Sporx Logo
Takımım Fikstür Transferler TRANSFERLER Canlı Skor
Geri
İleri
Mesut Özil ve Chris Bosh

Mesut Özil ve Chris Bosh

Nike'ın "World Basketball Festival" organizasyonu için New York'a geldik. İstanbul sıcağından pek farklı olmayan New York'ta Salı gecesi ve Çarşamba günü yaşananlar, ilerleyen günlerde olacakların habercisi gibiydi. Programda en sakin günümüz olarak gözüken Çarşamba günü bile bir çırpıda bitiverdi.

Öncelikle New York uçağından ilginç bir not aktarayım... Yanımdaki koltukta bir İtalyan çift oturuyordu. Yaşları ise 50'lerde... Yolculuğun ilerleyen saatlerinde İtalyan adam Tuttosport Gazetesi'ni açınca dayanamayıp tuttuğu takımı sordum ve basketbol ile dolu dolu geçecek günlerimiz öncesinde güzel bir futbol muhabbetine giriştik.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Inter taraftarı olduğunu öğrendiğim Luis, Türk olduğumu öğrenince "Mesut Özil" dedi. O sırada gazetede Mesut ile ilgili bir haberi gösterdi. Haberde Mesut için Manchester United ile Barcelona'nın kapıştığı yazılıyordu. "Bir İtalyan gazetesinde, bizle alakalı olmayan bir transfer haberi var ve konu da bir Türk futbolcu" dedi. Mesut hayranı Luis, aynı zamanda Galatasaray'dan da övgüyle bahsetti. Hatta Cim Bom'un, eskisi kadar havalı günler geçirmediğini de bilecek kadar Türk futbolunu takip ettiğini gösterdi. Quaresma konusunda ise kesin bir yorum yapmamakla beraber "Porto'daki Quaresma mı yoksa Inter'deki Quaresma mı sahada olacak. Asıl mesele bu" dedi.

Keyifli futbol sohbetimizin ardından yaklaşık 9.5 saatlik bir uçuşla New York'a geldik. Soho'daki otelimize yerleşip ertesi günü beklememiz lazımdı ama Soho denen yerdeki canlılık beni ve ekipteki diğer arkadaşları pek uyutacak gibi olmadı.

Ekip derken, Türkiye adına Sabah Gazetesi, NTV'den ve Sporx'ten olmak üzere toplam 4 Türk organizasyonu takip ediyor. Bir nevi, yazılı, görsel ve internet medyasından seçilmiş kuruluşları temsilen orada yer alıyoruz.

Çarşamba sabahı ise ilginç bir sürprizle karşılaştık. Dünyanın dört bir yanından gelen meslektaşlarımız birkaç grup oluşturdular. Bizimle ilgilenen Nike sorumlusu ise bizim grubu açıkladığında "Nasıl yani!" dedim. Zira grubumuz Türkiye, Yunanistan ve İsrail'den oluşuyor. Bir araçta 4 Türk, 2 İsrailli ve 1 Yunanlı seyahat ediyor.

Şaka bir yana herkes birbiriyle kısa sürede kaynaştı. Özellikle Yunan meslektaşım, her ne kadar NBA'den pek haz duymadığı için biraz sıkılgan gözükse de Avrupa basketboluyla ilgili bir muhabbet açınca hemen rengi değişiyor.

Harlem'de müze ziyareti

Çarşamba günü ilk durağımız "Nike Ball Room" oldu. Harlem bölgesindeki bu mekan, Nike ayakkabıları, formaları ve toplarının geçmişten bugüne yaşadığı değişimi bizlere yansıtıyor. Bunun yanında bir Nike ayakkabısının, bir araya getirilmeden önceki parça parça hali, Kobe Bryant'ın 81 sayı attığı Toronto Raptors maçında giydiği ayakkabı ve daha birçok ilginç şey sergileniyor bu müzede ancak beni en çok etkileyen parça, basketbolun mucidi olan James Naismith'in, basketbol sporunu anlatan yarı daktilo yarı el yazısı notları oldu.

Bosh'la karşılaşma

Hazır Nike ürünleriyle haşır neşir olmuşken alışverişe çıkalım dedik ve Niketown'un yolunu tuttuk. 5 katlı bu dev mağaza tıklım tıklım dolu ve oldukça güzel ürünler var. Katları gezerken bir de kimi görelim! Chris Bosh, asistanı olduğunu düşündüğümüz biriyle alışverişte! (Sonradan bir Brezilyalı meslektaşımızdan öğreniyoruz ki aynı anda, Brezilya Basketbol Takımı'nın şutör yıldızı Marcelo Machado da oradaymış!)

Hazır ses kayıt cihazı ve fotoğraf makinesi de yanımdayken yanına yanaşıp ağzından iki kelime almayı düşünürken, benden önce fotoğraf çekmek için yanaşan bir Brezilyalı'nın net bir "hayır" cevabı aldığını görünce hevesimiz kursağımızda kaldı. Zaten o anın ardından da Bosh ve asistanı hemen bir üst kata geçtiler.

Sürpriz var!

Çarşamba günümüz aşağı yukarı bu olaylarla geçti. Perşeme günü, burada geçireceğimiz 6 günün en yoğun günü olacak. Akşam ise güzel bir sürpriz var. Zar zor öğrendiğim bu sürpriz olay gerçekleşmeden bir şey yazmasam iyi olur.

Son bir not... Dünyanın dört bir yanından gelen medya mensupları arasında biz Türkler gerçekten çok dikkat çekiyoruz. Türkiye'den olduğumuzu öğrenenler hemen yanımıza yanaşıyorlar. Pek çoğu, kısa süre içinde Dünya Basketbol Şampiyonası için Türkiye'de olacak ve bizden Türkiye hakkında bilgi almak konusunda çok istekliler... İlginin merkezinde olmak, nedeni ne olursa olsun güzel bir şey...

New York'tan yeni haberlerle yine burada olacağım...

Sedat Balcı / New York



Haber; Sporx.com
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön