Geri
İleri
Mehmet Cibara'dan voleybolda yeni sezon mesajı!
SPORX AI BAKIŞI
Galatasaray yönetimi, voleybol şubesini yeni sezon öncesinde baştan aşağı yeniden yapılandırıyor. Başkan Yardımcısı Mehmet Cibara ve Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Sarıgül, şubenin mevcut durumunu ve gelecek vizyonunu kamuoyuyla paylaştı.
Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
İŞARETLE
"AMATÖR ŞUBELERDE GALATASARAY'A HİZMET ETMEKTEN ÇOK MUTLUYUM"
Mehmet Cibara, Galatasaray gibi büyük bir kulüpte uzun yıllardır yöneticilik yapmanın ve voleybol şubesinin sorumluluğunu üstlenmenin kendisine hissettirdiklerini şu sözlerle aktardı:
"EN BAŞARISIZ OLDUĞUMUZ YER DE BENCE ALTYAPI"
Sezon sonu hedeflerinin ne kadarının tamamlandığı yönündeki soru üzerine şube özelinde özeleştirilerde bulunan Cibara, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Erkek, kadın ve altyapı olarak ayırırsak erkeklerde çok büyük bir başarı elde ettiğimizi söyleyebilirim. İki senedir Şampiyonlar Ligi'ndeyiz, çok sınırlı bütçelerle. Kadınlarda evet çok büyük bir başarı yakaladık, kurulduğundan beri ilk defa Edirne'nin sınırları dışına çıkarak CEV Kupası'nı ülkemize getirdik ve Avrupa şampiyonluğu kazandık. İki kere de Balkan Kupası'nı almıştık ama Balkan ayrı federasyon olduğu için onu CEV grubu içerisinde değerlendirmiyoruz. En başarısız olduğumuz yer de bence altyapı. Onu da bu sene daha değişik bir bakış açısıyla değerlendirip ona göre altyapıda da atağa geçeceğiz."
"KENDİSİNE YAVAŞ YAVAŞ BU İŞLERİ DEVREDİP..."
Cibara, Galatasaray Daikin'in kazandığı tarihi CEV Kupası şampiyonluğu anlarını anlatırken, şube yönetimindeki görev devrinin de sinyallerini verdi:
"Rahatsızlığım sebebiyle salonda olamadım. Son maça ben gelemedim, eşim ve oğlum oradaydı. Sağ olsun Yönetim Kurulu arkadaşlarımız salondaydı. Yönetim Kurulu Üyesi Timur Kuban ve Emir Aral oradaydı. Hakikaten bu iş böyle uzun süreler bu yaşlarda yapılacak bir şey değil. Stresi ayrı, koşturması ayrı. Onun için şimdi yanımda görüyorsunuz, Ömer Sarıgül kardeşim de var. Kendisine yavaş yavaş bu işleri devredip biraz da ben daha az stresli Avrupa maçlarının keyfini yaşayarak devam etmek istiyorum.
Tabii şampiyonluk çok iyi, kupa kaldırmak çok güzel. Bu iş için çok uğraştık. Ama bunu alacağız derken bazı yerlerden de taviz vermek zorunda kaldık. Bu sene inşallah onlara da gerek kalmayacak. Ömer kardeşimle beraber hem erkeklerde hem kadınlarda hem altyapılarda yeni bir vizyon ortaya koyup bu iki sene içerisinde daha fazla kupa almaya çalışacağız."
"Kadın Yapılanmasında Hedeflerimize Ulaştık, Erkeklerde de Aynı Stratejiyi Düzenledik"
Kadro mühendisliği ve milli takım sporcularından oluşan iskelet kadro planlaması hakkında konuşan Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Baktığımız zaman 4 sene önce ilk başladığımızda, planlamayı yaptığımızda kadın takımımız ile başlamıştık. Kadın takımında bugün de görüldüğü gibi Milli Takımımızın hem geniş kadrosunda hem de başlangıç kadrosunda, ilk 6'da oyuncularımız yer alıyor. Dolayısıyla kadın takımımızın yapılanmasında hedeflerimize ulaştık. Şimdi erkeklerle de ilgili aynı stratejiyi düzenledik.
Şimdi hem A Takım'da hem B Takım'da hem VNL hem de Akdeniz Oyunları'ndaki milli takımlarımıza baktığınız zaman da bu son transferlerimizle beraber orada da hedefimize ulaşıyoruz gibi görünüyor."
"40 MAÇ TOPLAM GELİRİ 10 MİLYON TL'Yİ YA BULDU YA BULMADI"
Galatasaray voleybolunun gelir-gider dengesindeki tıkanıklığa ve Türk sporundaki haksız rekabete dikkat çeken Cibara, çarpıcı rakamlar paylaştı:
"En başta gelir gider dengesi. Bu açıdan maalesef biz ne kadar çabalarsak çabalayalım onu bir türlü oturtamıyoruz. Şimdi yanımda istatistikler yok ama bir ara gönderirim size. Bütün, her maç tek tek Burhan Felek'teki beklenen seyirci sayısı, gerçekleşen bilet adedi, giriş sayısı, bilet ücretleri hepsini açıklayabilirim. Ama 40 maç sonuç olarak... Kadın – Erkek 40 maç toplam geliri, biletini aldığım rakamlara göre 10 milyon TL'yi tam olarak ya buldu ya bulmadı. Bu, tabii çok düşük kalıyor.
Biz kulüpler olarak ne kadar fedakarlık yaparsak yapalım şirketlerle, devlet kurumlarının teşvik ettiği spor kulüpleriyle ki onlar sadece bir tek branşta... Biz 17 branşta bu mücadeleyi veriyoruz. 2039 tane bizim lisanslı oyuncumuz var. Lisanslı oyuncu demek aynı zamanda bir gider de demek. Her birinin bordroda yeri var, vergisi var, ekstra primleri var, ilave ek giydirilmiş ücretleri var biliyorsunuz.
Biz ne yaparsak yapalım kulüpler olarak Türkiye'de voleybol dahil bütün amatör branşlarda bakış açısı değişmediği müddetçe bunların biz tek başımıza üstesinden gelemeyiz."
"STOPAJ VERGİ İADESİ KARARI TÜRK AMATÖR SPORUNA YAPILAN EN BÜYÜK HAKSIZLIKTIR"
Mehmet Cibara, bütçe artışları, sponsorluklar ve stopaj vergi iadesindeki düşüşlere yönelik eleştirilerini şu sert sözlerle dile getirdi:
"Evet, bekliyor. Bizim geçen sene 17 ana branştaki bütçemiz 1.7 milyar TL idi. Bu sene 2.6 milyar TL'ye çıkarttık. Bunun da %80'i voleybol ve basketbol oluşturuyor. Dolayısıyla biz kulüp olarak elimizden geleni yapıyoruz ama bunun karşılığında bu giderlerin karşılığında gelirlere baktığımız zaman maalesef biz giderleri iki misli de büyütsek -geçen sene 3 misline yakın büyüttük- gelirler hiç artmıyor. Gelirler derken sadece taraftarın desteği, ilgisi demek istemiyorum.
Stopajlarda bizim bu kadar büyük artışlara gitmemizin en büyük iki kaynağı bir stopaj vergi iadeleriydi, ikincisi de sponsorluktu. Sponsorlukta yine büyüyerek devam ediyoruz. Onun için sponsorlarımıza da müteşekkiriz bu konuda. Ama stopajlarda 1 Ocak itibariyle %75'e düştü vergi iadesi, 1 Temmuz'da %50'ye... Ondan sonra da ne kadar düşürüleceğini bilmiyorum.
Bunu Türk amatör sporuna yapılan en büyük haksızlık olarak görüyorum. Bunu sadece voleybol özelinde söylemiyorum. Bütün branşlara baktığımız zaman salon parası, VAR veya GDS altında para veriyoruz. Onun haricinde harç, lisans parası, katılım parası... Ama bunun karşılığında aldığımız da belli. Bugün tabii diyebilirsiniz ki "Gidip şu futbolcuya bu kadar parayı vermeseydin, hiçbir şey yapmazdın... Onu harcasaydın voleybola belki daha iyi yerde olabilirdin." Elbette böyle düşünülebilir ama futbolda bir veya iki yanlış transfer yapıldığında bile sonuçta senede 400 milyon euro gelir getiren bir branştan söz ediyoruz. Buraya baktığınız zaman ne kadar gelir getirdiğini biliyorsunuz. Onun için bizim artık kulüpler açısından daha fazla bütçe ayırmamız zorlaşıyor.
Biz sadece taraftarımıza karşı sorumlu değiliz, taraftarlarımızla birlikte aynı zamanda Genel Kurul'a karşı da sorumluyuz. Biz şimdi burada oturuyoruz, kafa patlatıyoruz, konuşuyoruz, bütçeler yapıyoruz. Ben Ömer Bey ile yapıyorum; Eray Bey de Abdullah Bey ile yapıyor. Bütün Yönetim Kurulu'na verilmiş görevler var. Yönetim Kurulu, gelirlerin hepsinin bütçesini yapıyor, Genel Kurul'un onayına sunuyor ondan sonra gerçekleştirmeye çalışıyor, artışlarda ibra olmama ihtimali var. Bunların hepsi sonuçta bize geri dönüyor. Şimdi biz bu kadar büyük yükün altına girmişken dışarıdan gördüğümüz destek maalesef çok az.
Mesela basketbolda 40 milyon lira erkeklerde, 20 milyon lira kadınlarda salon parası veriliyor. Basketbol takımını kurmuşum. Salonun burada kullanımı bu boyutlarda olmamalı. Elektriğini vereyim, suyunu vereyim, başka şeyini vereyim. Ama %10 sponsorluk kesintisini de düşünün. Zaten iki tane gelirim var benim, stopaj iner, sponsorluk da kesilirse... Biletlerden zaten %7 alınıyor. Tüm branşlar için geçerli olan bir durum. Taraftar istiyor, ben de istiyorum ama bunları da göz önünde bulundurmak lazım.
50 senedir ilk defa biz kupa kazandırdık. Arkasından Taç Spor gibi hakikaten çok iyi bir yeri satın aldık. Bir salon, bir tane de antrenman salonu, bir tane daha yaptı. Ayrıca sadece voleybol için ayrı bir fitness merkezi yaptık, her şeyini yeniledik pırıl pırıl yaptık.
Onun haricinde şimdi yatırım olarak düşündüğünüzde evet yatırım yapacağız da benim de o zaman başka bir soru sormaya hakkım var diye düşünüyorum. İstanbul'un Avrupa yakasında uluslararası seviyede oynanacak voleybol salonu sıkıntısını da kulüp olarak benim mi gidermem gerekir? Başladım, yapacağım, bitireceğim. Sonrasında hem milli takımlarımız hem kulüplerimiz tarafından kullanılabilir güzel bir salonumuz olacak. Ondan sonra ister milli takım gelsin, ister suyun öteki tarafındakiler gelsin, ister bu tarafındakiler gelsin."
"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN ALTYAPI YATIRIMLARI ÖNCELİĞİMİZ OLUYOR"
Voleybol bütçesi oluşturulurken önceliklerin neler olduğuna değinen Cibara, şu şekilde konuştu:
"Şimdi bir kere tabii şampiyonluk, sportif başarı. Arkasından da sürdürülebilirlik. Bu başarıların sürdürülebilir olması için altyapının yeniden organizasyonu ve altyapı yatırımları. Hem tesis olarak hem hocalar olarak hem hocaları yetiştirecek hocalar olarak hem de yeni jenerasyona biraz daha ümit verecek, onların önünü biraz daha açacak yatırımlar yapmak önceliğimiz oluyor."
"YÖNETİM KURULU'NDA EN UFAK BİR İTİRAZ YOK"
"Yönetim masasında voleybolun sesi olmak zor mu?" sorusunu Cibara net bir şekilde yanıtladı:
"Hayır hiç mücadele vermiyor çünkü Galatasaray Spor Kulübü bu amatör branşları Türkiye'ye getiren, gençleri yetiştiren, yönlendiren öncü bir kulüp. Her zaman olduğu gibi ilklerin ve enlerin takımı. Dolayısıyla Yönetim Kurulu'nda hiç bu konuyla ilgili en ufak bir itiraz yok."
"OYUNCU HAKLARI AÇISINDAN HİÇBİR ŞEKİLDE TAVİZ VERMİYORUM"
Sezon içinde verilen zor kararlar ve mali disiplin konularında prensiplerini anlatan Cibara, şu sözleri kaydetti:
"Bir kere oyuncu hakları açısından hiçbir şekilde taviz vermiyorum.
Ben her zaman söylüyorum; burada oyuncularımız mutlu olduğu müddetçe kim istiyorsa kalabilir, mutlu olmayan da istediği zaman gidebilir. Mali açılardan çok şükür bir sorunumuz yok. Geçen sene bu zamanları örnek vereyim. Geçen sene bu zamanlarda ne menajerlere ne federasyona ne oyuncularımıza ne bonservis bedeli olarak diğer kulüplere bir kuruş borç olmayan tek kulüptür. Şimdi rakiplerimizin adını vermek istemiyorum ama üç ay, beş ay geriden gelenler vardı. Bu sene de aynı şekilde Temmuz sonu itibariyle nakit akış çerçevesinde yine hiç kimseye borcumuz kalmayacak. Önümüzdeki sene yine iyi bir takım kurarak şampiyonluklara ulaşmak için elimizden geleni yapacağız."
"TEK CEVAP VAR: HAKSIZ REKABET"
Mevcut ekonomik koşulları ve yatırımları sürdürülebilir bulup bulmadığı yönündeki soruya Cibara tek cümlelik bir yanıt verdi:
"Bence bu sorunun tek cevabı var: Haksız rekabet. Haksız rekabet önlendiği takdirde hepimizin yolu açılır."
Cibara, kulüplere sağlanan imkanları ve iddaa gelirlerini şu sözlerle eleştirdi:
"Senelerdir artmayan iddia gelirlerini ve harcırah giderlerimizi burada örnek verebilirim. Bütün paydaşların kazandığı ve kaybedenin sadece kulüpler olduğu bir durumda zoru başarıyoruz. Onun için haksız rekabet. Bu önlenebiliyorsa şimdi yaptığımız yatırımın ikincisini yapalım. Haksız rekabet önlenmediği, önümüz açılmadığı müddetçe işimiz zor. Kadın voleybolda başarı elde ettik. İnşallah diğer branşlarda da başarı elde ederiz"
"2026-2027'DEN SONRA MİNİMUM YABANCI SAYISIYLA OYNAYACAĞIZ"
Yeni sezondaki 3+3 yabancı sınırlaması kuralına dair planlarını paylaşan başkan yardımcısı, şu ifadeleri kullandı:
"Erkek voleybolu özelinde soracak olursanız Türk oyuncularına yatırım yapmak istiyorum. Kadınlarda 2022'de başlattık bunu, baktık bir türlü olmuyor. Bu sefer yabancıya yüklendik. Avrupa şampiyonu olduk. Şimdi aynı şeyi ben erkeklerde yapmak istemiyorum. Erkeklerde yabancı sayısını azaltıp Türk çocuklarına, milli takımda oynayan arkadaşlarımıza, kardeşlerimize daha fazla yer vermek istiyorum. Her biriyle de 3'er 5'er senelik mukaveleler yaptım, yönetmelikler el verdiği müddetçe. Bu sene biz göreceksiniz 2026-2027'den sonra minimum yabancı sayısıyla oynayacağız. 2027-28'de, 28-29'da ve yine zirveye oynayacağız.
Sınırlamayla ilgili genel düşünceme gelirsek tabi Avrupa'da Türk takımlarının başarılarından sonra bu beklenen bir gelişmeydi. Özellikle baktığınız zaman 6 takımdan oluşan bir Avrupa katılımı var. Burada da geçen sene de Türk takımları finaller oynadı, kupaları aldık. Bunu bu şekilde sürdürmenin bir yolu da 3+3'e geçmekti. Bence Federasyon tarafından doğru alınmış bir karar. Başarıların devamı için şarttı böyle bir karar."
"3+3 KURALIYLA ALACAĞIMIZ OYUNCU BÜYÜK İHTİMALLE YABANCI SMAÇÖR OLACAK"
3+3 yabancı kuralına hazırlıklar ve pasör çaprazı Alexia'nın sakatlığına ilişkin durumlar hakkında konuşan Cibara, şunları söyledi:
"Evet, şimdi bizim takımın yapısı içerisinde Alexia'nın durumu tabii çok önemli. Kurala baktığımız zaman biz şu anda yabancı oyuncu sayısında gerideyiz. 3+3 kuralıyla birlikte alacağımız oyuncu büyük ihtimalle yabancı smaçör olacak. Bu konuda teknik ekibimiz ve takım menajerimiz gerekli çalışmaları yapıyor."
(Alexia'nın sakatlık durumu için)
"Bir problem kalmadı. Her şey yolunda."
"200 MİLYON DOLARLIK TAŞIN ALTINA ELİMİZİ SOKTUK"
Aslantepe Vadisi'ndeki yeni salon projesi ve İstanbul'daki tesis sıkıntıısı hakkında Cibara şu açıklamaları yaptı:
"İnşallah hayırlı olur. İnşallah bitirebiliriz, başka engeller çıkmaz. Ekonominin durumunu biliyorsunuz. Biz hakikaten çok büyük bir taşın altına elimizi soktuk. Ama biz Galatasaray'ız, bunu da yapacağız, başaracağız. Türk sporuna böyle mini olimpik tesisleri kazandıracağız.
İstanbul'da en büyük sıkıntı zaten tesis. İstanbul'da kaç tane voleybol kulübü var? Kaç tane sporcu var? Binlerce, on binlerce. Çok fazla. Altyapı inanılmaz. Herkes kulüp kurdu. Bir de onun da önüne geçmek lazım bu arada. Basketbolda da öyle. Basketbol Gelişim Merkezi kuruldu. Altyapılar için 4 tane orada salon var. Ahmet Cömert aynı şekilde. Yani inanın hiçbir şekilde yetmiyor."
"BENCE TRANSFER DÖNEMLERİNİN TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMESİ LAZIM"
Kasım ayında yapılan erken transferlerin oyuncuları ve rekabeti olumsuz etkilediğini savunan Cibara, şu eleştiriyi getirdi:
"Burada voleyboldaki transfer sistemi, transfer süreleri, ocak ve şubat ayı sonu transferi, bunları hem CEV'de hem WEVCA'da (Avrupa Kadın Voleybol Kulüpleri Birliği) hem de Türkiye'de kulüplerle yaptığımız toplantılarda görüşüyoruz. Bence transfer dönemlerinin tekrar gözden geçirilmesi lazım.
Ekim ayında başlıyor sezon. Kasım ayında menajerler hemen sözleşme uzatmalar için, yenilemeler için, yeni şartlar için bizleri, kulüpleri zorlamaya başlıyor. Herkesin de bildiği gibi ocak ayına gelmeden, önümüzdeki sezon için Kasım ayında imza atan oyuncular oldu. Bence bunlar doğru değil. Çünkü ikinci dönemki rekabet veya Play-off'lara kalacak takımların, oyuncuların oradaki performansının bir sene sonrayı nasıl bağlayacağı önemli. Bunlar sporcular için de çok önemli konular, onlar da bu süreçlerden kötü etkileniyor. Dolayısıyla bu transfer sürelerinin ve zamanlamasının tekrar bir gözden geçirilmesi lazım."
"ANTRENÖR TERCİHİNDE GALATASARAY TÜZÜĞÜNDE YAZILI OLMAYAN BAZI ETİK KURALLAR VARDIR"
Antrenör seçim kriterlerini açıklayan Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Çok güzel bir soru sordunuz. Bir kere başantrenörde biz tabii ki sportif başarıyı bekliyoruz ama ondan önce Galatasaray'ın tüzükte yazılı olmayan bazı etik kuralları vardır. Onlara uyabilecek kişileri öncelikle seçiyoruz.
Onlara teknik konulara karışmamak şartıyla mümkün olduğu kadar destek veriyoruz. Onların maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını, aileleri dahil karşılamaya çalışıyoruz. Onun sonunda da bekliyoruz. Sezon sonunda başarılı oldularsa devam ediyoruz. Olmazlarsa yeniden değerlendirmeye çalışıyoruz."
"KENDİ KÜLTÜRÜMÜZE, KURALLARIMIZA UYAN OYUNCULARI SEÇMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Transfer stratejilerinden bahseden Cibara, altyapı hedeflerini de vurguladı:
"Öncelikle Genel Kurul'un verdiği bize yetki çerçevesinde kalmaya çalışıyoruz. Dediğim gibi bizim kültürümüze, bizim kurallarımıza uyan oyuncuları seçmeye çalışıyoruz. Mümkün olduğunca artık gençleştirmeye çalışıyoruz. Altyapımızı tekrar destekleyip yetiştirici özelliğimize dönüp iki sene sonra altyapıdan en az iki oyuncu kadınlarda ve erkeklerde ilk altıya sokmaya çalışacağız."
"EFE 'BEN ZATEN GALATASARAYLIYIM' DEDİ, ORADA BİTTİ"
Haftalardır gündemi meşgul eden Efe Mandıracı transferinin tüm hikayesini açıklayan Cibara, müjdeyi şu sözlerle verdi:
"Çok yoğun bir mesai harcamadım. Efe ile telefonda bir kez görüştüm. "Türkiye'ye gelmeyi düşünüyor musun?" dedim. "Düşünüyorum ağabey, ben zaten Galatasaraylıyım." dedi. Tamam o zaman dedim, orada bitti. "Sen her şeyini konuş, dönmek istiyorsan bana söyle biz gerisini hallederiz." dedim. Eşiyle, ailesiyle de görüştü. "Galatasaray'a gelmek istiyorum ağabey!" dedi.
Galatasaray'a gelmek isteyen Galatasaraylı gencecik bir yıldıza tabii ki hayır diyemeyiz. O bizim oyuncumuz diyebiliriz. Piacenza kulübüyle her konuda anlaştık. Mali yükümlülüklerimizi yerine getirmeye de başladık. Arkas'la da anlaştık. Orada da yükümlülüklerimiz 20 Temmuz'da başlıyor. Oyuncumuzu da sözleşmeye davet ettik. O da 10 gün içerisinde gelecek, imzasını atacağız.
Özetleyecek olursak Efe Mandıracı çok iyi bir Galatasaraylı ve artık Galatasaray'ın oyuncusu. İtalya'da mutlu olmadığını ve Türkiye'ye dönmek istediğini söyledi. Ben de dönmek isterse bizim gerekeni yapacağımızı söyledim ve yaptık. Biliyorsunuz sağlık durumu sebebiyle milli takımda forma giyemiyordu. Şu an durumu gayet iyi, Ağustos'un başında antrenmanlara başlayacak.
Transfer sürecinde Arkas Spor Kulübü çok yardımcı oldu. Lucien Bey, Bernard Bey, Atıf İnönü. Bu konuda gerçekten Galatasaray Kulübü Üyesi olmanın da verdiği rahatlıkla bize çok yardımcı oldular. Onlara çok teşekkür ederim.
Piacenza kulübü ise biraz daha zorladı bizi. Burada tabii Efe gibi bir yıldızın, Dünya yıldızının oradan ayrılmak istemesi, Türkiye'ye dönmek istemesi, onların kendi iç yapılarında birtakım zorlanmalara neden oldu. Ama sonunda iki kulüple de anlaştık. Oyuncuyla da imza atınca zaten detayını anlatacağız."
