Fatih Terim'in eski iletişimcisi Aslı İşliel'den açıklamalar
ASLI İŞLİEL'DEN AÇIKLAMALAR
STADIN ZEMİNİ?
"Ben bir kulüp çalışanıyım, stattan anlamam ama o sahanın stadın açılışından bu yana ittire kaktıra bir yere geldiğini bilen bir insan olarak değişmesi gerektiğinizaten biliyorum. Bunun için zamanımız olduğunu da biliyorum ama paramız yoktu. Çık kardeşim söyle bunu. Paramız yoktu de. Para yoksa kim seni yargılayacak? Hala yok paramız, Galatasaray'ın parası yok arkadaşım. Parası olmayan kulüplerin sahanın zeminini yapma gibi bir lüksü yok çünkü başarı için oyuncusunun parasını ödemek zorunda. Sezon bitsin, evet bunun bedelinin ne olduğunu biliyoruz, bu kadar diyeceksin. Bunu söyleyince taraftar, "Allah belanızı versin, nasıl yapmadınız" mı diyecek? Bu bugünün değil son 6-7 senenin meselesi. Murat Ersoy'un başını yediniz de ne oldu? Stadın zemininin problemli olduğunu sokaktaki insan da biliyor. Kitapta yazan bir şey de vardır, kurban vereceksiniz diye ama yanlış bir kurban verildi. Yine düzelmez çünkü çok ciddi bir yatırım yapılması gerekiyor. O yatırımı yapacak paramız yok. Yapacak bir yönetim olursa eyvallah"
KULÜPTE YAPILAN PAYLAŞIMLAR?
"Çok sert... Ama bu konuya girmek istiyorum. Yoksa 22 sene ekmek yediğim sektöre ve işe haksızlık etmiş olurum. İzleyen gazeteciler beni affetsin, bunu kibirli bir üslupla söylemek istemiyorum. Tecrübe ile söylüyorum. Ne olur eski gazeteciden, devşirme gazeteciden iletşimci yapmaktan vazgeçelim. Şu an kulüplerin en büyük problemi bu. İletişim eğitimi almamış herhangi birinin iletşimci olması doğru değil, hele koskoca bir camianın, koskoca bir kulübün. Bir dünya markasının iletişimini yapıyorsanız eski gazeteci olmak ya da bir şekilde yolunuzun bir yayın kuruluşundan geçmiş olması sizi doğru bir iletimci olmasını gerektirmiyor. Kulübün en büyük problerinden biri bu. Florya ile kulübün iletişi de hep birbirinden ayrıldı. Neden? Çünkü gerçekten iletşim kökenli birinin kulübün iletişimini yönetmesi gerekir ve oradaki yöneticilerin de o profesyonelin mesleki birikimine saygı gösterip dinlemesi gerekir. Fakat bizde veya diğer kulüplerde herkes her şeyi çok iyi bildiği için kimse uzmanlığa saygı duymuyor. Kimse iletişimi veya algılama yönetiminin bir itibar aracı olarak görmüyor. Doğaçlama konuşmanın veya bildiğini sanmanın, ya da yanlış bildiğini doğru sanmanın bir emziyet olduğunu düşünüyor. Hal böyleyken kimse kusura bakmasın, akıl derken başka bir şey çıkıyor ya da ben öyle söylemek istemedim çıkıyor ağızdan."

