Geri
İleri
"Volkan Bey, mahalle maçı mı sandın?.."
Türkiye ile Kazakistan arasında oynanan maçtan önce Volkan, sonra ise özel korumaların basın mensuplarına saldırması gündeme oturdu. Habertürk gazetesinin tecrübeli kalemi Atilla Türker yaşananları kaleme aldı.
Türker'in köşesine taşıdığı sert sözleri şunlar oldu:
"Sözün bittiği yerdeyiz artık... Hemen sormak istiyorum; Milli görevden kaçan bir futbolcunun, uğultu geldi diye cepheyi terkeden bir askerden ne farkı olabilir? Böyle bir rezalet dünyanın neresinde görüldü?
Küfür eden cenaha da sormak gerekiyor, milli görev için sahaya çıkan bir futbolcuya küfür ederken hiç mi utanmadınız? Gözünüz ve gönlünüz nasıl bu derece kararır, nasıl bu kadar büyük bir terbiyesizliğe imza atarsınız.
Ve bir söz de Futbol Federasyonu için... Hani şu başta yönetim kuruluna girebilmek için bin türlü torpile başvurulan Futbol Federasyonu.... Sizin yapacağımız organizasyon da ancak bu kadar olur işte... Ülke gerçeklerinden o kadar uzaksınız ki, böyle bir maçı Arena’da oynatıyorsunuz ve nahoş olaylara çanak tutuyorsunuz.
Hepinize yazıklar olsun. Yaşanan bu çirkin olay futbol tarihimize bir kara leke olarak geçecek. İmza atanlar utansın.
Şimdi ne mi olur? Herkes yine Volkan’ın sırtını sıvazlar. Küfür eden kişilere yine bir şey olmaz! Futbol Federasyonu yetkilileri de kimseden minnacık bir hesap sormaz. Böyle gelmiş böyle gider.
Maç sonrası yaşanan olaylara gelince... Gözümün önünde oldu. Saniye saniye yaşadım. Fenerbahçe’nin korumaları, Volkan Demirel’i görüntülemeye çalışan basın mensuplarına tekme tokat saldırdı. Bu utanmaz korumalar, acımasızca vurdu. Meslektaşlarımız yerlerde süründü. Ama sonra ne oldu biliyor musunuz? Tek yumruk olan basın mensupları, bu ahlaksız adamlara en iyi şekilde karşılık verdi. Kişiliksiz korumalar, bir ton sopa yedi. Her biri arkasına bakmadan kaçtı. Stadın içine zor sığındılar. Delikanlı geçinen bu ödlekler, ciyak ciyak gittiler. Yüreğimize su serpildi. Herhalde bir daha böyle terbiyesizlik ve ahlaksız yapmaya kalkışmazlar. Sorarım şimdi: Görevlerini yapmaktan başka hiç bir düşüncesi olmayan emekçilere siz nasıl tekme tokat saldırırsınız a be utanmazlar...
Bu onursuz eşkıyaların kendilerine yeni bir iş bulmasında fayda var. Ama şu da var: Bu ahlaksızları yönlendiren terbiyesizlerin ve tetikçilerin de her birine ayrı ayrı yazıklar olsun. Sizler için her türlü ağır kelimeyi yazmak isterdim ama dua edin ki basın meslek ilkeleri izin vermiyor. Ama siz yine de yazmışım gibi kabul edin.
Maç mı?... Yendik."
Türker'in köşesine taşıdığı sert sözleri şunlar oldu:
"Sözün bittiği yerdeyiz artık... Hemen sormak istiyorum; Milli görevden kaçan bir futbolcunun, uğultu geldi diye cepheyi terkeden bir askerden ne farkı olabilir? Böyle bir rezalet dünyanın neresinde görüldü?
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Volkan bey... Böyle protesto olmaz... Önce görevini yapacaksın. Bu iş çocuk oyuncağı mı ki kafana göre takılıyorsun. Sen bu işi mahalle maçı mı sanıyorsun. Takım arkadaşlarını kaderiyle nasıl baş başa bırakırsın?Küfür eden cenaha da sormak gerekiyor, milli görev için sahaya çıkan bir futbolcuya küfür ederken hiç mi utanmadınız? Gözünüz ve gönlünüz nasıl bu derece kararır, nasıl bu kadar büyük bir terbiyesizliğe imza atarsınız.
Ve bir söz de Futbol Federasyonu için... Hani şu başta yönetim kuruluna girebilmek için bin türlü torpile başvurulan Futbol Federasyonu.... Sizin yapacağımız organizasyon da ancak bu kadar olur işte... Ülke gerçeklerinden o kadar uzaksınız ki, böyle bir maçı Arena’da oynatıyorsunuz ve nahoş olaylara çanak tutuyorsunuz.
Hepinize yazıklar olsun. Yaşanan bu çirkin olay futbol tarihimize bir kara leke olarak geçecek. İmza atanlar utansın.
Şimdi ne mi olur? Herkes yine Volkan’ın sırtını sıvazlar. Küfür eden kişilere yine bir şey olmaz! Futbol Federasyonu yetkilileri de kimseden minnacık bir hesap sormaz. Böyle gelmiş böyle gider.
Maç sonrası yaşanan olaylara gelince... Gözümün önünde oldu. Saniye saniye yaşadım. Fenerbahçe’nin korumaları, Volkan Demirel’i görüntülemeye çalışan basın mensuplarına tekme tokat saldırdı. Bu utanmaz korumalar, acımasızca vurdu. Meslektaşlarımız yerlerde süründü. Ama sonra ne oldu biliyor musunuz? Tek yumruk olan basın mensupları, bu ahlaksız adamlara en iyi şekilde karşılık verdi. Kişiliksiz korumalar, bir ton sopa yedi. Her biri arkasına bakmadan kaçtı. Stadın içine zor sığındılar. Delikanlı geçinen bu ödlekler, ciyak ciyak gittiler. Yüreğimize su serpildi. Herhalde bir daha böyle terbiyesizlik ve ahlaksız yapmaya kalkışmazlar. Sorarım şimdi: Görevlerini yapmaktan başka hiç bir düşüncesi olmayan emekçilere siz nasıl tekme tokat saldırırsınız a be utanmazlar...
Bu onursuz eşkıyaların kendilerine yeni bir iş bulmasında fayda var. Ama şu da var: Bu ahlaksızları yönlendiren terbiyesizlerin ve tetikçilerin de her birine ayrı ayrı yazıklar olsun. Sizler için her türlü ağır kelimeyi yazmak isterdim ama dua edin ki basın meslek ilkeleri izin vermiyor. Ama siz yine de yazmışım gibi kabul edin.
Maç mı?... Yendik."
Haber; Haberturk
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.