"ÇIKAN İSİMLER YALAN"
Erkek takım kadrosunu detaylandıran Cibara, transfer söylentilerine son noktayı koydu:
"Pasör pozisyonunda Arslan Ekşi ile devam ediyoruz. Micah Ma'a ve Özgür Benzer takımımıza katılıyor.
Pasör çaprazı pozisyonunda değişikliğimiz yok: Jean Patry ve Can Koç. Smaçör noktasında Efe Mandıracı ve Cafer Kirkit takıma dahil oluyor. Stephen Maar ve Gökçen Yüksel önümüzdeki yıl da Galatasaray forması giyecek.
Orta oyuncularımız Doğukan Ulu, Faik Samet Güneş ve Roamy Alonso ile devam ediyoruz. Yiğit Savaş Kaplan ve Emir Pınar yeni sezonda takımımızda olacak.
Son olarak libero pozisyonunda değişikliğe gittik. Yeni sezonda liberolarımız Samet Yalçın ve Fatih Yörümez.
Erkeklerde çok iyi bir kadro kurduk, inşallah sakatlık olmaz. Hocamızın işi de zor, mesela smaçör pozisyonuna baktığımız zaman Efe, Gökçen, Maar ve Cafer hepsi milli takım oyuncusu. Hepsi çok başarılılar, diğer pozisyonlar da aynı şekilde.
Arslan'ın ben bu sene voleybola Galatasaray'da şampiyon olarak veda edeceğini düşünüyorum, inşallah bunu başaracak. Hem ağabeylik yapacak hem de kaptanlığına devam edecek. Özgür'ün, Arslan'ın tedrisatından geçerek uzun seneler de Galatasaray'da oynayarak kaptanlığa kadar ulaşacağını tahmin ediyorum, çok güvendiğimiz bir oyuncu. Bütün oyuncularımıza çok güvenerek kadromuzu kurduk.
Birtakım söylentiler çıkıyor ama yeni bir yabancı oyuncu almayı da düşünmüyoruz, çıkan isimlerle hiçbir şekilde görüşmemiz olmadı."
Mehmet Cibara, yeni sezonda Arslan Ekşi'nin kaptanlığında şampiyonluk hedefiyle kurulan erkek voleybol takımının kesin kadrosunu; pasörlerde Arslan Ekşi, Özgür Benzer, Micah Ma'a; pasör çaprazlarında Jean Patry, Can Koç; smaçörlerde Efe Mandıracı, Gökçen Yüksel, Stephen Maar, Cafer Kirkit; orta oyuncu rotasyonunda Doğukan Ulu, Faik Samet Güneş, Emir Pınar, Yiğit Savaş Kaplan, Roamy Alonso; liberolarda ise Samet Yalçın ve Fatih Yörümez şeklinde açıkladı. Kadroya yeni bir yabancı oyuncu transfer edilmeyeceğini ve çıkan iddiaların asılsız olduğunu ekleyen Cibara, Arslan Ekşi'nin bu sezon şampiyonlukla voleybola veda edeceğine inandığını belirtti.
"SMAÇÖR ALACAĞIZ, ACELE ETMEYE GEREK YOK"
Kadın voleybol takımının tam kadro yapılanmasını, Jasper transferindeki pürüzleri ve bütçe durumunu Cibara şu sözlerle anlattı:
"Geçen sene CEV Kupası'nı alan kadroyu büyük ölçüde koruduk. Pasör olarak Britt (Bongaerts) ile devam ediyoruz. Naz'ın (Aydemir Akyol) ayrılmak istemesi üzerine Eylül (Karadaş) ile devam ediyoruz.
Libero pozisyonunda biliyorsunuz Eylül (Akarçeşme Yatgın) VakıfBank'a gitti. Ayça (Aykaç Altıntaş) çok deneyimli, çok iyi bir Galatasaraylı. Eşi ve kendisi de. Onu davet etmiştik, kırmadı bizi ve geldi.
Pasör çaprazına baktığınız zaman iki tane çok değerli pasör çaprazımız var. (Vita) Akimova ve Alexia (Carutasu) ki Alexia bizim her pozisyonda kullanabileceğimiz jokerimiz. Son derece iyi niyetli, son derece kabiliyetli, sportif açıdan da karakter açısından da çok güvendiğimiz bir oyuncu. Haksızlığa karşı da gidip çata çat konuşup hakkını koruyup takıma tekrar giren bir karakter. Çok güçlü bir karakter. Onun için benim takımdaki en favori oyuncularımdan biri. Yasemin gibi, İlkin gibi. Hepsini çok seviyorum ama Alexia'nın yeri başka. İnşallah o da uzun seneler bizimle devam eder.
Onun haricinde İlkin (Aydın) ve (Myriam) Sylla gibi iki tane Dünya yıldızımız var. Takviyeler yaptık. Melisa Bükmen'i aldık. Bir yabancı veya yerli oyuncu, onu bilmiyorum hoca karar verecek, takıma dahil edeceğiz. Bir smaçör daha alacağız.
Ortalara baktığımız zaman Yasemin (Güveli) ve YoYo'yu (Wang Yuanyuan) Janset (Erkul) ile destekledik. Şimdi İlayda'yı (Uçak) da takımımıza dahil ettik. Dolayısıyla orada da bir eksik görmüyorum.
Takım menajerimiz Gizem Giraygil ve Başantrenörümüz Alberto Bigarelli bu noktada çalışmalarını sürdürüyor. Yabancı smaçör olarak Jasper'la görüşüyorlardı. Onu kulübü bırakmak istemiyor, "buyout" konusunda anlaşamıyorlar bildiğim kadarıyla.
Ama benim söylediğim şu ki takıma %100 katkısı olacağını düşündüğünüz güçlü bir smaçör alın. Burada bütçe söz konusu değil. Geçen sene Sylla'yı da biliyorsunuz Eylül ayına doğru almıştık. Dolayısıyla her türlü şansı kovalayın, her türlü fırsatı takip edin. Buraya iyi bir smaçör alın. Acele etmeye gerek yok, bu takıma katkı verecek biri olsun şeklinde düşünüyorum. Şimdi baktığınız zaman bu takımda ilk 6 oluşturalım desem ellerinde çok fazla imkan var.
Smaçöre de alacakları bir pasör çaprazı var. Pasör çaprazı olarak oynatacak yıldızları var. Smaçörlerde biliyorsunuz geçen sene de smaçör fazlamız vardı. Bu sefer de dışarıda kalanlarla hoca arasında problemler çıkıyordu. Sakatlıklar olunca onları da aramaya başladık. Onun için artık burada Alberto hepsiyle konuşuyor. Oyuncuların hepsiyle konuşuyor. Çoğu çalışıyor şu anda zaten. VNL'de olanlar da, VNL'e katılmayanlar da, Taç Spor'da çalışıyorlar. Ayça da Yasemin de kondisyoner ve hoca eşliğinde çalışıyor.
Dolayısıyla bu artık teknik bir konu. Biz bütçe ve idari olarak yetkileri kendilerine verdik. Artık sorumluluk onlarda.
Alexia şu anki hazırlığını yeri geldiğinde smaçör, yeri geldiğinde pasör çaprazı oynayacak şekilde bu noktada yapıyor. Devamlı manşet alabilecek ve sahanın her noktasından hücum edebilecek şekilde çalışıyor. Alexia hakikaten çok beğendiğimiz bir oyuncu. Dolayısıyla öğrenmeye açık, takımı için oynayan, her şeyi göze alan, o pozisyonda başarısız olmayı bile göze alan ama sportif kabiliyetler açısından da başarısızlığı tanımayan, sevmeyen, görmeyen bir oyuncu. Herkes ilk altıda olmak isteyecek. Herkes başka bir yönden kendisini hazırlıyor. İnşallah iyi olacak."
"ISABELLE HAAK VE GABİ İDDİALARININ HEPSİ YALAN"
Sosyal medyadaki dünya yıldızı transfer iddialarına yanıt veren Cibara, şu açıklamayı yaptı:
"Voleybolda hiç aklıma gelmedi. Futbolda olsaydı 10 numara isterdim. Bir ara Isabelle Haak konuları çok geçti sosyal medyada hiç görüşmedim, konuşmadım. Onların hepsi yalan.
