Burak Elmas'tan Fatih Terim'e olay sözler!
Galatasaray Başkanı Burak Elmas, döneminin bitmesine yakın zamanda Vole'den Onur Tuğrul ve Ali Naci Küçük'e açıklamalar yaptı.
BURAK ELMAS'TAN TERİM'E ŞOK SÖZLER!
Galatasaray Başkanı Burak Elmas, döneminin bitmesine yakın zamanda Vole'den Onur Tuğrul ve Ali Naci Küçük'e açıklamalar yaptı.
"BEN GERÇEK RESMİ ANLATTIM"
Aday olduğumuz zaman çok net bir tablo çizdik. Galatasaray'ın gerçek resmini anlattık. Uzun süre stratejisiz yönetildiği için çok ciddi bir mali yükün altına girmiş durumda. En son imzalanan Bankalarla Yeniden Yapılandırma Anlaşması da artık Galatasaray'ın yönetim biçimini değiştirdi. Galatasaray mecburiyetlerinden ve ihtiyacı olduğundan değişik yönetilmek zorunda. Kurumsal yapılanma, mali anlamda gerçek bir disiplin uygulama, uzun vadeli gelirlerinin karşılayabileceği harcama rakamına ulaşma gibi önlemler almak ve projeler yaratmak zorunda. Galatasaray'ın sermayesinin olmadığını, sermaye yaratma olanaklarını geçmişte kullandığı için tüm projelere kaynak yaratmak zorunda. Aday olurken söyledik; maalesef farklı bir algı sergilense de bunun zor bir iş olduğunu, Galatasaray'ın geleceğini kurtarmak adına cesur kararlar almak zorundaydık. Bunun için her şeyi yaptık.
"TÜRK FUTBOLU KAOSUN İÇİNDE"
Beklemediğimiz şeylerle de karşılaşmadık değil. Türk futbolu benim geçmişte yönetimde olduğu zamandan daha büyük bir kaosun içinde. Maddi ve manevi bir kaos bu. Çok ciddi anlamda kötü yönetilen, bir takım kulüplerin, bir takım kişilerin futbolda alınan kararlar üzerinde, özellikle TFF'nin aldığı kararlar üzerinde ciddi farklı güç iradesi gösterdiği, Galatasaray gibi diğer büyük bazı kulüplerin de karar mekanizmalarının dışında bırakıldığı bir dönemle karşılaştık. Tüm şubelerde, bila istisna, pandemi döneminden çıktıktan sonra yeniden yapılanma ihtiyacı vardı. Bunun en önde olanı ve dışarıdan gözükeni futboldu. En doğruyu bulmak için bir takım kararlar aldık.
"DÖNECEĞİM YER TRİBÜNDÜR"
Ben de taraftarım. Ben de tribünde yetiştim. Her zaman tribüne geri döneceğim. Dönüp dolaşıp geleceğimiz yer tribündür. Taraftar olarak ligdeki sonucu kabul etmemiz normal değil. Çok kötü bir sezon yaşadık. Çok ciddi şanssızlıklar yaşadık. Galatasaray geleceği tek sezonluk bakamaz. Uzun vadeli bir vizyonla bakılması lazım. Kötü geçen sezonlardaki bazı artılar da sonraki sezonlarda çıkar. Bu futbol tarafı. Bundan ben de memnun değilim.
"BASKETBOLDA CİDDİ BİR STRATEJİMİZ VARDI"
Basketbolda bir strateji söyledik. Bu stratejiyi uyguladık. Sevgili Erden Timur'un da desteğini alarak; Barış Nane, Turgay, Kerem yeni bir ekip, yeni bir takım kuruldu. Başarı elde edildi. Su sporlarında da aktivite gerçekleştirildi. Yüzmede, kürekte, su topunda başarılar elde etti. Pozitife gidiş oldu. Hep dikkati çeken futbol. Gelen eleştiriler futbol üzerinden oluyor. Her ne kadar söylemde Galatasaray Spor Kulübü olsa da futbol dışındaki şubelerde iyiye gidiş maalesef futboldaki başarısız geçen bir sezonun gölgesinde kayboldu.
"90 MİLYON EURO BOŞA HARCANDI"
Galatasaray ikinci, üçüncü olsa da başarısızdır. Bu maddi yapıda Galatasaray'ın sabretmeyi bilmesi lazım. Biliyorsunuz uzun dönem ben de içindeydim. İlk FFP için bir anlaşma yapıldı. O anlaşmanın içinde bir takım limitasyonlar vardı. 60 milyon euro'ya yakın Şampiyonlar Ligi'nden, oyuncu satışlarıyla birlikte 90 milyon euro'luk fon gelmesine rağmen ileriye dönük ciddi bir yapılanma olmadı. Bir takım pahalı oyuncu tercihleri yapıldı.
"TAKIM MALİYETİ 27 MİLYON EURO"
Bu sezon başı geldiğimiz zaman kiralık oyuncular da gidince elimizde bir takım vardı. Bu takımın kiralık değil, bonservisi olan genç oyuncularla, ileride satılabilecek oyuncular gerekiyordu. Bunu da yaptık. Potansiyel Türk oyuncularımız vardı. Kerem ve Taylan vardı. Kontratlarını uzattık. Bu takımdaki oyuncuların hepsinin 5 senelik kontratları var. Gençleri geliştirirken de etrafına oyuncular alabilirler. Maliyetleri düşürdük. 65 milyon eurolara çıkan oyuncu maaşlarını yaklaşık 27 milyon euro'ya çektik.
"4-5 TRANSFERLE ÇEHRE DEĞİŞİR"
Yabancıların kontratları bitti, ayrıldılar. 4-5 tane çok kaliteli, ücreti eskisi gibi pahalı değil, bu takımda ciddi fark yaratacak yabancı oyuncularla bu takımın çehresi, gençlerin de katkısıyla yeniden yükseliş başlayabilir. Bunun zeminin oluşturduk.
"BANA ÇOK TERBİYESİZLİK YAPILDI"
Biz dönemimizde çok şeffaf olmaya, Galatasaray'ın bütün sorgulanan konularını açıklamaya, gayrımenkulundan transferine menajer ücretlerine kadar üyelerimizin, Galatasaraylılar'ın bilmesi gereken tüm konuları açtık, anlattık. Galatasaray'ın geleceği için bir takım kararlar almak zorundaydık. Tüzük dahilinde üyelerimiz ibra, ibrasızlık kararları alabilir. Bu işe giriyorsanız tüzük dahilinde giriyorsunuz. Kabul etmemiz lazım. Benim haksızlık vs. dememin sonuca hiçbir etkisi yok. Terbiyesizlik yapıldı mı, terbiyesizlik çok yapıldı. Maalesef bu terbiyesizliği yapan çok fazla sayıda Galatasaraylı oldu. Ben onlara Galatasaraylı da demiyorum. İktidar tacirleri!
"SESSİZ ÇOĞUNLUK VAR"
Son zamanlarda da bunu sıkça söyledim. Biz barıştırmak için gelmiştik. Çok dağılmış bir Galatasaray vardı. Birleştirmek için çok çaba sarfettim. Galatasaray'ın ciddi sessiz çoğunluğu var. Bu çoğunluğu aktif etmek çok zor. Galatasaray'ın ortada aktif olan üyelerinin arasında bir birleşme çabası, Galatasaray'ın geleceği için alınması gereken zor kararları birlikte alma çabası yok. Ben bu çabayı verdim ama oluşmadı, oluşma iradesi de olmadı.
"HER ŞEYİ AÇIKLAYACAĞIM"
Bir düşünce ve görüş mücadelesi yaşanacak. Galatasaray'da Galatasaray mücadelesi verenler ile iktidar mücadelesi verenler ayrışacak. Ben her zaman Galatasaray mücadelesi veren tarafta olacağım. İktidara ulaşmak için verilen çirkin yöntemleri açıklamadık. Başkanlık dönemim bitince açıklayacağım. Bu iktidar mücadelesi veren arkadaşların kötü bir huyu var, bu işi saklanarak yapıyorlar. Troll hesaplarla, başkalarına yaptırarak, gazetecilere haber uçurarak, gazetecilere kulübün gizli evraklarını oluşturarak, güvenlik görevlilerine bahşiş vererek bilgi alma çabasına girerler. Maalesef bu insanlar büyük bir kredibiliteyle dolaşmaya devam ediyorlar. Bu arkadaşlarımızdan bazıları hala seçim ofislerinde dolaşıyorlar. Bunları Galatasaray mücadelesi için, bunların oyununu sonlandırmayı kendime görev edindim. Kimlerle pazarlık yaptıklarını, kimlere yönecilik için yalvardığını, ibrasızlığı kendi adaylarını kazandırmak adına kullandıklarını açıklayacağım. Bunlar her dönem böyleler. Bu arkadaşlar bunu yapmaya devam ettiler, edecekler.
"HAFTA SONU EĞLENCESİ GÖRÜYORLAR"
Galatasaray'ın değerlerini maske olarak takıp, iktidara gelmek için kullanıp, insanları yanlış yönlendirip, daha sonra da maskesini çıkaranlar var. Galatasaray'ı hafta sonu eğlencesi olarak görenler var. Ona nasıl böyle dedim, başkanı devirdik, o başkana böyle yaptık diye eğlenerek, hiç görev almayan, işleyişi ciddi anlamda engelleyen insanlar var.
"ARTI EKSİ HERKESİ TANIYORUM"
Yola çıktığım, çok yanımda duran, zor zamanlarda ciddi anlamda benle hareket eden kalabalık bir Galatasaraylı grubu var. Yola çıktıklarım ihanet etti dersem hata olur. Birkaç arkadaş var. Hepsi aynı şekilde davranmadı. Yanlışlar yaptılar ama o yanlışları bana değil Galatasaray'a yaptılar. O Galatasaray'da uzun süre içerisinde herkesi tanıma fırsatı bulacaktır. Ben 23 yaşımdan beri Galatasaray'ın içindeyim. Artık herkesi artı eksi kimin ne olduğunu tanıyorum.
"ONUN YAPTIĞI İNSANLIĞA SIĞMAZ"
Bir kişi üzerinde özellikle yoğunlaşabilirim. Bırakın Galatasaraylılığın, normal insanlığın gerektirdiği saygı ve davranışa yakışmayacak hareketlerde bulundular. Bu iş böyledir, bu iş yeni değil. Ben geçmiş yönetimlerde de yer aldım. Her yönetim içinde bir süre sonra bazı problemler olur. 96-2001 arası Faruk Başkan'ın yönetimine bakıyorum. O uzun dönemde 4 tane seçim yaparak ekibini yenilemiş. Yönetim kolay değil. Bazı arkadaşlar kendi beklentilerini bulamıyor. Bazen başkanlar beklediklerini bulamıyor. Galatasaray'da normal olmayan şey, kişisel intikamları için veya iktidar olmak için bir çizgi vardı. Galatasaray'a zarar vermeyi çizgi olarak kabul ederdi insanlar. Bu çizgi aşılmış durumda. Kişisel intikamlar için Galatasaray'a zarar vermekten imtina etmiyorlar artık.
"KİM NE YAPIYOR, HER ŞEYİ BİLİYORUM"
Başkanlığın şöyle bir handikapı var. Çok fazla şey biliyorsunuz. İnsanlar bilmediğinizi düşünüyor, her bilgi her şey size geliyor. Hangi yönetici, hangi gazeteciyle konuşuyor. Hangi bilgiyi kim vermiş? Galatasaray'ın içerisinde gizlilik sözleşmesi imzalanmasına rağmen, hangi evrakı hangi gazeteciye kim servis etmiş. Bu bilgilerin hepsini biliyorum. Kimlerin neler yaptığını, hangi ümitlerle yaptığını biliyorum. Bunları zamanı geldiğince açıklayacağım. Bunu bana değil, Galatasaray'a yapanların bir daha bu görevlerde olmamaları için elimden ne geliyorsa yapacağım. Bu, bana karşı değil. Bir sonraki başkana da yapılacak. Bu bir alışkanlık, davranış biçimi. Bunu yapan arkadaşların Galatasaray'da olmaması için elimden gelen her şeyi yapacağım.
"BANA SABIR GÖSTERİLMEDİ"
Bana sabır gösterilmediğini düşünmeye gerek yok. Bu net! Bu finansal yapıda, bu kadar ciddi radikal şeyin değişmesi gereken yapıda 7 ayda, uzun vadeli proje başlamışken daha siz dönemi tamamlamasına izin vermezseniz, bu projelerin bir yere varmasına izin vermezseniz zaman tanınmamış oluyor. Kimse sihirli değnekle gelip kısa vadede düzeltemez. Arka planda yapılan ciddi işler var. Bundan sonraki yönetimin, hızlı uygulayarak ciddi avantajlar sağlayacağı birçok proje var. Bunları devamlı anlatıyoruz. Bazen insan kendini duvara karşı konuşuyormuş gibi hissediyor.
"BEN ONLARIN YOLUNU TIKADIM"
Biz dönemimizde Galatasaray'dan beslenmeye alışmış, bu beslenmeyi hak görmüş insanların yolunu tıkadık. Çok fazla cephe açtık aslında. Umarım bundan sonraki yönetim, burada neyin olup bittiğini anlattığımız, kendine avantaj sağlayan insanların Galatasaray'ın içinde kendilerine yer etmelerine imkan sağlamazlar.
"O 1 KİŞİYLE ÇALIŞMAZDIM"
Bugün olsa şunu yapmazdım diyeceğim olay; bir yönetim kurulunda 1 arkadaşımızla çalışmazdım, baştan hiç çalışmazdım. İkincisi, bugün olsa yapmazdım diyeceğim bir vakit geçirmedim. Ben şunu düşünüyorum. Yaptığımız hareketlerin, aksiyonların doğruluğu bir sonraki senelerde çok net ortaya çıkacak.
"İNSAN POLİTİK DAVRANAMIYOR"
Çok fazla üzen olay oldu beni. Seçim döneminde başladı. Kendime yakın gördüğüm birçok insanın çok samimi olmadığını gördüm. Ben Galatasaray'a siyaset olarak bakmıyorum. Bu bir aile. Galatasaray benim ailemdir. İnsan politik davranamaz sevdiklerine. Benim yakın bulduğum birçok insan çok politikmiş. Elini taşın altına koymadılar, uzaktan izlediler, katkı vermediler.
"MAYIN EŞEĞİ GİBİ!"
İbra olayından sonra haksızlık oldu, şu oldu, bu oldu diyen çok insan var. Ben de 'Daha önce neredeydiniz' diyorum. Galatasaray başkanı ve yönetimine şu muamele yapılıyor; burada bir mayın tarlası var. Eskilerde mayın eşeği vardır ya, tarlaya sürerler mayını temizlesinler diye. Uzaktan bakarlar, mayınların yerini tespit ettirirler, gerekirse bir eşek daha sahaya sürerler. Kimse bu adamları koruyalım. Bunlar Galatasaray adına çalışıyorlar diye kimse bakmıyor. Bildiğiniz birçok kişi elini kirletmek istemiyor.
"MUCİZE YARATMIŞ GİBİ DOLAŞIYORLAR"
Uzun bir seçim dönemi oldu. Birçok aday, birçok adayın yönetimindeki arkadaşlar birçok şey söylediler. Hepsine verecek çok fazla cevabım var. Galatasaray başkanı olarak bu cevapları vermedim. Çok utanacakları cevaplar verebilirim. Ağızlarından çıkanı kulakları duymuyor. Galatasaray'a geçmişte çok zarar vermiş, Galatasaray'ın kapısından girmemesi gereken arkadaşlar sanki Galatasaray'da büyük mucizeler yaratmış gibi ortada dolaşıyorlar. Galatasaray'ın hiçbir şeyinin içinde olmamış, dönemsel olarak iktidar yarışına girmiş arkadaşlar, yıllarca hizmet etmiş gibi konuşuyorlar. Çok cevap var. Onlara cevap vereceğim. Üye olarak daha rahat cevap vereceğim.
"EN BÜYÜK HAYAL KIRIKLIĞIM..."
Yakın gördüğüm Galatasaraylılar'ın da üzüldüğüm davranışları oldu, fikir birliğinde olduğum arkadaşların. Bize sormadı diyorlar, bize danışmadı. Bize danışmadı diyenlerin birçoğu Galatasaray'ın bugün geldiği konumdan sorumlular. İktidar yarışında olanlar var, iktidar yarışında olmayıp da güç sahibi olmak isteyenler var. Onlar şunu bekliyor, başkan her hareketinde onlara danışacak. Onların söyledikleri yanlış çıkarsa sorumluluğu başkanda olacak. İcraat yaparken doğruyu gösteren sayısı az. Yanlış çıkarsa demiştim diyenlerin sayısı fazla. En büyük hayal kırıklığım, Galatasaray'ı çok sevdiğini düşündüğüm insanların da iktidar mücadelesinde olduğunu görmem oldu.
"BENİM VİCDANIM ÇOK RAHAT"
Ben başkan olmak için aday olmadım. Hizmet etmek istedim Galatasaray'a. Ciddi problemleri çözebileceğime inandığım için aday oldum. Ben elimi taşın altına koydum. Birçok strateji, uygulama başlattık. Vicdanım rahat. Bugünler yapılmasaydı bazı şeyler, negatif etkiler olabilirdi. Yapılması gerekenleri yaptık. Vicdanım rahat. Hizmet etmek için girdik, hizmet ettik. Dönemimiz içinde her şeyi Galatasaray adına yaptık.
"G.SARAY'I ÇİFTLİK GÖRÜYORLAR"
Son 1 yılda yaşlandım, yüzde yüz! Galatasaray'da yaş kilometresi hızlı ilerliyor. 1 senede 5 sene yaşlanırsınız. Seçiliyorsunuz, kaybedenler seçim sonucunu kabul etmiyor. İbrasızlık müessesinin bir seçime yol açma ihtimalinden dolayı her başkan 1 senelik seçiliyor. Kimse 3 senelik bakmıyor. Listelerde olan bazı arkadaşlar, çok seviyoruz Galatasaray'ı diyorlar ama adamın derdi Galatasaray değil, ben orada olmalıyım diyorlar. Galatasaray'a üye olduğu için çoluğunun, çocuğunun Galatasaray'da iş sahibi olmasını isteyen bir dolu insanlar var. Liyakati olmadığı halde o iş için bizi eleştiren insanlar var. Galatasaray'ı çiftlik olarak gören insanlar var.
"BANA AHLAK DERSİ VERMESİNLER"
Işıtan Gün konusunda eleştirilmesinin sebeplerini sıralayan Burak Elmas, "10 sene önce attığı 3 tweetten dolayı Galatasaray'ın en mühim konusu bu mu. Bu dönem içerisinde benim arkadaşlarıma farklı vesileler ile saldırılar oldu. Galatasaray'da yöneticileri de beğenmeme hakkınız var. Galatasaray'a hizmet konusunda bir şey var mı? Bugün çok konuda ahlaksızlık yapan adamlar, oturup bana ahlak dersi vermesinler. Bunu eleştirenlerin etrafında bunun 10 misli hatalar yapılıyor. Amaç yönetimi eksilterek, bir seçime zorlamaktı. Dışardan bu algı yapıcı arkadaşlar, masum insanları da inandırıyorlar. İktidardayken her konuda yorum yapmak da kolay değil çünkü bir kurumu temsil ediyorsunuz" dedi.
"ÜZÜLDÜĞÜM MAÇLAR OLDU"
Galatasaray Başkanı Burak Elmas bu sezon içerisinde en çok üzüldüğü maçları da sıraladı. Burak Elmas sezonun ikinci yarısındaki Trabzonspor müsabakasında alınan mağlubiyetten dolayı üzgün olduğunu belirtti. Fenerbahçe ile oynanan ilk yarıdaki derbide hakem hataları olduğunu dile getirdi. UEFA Avrupa Ligi'nde Barcelona ile oynanan müsabakayı da değerlendiren Burak Elmas, "1-0 öne geçmemize rağmen. Bu sene futbol şansı bizle olmadı. Çok üzüldüğüm maçlar oldu" ifadelerini kullandı.
"FATİH TERİM BANA MESAJ YOLLADI"
Burak Elmas seçimi Fatih Terim sayesinde kazandı" şeklinde yapılan eleştirileri değerlendiren Başkan Elmas, "Sanırım buna Fatih Terim de inanıyor. Bana bu ayrılıktan sonra haber yolladı arkadaşların vasıtasıyla. O da bu yoruma inanmış herhalde. Bilmiyorum onun bir analizi var mı? 'Başkanı ben getirdim, ben göndereceğim' diye mesaj yolladı. Fatih Terim'in genel kurulda kaç oyu var onun sayısını tespit etmedim. Seçimde Fatih Terim'le çalışmayacağını söyleyen zaten 1 aday oldu. Diğer adayların hepsi zaten devam edeceğini söylemişti" dedi.
"ÜYE VE TEKNİK DİREKTÖR TERİM'İ BİRBİRİNDEN AYIRDIM"
Fatih Terim'le ayrılık sürecini anlatan Burak Elmas, "ayrılık sürecinde Fatih Terim'le ilgili hiçbir negatif laf söylemedim biliyorsunuz. Saygı duyduğumu söyledim. Basit bir anlaşamama, Galatasaray'da gelecek stratejisi açısından bu profesyonel bir çalışmaydı. Üye Fatih Terim ve teknik direktör Fatih Terim'i birbirinden ayırdım. O rollerin birbirine karışmaması lazım çünkü o zaman sağlıksız bir ilişki oluyor. Üyeler kulübün sahibidir, teknik direktörler profesyoneldir. İkisini de yapamazsınız aynı zamanda. Çünkü bizim tüzüğümüzde bir madde vardır. Kulüpte profesyonel olarak görev alanların üyelikleri dondurulur. Oy kullanamazsınız" diye konuştu.
"TERİM İÇİN AYNI HİSSİYATTA DEĞİLİM"
Fatih Terim'le yollarını ayrılma noktasına nasıl geldiğini anlatan Burak Elmas, "Fatih Terim'in geçmiş Galatasaray'da yaşadığı dönemlerden çok farklı bir davranış sergiledim. Sonrasında yaptıklarıyla ilgili artık aynı hissiyatta olmadığımı söyleyebilirim. Mesaja 'hayırlısı olsun' dedim. Fatih Terim'le bizim ayrıldığımız esas yer ekip meselesiydi. Hocayla ben ilk konuştuğum zaman 'Galatasaray'da kişilere bağlı olmayan bir futbol stratejisi kurmamız lazım' dedim. Teknik direktörün ekibi olmaz, kulübün ekibi olur. Teknik direktörlerin yardımcı antrenörleri olur. Kulübün departmanları kim gelirse gelsin kurumsal akıldır. Böyle yapmazsanız her gelen teknik direktör kendine göre değişiklikler yapar. Hoca ayrıldıktan sonra ekipteki birçok arkadaş kendi istifa etti zaten, normal değil. Onlar Galatasaray'ın çalışanlarıyla, Galatasaray'da çalışmaya devam etmeleri lazım" açıklamasını yaptı.
"TERİM'E KIRGIN DEĞİL KIZGINIM"
Başkan Burak Elmas, "Fatih Terim'i görevden aldığınız için pişman mısınız" sorusuna şu cevabı verdi: Galatasaray Başkanı Burak Elmas, Fatih Terim'le yolların ayrılmasının sadece saha içi sonuçlarla ilgili olmadığını dile getirdi. Başkan Burak Elmas, "Fatih Terim'e artık duygularım kırgınlıktan kızgınlığa dönmüş durumda. Başta biraz kırgınlık hissediyordum ama artık o kırgınlığı hissetmiyorum. Kızgınım, Galatasaray adına kızgınım! Bana kızmalarının Galatasaray'a bir faydası yok. Bana karşı Galatasaray'a zarar verme pahasına bir mücadele verilirse ona kızarım" diye konuştu.
"KAFAYI ÇEKİP YAYIN YAPIYORLAR"
Elmas, "Kızgın olduğum insanlar var. Bir, üyeler yayın yapıp her akşam algı yaratıyorlar. Akşam kafayı çekiyorlar ve yayın yapıyorlar. Bu tür insanların Galatasaray'dan yok edilmesi gerekiyor. Bunu organize edenler Galatasaray'a zarar veriyor. Benim Galatasaray'ım bu değil. Benim içinde yetiştiğim Galatasaray'da kaç kişi var bilmiyorum. Şimdi genel kurula bakıyoruz nezaketinden eleştirilen başkan var." diyerek serzerişte bulundu.
"10 SENE ÖNCEKİ TWEETLER"
Işıtan Gün meselesine değinen başkan, "Işıtan Gün neden eleştirildi? Sebepleri nedir? Sadece sosyal medya paylaşımları mı eleştirildi, bu kadar mı? 10 sene önce attığı tweetler Galatasaray'ın en mühim konusu mu oldu? Konu sadece Işıtan Gün değil, benim çoğu yöneticilerime saldırı oldu." ifadelerini kullandı.
