Sporx Logo
Takımım Fikstür Puan Durumu Canlı Skor

Ahmet Ağaoğlu'ndan açıklamalar

SPORX AI BAKIŞI
Google News
61

AHMET AĞAOĞLU'NUN AÇIKLAMALARI

Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, TRT Spor'da Gündem Futbol programında açıklamalarda bulundu. İşte Ağaoğlu'nun açıklamaları...
AHMET AĞAOĞLU'NUN AÇIKLAMALARI
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
60

BİR TAKIM SPEKÜLASYONLAR YAPILDI

Bu davayla alakalı olarak, yargıçlar kurulunun vermiş olduğu kararlardan sonra bir takım spekülasyonlar yapıldı. Yüzde 99'unun bu davayla yakın uzak bir alakası yok. Üstelik bunlar, toplumda algı yaratabilecek kişiler tarafından yapıldığı için açıklama yapmak lazım. Kaynağı açıklanamayan gelirler olduğu için UEFA bu cezayı vermiş. Bunu söyleyenlerin sayısı az değil.

BİR TAKIM SPEKÜLASYONLAR YAPILDI
59

25 METRE OFSAYTTA BIRAKIR!

Bir diğeri Guilherme'nin transferiyle alakalı olarak, bonservisini Malatya'dan Brezilya'ya, Brezilya'dan Portekiz'e, oradan dönüp Türkiye'ye alınmasıyla alakalı olarak UEFA bu kararı almış. Bir kere futbolun içerisinde olan ve konuşan herkes, konuşacağı her konuda bir derinlemesine araştırma yapması lazım. Derinliğiniz olmadan yaptığınız her açıklama, futbol tabiriyle sizi 25 metre ofsaytta bırakır.

25 METRE OFSAYTTA BIRAKIR!
58

2016-17-18 YILLARINI KAPSIYOR

Söz konusu olan yasak, Trabzonspor'un UEFA ile imzalamış olduğu bir mutabakat neticesinde. Bu mutabakat 2016, 2017 ve 2018 yıllarını kapsıyor. 2016 yılında diyelim işte 20 milyon euro açık vermesi öngörülüyor, 25 milyon euro açık veriyor. 2017 yılında 10 milyon euro açık vermesi gerekirken, 20 milyon euro veriyor. 2018 yılında da 5 milyon euro açık vermesi gerekirken 55 milyon euro açık veriyor.

2016-17-18 YILLARINI KAPSIYOR
57

-50 MİLYON EURO İLE DEVRALDIK

Biz geldiğimiz zaman bu yasağı yedik. Bu mutabakat anlaşması. Çok daha gerilere gidiyor aslında. 2009, 2010, 2011'den gelen bilanço bozuklukları ve FFP kurallarına aykırı davranmaktan kaynaklanan ve üst üste binen bir süreç. 2016/17 yılında bu yasağa geliyor kulüp. Ancak, o yıl mutabakat anlaşması imzalanıyor UEFA ile. Sayın Usta yönetimi, 2016 yılında şu kadar, 2017 yılında şu kadar ve son 2018'e geldiğimiz zaman da 5 milyon euro açık vereceğim. O dönem harcamalar ve gelirlerin düşüklüğü 5 milyon euro yerine 55 milyon euro gibi bir açık verilince biz burada devraldık. Mutabakat anlaşmasını eksi 50 milyon euro ile devraldık.

-50 MİLYON EURO İLE DEVRALDIK
56

5 MİLYON EURO UÇTU GİTTİ

Oraya gittik, o yasağı yiyecekken ettik eyledik, masrafları kısıtladık, takım bütçesini 40 milyondan 16 milyon euro'lara düşürdük, altyapıdan oyuncuları kadroya kattık. Seyirci hasılatı arttı, kombine, forma satışları arttı. Bunun karşılığı transfer edilen oyunculara ödenen 22 milyon euro bonservis bedeliyken, biz sadece 3 milyon euro ödedik. Yaptığımız her şeyi anlattık. Bunun sürdürülebilir bir zemine oturttuğumuzu söyledik. 2019 yılının başında söyledik. UEFA'dan disiplin komitesinden yargıçlar kuruluna sevk edildik. Bütün bunları anlatmamıza rağmen. Disiplin Komitesi, takımın gidişatını olumlu bulup 3 şart sundu. Yerine getirildiği zaman kulübün Avrupa kupalarına katılmasında bir sakınca olmadığını ancak elde edeceği gelirlerin yüzde 50'sine el konulacağını söyledi. Biz bu yüzde 50'ye itiraz ettik. Hem diyorsun ki finansal yapın bozuk, hem de devam et, bir diğer taraftan diyorsun ki gelirinin yarısına çökerim. Yani, oradada bir paradoks var. CAS'a gittiğimizde şunu söyledi, 'Bu bir kuraldır. Çok nadir uygulanmasına rağmen UEFA'nın mevcut olan kuralıdır. Dolayısıyla davanın reddine.' O 5 milyon euro oradan uçtu gitti.
5 MİLYON EURO UÇTU GİTTİ
55

UEFA'NIN KARŞISINA GİTTİK

Daha sonra yapmış oldukları incelemelerde, öne sürmüş oldukları 3 şart, bunlardan bir tanesi TFF'nin uygulamada olan şartnamesinin 30 Haziran 2019'a kadar yürürlüğe girmesi. Ki biz orada çok bastırdık federasyona. Ciddi şekilde bastırıp, bu lisans talimatının 30 Haziran tarihi itibarıyle yürürlüğe girmesine. Bizle beraber Fenerbahçe'nin de çabası var. Geçtiğimiz yıl. 3 maddeden 1 tanesini geçtik. Uygulamaya girdi, harfiyen uyan bir kulüp olarak UEFA'nın karşısına gittik. Transfer harcama limiti, ona bağlı olarak lisanslar transferler, transfer harcama limitinde bizim o zamanki rakamlarla 11-12 milyon euro, Yusuf Yazıcı'nın satışından sonra da o gelirlerin de 3'te 1'i transfer harcamalarına yansıyor. Transfer gelirinizin 3'te 1'ini harcama limitine aktarabiliyorsunuz. Onu da anlamadık. 15 milyon euro geldi, 5 milyon euro'luk bir harcama yapabilirsiniz. Maaş artı bonservis artı vergi 5 milyon euro.
UEFA'NIN KARŞISINA GİTTİK
54

KULÜBÜN 840 MİLYON LİRA BORCUNA KEFİL OLDUM

İkinci öne sürmüş oldukları şart, borçların yapılandırılması ve ödenebilir bir takvime oturtulmasıydı. Bu da herkesin malumu olduğu gibi Bankalar Birliği, Halk Bankası, Ziraat Bankası ve Denizbank'a olan borçların bir çatı altına alınıp yapılandırılması, sürdürülebilir ödenebilir bir ödeme planına uygun olarak... Geldiğimiz zaman Bankalar Birliği'ne ve futbol ailesine olan borçlarımız 840 milyon liraydı. Bu bizden önceki dönemlerden sarkan borçlar. Bizden önceki 2 dönem. 6 senelik ve birazı da daha eskiye dayanan borçlar. Bir kere burada Bankalar Birliği şöyle bir şart öne sürdü, 'Bu borçları yapılandırdığımız takdirde geçmiş dönem kredilerin altına imza atan yönetimleri ibra etmiş oluyorsunuz.' Bütün o borçları kulübün mevcut başkanı olarak siz üzerinize almış oluyorsunuz. Şimdi bunu niye söylüyorum, ileride konuşacağımız bir konuya bağlayacağız. Ahmet Ağaoğlu olarak, şahsi olarak benden önceki dönemlerde oluşmuş kulübün 840 milyon lira borcuna kefil oldum.
KULÜBÜN 840 MİLYON LİRA BORCUNA KEFİL OLDUM
53

FİNANSAL VE İDARİ YAPI OTURMALI

Ödeyebileceğinize, yapabileceğinize, başarabileceğinize inandığınız şeyin altına imza atarsınız. Bu net. Bunu tekrar söylüyorum. Dolayısıyla biz bu borçları da yapılandırdık. Buna paralel olarak, yönetime geldikten hemen sonra bir genel kurul daha yaptık. Tüzüğümüzdeki 84. maddeyi, çok bağlayıcı bir noktaya getirdik. Tüzük değiştirirken farklı insanların farklı amaçları vardı ama benim kafamdaki tek düşünce, o 84. maddede, yani onaylanan bütçenin %10 üzerine çıkıldığı takdirde oluşacak olan borçtan kulüp başkanı ve yönetim kurulu müşterek ve müteselsil olarak borçludurlar. O bütçeyi aşarsanız, cebinizden ödersiniz. Bu niye gerekliydi? Futbol sahada oynanan bir oyun, o oyun neticesinde elde etmiş olduğunuz başarı veya başarısız olarak değerlendiriliyorsunuz. Finansal yapı, idari yapı yerine oturmadan sahada başarı elde etmeniz mümkün değil.
FİNANSAL VE İDARİ YAPI OTURMALI
52

MAALESEF BU DA YAŞANDI

Trabzonspor'un böyle bir sıkıntılı süreci vardı. Biz bu sürecin nihayetinde göreve geldik. Takım bütçesi 40 milyon euro'ydu, bugün 16 milyon euro. FIFA'da ve UEFA'da kesinleşmiş 26 tane ödeme dosyası. Onların akabinde gelen transfer yasakları. Tarihinde ilk kez transfer yasağı aldı Trabzonspor Kulübü. Oyuncuların 6 aydır, bazılarının 7-9 aydır ödenmeyen maaşları. Personelin 3 aydır ödenmeyen maaşı. Görevi devraldığımız zaman görüntü buydu. Bakkala, manava, kasaba, yani hatta bu hoş bir şey değil, müzesine kadar icra takibi yapılan kulüp konumundaydık. Bu da yaşandı maalesef Trabzonspor tarihinde.
MAALESEF BU DA YAŞANDI
51

YAPILANDIRMADAN SONRA DEVAM ETTİK

Bu borçların yapılandırılması gerçekleştikten sonra biz devam ettik. Bir diğer konu da 55 milyon euro açığın, 5 milyon euro'ya indirilmesi. Bizden önceki süreç içerisinde oluşmuş borcu, 2018/19 sezonunda 55 milyon euro'dan 5 milyon euro'ya indirilmesi. Yani, içeriye 50 milyon euro gibi bir paranın sokulması. Harcamaları minimize ettiğiniz yerde, kadro maliyetini düşürdüğünüz yerde, ki biz o dönem 15 milyon euro'luk oyuncu sattık, almış olduğumuz oyuncu da maliyeti de 3 milyon euro civarıydı. Oradan 12 milyon euro gibi bir gelir. Bunun ötesinde geçen sene mart ayında başlattık ve sermaye artışına gittik. 22 milyon euro. Sayın Muharrem Usta'nın alacakları ile alakalı olarak bir ibralaşma var. 6 milyon euro. 22 milyon euro da sermaye artışı. 7 milyon euro'luk da vergi affı, vergi uzlaşması. Vergi affı neye tabii ediyor. 2016, 2017 ve 2018 yıllarından oluşmuş vergi borcu. Ve bunun uzlaşması.

YAPILANDIRMADAN SONRA DEVAM ETTİK
50

SAYGI DUYARIM AMA MÜCADELEMİ SÜRDÜRÜRÜM

Bizim gerçekleştirdiklerimiz bunlar. Yargıçlar Kurulu, bu 3 şeyi de kabul etmedi ve dedi ki, "Siz, 55 milyon euro'yu 5 milyon euro'ya değil 17 milyon euro'ya indirdiniz. Dolayısıyla sizin 12 milyon euro açığınız var. 12 milyon euro açığınız olduğu için biz sizi Avrupa kupalarından önümüzdeki sezon itibariyle 1 yıl men ediyoruz." Ve biz UEFA Disiplin Komitesi'nin Yargıçlar Kurulu vermiş olduğu karar bu. Bu konuda sürekli olarak ikaz edildim. Aman bir şey deme, söyleme. Verilmiş her karara saygı duyarım. TFF bir ceza verirse, kulüpler üstü bir kurumdur, amir kurumdur. Saygı duymanız bu kararı kabullendiğiniz veya içinize sindirdiğiniz anlamına gelmez. Saygı duyarım ama mücadelemi de sürdürürüm.
SAYGI DUYARIM AMA MÜCADELEMİ SÜRDÜRÜRÜM
49

BENİM SPOR YÖNETİCİLİK ANLAYIŞIM BU

Benim spor yöneticilik anlayışım bu. Sen diyorsun ki, 22 milyon euro sermaye artışı yaptın ama ben bunu kabul etmiyorum. İşte Muharrem Usta ile onların tabiriyle uzlaşmaya vardınız ama bunun tarihi. Şöyle bir şey, adam bugün Muharrem Usta ile uzlaşmaya vardıysa, Muharrem Usta da bugün cebinden çıkartıp kulübün kasasına koyduysa sen orada haklısın. Para zaten kulübün kasasında. Muharrem Usta tarafından kendi yönetim sürecinde içeriye konmuş bir para. Zaten o para orada. "Vergi affını siz 2019 Mayıs'tan sonra yaptınız." Bu senenin vergisi, önümüzdeki yıl ödenir. Benim peşin peşin vergi ödeyecek, kesinleşmemiş bir vergiyle alakalı olarak uzlaşma istemek absürt bir bakış açısı. Bu absürt kelimesini avukatımız, CAS'taki duruşmada UEFA'ya karşı aynı tabiri kullandı.
BENİM SPOR YÖNETİCİLİK ANLAYIŞIM BU
48

ADAMIN HAYATI CEZA VERMEKLE GEÇMİŞ

Yargıçlar Kurulu'nun başındaki insan, 80 yaşında, emekli bir ağır ceza hakimi. Adamın hayatı ceza vermekle geçmiş. Yani... Ceza hakiminin karşısına gittiğiniz zaman ceza yersiniz.
ADAMIN HAYATI CEZA VERMEKLE GEÇMİŞ
47

5. SENENİN SONUNDA AMELİYATA GİTTİK

Kalbinizden rahatsızsınızdır. Hekimlerin affına sığınıyorum, espri olarak algılasınlar bunu. Herhangi bir yerinizden rahatsızsınızdır. Eğer cerraha giderseniz, ameliyat masasındasınızdır. Cerraha değil de kardiyoloğa giderseniz veya ne bileyim nörolojiste giderseniz, belimden rahatsızlığım vardı benim, 5 sene beni ameliyat etmemek için elinden gelen çabayı harcadı. Fakat, 5. senenin sonunda ameliyata gittik. Şimdi, yargıçın bakış açısını böyle değerlendiriyorum.
5. SENENİN SONUNDA AMELİYATA GİTTİK
46

GELENE VER CEZA, GİDENE VER CEZA!

Gelene ver ceza, gidene ver ceza. Bir kere bu sporun ruhuna ters. Perşembe günkü duruşmada CAS yargıcına şunu söyledim, "Sporun ruhuna hakim olan şey ceza mıdır, ödül müdür?" Ben bir önceki dönemden böyle bir tablo aldım, doğrudur. Ben sadece 2019'da tabloyu düzeltseydim, 2020 yılında bu yine negatife dönmüş olsaydı, siz yerden göğe kadar haklısınız. Sadece o döneme ait şişirilmiş bir bilanço olarak görürdünüz bunu. Mayıs 31 diyorsunuz  değil de ağustos 31 deseydiniz, ben 26 milyon euro gelir getiren tasarrufların içerisinde bulundum. Yusuf Yazıcı'yı sattım 17.5 milyon euro. 4 ayrı sponsorluk sözleşmesi imzaladım seneye tekabül eden kısmı bunun 7 milyon euro. Ürün satışı, kombine satışları. Ben Trabzonspor'un tarihinde uzun seneler sonra ilk defa Borsa İstanbul'da kar açıklayan bir kurum haline geldim.
GELENE VER CEZA, GİDENE VER CEZA!
45

YARGIÇA SORDUM; ÖDÜL MÜ, CEZA MI?

Altyapıdan yetiştirdiğimiz futbolcuların piyasa değerleri ortada. Ömür'ün, Parmak'ın, Türkmen'in, Çakır'ın. Kulübü o noktadan alıp bu noktaya getirdik. Kadro maliyetini 16 milyon euro'ya getirdik ve TFF'nin Lisans ve Transfer Limitleri'ne harfiyen uyan kulüplerden birisiyiz. Bunun ötesinde sportif başarı olarak baktığınız zaman, geçtiğimiz iki seneye, geçtiğimiz yıllara kıyasla 2010/11'den baktığınız zaman, Türkiye Kupası'nda final oynayan, ligde de şampiyonluk yarışı içerisinde olan bir takım. Dedim, "Sayın Yargıç bu kulüp bu haliyle ödülü mü hak ediyor, cezayı mı?" Yargıç dinler orada, cevap vermez, şey gibi oturur orada 2. Ramses'in mumyası gibi.
YARGIÇA SORDUM; ÖDÜL MÜ, CEZA MI?
44

ONLAR RENK VERMEZ

Kafasının içerisinde kurar. Bütün notlarını falan alır. Onlar renk vermez. İngiliz yargıçtı, hiç renk vermiyorlar. Yüzüne bakarsınız, 'Tamam, davayı kazandık' dersiniz, 15 gün sonra bir karar gelir kaybetmişsiniz. Orada intibanın üzerinden değil, sunulan evrakların ve bu evrakların üzerinden verilecek o karar.
ONLAR RENK VERMEZ
43

UEFA, BU SENE CAS'TA 2 DAVA KAYBETTİ

UEFA'da şöyle bir karar var, bu açık ve net. Net net! UEFA, bu sene CAS'ta benzeri şekilde iki dava kaybetti. Milan'ın davası ve City'nin davası. Netice itibariyle men cezası almış kulüpler.
UEFA, BU SENE CAS'TA 2 DAVA KAYBETTİ
42

'BARİ ŞU MAÇLAR OYNANSAYDI' DEDİM

Pandeminin hemen ertesinde antrenmanlara başladık, başladığımızın ikinci haftası bu karar geldi. Onu da söyledim orada. "Vermiş olduğunuz karar, bütün camianın oyuncuların konsantrasyonunu ve motivasyonunu bozdu. En azından biraz bekleseydiniz, şu maçlar oynansaydı." dedim.
'BARİ ŞU MAÇLAR OYNANSAYDI' DEDİM
41

AT GÖZLÜĞÜYLE BAKAMAZSINIZ!

Kimin kafasını karıştırmadı. Sürekli oyuncuları telkin etmeye, motive etmeye çalıştık. Şu kadarını söyleyeyim, tekrar tekrar söylüyorum UEFA'ya bazı konularda saygı duyarız. Amir kurumdur. Avrupa Ligi'nin, Şampiyonlar Ligi'nin, Avrupa Şampiyonası'nın organizatörü ve patronudur. O müsabakaları onlar organize ederler. Fakat, bazı konulardaki bakış açısı.. Özellikle sporda bazı konularda motomot bakamazsınız, at gözlüğüyle bakamazsınız.
AT GÖZLÜĞÜYLE BAKAMAZSINIZ!
40

ŞİŞİRİLMİŞ BİR BİLANÇO VERMEDİM

Tekrar söylüyorum, ben oraya şişirilmiş bir bilanço vermedim. Sürdürülebilir bir bilanço verdim. Aradan 1 sene geçti, 1 sene içerisinde finansal olarak üstüne koya koya gidiyorum. Benim hesabıma göre ben 17 milyon euro kardayken, ben senin sermaye artışını kabul ediyorum, 2019'da yaptın diyor, ondan önceki yılları nakit olarak yansıtılamaz diyor. Vergi anlaşması diyor. İki vergi uzmanı sürekli olarak aşağı yukarı 1.5 saat konuştular, 4 büyük denetim şirketinin birisinin çok deneyimli iki vergi uzmanı. Fakat, UEFA'nın avukatı ısrarla bunlar ödenmesi gereken vergilerdi, neden ödenmedi, neden uzlaşıldı. Ya Allah'ın adamı, bu senin problemin değil, bu senin soracağın soru da değil. Bu Trabzonspor Kulübü'ne özel olarak yapılmış bir vergi affı da değil. Bütün profesyonel futbol kulüplerini kapsayan bir vergi affı.
ŞİŞİRİLMİŞ BİR BİLANÇO VERMEDİM
39

VERGİ AFFI NİYE YAPILDI?

Netice olarak, sen gelire gidere bakmıyor musun? Sen bir kere dön oraya bak. Vergi affı niye yapıldı? Ben orada şöyle bir şey söyledim, UEFA'nın avukatı ve onun yanında da UEFA'nın FFP direktörü oturuyordu. "Ben, 1999 yılından bu yana aralıklarla Trabzonspor Kulübü'nde yöneticilik yapıyorum. Çok mu garibinize gitti." 1960'dan bu yana bu ülkede vergi affı aralıklarla gündeme geliyor. 1990'dan beri vergi affı dediğiniz şey kulüplerle alakalı olarak zaten gündemde olan, yapılan, en son 4 ay önce, 4 sene önce, ondan önce 3 sene önce, en son vergi affı yapıldıktan sonra vergi oranı da yüzde 40'a çıkarıldı. Maliye ve Hazine Bakanlığı, ödemediğiniz takdirde yakarım dedi. O perde indirildi.
VERGİ AFFI NİYE YAPILDI?
38

BENİ OLMAYAN BORÇTAN NASIL SORUMLU TUTARSIN?

UEFA'nın FFP Komitesi veya Yargıçlar Kurulu'nun bunun üzerinden gitmek gibi bir şansı, yetkisi, değerlendirme yapabilecek durumu yok. Sen içeriye giren nakde ve bilançoya bakarsın. Bu para benim borcum mu, değil. Değilse sen beni olmayan borçtan nasıl sorumlu tutarsın.
BENİ OLMAYAN BORÇTAN NASIL SORUMLU TUTARSIN?
37

UEFA, BİZİM DAVADA ÇOK AGRESİF DAVRANDI

Burada UEFA, bizim davada çok agresif davrandı. UEFA'nın bu konuda verdiği karar ve Yargıçlar Kurulu'nun vermiş olduğu kararlar ciddi şekilde tartışıldı. UEFA'nın bu sezon 3 tane maçı vardı, 2'sini kaybetti. Bir tanesi Milan davası, bir tanesi City davası.
UEFA, BİZİM DAVADA ÇOK AGRESİF DAVRANDI
36

KULLANILAN ÜSLUBU BEĞENMEDİM

Trabzonspor davasını da kaybederse, ki inşallah kaybedecekler. Bu CAS'tan aleyhimize bir şey çıktığı takdirde yolun sonu değil. Onun bir adım ötesi de İsviçre Federal Mahkemesi. Oraya kadar gidecek ve Trabzonspor'un haklarını korumak amacıyla yürütmeyi durdurma da dahil olmak üzere devam edecek olan bir savaş, mücadele. UEFA'nın bakış açısı bu. Orada burada, açık ve net ifade ettim. Ben kullanılan üslubu beğenmedim.
KULLANILAN ÜSLUBU BEĞENMEDİM
35

İKİ TANE SAĞLAM TOKAT YEMİŞLER

UEFA netice itibariyle Avrupa futbolunun amir kurumudur. Avrupa futbolunu var eden kurumlar, kuruluşlar futbol kulüpleri ve üye ülke federasyonlarıdır. Orada duruşma esnasında UEFA'nın avukatının kullanmış olduğu üslup, bir spor organizasyonu ve uluslararası federasyonun kullanmış olduğu bir üsluptan çok uzaktı. Anlayışla karşılıyorum, belli ölçüde. Çünkü, iki tane sağlam tokat yemişler. Görünen o ki, UEFA'nın sinirleri bozulmuş. Bu davayı da kaybederlerse, onlar için hiç hoş olmayacak bir sürecin başlangıcı olacak.
İKİ TANE SAĞLAM TOKAT YEMİŞLER
34

BİZ GÖREVE GELDİĞİMİZDE...

Biz 2018 yılında göreve geldiğimiz zaman açık ve net olarak, ifade ettik. Mali disiplini, idari disiplini, saha içi disiplini bozulmuş, başarıdan uzaklaşmış. Oynamış olduğu maçlarda yani 6-7 gol yiyerek sahadan mağlup olması vaka-i adiye haline gelmişti.
BİZ GÖREVE GELDİĞİMİZDE...
33

YIPRANMIŞ BİR KULÜP TESLİM ALŞMIŞTIK

Bu şekilde yıpranmış bir kulüp teslim aldığımızı biz biliyorduk, kamuyounun da malumuydu. Bir kere sadece futbolun değil, sporun altın kuralı. Mali ve idari disiplini sağlayamadan, 1-2 tesadüf dışında sportif başarıyı kazanamazsınız. Her kurum için böyledir. Siz oyuncunuza 6-7 ay, personele 3 ay para ödemiyorsunuz ama transferle performans bekliyorsunuz. Bunu yaşayan sadece Trabzonspor değildi. Bizim şansımız şu oldu, biz bunu 3 sene önce yaşadık ve 2.5 sene önce bunun önlemlerini aldık. Lütfen kimse yanlış anlamasın. Diğer kulüplerin mali, idari, sportif konularıyla alakalı olarak fikir beyan edecek, düşünce öne sürecek bir yapım yok. Abesle iştigaldir zaten. Bazı büyük takımlarımızın, orta ölçekli takımlarımızın, kümede kalma mücadelesi veren takımlarımızın problemlerinin başında mali sıkıntılar geliyor.
YIPRANMIŞ BİR KULÜP TESLİM ALŞMIŞTIK
32

SPORTİF BAŞARI SADECE PARAYLA GELMEZ

Adam parayı alamıyor, parayı alamadığı yerde size ihtar çekiyor. O ihtarın 1 ay sonrasında serbest kalıyor. 5 milyon euro verip transfer etmişsiniz. Bir kere o 5 milyon euro'nuz uçuyor. Alacakları baki kalıyor. Dosya FIFA'ya gidiyor. Mecbursunuz ödemeye. Transferden men, puan silme, ligden düşürme. Yani bunu yaşayan kulüplerimiz var. İsimlerini zikretmeye lüzum yok. Ondan sonra bu takımdan performans bekleyeceksiniz. Mümkün değil. Zaten bunu düşünerek o bilinçle geldiğimizde ifade ettik. 3-4 sene kimse sürdürülebilir bir başarı beklemesin. Öncelikle mali ve idari yapılanmayı, gelir gider dengesini sağladıktan sonra, takımın maliyetini 40 milyondan 16 milyona çekince kıyamet koptu. Anlayanlar anladı. Anlamak istemeyenler anlamamakta ısrar etti. Sportif başarı sadece parayla gelmez. Elinizdeki sınırlı bütçeyle de o bütçeyi doğru kullanırsanız başarı yolunun açık olduğunu vurgulamaya çalıştık.
SPORTİF BAŞARI SADECE PARAYLA GELMEZ
31

HER SENE ZİRVE YARIŞINDA OLACAĞIZ

Biz Trabzonspor 3-4 sene zirve yarışının içinde olmayacak demedik. Sürdürülebilir bir başarı için 3-4 seneye ihtiyacımız var. Trabzonspor her sene zirve yarışının içerisinde olacak. 5. sırada aldığımız takım geçen sezon zirve yarışının içerisinde vardı. Geçen sezon kaybetmiş olduğumuz bir maç vardı. O takımı söylemeyeyim, cevap hakkı doğmasın. O maçı biz kazansaydık bir hakem faciasıyla kaybettiğimiz maçtı. Puanlamaya bakınca biz şampiyonduk. Olabilir, oldu da zaten. Biz ligi 4. bitirdik. Uzun bir aradan sonra ilk defa Avrupa Ligi'nde gruplara kaldık.
HER SENE ZİRVE YARIŞINDA OLACAĞIZ
30

KENDİMİ ŞAMPİYONLUK YARIŞINDA BULDUK

Bu seneye başladığımızda yine benzeri bir yapılanmayla aynı şekilde aynı mücadeleyi vermeye devam ettik. İşin ilginç tarafı, gelmiş olduğumuz noktada, pandemi öncesine kadar konuşuyorum, kendimizi şampiyonluk yarışının içerisinde bulduk. Averajla liderdik. O arada çok tartışma oldu. Lig bitsin mi, bitmesin mi. Tescil edilsin mi, edilmesin mi. Diğer ligler oynandı, oynanacağı da belliydi. Futbolun tek ürünü var. Oynanan maç. Maç oynanmadığı takdirde gelir yok. Bu gelirden nemalanan sadece kulüpler değil. Federasyon, bütçesinin belirli bir bölümünü yayından ve maçtan kazanıyor. Bir de bahis tarafı var. Bu bahis gelirinin büyük bir kısmı da amatör sporları finanse etmekte kullanılıyor.
KENDİMİ ŞAMPİYONLUK YARIŞINDA BULDUK
29

BİZ SUYUN ÖTESİNE GEÇMEDİK

Bahisten gelen paranın büyük bölümü 62 sporda kullanılıyor. Futbol tarafından beslenen bir ekosistem. Şartlar sonuna kadar zorlanacak oynanacağı belliydi. Sonucundan emin olduğum bir şeyi savunarak ortaya çıkmanın bir anlamı yok. Belli oynanacaktı. Ligleri tescil edilsin, şampiyonluğumuzu verin diye tartışmanın anlamı yok. Biz suyun ötesine hiç geçmedik.
BİZ SUYUN ÖTESİNE GEÇMEDİK
28

TUTKULU BİR TARAFTARIZ BİZ

Pandemi sürecinden sonra aslında gerçekten iddialıydık. Bakış açısı olarak da ama şimdi öyle bir süreç yaşadık ki Alex'in çok uzun süren bir sağ ayak başparmağı vardı. Malatya maçındaki o çime takılıp katlanması neticesinde sakatlık oluştu. Alex'in tedavisi, şeyin ilk 15 gününe kadar devam etti. 15. gününden sonra Alex takımla çalışmaya başladı. Sörloth'tan bahsediyorum. Yine hazırlık çalışmalarının ikinci haftasında Sosa sakatlandı. İlk 4 hafta yoktu. Ekuban 1.5 maç kaçırdı. Nwakaeme 3 maç kaçırdı. Ben bir kere gösterilen tepkilerin hakaret içerenler hariç, saygı duyuyorum. Taraftar tepkisine. Gayet tabii. Davulu boynuna asmış, tokmağı eline almış, çalıp oynayacağı günü beklerken çok farklı bir tabloyla karşılaşıyor. Sevinç coşku bir anda hüzne dönüşüyor. İnsanların tepki göstermesi, Trabzonspor taraftarı diğer kulüp taraftarından çok farklıdır. Tutkulu bir taraftarız biz.
TUTKULU BİR TARAFTARIZ BİZ
27

FUTBOLU DEĞİL TRABZONSPOR'U SEVİYORUM

Bana şu soruyu sormuşlardı, 'Futbolu niye bu kadar çok seviyorsunuz?' Ben de cevap olarak, 'Futbolu değil Trabzonspor'u çok seviyorum' dedim. Ben de Trabzonspor'u sevdiğim için görevdeyim. Yoksa futbolun Türkiye'de sevilmeyecek o kadar çok tarafı var ki... Belki diğer taraftan da büyük bir kulübün başkanı olarak, sevilmeyecek tarafları da tamir edebiliriz düşüncesi içerisindeyiz.
FUTBOLU DEĞİL TRABZONSPOR'U SEVİYORUM
26

TABİİ Kİ BANA TEPKİ GÖSTERECEKLER

Takımı şampiyonluk yarışından düşen bir taraftarın göstereceği bir tepki son derece doğal. O tepkiyi kime gösterecek, bana. İşin başındaki adama gösterirsiniz, mahalle bekçisine gösterecek değil ya. Bu da işin bir parçası. Maalesef, gayet tabii.
TABİİ Kİ BANA TEPKİ GÖSTERECEKLER
25

ALKIŞLARLA GÖNDERİLEN KAÇ BAŞKAN VAR?

Türkiye'de alkışlarla gönderilen kaç kulüp başkanı var? Rahmetli Süleyman Seba, pek çok futbol yöneticisinin takdir ettiği ve kendisine örnek aldığı bir kişiliktir. Gidişini hepimiz hatırlıyoruz.
ALKIŞLARLA GÖNDERİLEN KAÇ BAŞKAN VAR?
24

BU İŞİN BİR PARÇASI BU

Trabzonspor taraftarının bir bölümü, Sayın Şamil Ekinci'yi bilmez, hatırlamazlardır. 3 sene arka arkaya şampiyon olduktan sonra inanılmaz insafsız eleştirilere maruz kalıyor. Eğer yanılmıyorsam, kurucu üyelerimizden Sayın Nizamettin Ağabey dayanamıyor, kulübe gidiyor, o 3 kupayı alıyor masanın üzerine koyuyor. "Bundan da mı utanmıyorsunuz" diyor. Bu işin bir parçası bu. Kabul edeceksiniz. Bu sene şampiyon olun, gelecek sene ikinci. Yine aynı şekilde.
BU İŞİN BİR PARÇASI BU
23

MOTİVASYONUNUZ DÜŞÜYORSA, YANLIŞ ADAMSINIZ

Eğer bu eleştiriler sizi motivasyonsuzluğa düşürüyorsa yanlış adamsınız ve yanlış yerde oturuyorsunuz.  Bunlar bu işin bir parçası, Asla ve asla bu yönetim başarısız değildir. 10 sene üzerine kupada finale çıkmış bir takım var. 10 gün sonra. Futbolculara yapılan eleştiriler... Hocayı futbolcuyu değil beni eleştirirsiniz. Netice itibariyle günün sonunda ortada olumsuz bir durum varsa sorumlusu benim.
MOTİVASYONUNUZ DÜŞÜYORSA, YANLIŞ ADAMSINIZ
22

BU TAKIMI KUPA FİNALİNE KİM GETİRDİ?

Bu kupa finaline bu takımı kim getirdi? Soru bu. 10 sene üzerine şampiyonluk yarşının içine kim soktu. Bu oyuncular soktu.
BU TAKIMI KUPA FİNALİNE KİM GETİRDİ?
21

VERMEZLERSE ALACAĞIZ!

Bazı taraftarlarımızda şu düşünce var, 'Ne yaparsak yapalım bu düzende şampiyon yapmazlar.' Bu bakış Karadeniz insanına ters. Bize hiçbir başarı altın tepside sunulmadı. Biz savaşarak kazandığımız için Türkiye'nin önemli kesiminde sempatisine muhatap olduk. Ne demek, bizi yapmazlar! Vermezler! Vermezlerse alacağız ama durun bir yani.
VERMEZLERSE ALACAĞIZ!
20

PANDEMİ SONRASINDAKİ SIKINTILAR

Pandemi arasından sonra sıkıntı ne? Yaşadığımız sakatlıklar, kadro yapısındaki darlık. Obi Mikel'in gidişi ciddi bir sıkıntı. Orta sahadan önemli bir oyuncu. Daniel'in gidişinin takım üzerinde ve kadro yapısında ciddi bir zaafiyet yarattığını düşünmüyorum ama önemli bir silahtı. Varlığı dahi rakibi rahatsız ediyordu. Kulübede görünce bile rahatsız oluyorlardı. Devre arası alınan futbolcular... Badou transfer edildiği zaman, ne işi var diyebilir misiniz. Veya Guilherme. Biz kalkıp Arjantin'den oradan buradan değil, Malatyaspor'dan bilinen bir oyuncuydu. Oyuncular ve isimler üzerinden gidersek en büyük hatayı yapmış oluruz. Ömür'ün sakatlığı, Yusuf'un gidişi ve pandemi sonrası da bu sakatlıklar.
PANDEMİ SONRASINDAKİ SIKINTILAR
19

BALATA YANMIŞSA ARABAYI MI DEĞİŞTİRİRSİN?

Şampiyonluk yarışı içerisinde Uğurcan Çakır yemeyecek, yemedi de. Aynı şekilde Erce. Kupada finale kadar yürümemizde büyük pay sahibi. Diğer taraftan bakınca Sörloth ve Sosa. Burada bunu artık kabul etmemiz lazım. Çakır hariç sakatlıklardan dolayı çok ciddi zaafiyet yaşadık. Ciddi irtifa kaybı yaşadık. Savunma hattı, açıklarda zaafiyet, orta sahada 2-3-4 yönlü oyuncular. Biz buraya bu oyuncularla geldik. Bunların sizin önünüze koymuş olduğu başarıyı kabullendiği yerde, bunların kötü olduğu yerde kabullenmeliyiz. İdareci olarak konuşuyorum. Kabullenmek zorundayım. Her oyuncunun kötü oynama hakkı var. Keşke bu döneme denk gelmeseydi. Fakat, herkesin anlaması için soruyu basit şekilde sorayım. Otomobilinizin lastiği patladığı zaman otomobili mi, lastiği mi değiştirirsin? Belki de patlamamıştır, hava kaçırmıştır. Balata yanmışsa balatayı mı, arabayı mı değitirsin? Bu beklenti içinde olanlar var. Başarısız olması için pusuda yatıp da başarısız olarak değerlendiren, gören ve toplumu yönlendirmeye çalışanlar var. Sayısı iki elin parmaklarından fazla değil.
BALATA YANMIŞSA ARABAYI MI DEĞİŞTİRİRSİN?
18

BAŞARISIZ OLDUĞUMU HİSSEDERSEM 1 DAKİKA DURMAM

Çok açık net bilsinler. Başarısız olduğumu hissettiğim anda 1 dakika durmam. Beni başkalarıyla karıştırmayın. Başarısız olduğunu bildiği halde o kurumda kalmak ihanettir. Trabzonspor için benim açımdan bakıldığı  zaman ihanetle eşdeğerdir. Ben başarısızlığı asla kabul etmiyorum. Ne noktadan ne noktaya geldik. İstanbul'un üç büyük takımına, buna Başakşehir de dahil maç kaybetmedik. 23 sene üzere Fenerbahçe'yi yendik. Bu rakamlara, bu yıllara takılmayalım. Bu takım ve bu kulüp, artık yeniden yapılanma dönemini bitirmiştir. Bundan sonra eksik olan taraflarını tamir ederekten, değiştirerekten, üzerine koya koya gidecektir. Pusuda bekleyenler var tabii. Sağdan soldan getirip gösteriyorlar. Yönetim istifa edecek, başkan istifa edecek bilmem ne yapacak. Hiç beklemesinler. Sakın ha! Aralık 2021, Trabzonspor genel kurulunun yapılacağı tarih. Aralık 2021'e kadar bu kulübün başkanı Ahmet Ağaoğlu'dur.
BAŞARISIZ OLDUĞUMU HİSSEDERSEM 1 DAKİKA DURMAM
17

TARAFTARI ÇOK İYİ ANLIYORUM

Taraftarın kızgınlığını, hayal kırıklığını çok iyi anlıyorum. Varsayalım ki şampiyonluğu kaybettik. Bu kadar sırt çevirmenin çok sağlıklı bir bakış açısı olduğunu zannetmiyorum. Önümüzde kupa var. Artık, önümüzde 34 maç, 1 sezon var. Patlayan lastiği, yanan balatayı değiştirdiğimiz takdirde... Biz geçen sezon 4, bu sezon ise varsayalım ki 2. olduk. Trabzonspor böyle devam ettiği sürece başarılı olacaktır. Ben buna inanmasam benden önceki dönemde oluşan 840 milyon liranın altına niye kefil olarak imza atayım ki, deli miyim ben? Biraz var ruhumuzda, fazla da akıllı olduğumuz söylenemez ama...
TARAFTARI ÇOK İYİ ANLIYORUM
16

DEVASA BİR KULÜP YÖNETİYORUZ

Öyle bir tutku ki Trabzonspor, biz her yönüyle, her yoluyla başarıyı kovalayan ve bizim doğrularımız değil, kulübün doğrularını yaparak bir ekibiz şu anda. Ben 7/24! İşimi, ailemi, hastalarımı bırakmışım. Ailenin tek erkek büyüğü benim ailede. Kulüple yatıyor kalkıyorum. Ben bu işin en doğrusunu yapmak için.. Hepimizin hataları olabilir. Olmaması mümkün değil. Devasa bir kulüp yönetiyoruz.
DEVASA BİR KULÜP YÖNETİYORUZ
15

YA SÖRLOTH'U GETİRMESEYDİM?

