Ahmet Akpınar'dan Galatasaray'a olay sözler!
AHMET AKPINAR'IN SÖZLERİ
"BEŞİKTAŞ'A YAKIŞAN KONGRE"
"BUNLAR YALAN MI?"
"Galatasaray ismini telaffuz etmedim ben. Öncelikle eğer gerçekten sayın Eray Yazgan, benim için vatan haini dediyse, bunu mahkemede ben de hesabını soracağım. Gerekli çalışmayı arkadaşlarımız yapıyor. Bana kimse vatan haini diyemez. Benim kırmızı çizgim, önce Mustafa Kemal Atatürk, sonra Beşiktaş, sonra da ailem gelir. Kimse bana vatan haini diyemez. En ufak bir imada bulunduğu takdirde mahkemede hesaplaşırız. Beni mahkemeye vereceklermiş, en doğal haklarıdır. Daha önce de yaptılar. Ama şu var, mahkemeye vermeye bu kadar meraklıysa camia, geçenlerde Hakan Şükür Malmö maçına gitti. Locadaydı, resimler koydu, "Galatasaray Yönetimi beni çok güzel ağırladı." dedi. Bir şey daha söyledi, "FETÖ'nün muskasını Okan Buruk'a teslim ettim" dedi. Bunlar sosyal medyada duruyor. Buna ne tepki verdiler? En ufak bir yalanlama var mı? Biz davet etmedik, kendi gelmiş dediler mi, hayır. Ben var olan bir şeyi söyledim. Bir adım daha ileri gidelim. Hakan Şükür'ün kongreden ihracı için önerge verildi. Ve kongre üyelerinin büyük çoğunluğu, Hakan Şükür'ün kongre üyeliğinden atılmasına karşı çıktılar. Bundan sonra birçok kongre üyesi, Hakan Şükür, terörist olan, Türkiye'ye giremeyen Hakan Şükür atılmadı diye ağlayarak alkış tuttu. Bunlar yalan mı, ben mi yaşattım bunları camiaya?
"GALATASARAY İLE DERDİM YOK"
"Benim Galatasaray camiası ile bir derdim yok. Benim birçok Galatasaraylı arkadaşım var, dostlarım var. Buradaki konu, Galatasaraylı yöneticilerin, bana karşı aldıkları tavır. Daha önce de beni şikayet ettiler. Neydi benim tweetim, "Atatürk ve Beşiktaş, kırmızı çizgimdir. FETÖ severleri ve FETÖ severleri sevenleri sevmiyorum." Burada üzerine alınacak bir şey var mı, bence yok. Ancak ne oldu, Sayın Dursun Özbek, Sayın Metin Öztürk ve Sayın Erden Timur ve Galatasaray Kulübü, 6222'den beni şikayet etti. Ben onlara karşı halkı kin ve nefrete sevk ediyormuşum. Ne alakası var? Sayın savcılık dosyayı inceledi ve takipsizlik kararı verdi. Benim savunmamda, "Galatasaray'ı kast etmedim" kısmını koyuyor birileri ama ben orada, "Ben isim vermeden bunu yazdım. Tweet bana aittir. Yarası olan gocunur" mantığıyla hareket edenlerin yaptığı bir şikayettir, kabul etmiyorum dedim. Bu kısmını kesiyorlar, bunu yayınlıyorlar. Tamamı bende duruyor. Bunlar hoş şeyler değil. Bir daha söylüyorum, benim Galatasaray Kulübü ile alıp veremediğim yok."
"KARŞI AÇIKLAMA VAR MI?"
"KİMSE BANA BUNU DİYEMEZ"
"Galatasaray'ın en çok takdir ettiğim konu, iki kere Galatasaray stadyumuna gittim, rakibi çok büyük baskı altına alıyorlar. Bizim taraftarımız çok kere bunu yapamıyor. Marşlarla idare ediyor. Galatasaray - Fenerbahçe seyircisi öyle. Oyuncular, hakemi büyük baskı altına alıyor. En ufak aleyhte bir kararda, başta Okan Buruk olmak üzere hakemi baskı altına alıyorlar. Oyuncuları çok kaliteli, aksini iddaa edemiyoruz. Bugün ben Osimhen'e, Mertens'e bir şey diyebilir miyim? Bugün kalenizde Muslera varsa, her sene 7-8 puanınız garanti. Belki daha fazla. Her maçta çok kritik kurtarışlar yapıyor. Galatasaray'da en kıskandığım şey, her dönem çok iyi kaleci buluyorlar. O kaleci, her sene 8-10 puan kazandırıyor. Bunlar ayrı gerçekler. Ama yönetim olarak siz bir kişi ile bu kadar uğraşırsanız, o kişi de sizinle uğraşır. Tekrar söylüyorum, benim kırmızı çizgim Mustafa Kemal Atatürk, Beşiktaş ve ailem. Kimse bana vatan haini diyemez. Öyle bir haddi yok. Ben de diyemem. Ama eleştirdiğim kişiler, o maklubeye kaşık sallayanlardır. Bunun arkasındayım."
"ONLARI ŞİKAYET Mİ EDEYİM?"
"O yanlıştı. Ben espriyle onu söylemeye çalıştım. Orada takıldım. Benim için kıymeti olmayan bir deyimdi. Üzerine alınan varsa şikayet edebilirler. Savcılık dilekçe alır, gerekli soruşturmayı yapar ve karar verir. Şeytanın avukatlığını yapalım. Sayın Dursun Özbek, Metin Öztürk ve Erden Timur, beni şikayet etti. Takipsizlik verildi. "FETÖ severleri sevmiyorum dediğim" için. Şimdi ben de şunu mu yapayım, 3'ün şikayet mi edeyim, "FETÖ severleri sevmiyorum diye alındılar demek ki bunlar FETÖ sever!" Haydi buyrun şeytanın avukatlığı. Türkçe'yi böyle yorumlayabilir miyiz, yorumlayabiliriz."
İHSAN KALKAVAN
"O dönem ortaya çıktığında Sayın İhsan Kalkavan yönetici falan değildi, çok önce yöneticiliği bırakmıştı. Sene 98'de bırakmıştı, bu konuşmalar 2024'te yapılıyor. Sapla samanı karıştırmamak lazım. Hiçbir zaman, hiçbir FETÖ'cüyü sevinmedim. Zamanında ağabey dedik, 98 senesinde FETÖ falan bilmiyorduk, gençtik. Biz de 60 yaşında Beşiktaşlı olmadık. O da yanlış, onu da lanetliyorum. Onlar diyebiliyor mu? En yakınım olsa, onu da lanetlerim. Türkiye'ye kim ihanet etmişse, onu da lanetlerim. Beşiktaş herhangi bir FETÖ'cü varsa, onu da lanetliyorum. Hain kalkışmada birçok insanımız öldü. Bunları düşünmek lazım. 1998 yılı itibariyle İhsan Kalkavan, seçime girdi, kaybetti ve bir daha yönetimlerde olmadı."
"KONU CAMİA DEĞİL"
"Arkadaşlar yoğun şekilde takip ediyor. Hepsi hakkında şikayetler başlayacak. Buyursunlar yapsınlar, arkadaşlar yoğun bir şekilde listeleri çıkarıyorlar. Hepsiyle gerekirse mahkemede hesaplaşırız."
"KİŞİSEL DÜŞMANLIĞIM YOK"
"Herkesi seviyorum, kimseye kişisel bir düşmanlığım yok. Ama kişiliğime yönelik hakareti kabul etmem mümkün değil, diğer yanağımı dönmem. Herkese sevgiler, saygılar. Tüm vatandaşlarımızın yeni yılını sağlıklı, mutlu, huzurlu geçirmesini diliyorum. İnşallah 2025, 2024'ten daha güzel olur."