"BANA AHLAK DERSİ VERMESİNLER"
Açıklamasına devam eden Elmas şöyle konuştu: "Yöneticileri beğenmeyebilirsiniz. Bugün terbiyesizlik, ahlaksızlık yapan adamlar bana ahlak dersi vermesinler. Sebep orada Işıtan Gün değildir. Tabii tasvip etmiyorum ama bu Işıtan Gün'e gelene kadar birçok arkadaşıma yaptılar ve seçime zorlamak istediler. Algı yapıcı arkadaşlar bu olayları izleyen arkadaşları da inandırdılar."
"10 SENE ÖNCE BİR GEYİK YAPMIŞ"
Işıtan Gün'ün tasvip etmediğini fakat o karakterde biri olmadığını savunan Elmas, "Ben Işıtan Gün ile aynı masada oturuyorum o zihniyette bir insan değil. O zihniyette arkadaşın bizim ve kadın arkadaşlarımızla oturma ihtimali yok. Hata yapmış. 10 sene önce bir geyik yapmış." şeklinde konuştu.
"ÇİFTLİK GİBİ GÖRÜYORLAR"
Elmas, "Ben şunu gördüm, paylaşımları araştırıp 'Bu temizmiş' dediler. Işıtan Gün'ün üzerinden bir iç hesaplaşma oldu. 3 paylaşımın ortaya çıkma sebebi de iç hesaplaşma. Galatasaray'a bir düzenden beslenen bir ekibin hesaplaşması oldu. Bunlar aynı menajerle çalışmış insanlar. Menajerlere %10 kısmının üstünde oranlar verilmiş. Galatasaray'ı çiftlik gibi gören kişilerin ilk saldırdırdığı da Işıtan Gün oldu. O paylaşımları destekliyorum anlamına gelmesin." dedi.
"GÜVENİLMEYECEK İNSANLAR LİSTESİ VERİRİM"
Seçimle ilgili konuşan Burak Elmas, "Seçim döneminde kendime yakın gördüğüm bir insanın asla yakın olmadığını gördüm. Yeni yönetime güvenilecek ve güvenilmeyecek insanlar listesi verebilirim. Galatasaray'ı çiflik benimsemiş insanların listesini verebilirim. İlk yapacağım iyilik bu olur. Bu seçim yarışında çok düzgün arkadaşlarımız da var. Genel Kurulu ben açacağım ve oy kullanacağım. Daha doğru bulduğum adayı şimdi söyleyemem şık olmaz." açıklamasını yaptı.
"GELECEK SEZON İÇİN ÜMİTLİYİM"
Taylan ve Kerem'in sözleşme uzatmalarından mutlu olduğunu dile getiren Elmas, "Beni en çok mutlu eden Taylan ile Kerem'in sözleşmesini uzatması mutlu etti. Kerem bu sene ciddi bir gelişim yaptı. Gelecek sezon bu takımda ciddi bir zıplama yapacak oyuncular var. Nelsson uyum sağladı. Omar'ın geri dönmesine çok sevindim. Takım halinde mücadele etmek lazım. Bu sene ne kadar kötü geçmiş olsa da ben gelecek sezon için ümitliyim. Beklentimin altında kalan transfer olmadı. Gelişim hızı ve adaptasyon olarak memnun olmadıklarım oldu." ifadelerini kullandı.
"CAMPOS CİDDİ İŞLER YAPACAKTI"
Galatasaray'da danışmanlık görevi üstlenen Luis Campos'un ayrılışı hakkında konuşan Burak Elmas, "Luis Campos'un çok ciddi şekilde oyuncu satışı ve transfer çalışmaları vardı. Kalsaydı eğer ciddi işler yapacaktı." ifadelerini kullandı.
"TORRENT İLE DEVAM EDERDİM"
Domenec Torrent ile devam etmek istediğini açıklayan Elmas, şunları söyledi: "Ben başkan kalsaydım eğer Torrent ile devam ederdim. 6 aylık proje değildi bizimki. Ülkemizde maalesef yapılıyor bunlar. Lucescu'ya da zamanda bunu yaptılar. İlk geldiği zaman neler söylediler. Bu kadar genç takımda özgüven çok önemli. Kırılganlık oluşunca düzeltmek zor oluyor."
"TORRENT NE KADAR RİSK ALABİLİR Kİ"
Burak Elmas, "Torrent'in altyapı oyuncularına şans vermemesini eleştirmiyorum. Kolay bir dönemde gelemedi. İşler iyi gitmedi. Sonra biraz toparladı ama hergün işinin tartışıldığı, teknik direktörlüğünün tartışıldığı bir ortamda ne kadar risk alabilirdi ki?" ifadelerini kullandı.
"TORRENT KARARINDAN PİŞMAN DEĞİŞİM"
Elmas, "Torrent kararımdan pişman değilim. Teknik direktör seçiminin garantisi olamaz. Takıma, ülkeye uyum sağlayamaz. Rakip takımlarımıza da bakın her sene teknik direktör değiştirenler var. Galatasaray bu konulara nispet daha istikrarlı kulüp. Ben hala Torrent'in iyi bir teknik direktör olduğunu düşünüyorum. Torrent ile başta yardımcı teknik direktör olarak görüştüm. Sonra orada hızlı gelişmeler oldu ve normal teknik direktör oldu. İlk yardımcı teknik direktör olarak görüştüğümüzde gelecek mi bilmiyorduk." dedi.
"EN FAZLA ZARARI F.BAHÇE VE G.SARAY GÖRDÜ"
Türk futbolunda gelinen noktayı açıklayan Elmas şöyle konuştu: "Türk futbolunda ve sporunda ciddi bir dip noktadayız. Bu dip noktada en fazla zarar gören iki büyük kulüp Galatasaray ve Fenerbahçe'dir. Pastanın büyük payı ve en çok borcu olan takım bu iki takımdır. Rekabet içindeyiz. Birbirimizle kıyasıya mücadele edeceğiz ve hep kazanmak isteyip rakibimizin kazanmamasını isteriz. Bu durum birbirimizle insan ilişkisini düzgün seviyesine engel olmamalı."
"F.BAHÇE İLE BİRLİKTE HAREKET ETTİK"
Yayın ihalesi ve hakem operasyonunda Fenerbahçe'yle birlikte hareket ettiklerini kaydeden Elmas, "Ali Başkan ile bizim mutabık olduğumuz zararları aynı anda masaya koyduğumuz oldu. Naklen yayın konusu büyük problem. Vergi konusu var bu da büyük problem. Bu iki sorun aslında en fazla bizi etkiliyor. Naklen yayın ihalesi ve hakemlerin zamansız olarak dışarıda bırakılmasında Fenerbahçe ile birlikte hareket ettik." ifadelerini kullandı.
"G.SARAY VE F.BAHÇE AKTİF OLMALI"
Sözlerine devam eden Elmas, "Başakşehir, Sivas ve tüm kulüplerle konuşuyoruz. Büyük sorunlar var ve Galatasaray ile Fenerbahçe'nin aktif olması lazım. İkimizin farklı yerlere koşmasına gerek yok. Ali Koç'un Trabzonspor eleştirilerine kulüp olarak katılmıyoruım. Bu kulüp meselesi değil. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin Türk futbolundaki ağırlığını azaltmaya çalışanlar var. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin kavgasından beslenenler var. Bizlerin de suçları oldu. Zaman zaman masaları boş bırakmışız." şeklinde konuştu.
"ANLATACAKLARIMIZ OLACAK"
Burak Elmas, "Genel Kurul Üyesi olduktan sonra bazı arkadaşlar hak ettikleri muameleyi görecekler. Ortada boş durmayacaklar. Camia içinde de anlatacaklarımız olacak. Galatasaray mücadelemiz bitmedi. Önümüzdeki 10-15 sene Galatasaray mücadelesi verenler ile iktidar mücadelesi verenlerin mücadelesi olacak." ifadelerini kullandı.
"TARAFTAR TAKIMI DESTEKLEMELİ"
Elmas, "Taraftar her zaman takımı desteklemeli. Kişileri desteklememeli. Futbolcu, teknik direktör ve başkana olan sevgilerini de Galatasaray'ın üstüne çıkarmamalıdır. Bende taraftarım. Galatasaray'ın başarısız olan sezonunda sahada kim olursa olsun desteğim Galatasaray oldu. Yeni gelecek olan yönetim de destek olmalarını umarım." dedi.
