Sporx Logo
Takımım Fikstür Puan Durumu Canlı Skor
Geri
İleri
Yorgan gitti kavga bitti mi?

Yorgan gitti kavga bitti mi?

Galatasaray’da üç perdelik komedi devam ediyor.
İlk perdede Helvacı’dan istenen istifa vardı.
Şimdi ikinci perde arası…
Biz reklamlara geçelim.

Piyasaya sürülen yeni bir yorgan var… Bu yorgan ısıtmıyor. Üşüttürüyor!
Adı; Sezgin Yorganları
Bu yorgana sarılan üşütüyor!
İlk üşüten Cem Uzan’dı…

Şimdi yorgan gitti, kavga bitecek mi acaba?
Bu sorunun cevabı da 27 Mart’taki Mali ve İdari Genel Kurul’da verilecek.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Polat sermayeden yiyor

Galatasaray’da vaatler bitti. Lig, Kupa, Avrupa hayal oldu.
Elde kalan bir şey olmayınca da Polat sermayeden yemeğe başladı!
Sezgin de eridi gitti.

Gelin artık şimdi; morali, hedefi, puanı, muhalefeti, asırlık kulübün iktidar-muhalefet çekişmesiyle yerle bir ettiği etik değerlerini ve medyanın Galatasaray’ı kasmasını bir yana bırakıp, savunulacak bir yanı kalmayan Galatasaray’ın içine düştüğü açmazı konuşalım.

1-Galatasaray yönetimi muhalefetin ve taraftarın baskısıyla yalpalamıştır.
2-Adnan Polat, Sezgin’in de istifasını kabul ederek bunu doğrulamıştır.
3-Adnan Sezgin’in de transferde hataları vardır.
4-Çare, zaman çalmak değil köklü kararlar almaktır.

Son istifadan yola çıkalım;
Adnan Sezgin muhalefetin günah keçisiydi. Somut veriler olmamasına rağmen işini iyi yapan bir adam olarak bilinen Sezgin, Galatasaray’da kötü giden futbol şubesinin baş sorumlusu ilan edildi.
Bunun böyle olmadığını en iyi bilen kişi Adnan Polat’tı. Sezgin’e gerecek göğsü kalmayınca yola devam etmek isteyen bir gemi kaptanı gibi safrayı denize bıraktı!
Bu davranışı doğru değildi.
Polat bunu istemeye istemeye kamuoyunu susturmak için yaptı.
Bir Başkan olarak güven yitirdi.
Çünkü Sezgin, Adnan Polat’ın yumuşak karnıydı. Sezgin yok edilirse Polat kan kaybedecekti.
Kaybetti. Ama kozlar daha bitmedi.
Tanıdığım Polat düzgün adamdır, Galatasaray’ı sever ve  inatçıdır.


Adnan Sezgin yapılan yanlışların ikinci sorumlusudur
Galatasaray başkanlık sistemidir.
Başkan ne derse o olur. Ama bu ifade yönetim kurulu elemanlarının da görüşlerini kapsar.
Çünkü Galatasaray tek kişinin emrinde bir kurum değildir.
Başkanlık makamı bir iradenin temsilidir.
Başkan da kararı tek başına vermez yönetimin iradesini temsil eder.
Son sözü söyler.
Bu açıdan bakıldığında Galatasaray’da kötü giden futbolun baş sorumlusu yönetimdir.
Adnan Sezgin ikinci sıradaki sorumludur.
Sezgin’in altıncı kez istifa girişiminde bulunmasından sonra istifasının kabulü bir çaresizliğin sonucudur.

Galatasaray’da transfer nasıl yapılır?

İstisnalar dışında transfer;
Yönetim Kurulu’nun tayin ettiği futbol Şubesi sorumluları -ki bu kişiler transferde gelinen son noktayı yönetime bildirir ve yönetimin kararı Başkan tarafından da onaylandıktan sonra yürürlüğe girer- Teknik Direktör, idari menecer (Adnan Sezgin) ile birlikte Teknik Direktör’ün maddi imkan sırasına göre belirlediği isimler üzerinden yapılır.
Yani; Adnan Sezgin bu işte karar veren değildir.
Yani; Galatasaray’da yanlış transfer varsa bunlar maddi imkanların el verdiği ölçüde takıma dahil edilen futbolculardır. Kötü seçim değillerdir. İmkan ölçüsünde alınan futbolculardır.

Sezgin, bütçe dahilinde yönetim kurulunun oluru üzerine transfer işlemlerini bitirir. Kafasına göre futbolcu alıp satamaz!

Örnek;
Cristiano Ronaldo’yu Galatasaray’a alamayan Adnan Sezgin değildir.
Stancu’yu alan da Hagi değildir.
İnamoto’yu da Misimoviç’i de alan Yönetim Kuruludur.
Adnan Sezgin görev adamıdır. Emir kuludur. Parayı veren değildir.

Ancak; yurt içi ve yurt dışı transferlerde araştırma yapıp o oyuncuların Galatasaray’a kazandırılmasına sebep olan kişi bir ölçüde Adnan Sezgin’dir.
Sezgin bu konuda başarılı olduğu söylenemez.

Ancak; daha önce futbolcularla yapılan anlaşmalarda hep sorunlar yaşayan, UEFA’da bile çok dosyası olan Galatasaray, Adnan Sezgin döneminde düzlüğe çıkmış ve Galatasaray Kulübü futbolcusuyla anlaşmazlığa düşmemiştir. Sezgin sözleşme zemininde imrenilecek bir bilgi ve birikime sahiptir.

Transferlerde kimlerin parmağı var?
Galatasaray’ın son transferlerinde kimlerin parmağı var. Bir hatırlayalım;
Adnan Sezgin’in dahli olan transferler;
Ahmed Barousso, Carrusca, Lincoln, Meira, Alparslan Erdem, İnsua, Serkan Kurtuluş, Misimoviç, Mehmet Batdal (kısmen), Linderoth ve Servet Çetin  (Feldkamp’ın isteğiyle), Barış ve Serkan (Feldkamp’ın isteğiyle) Bouzid (Feldkamp’ın isteğiyle), Emre Güngör (Skibbe’nin isteğiyle), Çağlar Birinci (Rijkaard’ın isteğiyle), Pino (Rijkaard’ın isteğiyle), Serdar Özkan (Arda’nın isteğiyle).

Haldun Üstünel’in dahli olan transferler;
Hakan Balta, Mustafa Sarp, Ali Turan, Volkan Yaman, Musa Çağıran, De Sanctis, Leo Franco, Baroş, Kewell, Elano, Gökhan Zan, Giovani Santos, Jo Alves, Ufuk.

Futbolcu Hagi’yi kim aldı dersiniz?

Hagi’nin Galatasaray’a gelişi de başka bir macera…
O tarihte Galatasaray Faruk Süren Başkanlığı’nda Fatih Terim’in gelmesiyle büyük bir transfer atağı başlatır.
Terim, Hagi’yi istemez.
Başkan Faruk Süren ağırlığını koyar; Hagi alınacak der.
Terim’e de döner biz alalım da sen ister oynat ister yedekte tut der.
Ergun Gürsoy ve İrfan Kurtoğlu Romanya’ya gider. Sonra rahmetli Özhan Başkan da devreye girer. Anan yahşi baban yahşi Hagi alınır.
Terim de Hagi’den vaz geçmez!
UEFA’ya kadar uzanılır.

Hagi’nin miadı dolar. Futbolu bırakmak ister. 36 yaşın içindedir.
Galatasaray yönetimi gitme kal, der.
Yarım devre oyna ama oyna, der…
Hagi’ye teklif edilen para da reddedilmeyecek bir miktardır.
Hagi şu cevabı verir;
-Ben artık idmanları kaldıramıyorum. 12 yıldır gurbetteyim. Vatanımı özledim. Bana dünyaları da verseniz futbolu bırakacağım. Çünkü;
Çünkü ben bir firmayım. O kadar parayı aldıktan sonra kulübede oturmam. Kanımın son damlasına kadar çıkar Galatasaray forması için oynarım. Lakin artık bu beden futbolu kaldırmıyor. Rezil de olamam, formama da ihanet edemem. Para falan istemiyorum futbolu da bırakıyorum.
Hagi işte böyle gitti.

Misimoviç’i de gönderen bu Hagi’dir.

Şimdi sorarım size hangi futbolcu Hagi kadar haysiyetli olur ve Galatasaray formasını düşünür?

Biz bugün Hagi’yi de ucuzlattık,
Ona duyulan sevgiyi de yerle bir ettik!
Hagi’ye olan güvenimizi de yitirdik.

Faruk Süren’e yapılanlar tekrar ediliyor
Gelinen noktada tek suçlu aramak gafletin ötesindeki bir yanılgıdır.
Galatasaray’ın bu gününü anlamak için 20 sene geriye dönmek gerekir.
Sizi geçmişte uzun yolculuğa götürmek istemiyorum. Bir gün onu da yazarım.
Bugünkü çöküş o günlerden başlayan ve su yüzüne çıkmayan camia içi kavgadır.