Bir de bana kalsa şimdi bu son Final Four'da hayal kırıklığı yaratan oyunculardan iki tanesi de bence Haak ve Gabi idi. Eski haliyle bu soruya Gabi ve Haak diyebilirim. Ancak oralara bakmaktan ziyade gençlerden ne çıkarabiliriz? Gençlere yönelmeliyiz."
"SON SÖZÜ TEKNİK OLARAK HOCA SÖYLÜYOR, BÜTÇESEL OLARAK BEN VERİYORUM"
Antrenör ve yönetim dengesi hakkında konuşan Cibara, yetki sınırlarını çizdi:
"Hep beraber yapıyoruz ama son sözü teknik olarak hoca söylüyor, bütçe olarak da ben veriyorum."
"Futbol Haricindeki 16 Şubemiz Yeni Bir Yapılanmaya Girecek"
Kulüp bünyesindeki idari kadro değişikliklerini ve tüm amatör şubeleri kapsayan büyük reorganizasyonu açıklayan Cibara, şu bilgileri verdi:
"Bizim geçen sene, Playoff sonrası ve seçimlerden önce sadece voleybol şubesinde değil, bütün şubeleri kapsayan bir reorganizasyona gideceğimizi söylemiştik.
Zamanı biraz gecikmiş olabilir. Ama Ağustos ayından itibaren göreceksiniz, yepyeni bir organizasyonla tüm şubelerimiz, futbol haricindeki 16 şubemiz yeni bir yapılanmaya girecek. Yani idari kadrolar, teknik kadrolar, başantrenörler...
Menajer değişikliği oldu voleybol şubemizde. Neşve Hanım (Büyükbayram) ayrıldı, 13 Temmuz Pazartesi itibariyle Gizem Hanım (Giraygil) göreve başlayacak. Onun haricinde Serpil Hanım (Amaç) voleybol şubesinden ayrıldı. Onun yerine Beril Hanım (Kefeli) geldi, basketbol şubemizdeydi. Diğerleri devam ediyor şu anda."
"DAİKİN İLE DEVAM EDİYORUZ, HDI SİGORTA İLE DEVAM ETMEYECEĞİZ"
Sponsorluk görüşmelerinde gelinen son durumu aktaran başkan yardımcısı, şu ifadeleri kullandı:
"Galatasaray Daikin ile devam ediyoruz. Önümüzdeki sene için de devam edeceğiz. Galatasaray ile Daikin arasındaki ilişkiler sadece sponsorlukla ilgili değil. Biliyorsunuz bizim bayağı büyük gayrimenkul yatırım projelerimiz var. Orada da bize çok destek oluyor Daikin. Hem mühendislik alanında hem malzeme tedariğinde hem serviste. Onun için her iki tarafın da kazandığı iyi bir anlaşma oldu.
Artı, Şampiyonlar Ligi'ne gitmemizde de Daikin'i bizim "Commercial Partner" olarak göstermemiz bizim için büyük avantaj oldu.
HDI Sigorta ile devam etmeyeceğiz gibi görünüyor. Yaptığımız anlaşmalarda, görüşmelerde HDI Sigorta ile hem barter hem sponsorluk ilişkilerimiz vardı. Ama bir tanesi olmazsa diğeri de olmayacak, öyle görünüyor. Şu anda Kulüp ve Sportif A.Ş. ile HDI Sigorta'nın görüşmeleri devam ediyor. Eğer onlar da anlaşırlarsa biz de sponsorluk konusunu açarız ama şu anda görünen şu ki önümüzdeki sene için bizim erkek takım için sponsor arayışlarımız var. Görüşmeler noktasında şu anda arkadaşlar çalışmalarına devam ediyor. Ağustos ayı içerisinde bitiririz muhakkak."
"WİLD CARD İÇİN BAŞVURUMUZU YAPTIK, ÜÇ KUPAYI DA ALMAK İSTİYORUZ"
CEV Şampiyonlar Ligi'ne katılım için yürütülen "Wild Card" sürecini ve hedeflerini açıklayan Cibara, ortaklık detaylarını şöyle paylaştı:
"Geçen sene yapamadığımız her şeyi bu sene yapacağız. Hedefimiz o. Erkeklerde bu sene alamadığımız 3 kupayı da almaya çalışacağız. Sadece voleybolda değil, basketbolda da aynı şekilde kadınlarda. Kadın voleybolda ise yine bir Avrupa Kupası'nın peşinde koşacağız: Şampiyonlar Ligi.
15 Haziran'a kadar vaktimiz vardı. Fazla beklemedik ve başvurumuzu yaptık. Bu konuda hem CEV ile görüştük hem de Türkiye Voleybol Federasyonu ile görüştük.
Önümüzdeki sene yani 2026-2027 sezonu için Mustafa Yiğit Zeren ile de görüştük, üç senede iki katılım hakkı almış. Onu bu yıl kullanmayacak. Kendisi CEV Kupası'nda devam etmek istedi.
Çok paydaşlı bir süreç yaşandı. Bize burada Zeren Group ve Türk Hava Yolları Voleybol Yönetimi de destek verdi. Biz onlarla ve Türkiye Voleybol Federasyonu ile konuştuk. Türkiye için bu altı takımın hangi kupalarda nasıl konumlanması gerektiği konularında çok iyi bir iş birliği yaptı.
Herkes özgürce kendi fikirlerini söyledi. Sonunda ortaya çok güzel bir hedef çıktı. Bugün baktığımız zaman her kupada; Challenge Kupası'nda, CEV Kupası'nda, CEV Şampiyonlar Ligi'nde Türk Voleybolunun adını tekrar başarıyla Avrupa'da yazacak takımlar oluştu. Önümüzdeki sezon sonunda Türk takımları olarak üç kupayı da kazanmak için bir hedef koyduk. Bunu da başaracağız inşallah. Daikin ve CEV'in de bu iş birliğinde büyük bir kupayı var. Ama dediğim gibi burada hangi takım olursa olsun üç kupayı da Türk takımının almasını istiyoruz. Hedefimiz o."
"GEREKİRSE TRANSFER DE YAPARIZ"
Sezon içindeki gelişmelere göre kadroya ekleme yapılabileceğini belirten Cibara, şu sözleri kullandı:
"Olabilir tabi. Gidişata bakacağız. Hedefimiz önce gruptan çıkmak. Gruptan çıktıktan sonra eğer gerekiyorsa transfer de yaparız."
"WNBA OYUNCULARI KASIMI BULACAK, AMA BU SENE BÜTÜN KUPALARDA FAVORİYİZ"
Seyirci ilgisizliği ve kadın basketbolundaki WNBA takvim sıkıntılarına değinen Cibara, şu iddialı çıkışı yaptı:
"Bu biraz da sosyal yapıyla ilgili. Biz iki senedir Şampiyonlar Ligi'ndeyiz. Roeselare ile ölüm kalım maçı oynuyoruz, 70 seyirci geliyor. Bu kadın basketbolda da aynı şekilde. Landes ile oynuyoruz. Orada da 30 kişi geliyor. Dünyanın en iyi oyuncuları bizde, Final Four hakkı kazanıyoruz. Ama... İnanın Kaptan Işıl Alben ile beraberdik. İnanılmaz bir takım kurduk. Bu takımın 4 oyuncusu şu an WNBA; Minnesota'da, Dallas'ta, New York'ta oynuyor ve bu oyuncular maalesef kasımdan önce dönemeyecekler. Belki ligin bir ayını kaçıracaklar, dördü de bizim oyuncumuz. Dördü de takımlarının yıldızı.
Çok kesin söylüyorum. Erkek voleybolda ve kadın basketbolda geçen sene alamadığımız bütün kupalarda bu sene favori olacağız."
