Geri
İleri
Uli Hoeness: "Kompany giderse Sebastian Hoeness gelir!"
|| Son güncelleme
Bayern Münih Onursal Başkanı ve Denetim Kurulu Üyesi Uli Hoeness, DAZN'a kulübün geleceği ve teknik direktör Vincent Kompany ile ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı.
Tegernsee'de DAZN'e verdiği röportajda Hoeness, Vincent Kompany'den sonra Bundesliga'da onu etkileyen başka bir teknik direktör olup olmadığı sorusuna, "Evet, yeğenim Sebastian Hoeness! Onun önünde şapka çıkarıyorum, küme düşme mücadelesinde devraldığı ve son yıllarda her zaman en iyi oyuncuları satan bir kulüpte başardıklarına. O ise omuz silkiyor, yoluna devam ediyor ve her seferinde geri geliyor. Sebastian Hoeness, dürüst olmak gerekirse, benim için Kompany'den sonra en büyük saygıyı hak eden kişi." dedi.
HOENESS: "KOMPANY İNSAN OLARAK MÜKEMMEL"
Hoeness, "Kompany, insan olarak mükemmel diyebilirim. Çok zeki, Nagelsmann ve Tuchel de öyleydi. Kompany, beş dili akıcı bir şekilde konuşuyor. İlk akşam yemeğinde bir şey beni inanılmaz derecede etkiledi – şöyle dedi: 'Bu meslekte en önemli şey çalışmaktır.' Konuşma boyunca 'çalışmak' kelimesi defalarca geçti. Ayrıca şunu da söyledi: 'Sabah ilk gelen ve akşam en son giden ben olacağım.' Ve tabii ki bu sözleriyle, bunu sadece söylemekle kalmayıp, uyguladığını da kanıtladı. Sanırım bu, her şeyi belirleyen nokta oldu." ifadelerini kullandı.
Bayern'in patronu, "Kompany'i diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise sosyal becerisi. Kimseyi yüzüstü bırakmaz. Basında kimseyi asla yerden yere vurmaz. Oyuncuları ya da kulübü hakkında asla kötü konuşmaz. Ya da kötü bir maçın ardından 'Sol bek lazım, şuna ihtiyacımız var, buna ihtiyacımız var' demez. Hayır, kendisi tek tek oyuncuları daha iyi hale getirmeyi hedeflemiş ve bunda da başarılı olmuştur." dedi.
PEP GUARDIOLA'NIN TELEFONU
Hoeness, "Düşününce ne kadar şanslıydık! Aslında ben de onu önceden tanımıyordum. Max Eberl onu beşinci (Bild'e göre Bayern'in seçenekleri sırasıyla Xabi Alonso, Thomas Tuchel, Julian Nagelsmann, Ralf Rangnick, Oliver Glasner ve ardından Vincent Kompany'di) seçenek olarak önermişti. Sonra Max, Christoph Freund ile birlikte Burnley'e uçtu. Karl-Heinz ve ben de Pep Guardiola'yı aradık. O bize şöyle dedi: 'Onu gözü kapalı almalısınız, çünkü şimdi almazsanız, iki, üç yıl içinde City'de olacak.' dedi bana!" açıklamasını yaptı.
"İMZALAMADAN DÖNMEYİN"
Hoeness, "Sonra Max'e dedim ki: 'İki, üç günlük çamaşır götürmelisiniz. Sözleşme olmadan eve dönemezsiniz.' Öyle de oldu ve şükürler olsun ki işler yolunda gitti. O nihayet sözleşmeyi imzaladığında, Münih'te bir restoranda Herbert Heiner, Max Eberl, Christoph Freund ve Vincent'ın babası (Pierre Kompany) ile bir restoranda akşam yemeğindeydim. Sonra Max'ın yanına oturdum ve yarım saat sonra ona bir yumruk attım ve başparmağımı kaldırdım. O anda anladım ki, bu iş olacak." sözleriyle konuşmasını noktaladı.