Alexander Sörloth'u getirirken yediğim küfürler telefonumda yazıyor. Açar okurum hepsini! İsmi gündeme geldiği andan itibaren yapılan eleştiriler herkesin malumu. Yediğim küfürler, 'Nereden buldunuz bunu' falan...Toplumsal tepkiyi almamak adına Sörloth'u transfer etmeseydim 29 gol 10 asist sahibi olabilir miydik?
YA SÖRLOTH'U GETİRMESEYDİM?
14

SON DÜDÜK ÇALMADAN HİÇBİR ŞEY BİTMEZ

Son düdük çalmadan hiçbir şey bitmez. Şampiyonlukla alakalı olarak inancınız ne diye soracak olursanız. O son düdüğü bekleyelim bakalım.
SON DÜDÜK ÇALMADAN HİÇBİR ŞEY BİTMEZ
13

TEKNİK ADAM DEĞİŞİKLİĞİ YAŞANMADI

Teknik adam değişikliği yaşanmadı. Onu ifade edelim. Ünal Karaman ayrıldıktan sonra yardımcısı göreve devam etti. Yeni teknik adam getirseydik, değişiklik olurdu. Performansına bakalım Hüseyin Çimşir'in. Kaç maç oynamış, kaç puan almış. O olsaydı, bu olsaydı. Yok ağabey o artık yok. Bu takımın oynayacağı bir kupa finali var ortada. Geriye kalan 2 maç hiç önemli değil diyorsanız... Lastik hava kaçırıyor diye arabayı değiştirmek. Yıllardır yapılan hata bu.
TEKNİK ADAM DEĞİŞİKLİĞİ YAŞANMADI
12

ASLA BAŞARISIZ DEĞİLİZ, ASLA!

Şunu kabul etmiyorum. Asla başarısız değiliz biz, asla! Şampiyonluk tehlikeye girdi, gidebilir de. Evet doğru. Orada hata var. Şu kadarını da söyleyeyim. Şu eleştiridir, 'Fizik gücünde düşüş var.' Bundan topu olmaz eleştiri değildir. Sen adamı öldürmeye gidiyorsun. Eğer o topçu değilse, onu söyleyen sen, alır yerine topçuyu getirir koyarsın. Fakat, orada eğer bir eksikliğini hissediyorsanız eleştiriyi yaptığınız zaman, eleştiriyi alacak, değerlendirecek, kendisinin göremediği bir nokta üzerinde oluşan bir hata varsa tamirine gidecek. Buna herkes de saygı duyar. Senden topçu, senden başkan olmaz. İki tane seçim vardı, gelip başkan olacaktın. İyi bir başkanım, bunu iddia ediyorum. Kulübün doğrularını yapan, ileriye dönük olarak zan altında bırakmayacak, sıkıntı içerisine sokmayacak, popülist olmayan, kendi altyapısından çıkaran, Avrupa'dan getirip geliştiren, Sörloth Avrupa'dan gelip Avrupa futboluna sunduğumuz bir oyuncudur. Daha çok konuşulacak. Üzerine koya koya gitmek zorundayız. Sizlerin gördüğünüz, buz dağının üstüdür. Biz baktığımız zaman bir bütünüyle görmek zorundayız. Bir hatayı tamir ederken, diğer tarafta daha büyük sorunlara yol açmamlısınız. Kadro değişikliği var. 16 milyon euro sınırım var benim. Aştığım an ceza yiyeceğim, önümüzdeki 3 sene Avrupa'yı da unut.
ASLA BAŞARISIZ DEĞİLİZ, ASLA!
11

BİZİM BİR TÜRLÜ ÖYLE GELİRİMİZ OLMADI

Ben nasıl böyle bir tasarrufun içerisine girebilirim. Başakşehir'in geliri çokmuş, Allah daha çok etsin. Bizim bir türlü öyle gelirimiz olamadı. Seyircimiz var. Şampiyonluklarımız var. Naklen yayından aldığımız paylar daha fazla. Ne hikmetse bizim sponsor veya reklam gelirlerimiz, o kadar yüksek olmadığı için bugün karşımızda 40-50 milyon euroluk ve kadro genişliği olan bir takımla mücadelenin içerisindeyiz. Bu hiç değerlendirmeye alınmıyor, göz ardı ediliyor. Bir de o tarafından bakalım işe.
BİZİM BİR TÜRLÜ ÖYLE GELİRİMİZ OLMADI
10

EN AVANTAJLISI BİZİZ

Trabzonspor diğer kulüplerle kıyaslandığında, önümüzdeki seneye en avantajlı başlayan kulüp. Önümüzdeki dönem bütün kulüpler çok ciddi gelir kaybına uğrayacaklar. Önümüzdeki senenin seyircili başlayıp başlamayacağı belli değil. Seyircili başlasa da o maçların ne kadar seyirci geleceği soru işareti. Bu bir, yaz kenara. Kombine satamaycaksınız, seyirci gelirinde çok ciddi düşüş var. Ürün satışlarında bütün kulüpler çok ciddi düşüş var. Naklen yayınla alakalı olarak da yayıncı kuruluşla yaşanan sıkıntılar herkesin malumu. Artı vergi oranlarının artması, yüzde 15'ten 40'a.
EN AVANTAJLISI BİZİZ
9

BİZİM OYUNCULARIMIZA ATLAYAN TAKIMLAR VAR

Futbol kulüpleri nereden gelir elde edecek? Yayından düşen açığı nereden, neyle kapatacaksınız. Çok cimri olduğum için de eleştiriliyorum. Değil! Elimdeki 3 kuruşla bir şeyler yapmak zorundayım. Ben de bilirdim, 15 milyon euro verip bir santrfor getirmesini. Elimizdeki para 1.5 milyon euro. Vereceğiniz adam da Alexander Sörloth. Bu ve buna benzer oyuncuları, yurt dışı ve içinde kovalamaya başladık. Şimdiden bizim ön sözleşme imzaladığımız 4 tane oyuncu var. İsim veremem. İsim vereyim de alayım 1 liralık oyuncuyu 5 liraya. Gitsin bir başkası hemen atlasın. Bizim oyuncularımıza bu ligden atlayan başka takımlar da var.
BİZİM OYUNCULARIMIZA ATLAYAN TAKIMLAR VAR
8

VERGİ NEDEN ÇIKTI DİYE AĞLAMAYACAKSIN!