"TRİBÜN ŞOVLARI İÇİN PROFESYONEL ŞİRKETLERLE ÇALIŞIYORUZ"
Taraftarı tribüne çekmek için yapılacak projeler hakkında konuşan Cibara, şunları söyledi:
"Var. Bu konuda profesyonel şirketlerle de çalışıyoruz. Onun da toplantısını yaptı. Bazen ise ne kadar planlarsanız planlayın ne kadar takip ederseniz edin aksaklıklar olabilir. Konfeti ayarlıyorsunuz, maskot getiriyorsunuz, makine ayarlıyorsunuz, forma hazırlıyorsunuz. Madalyalar eksik gelebiliyor gibi. Bunların hepsinin üstesinden geleceğiz. Ama elbette yavaş yavaş oluyor."
"KADIN VOLEYBOL KULÜPLER BİRLİĞİ GİRİŞİMİNİ DESTEKLİYORUZ"
Kulüpler Birliği yapılanması ve federasyon ile uyumun önemine değinen Cibara, süreç hakkında şu açıklamayı yaptı:
"Beşiktaş Kulübü, Türkiye'de Kadın Voleybol Kulüpler Birliği'nin kurulması için gerçekten çok samimi, çok ciddi çalışmalar yaptı. Biz de kendilerini destekliyoruz. Burada kulüplerin birbiriyle anlaşması sadece yeterli değil. Yani biz kulüpler olarak Kulüpler Birliği'ni kurduğumuz takdirde muhakkak Türkiye Voleybol Federasyonu'yla da çok uyumlu çalışmamız gerekiyor. Bu uyum olmadığı takdirde hiçbir sonuca varamayız.
Avrupa'da da WEVCA'nın kurucu üyesiyiz ama WEVCA ile CEV'in ilişkilerine baktığım zaman çok uyumlu bir süreç değil. Olumlu bir sonuç çıkacağını da sonunda zannetmiyorum ama bu sene de WEVCA'yı desteklemeye devam edeceğiz."
"HERKES BU KONUDA İSTEKLİ"
Kulüpler Birliği'ne katılım göstermek isteyen diğer ekipleri ve 1. Lig durumunu anlatan Cibara, şunları kaydetti:
"Konuşmalarımızda ve buluşmalarımızda yakından takip ediyoruz.
Mesela Zeren Spor da Eczacıbaşı da Fenerbahçe de VakıfBank da istiyor. Çağatay Bey (Abras) yaptığı görüşmelerde aldığı sonuçları bizimle paylaşıyor. Dolayısıyla herkes bu konuda istekli. Türkiye Voleybol Federasyonu'na da sorduk. Federasyon da istekli olduğunu söyledi. Böyle bir oluşumu olumlu karşılayacağını söyledi. Ama şu anda herkesin tatilde olması dolayısıyla daha toplantı yapılmadı."
(1.Lig kulüplerinin sürece dahil olup olmayacağına dair)
"Bilmiyorum. Projeyi şu an Çağatay Bey yürüttüğü için ona sormak lazım."
"OYUNCULARIN DİNLENEBİLECEĞİ BİR ZAMAN KALMIYOR, SAKATLIK RİSKLERİ FAZLALAŞIYOR"
WEVCA Kongresi'nde ele alınan takvim sıkışıklığı, altyapı ve transfer süreçleri konularını anlatan Cibara, şu bilgileri paylaştı:
"Oradaki en önemli konuların birincisi altyapıdan oyuncu yetiştirme. Bu süreç içerisinde bozucu bazı etkenler var, bunlar konuşuldu.
Oyuncuların transferi sırasında kulüpler arasındaki bonservis görüşmeleri konuşuldu. Bunların hukuki süreçlere yansımadan kulüpler arasında iyi niyetle çözülmesi prensip olarak kararlaştırıldı.
Takvim çok önemli. Konuştuğunuz önemli şeylerden biri takvimdi. Biliyorsunuz çok yoğun bir lig; Playoff ve Şampiyonlar Ligi süreci bittikten sonra oyuncular çok az dinlenip bu sefer VNL'e başlıyorlar.
Avrupa ve Dünya Şampiyonası maçlarını da dönüşümlü olarak koyarsanız oyuncuların dinlenebileceği bir zaman kalmadığı gibi sakatlanma riskleri de fazlalaşıyor.
Onun için bu takvimi nasıl yaparız? Ocaktaki arayı nasıl yaparız? Bu konuda bir komite kurulmasına karar verildi ve komite CEV yönetimiyle bir toplantı yapacak.
Bir diğer konu, WEVCA'ya katılan kulüplerin maddi olarak da güçlenmesini sağlayacak bazı alternatif çözümler düşündük. Bunların içinde özel turnuvalar, primler de var. Bunlar da CEV ile görüşülecek. Bu oluşumun kurulması kolay ama yerel veya uluslararası federasyonla anlaşamazsanız, onların da onayını alamazsanız yürümesi imkansız.
Biz bu önerilerimizi hazırladık, WEVCA yönetimine verdik, CEV ile bir toplantı yapacak. Ondan sonra onlar da onaylarsa süreç daha rahat devam edecek."
"MİLLİ TAKIM MAÇLARINDA HER DAKİKA ELİMİZ YÜREĞİMİZDE TAKİP EDİYORUZ"
Milli takımın yoğun takvimi ve sporcuların fiziksel yıpranmaları hakkında Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Milli takım hepimizin; her zaman, her spor branşında başarılı olmasını isteriz. Tabii bu amaca ulaşmak için bu kadroları seçen, bu oyuncuları seçen bir teknik heyet var. Bence teknik heyetin işine yüzde yüz konsantre olması, odaklanması şart. Daha evvelki senelerde olduğu gibi bunu yapabilirlerse gene başarılı olabilirler. İnşallah başarılı olurlar.
Sporcularla pek görüşemiyoruz. Milli takımımızın yanı sıra hepsi ayrı bir ülkenin milli takımında oynuyor, dolayısıyla biz de çok fazla rahatsızlık vermeyi tercih etmiyoruz.
Maçlarda tabii başarılı olmalarını çok istiyoruz. Çok seviniyoruz başarılarıyla ama bu yoğun maç takviminde her dakika elimiz yüreğimizde takip ediyoruz. Allah korusun sakatlık olacak mı, bir şey olacak mı? O kadar büyük bir tempo.
Bir Brezilya, bir Türkiye, bir Japonya, bir Çin. Devamlı hareket halindeler, kolay bir şey değil. Bütün sene zaten yoruldular. Yapabilecekleri 10 günlük, 15 günlük maksimum bir tatil yapabildiler. Şimdi tahmin ediyorum Eylül'ün ortasında bitecek."
"YASEMİN GÜVELİ'YE BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILIYOR"
Milli takım teknik heyetinin orta oyuncu Yasemin Güveli hakkındaki kadro tercihlerini sert bir dille eleştiren Cibara, şu tepkiyi verdi:
"Bu konuda ben hep aynı şeyi söylüyorum, Yasemin'e büyük haksızlık yapılıyor. Yasemin bence ve birçok voleybol otoritesine göre Türkiye'nin en iyi blok yapan orta oyuncusu. İstatistikler de onu gösteriyor. Geçtiğimiz sezona ve ondan evvelki sezona bakarsanız Türkler içerisinde her zaman birinci, genel sıralamada da bu sene Wang YuanYuan'dan sonra ikinci en iyi istatistiğe sahip.
Milli takımımızın her ferdiyle gurur duyuyoruz, Yasemin'e da bu şansın verilmesi ve hep birlikte omuz omuza mücadele edilmesi gerekiyor. Sonuçta hiçbir oyuncu böyle performans gösterip sonrasında bir maç bile denenmediği bir tabloyla karşılaşmak istemez.
Nedense tercih edilmiyor, bu teknik bir tercih. Sorduğumuz zaman bu teknik kadronun kararıdır deniyor. Biz de teknik kadroyu şu anda herhangi bir şekilde demoralize etmek istemiyoruz. Ama Yasemin Güveli bence o hak ettiği yerlere ulaştırılmak zorundadır. Dolayısıyla hocanın ne düşündüğünü veya teknik ekibinin neden davet etmediğini bilemiyorum ama hem milli takıma haksızlık hem Yasemin'e haksızlık."