Tegernsee'de DAZN'e verdiği röportajda Hoeness, Vincent Kompany'den sonra Bundesliga'da onu etkileyen başka bir teknik direktör olup olmadığı sorusuna, "Evet, yeğenim Sebastian Hoeness! Onun önünde şapka çıkarıyorum, küme düşme mücadelesinde devraldığı ve son yıllarda her zaman en iyi oyuncuları satan bir kulüpte başardıklarına. O ise omuz silkiyor, yoluna devam ediyor ve her seferinde geri geliyor. Sebastian Hoeness, dürüst olmak gerekirse, benim için Kompany'den sonra en büyük saygıyı hak eden kişi." dedi.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
VfB Stuttgart Teknik Direktörü Sebastian Hoeness'in bir gün Bayern'de Kompany'nin halefi olup olamayacağı sorusuna Hoeness, "En azından adaylar arasında! Ama bana kalırsa Kompany burada beş ya da on yıl daha kalabilir." cevabını verdi.HOENESS: "KOMPANY İNSAN OLARAK MÜKEMMEL"
Hoeness, "Kompany, insan olarak mükemmel diyebilirim. Çok zeki, Nagelsmann ve Tuchel de öyleydi. Kompany, beş dili akıcı bir şekilde konuşuyor. İlk akşam yemeğinde bir şey beni inanılmaz derecede etkiledi – şöyle dedi: 'Bu meslekte en önemli şey çalışmaktır.' Konuşma boyunca 'çalışmak' kelimesi defalarca geçti. Ayrıca şunu da söyledi: 'Sabah ilk gelen ve akşam en son giden ben olacağım.' Ve tabii ki bu sözleriyle, bunu sadece söylemekle kalmayıp, uyguladığını da kanıtladı. Sanırım bu, her şeyi belirleyen nokta oldu." ifadelerini kullandı.
Bayern'in patronu, "Kompany'i diğerlerinden ayıran bir diğer özellik ise sosyal becerisi. Kimseyi yüzüstü bırakmaz. Basında kimseyi asla yerden yere vurmaz. Oyuncuları ya da kulübü hakkında asla kötü konuşmaz. Ya da kötü bir maçın ardından 'Sol bek lazım, şuna ihtiyacımız var, buna ihtiyacımız var' demez. Hayır, kendisi tek tek oyuncuları daha iyi hale getirmeyi hedeflemiş ve bunda da başarılı olmuştur." dedi.
PEP GUARDIOLA'NIN TELEFONU
Hoeness, "Düşününce ne kadar şanslıydık! Aslında ben de onu önceden tanımıyordum. Max Eberl onu beşinci (Bild'e göre Bayern'in seçenekleri sırasıyla Xabi Alonso, Thomas Tuchel, Julian Nagelsmann, Ralf Rangnick, Oliver Glasner ve ardından Vincent Kompany'di) seçenek olarak önermişti. Sonra Max, Christoph Freund ile birlikte Burnley'e uçtu. Karl-Heinz ve ben de Pep Guardiola'yı aradık. O bize şöyle dedi: 'Onu gözü kapalı almalısınız, çünkü şimdi almazsanız, iki, üç yıl içinde City'de olacak.' dedi bana!" açıklamasını yaptı.
"İMZALAMADAN DÖNMEYİN"
Hoeness, "Sonra Max'e dedim ki: 'İki, üç günlük çamaşır götürmelisiniz. Sözleşme olmadan eve dönemezsiniz.' Öyle de oldu ve şükürler olsun ki işler yolunda gitti. O nihayet sözleşmeyi imzaladığında, Münih'te bir restoranda Herbert Heiner, Max Eberl, Christoph Freund ve Vincent'ın babası (Pierre Kompany) ile bir restoranda akşam yemeğindeydim. Sonra Max'ın yanına oturdum ve yarım saat sonra ona bir yumruk attım ve başparmağımı kaldırdım. O anda anladım ki, bu iş olacak." sözleriyle konuşmasını noktaladı.
Haber; Sporx.com dış haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.


