazarlar, Fotoðraf; Sporx.com
Diðer haberleri görmek için aþaðýya kaydýrýn.
Diðer Haberler
Diðer haberleri görmek için aþaðýya kaydýrýn.