"MİLLİ TAKIMDA EFE DE OLURSA DAHA DA İYİ SONUÇLAR ALACAKLAR"
A Milli Erkek Voleybol Takımı'nın VNL finalleri yolundaki ivmesini değerlendiren Cibara, şunları söyledi:
"Şu anda gidişat çok iyi. Milletler Ligi Finallerine de katılacağız gibi görünüyor. Sonrasında Avrupa Şampiyonası'na eğer Efe Mandıracı da katılabilecekse daha da iyi sonuçlar alacaklarını tahmin ediyorum."
"RUSYA'NIN GELİŞİYLE DENGELER DEĞİŞECEKTİR"
Rus milli takımının geri dönüşünün yaratacağı etkiler ve Şampiyonlar Ligi katılımı durumunu anlatan Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Zaten şu anda sporcu ücretleri olarak bizim çok üstümüzdeler. Milli takım olarak yıldızlar topluluğu olacak. Çok güçlü bir kadro ortaya çıkabilir. Ve kısa süre içerisinde birinci sıraya yükselme ihtimalleri var.
FIVB ile CEV arasında da görüş ayrılıkları olabilir ama Rus Milli Takımı uluslararası yarışmalara katıldığı takdirde dengeler değişecektir."
(Rusların bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılım ihtimali üzerine)
"Bu yıl olacağını zannetmiyorum. Çünkü Wild Card ile girenler belli oldu. Hem CEV hem Challenge Kupası hem Şampiyonlar Ligi'nde her şey belli. FIVB biraz daha geniş düşünüyor da Avrupa biraz daha kapalı. Tamamen Yönetim Kurullarının karar vereceği şeyler."
"GALATASARAY OLDUĞU ZAMAN HEP ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYUYORUZ"
Yeni sezon öncesinde voleybol şubesinde aktif görev almaya hazırlanan genç yönetici Ömer Sarıgül, yöneticilik deneyimlerini ve spor vizyonunu şu sözlerle paylaştı:
"Biz hep böyle zorlu işlerin altına, elimizi taşın altına koyuyoruz Galatasaray olduğu zaman. Geçen sene Sportif A.Ş.'deydim, ondan önceki dönem Emlak A.Ş.'deydim Galatasaray'da. Aslında yöneticilik tecrübem var. Sporun da hep içindeyim. Kendim de her türlü spor branşında yer aldım diyebilirim. Kayak geçmişim var. Futbol keza aynı şekilde. Voleybol da bir dönem oynadım. Onun için sporla iç içeyim. Sporcu psikolojisini iyi biliyoruz. Tabii ki de bütçe, maddiyat bunlar çok önemli şeyler. Ama oradaki dinamikler, oradaki psikoloji, orada sezon içerisinde mutlaka sorunlar oluyor. Onların çözebilme hızı bunlar da önemli şeyler. Hepsine elimizden geldiğince koşturacağız."
"BİZİM YÖNETİMDE DE EN GENÇ BENİM, BU BENİM İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS"
Sarıgül, Mehmet Cibara ile çalışmanın önemine ve Aslantepe Vadisi'ndeki yeni salon projesine dair vizyoner açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:
"Mehmet Başkan'ımın 9 yıllık bir tecrübesi var. O 9 yıllık tecrübe çok değerli bir tecrübe. Biz de hep konuştuğumuzda şey yapmak istiyoruz. O 9 yıllık tecrübe ile burada kulübümüzün de ciddi ve köklü bir mirası var. Bunu biraz daha dinamizmle, yeniliklerle, biraz daha farklı çözümlerle nasıl öğretebiliriz? Yeni sezonda geçmişte neleri iyi yaptık, neleri yanlış yaptık değerlendirmesini beraber yapıyoruz. Zaten benim için de çok büyük bir avantaj bu kadar tecrübeli biriyle olmak. Çünkü ne kadar heyecanınız, gençliğiniz olursa olsun tecrübe, bilgi olmayınca bir yerde hata yapma olasılığınız daha yüksek oluyor. Ben de Mehmet Cibara ile beraber çalışmayı çok büyük bir şans olarak değerlendiriyorum kendime. Çünkü bizim yönetimde de en genç benim şu an bizim dönemde. Bu da benim için büyük bir şans.
İnşallah biz salonumuza da kavuştuğumuz zaman salonumuzda bütün o tesislerimiz yan yana olacağı için bizim taraftarımızın da aslında ayak alışkanlığı daha fazla olacak. Burada otopark ve park imkanı da daha rahat olacak.
Şehrin aslında bu trafiği yani 50-60 bin kişinin girip çıkabildiği bir aksta olması, bu trafiği kaldırabilen bir aksta olması aslında bizim için çok iyi olacak. Taraftar konusu bence salonla beraber çok büyük bir ivme kazanacak.
Çünkü orada sadece müsabaka yani ben bir basketbol maçına gittim, bir voleybol maçına gittim, bir futbol maçına gittimden ziyade orayı yaşayan bir alan, yaşayan bir spor tesisi, orada insanların sosyal anlamda da katılabilecekleri faaliyetler, gidebilecekleri mekanlar noktasında bir yere dönüştürmek bizim için önemli. Orayı daha böyle yaşayan bir alan yapmak. Çünkü spor salonları Türkiye'de nasıl oluyor? Müsabaka varken çok canlı, müsabaka yokken tamamen ruhunu kaybediyor.
Yani sadece bir sosyal donatı olarak düşünmemek lazım bunu. Hani orası antrenmanlar, belki yarın öbür gün akademiden işte gençlerimizin de gelip arasında oranın havasını soluması bence çok değerlidir. Çok önemli bir proje gerçekten."
"EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYATLARA GİDECEK SPORCULAR YETİŞTİRMEK"
Mehmet Cibara, görev süresi boyunca kendisini en çok gururlandıran gelişmeyi ve gerçekleştirmek istediği en büyük hedefi şu şekilde açıkladı:
"Spordan ayrı olarak en çok bana gurur veren şey böyle bir Başkan ve böyle Yönetim Kurulları ile çalışmak oldu. Benim baştan beri hep söylediğim şey yani Galatasaray'a hizmet etmek için illa da Yönetim Kurulu üyesi olmak şart değil. Dışarıdayken de biz yapıyorduk. GSYİAD üyesiyken de yapıyorduk, GSYİAD Yönetim Kurulu üyesiyken de yapıyorduk, taraftarken de yapıyorduk. Ama yani bu camiayı, Yönetim Kurulu'nun içine girince daha çok insan tanıyor. Ben orada yedek üye olarak başladım 2011'de. 2012'de asil üye oldum. Son 3 senedir Başkan Yardımcısıyım. İnşallah böyle devam eder. Ama dediğim gibi en çok gurur veren şey böyle bir Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri ile çalışmak oldu.
Voleybol açısından mutlaka gerçekleştirmek istiyorum dediğim hedef... Salon ama onu yapacağız, o şu an yapılabilir bir hedef. Ben daha biraz daha yüksek bir hedef seçtim. Bütün amatör şubelerde altyapıdan Olimpiyatlara kadar giden süreçten geçecek sporcular yetiştirmek."
"GELDİĞİMİZDE SPONSORLUK GELİRİ 1.150.000 TL İDİ, KORKUNÇ BİR YERE GELDİK"
Görev süresi bittiğinde nasıl bir voleybol şubesi bırakmak istediğine değinen Cibara, geçmiş dönemin finansal zorluklarını hatırlattı:
"Her sene üzerine koyabilecek temelimizi atabildiysek ne mutlu bize. Bundan sonra bizim ilk 2021'de geldiğimiz zamanki veya 2022'de geldiğimiz zamanki zorluklarla karşılaşmamalarını sağlayabiliyorsak yeni gelecek yönetimlerin bence bu bizim için çok iyi bir sonuç olur.
