Spor yazarlarından Olympiakos-Beşiktaş yorumu!
SPORX AI BAKIŞI
Açık
27
SAKAR ABOUBAKAR(ATİLLA GÖKÇE)
Nafile bir 45 dakika ve nafile bir kaç adamla heba olan oyun... Neyse ki, sakar-makar Aboubakar var... Arkadaşlarından alamadığı pası Olympiakos kalecisi Leali’den aldı. Çocuğun ikramını da karşılıksız bırakmadı. Bu gol elbette Beşiktaş için yeni ufuklar açacaktır. Vodafone Arena’nın rüzgarı da hesaplandığında çeyrek final hayal sayılmaz... Ama eğri oturup, doğru konuşalım... Beşiktaş’ın bu kadar dağınık, etkisiz ve verimsiz bir 45 dakikayı boşa geçirmesi ayıp değilse nedir? Efendim, yüzde 66’ya 34 top bizdeymiş... Ne manası var! Sen kazandığın kornerleri kullanamazsan, hücumda doğru dürüst şut atamazsan neye yarar bu oran!
26
ETKİSİZ ELEMAN
Şenol Güneş, Tolgay’ı, Atiba’ya muavin tayin ediyor... Ayrıca sarı kart sınırında... Tolgay, o kadar savruk, dengesiz ve telaşlı oynuyor ki, rakip, ceza alanı çevresinde Beşiktaş’a karşı lokum gibi frikikler kazanıyor... Merak etmeyin sarı kartını da görüyor Tolgay... Yararlanmak için sahaya sürdüğümüz adam takımını yaralıyor... Talisca, beyaz saçından ötürü ‘Kartal Yuvası’ndaki Akbaba’ diye takılıyor... Ama o çullanmayı bilmiyor... Ayağına gelen fırsatları leş gibi cansız vuruşlarla kaleciye ya da auta gönderiyor... Maçın etkisiz ve işsiz elemanı... Sanki halı sahada hobisini tatmin ediyor... Ehh yani, bu da ayıp...
25
NE DÜŞÜNDÜĞÜNÜ ANLAMADIM
Quaresma, Talisca ve Babel, Aboubakar’a doğru dürüst bir pas atamıyorlar... Aaa... Bir de Babel vardı değil mi? Ne yaptığını, ne düşündüğünü hiç anlamadım... Buluştuğu her yerde koşmadan, adam geçmeden kendi kendine bir çalım sevdası sergiliyor... Mutlaka üç kişinin arasına girip onları çalımlamaya çalışıyor... Be kardeşim; topu tutmak tamam da hiç bir şeye yaramayacaksa rakip ayağından alacaksa sen toptan uzak dur daha iyi...
