Geri
İleri
Konjonktürel metamorfoz
Fenerbahçe Beşiktaş'ı da katladı! Bunun artık esteği kösteği yok. Fenerbahçe en kötü sezonunda bile olsa, kainata da yenilse bu iki takımı haklıyor ve ipe giderken yeniden doğuyor. İşte puan cetvelinde Beşiktaş'ı yakaladı hem de on puan geriyken; şimdilik iki puan gerisinde... Eğer bugün Galatasaray yenilirse ya da berabere kalırsa Fenerbahçe Galatasaray'ı geçecek. Bunun futbolla ilgisi yok. Fenerbahçe çok kötü oynuyor, çok da eksik yanı var ama... Aması şu; Fenerbahçe senede birkaç maç konjonktürel metamofoz yaşıyor. Nedir bu konjonktürel metamofoz deseniz; böyle bir tanımlama yok, söyleyemem, saçma sapan bir şey, derim... Tıpkı Fenerbahçe'nin futbolunu tanımlayamadığım gibi, ifadede zorluk çekerim. Ancak şu da bir gerçek ki bu sene ligde doğru dürüst takım yok! Al birini vur ötekine... Sadece mücadele ve iddia var. Böyle futbol olmaz!
Bir hoca alzeimer olsa Tello'yu unutmaz!
Bir 'Mustafa' filmi de ben çevireyim; Güler yüzlü İzmirli Mustafa Beşiktaş'ın oyununa dinamit koydu. Kendisi sanalcı ya!... Maçlardan önce hep gözü kapalı olarak rakiple maç eder ya... Bin kere karşılaşır sonunda taktiği bulur ve 11'ini kurar ya.... Bu kez Tello'yu unutmuş! Bu ne menem buluştur ki Beşiktaş'ın 'çok yönlü' tek oyuncusu Tello kulübede oturur! Tello dinamizm demek, Tello düzgün orta demek, Tello şut demek, Tello gol demek... Tello her yerde oynayabilecek adam demek... Beşiktaş sahaya hocasız çıkabilir ama Tello'suz çıkmaz! Yadırgadım Mustafa kardeş. Keza; Nedir İbrahim Toraman'ın o hali' Ertuğrul Sağlam'dan sonra iki İboları affettin.... Tamam da ne kazandın Mustafam' İbrahim Toraman sadece konuşuyor ve dayılanıyor, yokları oynuyor, takıma katkısı sıfır zararı çok, başkasının oynamasına mani oluyor. Böyle oyuncuya nasıl tahammül ediyorsun Mustafam... Bak; Serdar Kurtuluş kenarda, İbo Toraman oyunda.... Gökhan Zan Beşiktaş'ın adamı değil!... Hata üstüne hata yapıyor ama ilk 11'de... Bunlar oynuyor Tello yok! Hangi teknik direktör dehasıdır anlayamadım. Oysa; Serdar Kurtuluş, Zapo, Sivok, İbrahim Üzülmez geri dörtlüsü hem daha emniyetli hem daha güçlü... Ayrıca geri dörtlü böyle olursa Tello da orta alanda harikalar yaratır... Yanına da koy Ekrem, Cisse ve Delgado'yu macera arama... Hem ince iş olsun hem direnç... Holosko neden sonradan oyuna girer' Fener'işn 'dehlize benzer orta koridoruna salsana Holosko'yu... Maçın başında Nobre-Holosko ikilisiyle Beşiktaş 4-6-0'dan muhteşem örnekler verir eksik Fenerbahçe takımına top göstermezdi... Sahaya yayılan bir Beşiktaş, topu koşturan bir Beşiktaş da Fenerbahçe'ye yenilmezdi. Bu yenilginin altında Mustafa Denizli'nin yorumcuyken çok bilmişliği, hocayken şiştiği yatıyor. İşe bakın sonlarda Zapo çıkıyor Holosko giriyor... Sarımsakları ince ince doğra, az maydanoz ilave et, tereyağda hafif kavur, domates suyu ilavesiyle servis yap! Lezzete bak!
Rüştü ayrı bir yenilgi sebebi
Yılların kalecisi Rüştü. Hem de Fenerbahçe'ye karşı oynuyor... Daha dikkatli, daha iddialı, daha temkinli olacak. Yediği iki golde de hatası var. İkisinde de çıkmakta geç kalıyor. İlkinde deneyimli kaleci o topa çıkar yumruğu koyar rakipler de dağılır! İkincisinde kalesinden hiç çıkmaz! Ya Güiza heyecanlanır, çarşaflar ki genelde öyle oluyor... Ya da topu auta atar, ya da Rüştü kurtarır.... Bu avantajların hepsi tükenirse de gol olur! Rüştü ileri doğru açılarak 'kabak' gibi kaleyi açtı kendi de ortada kaldı. Güiza de bu hatalar sonucu golsüzlüğüne çare buldu... Kendine geldi. Şimdi bu gollerden sonra moral bulmuş Fenerbahçe'yi sen artık durdurabilir misin Mustafa' Yenebilir misin Mustafa' Bunlardan sonra yapacağın değişiklikler ne fayda sağlar Mustafa' Beşiktaş tümüyle hata etti ve üç puanı Fener'e hediye etti.
15 dakikalık maç
Maç; 11'den 27'ye kadar sürdü Selçuk attı, 21'de Nobre durumu eşitledi, altı dakika sonra Fenerbahçe yine öne geçti. Maç orada bitti! 31'de ve 41'de Cisse de çift sarıdan atılınca kader belli oldu! Cisse gibi bir oyuncu on dakikada iki sarı görüyorsa yazık! Sonrasında; Aragones farkı korumak için oyuncu değiştirirken, Mustafam zamanı boşuna akıttı! Hakem Bünyamin Gezer hatasızdı. İptal ettiği gollerde haklıydı. Maçtan aklımda kalan iki şey; Ekrem Dağ'ı çok beğendim. Mustafa Denizli üzerinde ısrar etmeli, Roberto Carlos'un direkten dönen topu...
Fenerbahçe'ye lafım yok!
Kör topal da olsa böyle maçları Fenerbahçe kazanıyor. Kutlarım, alkışlarım ve de takdir ederim ama bütün bu teveccühlerim FB'nin iyi bir takım olduğuna dair şüphelerimi ortadan kaldırmaz. Fenerbahçe son derece eksik bir takım... Bakın eksik diyorum; Kalecisi Volkan, Mahmut Uslu olmasa oynayamaz! Direktifle oynatan o! Roberto Carlos''un plakası, bizim İstanbul taksileri gibi kıymetli. Carlos'un plakası pahalı ama kaportası darbeli... Orta alanı zayıf kere zayıf. Artık Aurelio'yu unuttum ama; Maldonado, Josico, Emre, Alex'i üst üste koy bir adam etmez! Belki Alex tek olarak bir kıymet ama Fenerbahçe'nin takım oyununda bence bir hiç! Alex'e yardım edip rakibi parçalayacak adam yok ki Alex şiir yazsın... Bütün rakipler Alex'i kontrol altına alınca Alex de Fenerbahçe de duruyor. Neden' Çünkü başka koşan ve dikkat çeken yok ki. Tekrar ediyorum; Josico, Maldonado, Emre... Yalandan oynuyorlar... Bir tek Selçuk var o da Galatasaraylı Ayhan gibi oynadıkça 'sınıf atladı' iki ezeli rakibe aynı marka goller attı, gerisi hikaye... Uğur Boral dökülüyor, Ka Kazım bekle ki üç hareket yapsın, Alex ortada yok! Güiza 'ölü deniz' gibi aylardır durgun... Aragones'in torunları futbol adına sahaya hiçbir şey yansıtmıyor ama bu Fenerbahçe dahili büyük rakiplerini daima yeniyor. İzahı; Konjonktürel metamorfozdur! Bunun futbol bilimiyle izahı yoktur...
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Bir hoca alzeimer olsa Tello'yu unutmaz!Bir 'Mustafa' filmi de ben çevireyim; Güler yüzlü İzmirli Mustafa Beşiktaş'ın oyununa dinamit koydu. Kendisi sanalcı ya!... Maçlardan önce hep gözü kapalı olarak rakiple maç eder ya... Bin kere karşılaşır sonunda taktiği bulur ve 11'ini kurar ya.... Bu kez Tello'yu unutmuş! Bu ne menem buluştur ki Beşiktaş'ın 'çok yönlü' tek oyuncusu Tello kulübede oturur! Tello dinamizm demek, Tello düzgün orta demek, Tello şut demek, Tello gol demek... Tello her yerde oynayabilecek adam demek... Beşiktaş sahaya hocasız çıkabilir ama Tello'suz çıkmaz! Yadırgadım Mustafa kardeş. Keza; Nedir İbrahim Toraman'ın o hali' Ertuğrul Sağlam'dan sonra iki İboları affettin.... Tamam da ne kazandın Mustafam' İbrahim Toraman sadece konuşuyor ve dayılanıyor, yokları oynuyor, takıma katkısı sıfır zararı çok, başkasının oynamasına mani oluyor. Böyle oyuncuya nasıl tahammül ediyorsun Mustafam... Bak; Serdar Kurtuluş kenarda, İbo Toraman oyunda.... Gökhan Zan Beşiktaş'ın adamı değil!... Hata üstüne hata yapıyor ama ilk 11'de... Bunlar oynuyor Tello yok! Hangi teknik direktör dehasıdır anlayamadım. Oysa; Serdar Kurtuluş, Zapo, Sivok, İbrahim Üzülmez geri dörtlüsü hem daha emniyetli hem daha güçlü... Ayrıca geri dörtlü böyle olursa Tello da orta alanda harikalar yaratır... Yanına da koy Ekrem, Cisse ve Delgado'yu macera arama... Hem ince iş olsun hem direnç... Holosko neden sonradan oyuna girer' Fener'işn 'dehlize benzer orta koridoruna salsana Holosko'yu... Maçın başında Nobre-Holosko ikilisiyle Beşiktaş 4-6-0'dan muhteşem örnekler verir eksik Fenerbahçe takımına top göstermezdi... Sahaya yayılan bir Beşiktaş, topu koşturan bir Beşiktaş da Fenerbahçe'ye yenilmezdi. Bu yenilginin altında Mustafa Denizli'nin yorumcuyken çok bilmişliği, hocayken şiştiği yatıyor. İşe bakın sonlarda Zapo çıkıyor Holosko giriyor... Sarımsakları ince ince doğra, az maydanoz ilave et, tereyağda hafif kavur, domates suyu ilavesiyle servis yap! Lezzete bak!
Rüştü ayrı bir yenilgi sebebi Yılların kalecisi Rüştü. Hem de Fenerbahçe'ye karşı oynuyor... Daha dikkatli, daha iddialı, daha temkinli olacak. Yediği iki golde de hatası var. İkisinde de çıkmakta geç kalıyor. İlkinde deneyimli kaleci o topa çıkar yumruğu koyar rakipler de dağılır! İkincisinde kalesinden hiç çıkmaz! Ya Güiza heyecanlanır, çarşaflar ki genelde öyle oluyor... Ya da topu auta atar, ya da Rüştü kurtarır.... Bu avantajların hepsi tükenirse de gol olur! Rüştü ileri doğru açılarak 'kabak' gibi kaleyi açtı kendi de ortada kaldı. Güiza de bu hatalar sonucu golsüzlüğüne çare buldu... Kendine geldi. Şimdi bu gollerden sonra moral bulmuş Fenerbahçe'yi sen artık durdurabilir misin Mustafa' Yenebilir misin Mustafa' Bunlardan sonra yapacağın değişiklikler ne fayda sağlar Mustafa' Beşiktaş tümüyle hata etti ve üç puanı Fener'e hediye etti.
15 dakikalık maç Maç; 11'den 27'ye kadar sürdü Selçuk attı, 21'de Nobre durumu eşitledi, altı dakika sonra Fenerbahçe yine öne geçti. Maç orada bitti! 31'de ve 41'de Cisse de çift sarıdan atılınca kader belli oldu! Cisse gibi bir oyuncu on dakikada iki sarı görüyorsa yazık! Sonrasında; Aragones farkı korumak için oyuncu değiştirirken, Mustafam zamanı boşuna akıttı! Hakem Bünyamin Gezer hatasızdı. İptal ettiği gollerde haklıydı. Maçtan aklımda kalan iki şey; Ekrem Dağ'ı çok beğendim. Mustafa Denizli üzerinde ısrar etmeli, Roberto Carlos'un direkten dönen topu...
Fenerbahçe'ye lafım yok!
Kör topal da olsa böyle maçları Fenerbahçe kazanıyor. Kutlarım, alkışlarım ve de takdir ederim ama bütün bu teveccühlerim FB'nin iyi bir takım olduğuna dair şüphelerimi ortadan kaldırmaz. Fenerbahçe son derece eksik bir takım... Bakın eksik diyorum; Kalecisi Volkan, Mahmut Uslu olmasa oynayamaz! Direktifle oynatan o! Roberto Carlos''un plakası, bizim İstanbul taksileri gibi kıymetli. Carlos'un plakası pahalı ama kaportası darbeli... Orta alanı zayıf kere zayıf. Artık Aurelio'yu unuttum ama; Maldonado, Josico, Emre, Alex'i üst üste koy bir adam etmez! Belki Alex tek olarak bir kıymet ama Fenerbahçe'nin takım oyununda bence bir hiç! Alex'e yardım edip rakibi parçalayacak adam yok ki Alex şiir yazsın... Bütün rakipler Alex'i kontrol altına alınca Alex de Fenerbahçe de duruyor. Neden' Çünkü başka koşan ve dikkat çeken yok ki. Tekrar ediyorum; Josico, Maldonado, Emre... Yalandan oynuyorlar... Bir tek Selçuk var o da Galatasaraylı Ayhan gibi oynadıkça 'sınıf atladı' iki ezeli rakibe aynı marka goller attı, gerisi hikaye... Uğur Boral dökülüyor, Ka Kazım bekle ki üç hareket yapsın, Alex ortada yok! Güiza 'ölü deniz' gibi aylardır durgun... Aragones'in torunları futbol adına sahaya hiçbir şey yansıtmıyor ama bu Fenerbahçe dahili büyük rakiplerini daima yeniyor. İzahı; Konjonktürel metamorfozdur! Bunun futbol bilimiyle izahı yoktur...
Haber; Sporx.com Yazarlar
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