Önemli olan oyuncuyu bulup getireceksin ve kendi bütçe rakamlarına göre oynatacaksın. Yoksa benim 1 verdiğim oyuncuya 3 teklif edip, bu vergi neden 15'ten 40'a çıktı diye ağlamayacaksın! Benim verdiğim 1 oyuncuya, sen 3 veriyorsan, onun vergisini ödeyecek paranın olduğu anlamına da gelir. Sözleşmesi devam eden oyuncularımla alakalı olarak yapılanlarla alakalı söylüyorum. Polemiğe yol açmak istemiyorum. İşin zor tarafı bu.
VERGİ NEDEN ÇIKTI DİYE AĞLAMAYACAKSIN!
7

ÇOK UCUZA ALIP YETİŞTİRİYORUM

Yetiştiriyorum, mecburum. Çok ucuza alıp yetiştiriyorum. Nereden kasamı dolduracağım. Trabzonspor Kulübü, bir futbolcuyu yetiştirerek veya geliştirerek satmak zorunda. Parmak, olağanüstü oynadı. İğneyle 1 santim yırtıkla sahaya çıktı, o yırtık 3 santim oldu. Yine sahaya çıktı. Varını yoğunu ortaya koydu. Bazı oyuncularda psikolojik olarak düşüş oldu. Önümüzdeki sezon devam edecek olan 5 oyuncu değişikliğini çok iyi bir avantaj olarak kullanmamız için ilk 11 seviyesinde kaliteli oyunculardan oluşan kadro kurma zorunluluğumuz var. Yabancı kontenjanını diğer kulüpler düşünsün. Yerli yabancı olarak değerlendirmek yanlış. Ben hiçbir zaman böyle kategorize etmiyorum.
ÇOK UCUZA ALIP YETİŞTİRİYORUM
6

EN FAZLA 1 OYUNCU GÖNDERİRİZ

Kadro maliyeti 15-16 milyon euro. 16 milyon euro barajında piyasa değeri olan 3 oyuncumuz var. Ömür, Çakır, Sörloth. Bunlara çok iyi paralar verdiler. 3'ünü birden gönderince belki 3'ünün boşluğunu dolduracak oyuncular alabilirsiniz. Fakat, bu defa otomobilin lastiğini, diferansiyelini, şanzımanını falan. İşte o zaman orada iskeleti bozmuş olursunuz. Sıkıntı yaşarsınız. Bizim planımız, programımız değişeceğini de zannetmiyorum. En fazla 1 oyuncu göndeririz, o da yerini doldurabileceğimiz.
EN FAZLA 1 OYUNCU GÖNDERİRİZ
5

TRABZONSPOR BİR AJAX DEĞİL

Trabzonspor, bir Ajax değil. Biz bu kulübü yönetmeye geldiğimizde banka hesabımda 200 milyon euro yoktu. Bu kulübün 185 milyon euro borcu vardı. Yıllık geliri de bu borcun 5'te 1'iydi. Fakat, bugün gelmiş olduğumuz nokta; 185 milyon euro 110 milyon euro seviyesine indi. Geldiğimizde Borsa İstanbul'daki değerimiz 200 milyondu, şimdi 1 milyar 200 milyon. Tüketici güven endeksi diye bir şey var. 200'den 1.2'ye çıkması beni çok ilgilendirmiyor. 1'e 6 oranında çıkmışsa, borç da inmişse burada kimse bizim icraatlerimizin başarısız olduğunu söyleyemez. Asla kabul etmem. Eksik derseniz kabul ederim. Bazı icraatlerimiz hatalı olabilir, süresi içerisinde hatalardan dönmüşüzdür. 16 milyon euro'luk kadro, Ahmet Ağaoğlu'nun cimriliğinden veya başka faktörlerden oluşmadı. Kurallar size bunu söylüyor. Bu kadar para harcayabilirsiniz.
TRABZONSPOR BİR AJAX DEĞİL
4

KADROYU 3'TE 1 MALİYETE İNDİRDİK

Birden bire o kadroyu 3'te 1 maliyete indirdik. Size orta saha söyleyeyim, fikrinizi söyleyin. Sosa, Kucka, Onazi, Okay Yokuşlu. Normalde ligin tozunu atar. İleri uçta Burak, Ndoye, sağ tarafta Meksika'ya gönderdiğimiz var. Cruyff'un dediği gibi. 'Siz hiç maç kazanan içi para dolu bir çanta gördünüz mü' demiş adam. Bazı şeyler parayla da olmuyor. Para harcayarak, isimlere itiraz etmiyorum saygım var, yanlış anlaşılmasın ama yapacağınız her icraatin, her tuğlanın yerine oturması lazım. İnşaat yaparken 20'ye 30 tuğla koymanız gerekirken 60'a 80 tuğla getirip de oraya o boşluğu doldurma gayreti içerisine girerseniz binayı da çökertir.
KADROYU 3'TE 1 MALİYETE İNDİRDİK
3

BEN Mİ YAPTIM? SİSTEM YAPTI!

Diğer takımların finansal yapılarından dolayı böyle olacağı gün gibi aşikardı. O kadar ilginç bir düzen ve endüstriyel çark ki bu, o günlerden bugünlere geleceğimiz açık ve net ifade ettik. 18 sene önce yazdım, gelir gider dengesini oturtamadığı, sağlıklı bir altyapı sistemi oturtamadığı takdirde sıkıntılı olacaktı. 2002'de 2004'te çıkacak UEFA kurallarını yazdığım zaman, 'Diline dolamışsın bir UEFA UEFA. Futbol bir endüstridir, borçlanacaksın tabii ki, niye korkuyorsun' E tamam da sen borçlanıyorsun, ben ödüyorum. Gel o zaman borcu da öde. Ne korkuyorsun! Bir dönem bunu Barcelona, Milan yaşamadı mı! Borçlanarak, fazla harcayarak olmaz. Allahtan şimdi tüzükle onun önü kesildi. Ben niye CAS'a gidip, harcamalar konusunda hassas olduğum yerde yargıcın karşısında ne olarak duruyorum ben! Eğer, orada bir ceza söz konusuysa sanık! Sanık! Doğru mu? Ne işim var benim orada, ben mi yaptım! Sistem yaptı onu. Sistem oraya götürdü. Sistemden sızıntı olarak beslenen pek çok unsur vardı.
BEN Mİ YAPTIM? SİSTEM YAPTI!
2

HARCAYACAĞIMIZ HER KURUŞ İSABETLİ OLMALI

Bir tek şey kaldı geriye. Ya oyuncu satacaksınız ya da çok çok yüksek rakamlarla, onu da nasıl olacağını bilmiyorum, bunu yapan kulüpler var, çok çok yüksek rakamlarla sponsorluk sözleşmeleri imzalayacaksınız. Karşılıksız para girecek kulübe. Fakat, bütün ekonominin Türkiye'ye özgü değil, global olarak sıkıntıya girildiği süreçte biz dikkatliyiz. Harcayacağımız her kuruşun isabetli olması gerekiyor.
HARCAYACAĞIMIZ HER KURUŞ İSABETLİ OLMALI
1

BULANIK SUDA BALIK AVLAMAYA KALKMASINLAR

Tüm yapacağım kadro harcamasını sadece Alexander Sörloth'u satarak karşılıyorsam kimse ağzını açmasın. Hepimiz hesap kitap bilen insanlarız. Bulanık suda balık avlamaya kalkmasınlar. Bulanık suda çamur kefali olacağı gibi pirana da olabilir. Parmaklarını falan kaptırırsın.
BULANIK SUDA BALIK AVLAMAYA KALKMASINLAR
Sporx Anasayfasına Dön