Geri
İleri
Türk sörfçüden büyük başarı
|| Son güncelleme
Dünyanın en büyük sörf yarışı olan Fransa'daki Defi Wind Mayıs ayında tamamlandı. 10 kilometrelik 4 etaptan oluşan ve aynı anda 1200'ün üzerinde sörfçünün start aldığı yarış dünyanın en zorlu su sporu yarışları arasında sayılıyor. 15 yıldır düzenlenen Defi Wind bu yıl saatte 100 kilometreye ulaşan rekor rüzgar hızıyla da 1200 yarışçı için tehlikeli ve heyecanlı bir parkur sundu. Yarışta Red Bull sporcusu Türk sörfçü Lena Aylin Erdil, 1200 sörfçü arasından üçüncülük kürsüsüne yükseldi.
Dört ayrı etapta koşulan ve rüzgar sörfünün maratonu olarak anılan Defi Wind, aynı zamanda dünyanın en geniş katılımlı spor organizasyonlarından biri olarak dikkat çekti. 10 kilometrelik dört parkurda toplam 40 kilometrelik bir mesafeyi kateden ve sert dalgalarla birlikte keskin rüzgarla da yarışan sörfçüler arasında erkekler kategorisinde Fransız sörfçü Pierre Mortefon, birinciliği elde etti. Kadınlarda ise kardeşi Marion Mortefon birinci oldu.
2014 PWA Dünya Kupası'nda ikincilik elde ederek bu başarıyı kazanan ilk Türk olan Red Bull sporcusu Lena Aylin Erdil de Defi Wind 2015'te kürsüye çıkan sörfçüler arasına girdi. İlk kez katıldığı yarışı başarıyla tamamlayarak 1200 yarışçı arasından üçüncülüğü elde eden Lena Aylin Erdil, branşında bir gururu daha Türkiye'ye yaşatmış oldu.
Lena Aylin Erdil, yarıştan sonra duygularını şöyle anlattı:
"Defi Wind'e katılmak benim için bir sürpriz oldu. Son anda iptal olan Türkiye'deki bir yarış yerine çok hazırlık yapamadan katıldım. 1200 yarışçıyla birlikte suda olmak hem çok eğlenceli hem de ürkütücüydü. Rüzgar çok sertti ve herkes çok hızlı sürüyordu. En küçük hata ciddi bir kazaya yol açabilirdi. 1200 kişinin arasından böyle bir uzun mesafe yarışında sıyrılmak için iyi bir start almak gerekiyordu. Slalom yarışlarında ekipmanımı ve pozisyonumu maksimum hıza göre ayarlarım. Defi Wind'de uzun mesafede çok yorulmadan iyi bir ortalama hız tutturmayı hedefledim. Ayrıca bu yarışta yelkeni kaslarımla değil vücut ağırlığımla tutayı hedefledim ve başardım. Slalom yarışındaki gibi kaslarımı kullansaydım birinci dubaya vardığımda kramplarla savaşmak zorunda kalırdım. Profesyonellerin ve amatörlerin aynı parkurda yarıştığı böyle büyük bir turnuvada ilk yarışımda üçüncülük almaktan dolayı çok mutluyum."




--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Rüzgar sörfünde dünyanın en geniş katılımlı etkinliği olan ve 15 yıldır Fransa'da düzenlenen Defi Wind yarışı 1200'ü aşkın sörfçünün katılımıyla tamamlandı. 15 yıllık yarış tarihinin en sert rüzgarlarına sahne olan Defi Wind 2015'te sörfçüler, Mayıs ayının sıcağına rağmen saatte 100 kilometre hıza yaklaşan rüzgarla da mücadele etti.Dört ayrı etapta koşulan ve rüzgar sörfünün maratonu olarak anılan Defi Wind, aynı zamanda dünyanın en geniş katılımlı spor organizasyonlarından biri olarak dikkat çekti. 10 kilometrelik dört parkurda toplam 40 kilometrelik bir mesafeyi kateden ve sert dalgalarla birlikte keskin rüzgarla da yarışan sörfçüler arasında erkekler kategorisinde Fransız sörfçü Pierre Mortefon, birinciliği elde etti. Kadınlarda ise kardeşi Marion Mortefon birinci oldu.
2014 PWA Dünya Kupası'nda ikincilik elde ederek bu başarıyı kazanan ilk Türk olan Red Bull sporcusu Lena Aylin Erdil de Defi Wind 2015'te kürsüye çıkan sörfçüler arasına girdi. İlk kez katıldığı yarışı başarıyla tamamlayarak 1200 yarışçı arasından üçüncülüğü elde eden Lena Aylin Erdil, branşında bir gururu daha Türkiye'ye yaşatmış oldu.
Lena Aylin Erdil, yarıştan sonra duygularını şöyle anlattı:
"Defi Wind'e katılmak benim için bir sürpriz oldu. Son anda iptal olan Türkiye'deki bir yarış yerine çok hazırlık yapamadan katıldım. 1200 yarışçıyla birlikte suda olmak hem çok eğlenceli hem de ürkütücüydü. Rüzgar çok sertti ve herkes çok hızlı sürüyordu. En küçük hata ciddi bir kazaya yol açabilirdi. 1200 kişinin arasından böyle bir uzun mesafe yarışında sıyrılmak için iyi bir start almak gerekiyordu. Slalom yarışlarında ekipmanımı ve pozisyonumu maksimum hıza göre ayarlarım. Defi Wind'de uzun mesafede çok yorulmadan iyi bir ortalama hız tutturmayı hedefledim. Ayrıca bu yarışta yelkeni kaslarımla değil vücut ağırlığımla tutayı hedefledim ve başardım. Slalom yarışındaki gibi kaslarımı kullansaydım birinci dubaya vardığımda kramplarla savaşmak zorunda kalırdım. Profesyonellerin ve amatörlerin aynı parkurda yarıştığı böyle büyük bir turnuvada ilk yarışımda üçüncülük almaktan dolayı çok mutluyum."




Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