Faruk Süren’e yapılanlar tekrar ediliyor.
O kadar başarılı olmuş Faruk Başkan entrikayla gönderildi.
UEFA ve Süper Kupalı bir futbol başarısına sahip Faruk Süren’e kulübü batırdı diye kulp takıldı…
Faruk Süren gitmeseydi Galatasaray bugün belki Avrupa Kupalarında yabancılara parmak ısırttırıyordu.
Bunun aksini kimse iddia edemez, zira Süren bu başarıyı ispat etmiş bir başkandı.

Bugün aynı komplo Adnan Polat’a yapılıyor.
Polat da yapılanmada başarılı. Kim ne derse desin Galatasaray maddi açıdan derin bir soluk almıştır. Işın Çelebi’yle, Ali Haşhaş’la, Yiğit Şardan’la ve elde kalan yöneticilerle…
Polat’a takılan kulp da futbolda başarısız olduğudur.
Süren başarılıydı da ne oldu?
Aynı son!

Adnan Polat’ın da hataları var

Çok ve gereksiz konuşuyor.
Verdiği sözleri yerine getiremiyor.
İddalı oluşla, iddia etmeyi birbirine karıştırıyor.
‘Şampiyonu biz tayin edeceğiz’ diyerek futbolda yıkılmış bir sezonda kahramanlık yapmak istiyor. Bu söylem kabadayılıktan başka bir şey değil!
Fener’e yenilirse alemin ağzı torba değil;
Fener’i Polat şampiyon yaptı demezler mi?

Adnan Polat çok iyi niyetli ama iyi niyeti, iyi başkanlık yapmasına mani.
Gereği yerde olaylara parmak basamıyor.
Her şeyden öte Adnan Başkan’ın iyi bit kurmay heyeti yok. Danışmanı yok.
Polat çok yalnız bırakılmış halde.
Bu biraz da onu baltalayan camianın suçudur.
Bir başkan yedi düvele bu kadar tellal edilmez!
Sen başkanına sahip çıkmazsan eller ne yapmaz!

Sezgin’in istifasını almakla Polat sağ kolunu verdi.
Ama Başkan’ın bu hataları Feldkamp’ı yollamakla başladı.
Futbolcuya dayalı düzeni yarattı.

Sonra da efsane takımın elde kalmış son futbolcularını da (doğru bir kararla) takımdan yolladı ama futbol iyi gitmeyince kin besleyenlerin saldırısına uğradı.
Galatasaray’ın eski futbolcuları medyaya atlayınca Galatasaray Başkanı hedef tahtası oldu.
Medya fareleri Galatasaray’ın Kupa’dan elenişine;
Galatasaray’ın doğum günü diye başlık attı!
Hiçbir Galatasaraylı duayen de çıkıp ‘neler oluyor, durun bakalım’ demeyince Galatasaray’da ateş bacayı sardı.

Adnan Polat’ın bundan sonraki stratejisi ne olur bilinmez ama görünen o ki;
Elde harcanacak bir Hagi kaldı.
O da giderse Terim gelir…
Hakan Şükür gelebilir…
Belki de Can Çobanoğlu.
Senaryonun geri kalan bölümü sadece tahmin.
Ama bu gidiş tahminleri de alt üst ediyor.

Haddime değil ama;
Adnan  Poalt’a tavsiyem savaşarak yaşaması-ölmesidir.
Kolunu keserek değil!
Galatasaray uğruna ölünmeyi hak eder.
Koltuk için savaşan çok olsa da…

Anlatımlarım, beynim hep aynı şey üzerinde yoğunlaşıyor.
Bu ülke hep hisleri ve hırslarıyla hareket ediyor.
Sebep-sonuç ilişkisini doğru tespit eden yok!
Hastalığa teşhis konmadan tedaviye geçiliyor.
O zaman da verilen ilaçlar derde deva olmuyor!

Bir başka deyişle
Amaç üzüm yemek değil bağcı dövmek.
Varsa yoksa; kelle almak!
Bu da şunu gösteriyor.
Sen ne dersen de algılama sorunu olan toplumda imam bildiğini okuyor.

Örneği kendimden vereyim;
Yazdığım her yazıda binlerce vuruş var, onlarca haber ve fikir var.…
Fenerbahçeli bu kadar fikrin içinde, sadece Fenerbahçe olan satırları çekip alıyor.
Çünkü ön yargılı. Ya da bir Galatasaraylının Fener yazmasından rahatsız.
Ya da tuttuğu takımın yazarları onları hep yanlış informe ediyor ki doğru söyleyeni yadırgıyorlar.

Oysa Fener satırları yazımın garnitürü…
Ana yemek başka…
Gel gör ki yemeğin lezzetinden çok küçücük biberin acılığına takılıyorlar.
Bilmiyorlar ki acıyı seven de çok…

Sezgin de kaydı!
Ne hikmettense sevmeyeni daha fazla olan Adnan Sezgin de istifa etti!
Altıncısında kabul gördü.


Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön