Sporx Logo
Takımım Dünya Kupası
2026
Türkiye Özel Canlı Skor

Kendi sözleriyle Mesut Özil

SPORX AI BAKIŞI
Google News
39

KENDİ SÖZLERİYLE MESUT ÖZİL

Mesut Özil, otobiyografisinde kariyeriyle ilgili çok önemli anları kaleme almıştı. İşte kendi sözleriyle Mesut Özil...
KENDİ SÖZLERİYLE MESUT ÖZİL
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla
38

İHLAS VE FATİHA OKURUM .

Santradan kısa bir süre önce Türkçe, 'Allah'ım bugünkü maçımız için bizlere güç ver ve özellikle beni, takım arkadaşlarımı sakatlıktan koru. Allah'ım sen bu rızkı hem veren hem de alansın. Bizleri doğru yoldan şaşırtma' derim. Ondan önce ısınırken Arapça İhlas ve Fatiha'yı okurum.
İHLAS VE FATİHA OKURUM .
37

''ALMAN GİBİ DÜŞÜN, TÜRK GİBİ HİSSET''

Kalbim Alman atıyor ama aynı zamanda Türk atıyor. Alman gibi düşünüp, Türk gibi hissediyorum.
''ALMAN GİBİ DÜŞÜN, TÜRK GİBİ HİSSET''
36

''HANGİ ÇOCUK FARKI BİLEBİLİR Kİ?''

Almanya'da doğmama rağmen sadece Türkiye pasaportum vardı. O zamanlar çifte vatandaşlık yoktu. Gençken aradaki farkı da bilmiyordum. Hangi çocuk, göçmenlik politikasına karşı ilgi duyar ki? Veya boş zamanlarımızda hukuk mu çalışacaktım? Hiç bana göre değil!
''HANGİ ÇOCUK FARKI BİLEBİLİR Kİ?''
35

''ALMANYA MI, TÜRKİYE Mİ?''

Ancak büyüdüğümde iyi bir kariyer seçmek için karar vermem gerektiğni farkettim. Kendime bir soru sordum: Ben kimim ve ne olmak istiyorum? Alman mı, Türk mü? Hangi ülke için oynamak istiyordum? Almanya mı, Türkiye mi?

''ALMANYA MI, TÜRKİYE Mİ?''
34

''BU NORMAL BİR SORU DEĞİL''

Birkaç dakika içinde aldığım bir karar olmadı. Bu 'Hayvanat bahçesine mi gidelim, sinemaya mı?' gibi bir soru değil. Veya 'Pizza mı istersin makarna mı?' gibi de değil.
''BU NORMAL BİR SORU DEĞİL''
33

''ANNEM VE AMCAM TÜRKİYE'Yİ İSTİYORDU''

Her zaman her sorunumu ailemle tartıştım ve onlara kulak verdim. Annem Gülizar, benim Türkiye için oynamamı istiyordu. Bana sürekli ''Geldiğin kökenlerini unutma'' diyordu. Amcam Erdoğan, ''Dedelerin Türk. Buraya aitsin. Ben senin yerinde olsam Türkiye'yi seçerdim'' diyordu. Ancak onlar gibi hissetmiyordum. 17 yaşındayken Zonguldak'a gitmiştim. Güzel bir yerdi, ancak benim evim değildi. Denize baktım ve benim evim olmadığına karar verdim.

''ANNEM VE AMCAM TÜRKİYE'Yİ İSTİYORDU''
32

''BABAM VE KARDEŞİM ALMANYA DİYORDU''

Babam da ayrıca amcamlara karşı çıkıyordu. Mesut Almanya'da doğdu, orada okudu, Alman takımlarında futbol oynadı. Almanya için oynamalı diyordu. Biz tartışırken kardeşim Mutlu, birden ''Mesut, Almanya için oynamalı'' diye bağırdı. Türkiye'nin Dünya Kupası'ndaki en büyük başarısını biliyor musunuz? 2002 yılındaki 3.lük. Almanya ise bu kupayı 1954, 1974, 1990 ve 2014'de kazandı.
''BABAM VE KARDEŞİM ALMANYA DİYORDU''
31

''HERKESİ DİNLEDİM...''

Herkesi dinledim, herkesin düşüncesini aldım. Kız kardeşim Neşe ile de konuştuk. O da bana dedi ki; ''Seni Türkiye forması ile görmek isterim''
''HERKESİ DİNLEDİM...''
30

''DÜŞÜNCELERİMDE ALMANYA VARDI''

Ailede durum karışıktı. Skor 2-2 olmuştu. Ne karar verecektim? Acele etmek istemiyordum. Yatağıma yatıp düşüncelere dalıyordum. Düşüncelerde Almanya Milli Takımı forması giyip oynamak vardı. Her düşündüğümde bu beni güldürüyordu, mutlu ediyordu. Türkiye için oynamanın kötü olduğunu söylediğimi düşünmeyin sakın.
''DÜŞÜNCELERİMDE ALMANYA VARDI''
29

''HAYALLERİMİ GERÇEKLEŞTİRMEM LAZIMDI''

2006 yazında sonunda aileme kararımı söyledim. Aynı yıl, Alman pasaportu da aldım. O zaman Türk pasaportum sadece bir kağıt parçası olmuştu. Annemi ve amcamı çok üzmüş olsam da duygusal davranmamam gerekiyordu. Hayallerimi gerçekleştirip bir futbol yıldızı olmam lazımdı.
''HAYALLERİMİ GERÇEKLEŞTİRMEM LAZIMDI''
28

''TÜRK YETKİLİLER BENDEN NEFRET ETTİ''

İşlemleri yaparken Türk yetkililer, geliş nedenimizi söylediğimizde benden nefret ettiler. Bizi konsoloslukta çok beklettiler. Herkes, bizi diğer bir kişiye yönlendiriyordu. Babam dayanamadı ve neyi bekliyoruz diye sordu. Verdikleri cevap 'yarın gelin' şeklinde oldu.
''TÜRK YETKİLİLER BENDEN NEFRET ETTİ''
27

''HER ŞEY ŞEKİLLENMİŞTİ''

Ardından her şey şekillendi. 2006 Eylül'ünde 17 yaş, 10 ay ve 21 günlükken Almanya U19 Milli Takımı ile ilk maçıma çıktım. FIFA kurallarına göre oynadığın alt yaş milli takımları, A Milli takım seçmesini etkilemiyordu.
''HER ŞEY ŞEKİLLENMİŞTİ''
26

''METİN TEKİN, HAMİT VE HALİL ALTINTOP...''

Türkiye Milli Takım sorumlusu Metin Tekin, Köln'de babamla görüştü. Ardından beni Türkiye'yi seçmem konusunda çok baskı uyguladı. Beni Milli Takım kampına davet ettiler. O zaman teknik direktör Fatih Terim'di. Hamit ve Halil Altıntop'ta beni ikna etmek için çok uğraştı.
''METİN TEKİN, HAMİT VE HALİL ALTINTOP...''
25

''BENİM SUÇUM DEĞİLDİ''

Herkes benim tercihi eleştirir olmuştu. Türkiye veya Almanya'yı seçmek benim suçum değildi ki. Ben yanlış bir şey yapmadım, sadece karar verdim. Kimseyi incitmedim. Tüm tarafları dinledim, hiç acele etmedim. Sadece bir karar verdim...
''BENİM SUÇUM DEĞİLDİ''
24

''ARTIK KONUŞMAK İSTEMİYORDUM''

Karar verdiğim zamanlar Werder Bremen'de oynuyordum. Türkiye'den bir gazeteci ve Milli Takım yardımcısı Müfit Erkasap, antrenmanıma gelmişti. Benle konuşmak istediler ama ben konuşmak istemedim. Çünkü artık beni anlamadıklarını düşündüm.

''ARTIK KONUŞMAK İSTEMİYORDUM''
23

''MEDYA ÇOK ÜZERİME GELDİ''

Medya çok üzerime gelmişti. Teknik direktör Löw, ''Türk kökenleri olmasına rağmen Mesut'un Almanya'yı seçmesinden çok mutluyum, buzları kıran oyuncu oldu. Bundan sonra başka ülke kökenli futbolcular da Milli Takım'da oynayabilir'' demişti. Ben buzları kırmak istemiyordum ki. Almanya ve Türkiye arasında kalmak da istemiyordum.

''MEDYA ÇOK ÜZERİME GELDİ''
22

''ALMANYA'YI SEÇTİM AMA KALBİM TÜRK ATIYOR''

Almanya ve Türkiye tercihinden dolayı uykusuz geceler geçirmedim. Almanya'yı seçtim diye Türkiye'de kötü olmam gerekmiyor. Almanya'yı seçtim diye kalbim Türkiye diye atmaktan vazgeçmiyor.

''ALMANYA'YI SEÇTİM AMA KALBİM TÜRK ATIYOR''
21

''İLK MAÇIM KÖTÜYDÜ''

İlk maçımda 2009 yılında 20 yaşındayken çıkmıştım. 12 dakika görev almıştım. Açıkçası ilk maçımda işler hiç iyi değildi. Taraftar mutsuzdu, takım ritmini bulmamıştı, skor kötüydü. Norveç'e 1-0 yenilmiştik.
''İLK MAÇIM KÖTÜYDÜ''
20

''ABSÜRD BİR NEFRET VARDI''

2010 yılında Berlin'de Türkiye'yi ağırladığımız maçta tüm medya benim tercihimi sorguluyordu. Gazeteciler, ''O bir Türk, Alman değil. Nasıl Alman olmaktan gurur duyuyor?'' diyorlardı. Türk tarafı da ''O gerçek bir Türk değil'' diyorlardı. Abdürd bir nefret vardı.
''ABSÜRD BİR NEFRET VARDI''
19

''TÜRKİYE'YE KARŞI SEVİNMEDİM ÇÜNKÜ...''

O maçta Türkiye kalecisi ile karşı karşıya kalmıştım ve takımımı 2-0 öne geçirmiştim. Ama golden sonra sevinmedim, saygısızlık yapmak istemedim. Çünkü dediğim gibi ''Kalbim Alman atıyor, kalbim Türk atıyor...''
''TÜRKİYE'YE KARŞI SEVİNMEDİM ÇÜNKÜ...''
18

''MERKEL'E KARŞI ÇIPLAK OLAMAZSINIZ!''

Milli Takım'da bir maçımızın ardından Angela Merkel, soyunma odamızı ziyaret etmişti. Çok utanmıştım çünkü üzerimde tişört yoktu. Hemen odadan çıkmak istedim. Üzerimi kapatacak bir şey aradım. Karşınızdaki kadın, ülkenin en güçlü insanıydı! Merkel'in karşısında yarı çıplak oturamazsınız. Sadece bir havlu bulabilmiştim. O ise sadece bana gülümsedi ve tebrik etti. Gözümün içine baktı ve harika oynadın dedi.

''MERKEL'E KARŞI ÇIPLAK OLAMAZSINIZ!''
17

''AYNISINI TÜRKİYE İÇİN DE HİSSEDERDİM''

Hiçbir zaman kendimi, başka bir şey üzerine koymadım. Uzun analizlerin sonucunda Almanya için oynamaya karar verdim. İyi de bir iş çıkardım. Doğduğum yerde oynamaktan çok rahatım. Türkiye için de aynısını hissederdim. Ama hem Almanya hem de Türkiye için oynayamazdım. Bir seçimde bulunmam gerekiyordu.
''AYNISINI TÜRKİYE İÇİN DE HİSSEDERDİM''
16

''KALBİNİZ İKİ ÜLKE İÇİN ATABİLİR''

Kendinizi iki ülkeye ait hissedebilirsiniz ve gurur duyabilirsiniz. Kalbiniz Türkiye ve Almanya için aynı anda atabilir. Alman gibi düşünüp, Türk gibi hissedebilirsiniz. Baskıya rağmen Almanya Milli Takımı'nda olmaktan gurur duyuyorum.
''KALBİNİZ İKİ ÜLKE İÇİN ATABİLİR''
15

"NEREDEYSE MASA TENİSİ"

Masa tenisinde çok iyiyimdir. 11-12 yaşıma kadar oynadım. 3 ay boyunca futbolu bıraktım ve ilk turnuvamda herkesi yendim. Geleceğimle ilgili bir karar vermem gerekiyordu. Ancak, futbola gerçekten ihtiyacım vardı. Futbolu sevmiyordum demeyeceğim ama masa tenisinde daha çok eğlendiğim kesindi.
\
14

"PEP BENDEN HOŞLANMIYORDU"

2010 Dünya Kupası'ndan sonra Real Madrid, Barcelona, Arsenal, Bayern Münih ve Manchester United beni istedi. Favorim Barcelona'ydı. Onlar kadar güzel futbol oynayan takım yoktu. Barcelona'ya imza atacağımı düşünüyordum. Ancak, Pep Guardiola'nın benden hoşlanmadığını öğrendim. Görüşmelerde onun olmaması beni şüphelendirdi. "Pep tatilde." dediler. Mourinho ise çok ikna ediciydi. Çok yakındı ve çok kararlıydı. Yani, Pep Guardiola'nın tam tersi. Bu nedenle Jose Mourinho ve Real Madrid'i tercih ettim.
\
13

"KALBİM HALA MADRID'DE"

Real Madrid'e imza atıktan sonra çok gergindim ama çok da mutluydum. Real Madrid, hayalini kurduğum kulüplerden biriydi. Çünkü, idolüm Zidane oynamıştı. Soyunma odasına girdiğimde etraf biraz sessizdi ve böylesine muhteşem bir kulübün büyük oyuncuları gergindi. Zidane ile tanıştığımda daha da gergindim. Benim için muhteşem bir andı. Bu bir sır değil. Kalbim hala Real Madrid için çarpar. Orada oynadım ve o takımda çok fazla dostum var.
\
12

MOURINHO İLE SOYUNMA ODASI KAVGASI

(Mourinho'nun Real Madrid'deki son sezonunda, Deportivo maçı sonrası Bernabeu'nun soyunma odasında sonu ayrılığa kadar gidecek olan olaylar) Jose Mourinho bana, "Sence iki iyi pas yeter mi? Paslarının sadece yüzde 50'si iyi olunca yeter mi sanıyorsun?" dedi. Beni durdurdu. Kahverengi gözlerini üzerime dikti. Aynı şekilde cevap verdim. Sanki iki büyük boksörün karşı karşıya geldiği maçın ilk raunduydu. Cevap sıramın gelmesini bekledim. Onu gerçekten bu kadar severken böyle bir şey yaşamaktan nefret ediyordum. Bana, "Bildiğin gibi oynamanı istiyorum. Adam gibi topa girmeni. Sana şimdi gösterceğim." dedi. Beni kollarıyla yakaladı. Etrafımda zıplamaya başladı. "Böyle cool olduğunu düşünüyorsan, kendi kendine oynamaya devam et. Kendi formanı kendin al. İyi şanslar." dedi. "Şimdi pes mi edeceksin? Sen bir korkaksın. Ne istiyorsun? Sıcak bir duş alıp saçlarını yıkamayı mı? Yalnız kalmak mı istiyorsun? Yoksa kim olduğunu bana, takım arkadaşlarına ve taraftarlara gösterecek misin? Eğer ağlayacaksan duşa git. Burada sana ihtiyacım yok." diye devam etti. Havlumu aldım ve duşa gittim. Tek bir kelime bile etmedim. Ardından, davranışlarımdan ötürü Sergio Ramos ve tüm takımdan özür diledim."
MOURINHO İLE SOYUNMA ODASI KAVGASI
11

"MİLYONLARCA TAKİPÇİ KAYBETTİM"

"Real Madrid'den ayrılmak hayatımda verdiğim en zor karardı. Real Madrid ile Şampiyonlar Ligi kazanma hayalleri kuruyordum. İşim daha bitmemişti. Babam çok mükemmel bir görüşme yapmadı. Açgözlü değildi, adil bir maaş almak istiyordu. Florentino Perez ile inatlaşmak da en iyi çözüm değildi. Babamla menajerlik için yollarımı ayırınca benim twitter hesabımı kapattı. Milyonlarca takipçi kaybettim. Hiç dostça bir davranış değildi. Hatta sponsorum adidas bile durumu arayıp sordu."
\
10

"BANA IRKÇILIK YAPTILAR"

"Kazandığımda Alman, kaybettiğimde göçmen oluyordum. Son dönemlerde yaşadıklarımı düşündüm ve canım yansa da Almanya için oynamaya devam edemeyeceğimi anladım. Çünkü, bana karşı ırkçılık yaptılar ve saygısızca davrandılar. Almanya formasını gururla giydim. Ancak, daha fazla giyemezdim. Almanya Futbol Federasyonu'ndan bir yetkili, Türk köklerim nedeniyle bana çok saygısızca davrandı. Beni politik propaganda yapmakla suçladı. 'Yeter!' dedim. Irkçılığı asla kabul edemem. İki kalbim var, biri Türk ve diğeri Alman. Bu insanlar ise benim Alman da olduğumu kabul etmek istemediler."
\
9

"ŞİMDİ PAYLAŞMAZSAM, NE ZAMAN?"

Erkut Söğüt anlatıyor: "Son Dünya Kupası sırasında Mesut bana, "Bu kez büyük bir şey yapmak istiyorum. 1000 çocuğun yaşamına dokunalım. Haydi bunu yapalım."dedi. Ben de, "Mesut, bu sana milyonlara mal olur." cevabını verdim. Hemen bana cevap verdi: "Şimdi paramı paylaşmazsam ne zaman, kimle paylaşacağım."
\
8

"MESUT, ÇOK FAKİR BİR AİLEDEN GELİYOR"

Erkut Söğüt: "Mesut, çok fakir bir aileden geliyor. Annesi, günde 2 ev birden temizliyormuş. Hiçbir şeye sahip olmamanın ne demek olduğunu çok iyi biliyor. Bana, "Erkut bak, çok fazla kazanıyorum. Bunu tek başıma harcayamam. Daha fazla yardım edebilirim. Futbolcu olarak çok zenginim ve eşsiz bir pozisyondayım. Amine ve ben 1000 çocuğun giyim masraflarını karşılamak istiyoruz."
\
7

"DÜNYAYA DÜĞÜN HEDİYEM OLSUN"

Mesut, evlendiği gün Türkiye'deki 16 mülteci kampında yaşayan 100 bin insanın yemek masraflarını karşıladı. 31 yaşındaki Türk yıldız, bu büyük operasyonu Erkut Söğüt aracılığıyla ve Kızılay yardımıyla gerçekleştirdi. Erkut Söğüt, bu yardım ile ilgili olarak "Mesut, "Dünyaya verdiğim düğün hediyem olsun. Bugün yemekler benden." dedi. O gün bu hediye, Mesut'a çok büyük bir paraya mal oldu. Ancak, bu konularda çok isteklidir ve hemen harekete geçer." anektodunu aktarıyor.
\
6

"MESUT'U HAREKETİ GEÇİREN ŞEY..."

Mesut Özil, 2014 Dünya Kupası'nı kazanmaları karşılığında hak ettiği yaklaşık 300 bin euro'yu Brezilyalı 23 çocuğun hayatını kurtarabilmek için ameliyatlara harcadı. Ayrıca, Türkiye'nin başkenti Ankara'da da bazı aşevlerine yardım yapıyor. Geçen ay, Türkiye'deki memleketi Devrek'te çocuklar için bir futbol akademisi de kurdu. Bunun yanında, Rays of Sunshine ve Barnet'te kalan hasta çocuklar için Emirates Stadyumu'nun en güzel yerinden 15 kombine bilet aldı. Her Arsenal maçında hasta çocuklar, Arsenal maçlarıyla biraz olsun dertlerini unutuyor. Erkut Söğüt, Mesut'u harekete geçiren şeyin annesinin mektubu olduğunu söylüyor.
\
5

ANNESİNİN MEKTUBU!

Mesut Özil'in annesi Gülizar Özil'den aldığı ve evinin duvarına astığı mektup;

"Mesut, unutma hepimiz gibi bu dünyada misafirsin. Allah sana yetenek verdi ama bunu sadece kendinin için kullanma. Servetini muhtaç insanlarla paylaşmazsan, benim oğlum değilsin"

ANNESİNİN MEKTUBU!
4

"CHARLIE'NİN ÖLÜMÜNDEN ÇOK ETKİLENDİ"

Erkut Söğüt: "Mesut, çocuklara yardım etmeyi çocuk seviyor. Kimse bilmez ama Charlie adında bir arkadaşı vardı. Çok yakın bir ilişkileri vardı. Charlie, kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Mesut, Charlie'nin ölümünden çok etkilendi."
\
3

"OKUDUĞUM OKULDA BİLE HOŞ KARŞILAMIYORLAR"

Erkut Söğüt: "Mesut Özil'in Almanya için oynamasına son veren şey, ona yapılan ırkçılıktı. Bana, "Kendi okuduğum okula gidiyorum ama orada bile hoş karşılanmıyorum. Bu formayı artık nasıl giyebilirim?" Ne zaman biri yardım istese, Mesut oraya koştu. Gelsenkirchen'de yaşayan, çocukluktan arkadaşı olan 7 kişi için hiçbir şey beklemeden iş kurdu. Şimdi Düsseldorf'ta çalışıyorlar. Sürekli yardım etme sevgisi yüzünden milyonlarca euro para harcadı. Ancak, bu yardımlar ona mutluluk ve huzur olarak ger döndü. Onun kadar parasını yardımlara harcayan ikinci bir futbolcu duymadım. Ancak, yardım etmekten de vazgeçmiyor. Birçok taraftar, onun iyi oynayıp oynamadığıyla ilgileniyor doğru. Ancak, işin bir de bu yanı var."
\
2

"AYLIK KİRA GELİRİ 200 BİN EURO"

Erkut Söğüt: "Mesut Özil'e İngiltere'nin çeşitli yerlerinden gayrımülkler satın aldık. Futbolu bıraktığında, buradan gelecek aylık 200 bin euro civarında geliri olacak. Arsenal'in DNA'sı Mesut Özil'e işlemiş durumda. Kulübü çok seviyor. İngiltere'den sayısız teklif aldı ancak "Arsenal'den ayrılacaksam İngiltere'den giderim." diyerek bu teklifleri kabul etmedi. İngiltere'de başka bir takımın formasını giymez. Bir keresinde bana, "Arsenal benim evim. Arsenal oyuncusu olmak bana gurur veriyor. Burada mutluyum." dedi."
\
1

"WENGERTEKLİF EDİNCE..."

Erkut Söğüt: "Arsene Wenger, harika biriydi. Tanıştığım en iyi teknik direktörlerden bir tanesidir. Çok sabırlı, çok nazik ve sakin bir insandı. Onunla sürekli Almanca konuşurdum. Arsene, Mesut'u Arsenal'de tutma konusunda çok inatçıydı. Mesut'un sözleşme görüşmelerini Arsene ile yürütmüştüm. Mesut'un önünde birçok fırsat vardı. O sözleşmeyi imzalamak yerine başka yerlere gidebilirdi. Ancak, bunu tercih etmedi. Arsenal'den ayrılmayı istemedi."
\
Sporx Anasayfasına Dön