Biz o dönem geldiğimiz zaman inanın sadece voleybol gibi basketbolda da oynayacak salonumuz yoktu, antrenörümüz yoktu, takımımız yoktu, oyuncumuz yoktu. Kadın basketbol veya diğerleriyle baktığınız zaman voleybola baktığınız zaman o zamanki sponsorluk gelirimiz 1.150.000 TL idi. Yani korkunç bir yere geldik şu anda. Onun için bizden sonra gelecekleri de bu serilerde bırakabilirsek çok iyi tabii."
"SABAH 7'DE KALKIYORUM; ÖNCE ÇİN, SONRA İNGİLTERE..."
Kulüp yöneticiliği ile profesyonel iş yaşamını nasıl bir arada yürüttüğünü ve günlük yaşamını anlatan Cibara, şu detayları paylaştı:
"Bu iş hakikaten çok zor bir iş. Çok yöneticilik açısından söylüyorum. Çok fazla emek isteyen, uyum gerektiren ve baktığınız zaman yüzlerce sporcu, altyapıları da sayarsanız bir de veliler var biliyorsunuz. O kadar çok etken var ki bu işlerin doğru gitmesi için.
Benim şimdi Ömer Sarıgül gibi bir genç arkadaşımla çalışma imkanım oldu. Onun için ben o açıdan çok rahatladım. Yavaş yavaş kendisine devredeceğim.
İnşallah önümüzdeki günlerde şubede bir reorganizasyona gideceğimizi duyuracağız. Bu A Takımlarımızda, Erkek-Kadın altyapı bizim önümüzdeki seneler için yepyeni kadrolarla yepyeni hedeflere ulaşabilmemiz için bir imkan olacak. Ömer Bey'le beraber gidip bunları açıklayacağız. Ondan sonra da ben yavaş yavaş azaltırken çünkü bende şimdi daha kadın basketbol var, tenis var, briç var, Federasyon ilişkileri var, tesisler var. Taç Spor zaten biliyorsunuz başlı başına bir şey. Orada da çok iyi bir yönetim var hakikaten. Sadece voleybol tesisleri açısından değil.
Kendimle ilgili ise zaman ayırmak konusunda ayırıyorum. Benim bir şansım Çin'le ve İngiltere ile çalışıyorum. Sabah 7'de kalkıyorum. İlk önce 5 saat fark olduğu için Çin'in işlerini bitiririm. 10'da kulübe gelirim. 4'te çıkarım. 4'te de İngiltere de 2 saat geride olduğu için onu hallediyorum. Maç günleri ayrı işler."
"SATIN ALINAMAYACAK TEK ŞEY TECRÜBE"
Ömer Sarıgül, röportajın son bölümünde Mehmet Cibara hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle tamamladı:
"Ben de az önce söylemiştim ama tekrar söyleyeyim. Mehmet Başkanımla beraber çalışmak benim için çok büyük bir gurur. Çünkü 9 yılını vermiş Galatasaray'a, çeşitli yerlerinde hiçbir görev ayırmaksızın hizmet etmiş bir tecrübe var. Tecrübe her şeyden daha değerli. Çok önemli. Satın alınamayacak tek şey tecrübe bugün. Ben de bu kadar tecrübeli, bu kadar ağabeylik yapan bir yöneticiyle çalıştığım için çok şanslıyım. İnşallah ondan öğrenerek en güzel şekilde layık olmaya çalışacağız. Teşekkürler."
Mehmet Cibara, Galatasaray gibi büyük bir kulüpte uzun yıllardır yöneticilik yapmanın ve voleybol şubesinin sorumluluğunu üstlenmenin kendisine hissettirdiklerini şu sözlerle aktardı:
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
"Galatasaray'da 9. senemiz geldi; 4. dönem bitti, 5. döneme başladık. Tabii ki bu büyük bir gurur. İşin enteresanı ilk yöneticiliğimden beri, ilk Yönetim Kurulu üyeliğimden beri hep voleybol verildi bana. Voleybol ile başladık. Sonra diğer amatör branşlar ki ben amatör branşlar haricini uzun zaman önce kenara bıraktım. Kendim de amatör sporcuydum. O yüzden ben voleybolda, basketbolda ve diğer amatör şubelerde Galatasaray'a hizmet etmekten dolayı çok mutluyum.""EN BAŞARISIZ OLDUĞUMUZ YER DE BENCE ALTYAPI"
Sezon sonu hedeflerinin ne kadarının tamamlandığı yönündeki soru üzerine şube özelinde özeleştirilerde bulunan Cibara, şu değerlendirmeleri yaptı:
"Erkek, kadın ve altyapı olarak ayırırsak erkeklerde çok büyük bir başarı elde ettiğimizi söyleyebilirim. İki senedir Şampiyonlar Ligi'ndeyiz, çok sınırlı bütçelerle. Kadınlarda evet çok büyük bir başarı yakaladık, kurulduğundan beri ilk defa Edirne'nin sınırları dışına çıkarak CEV Kupası'nı ülkemize getirdik ve Avrupa şampiyonluğu kazandık. İki kere de Balkan Kupası'nı almıştık ama Balkan ayrı federasyon olduğu için onu CEV grubu içerisinde değerlendirmiyoruz. En başarısız olduğumuz yer de bence altyapı. Onu da bu sene daha değişik bir bakış açısıyla değerlendirip ona göre altyapıda da atağa geçeceğiz."
"KENDİSİNE YAVAŞ YAVAŞ BU İŞLERİ DEVREDİP..."
Cibara, Galatasaray Daikin'in kazandığı tarihi CEV Kupası şampiyonluğu anlarını anlatırken, şube yönetimindeki görev devrinin de sinyallerini verdi:
"Rahatsızlığım sebebiyle salonda olamadım. Son maça ben gelemedim, eşim ve oğlum oradaydı. Sağ olsun Yönetim Kurulu arkadaşlarımız salondaydı. Yönetim Kurulu Üyesi Timur Kuban ve Emir Aral oradaydı. Hakikaten bu iş böyle uzun süreler bu yaşlarda yapılacak bir şey değil. Stresi ayrı, koşturması ayrı. Onun için şimdi yanımda görüyorsunuz, Ömer Sarıgül kardeşim de var. Kendisine yavaş yavaş bu işleri devredip biraz da ben daha az stresli Avrupa maçlarının keyfini yaşayarak devam etmek istiyorum.
Tabii şampiyonluk çok iyi, kupa kaldırmak çok güzel. Bu iş için çok uğraştık. Ama bunu alacağız derken bazı yerlerden de taviz vermek zorunda kaldık. Bu sene inşallah onlara da gerek kalmayacak. Ömer kardeşimle beraber hem erkeklerde hem kadınlarda hem altyapılarda yeni bir vizyon ortaya koyup bu iki sene içerisinde daha fazla kupa almaya çalışacağız."
"Kadın Yapılanmasında Hedeflerimize Ulaştık, Erkeklerde de Aynı Stratejiyi Düzenledik"
Kadro mühendisliği ve milli takım sporcularından oluşan iskelet kadro planlaması hakkında konuşan Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Baktığımız zaman 4 sene önce ilk başladığımızda, planlamayı yaptığımızda kadın takımımız ile başlamıştık. Kadın takımında bugün de görüldüğü gibi Milli Takımımızın hem geniş kadrosunda hem de başlangıç kadrosunda, ilk 6'da oyuncularımız yer alıyor. Dolayısıyla kadın takımımızın yapılanmasında hedeflerimize ulaştık. Şimdi erkeklerle de ilgili aynı stratejiyi düzenledik.
Şimdi hem A Takım'da hem B Takım'da hem VNL hem de Akdeniz Oyunları'ndaki milli takımlarımıza baktığınız zaman da bu son transferlerimizle beraber orada da hedefimize ulaşıyoruz gibi görünüyor."
"40 MAÇ TOPLAM GELİRİ 10 MİLYON TL'Yİ YA BULDU YA BULMADI"
Galatasaray voleybolunun gelir-gider dengesindeki tıkanıklığa ve Türk sporundaki haksız rekabete dikkat çeken Cibara, çarpıcı rakamlar paylaştı:
"En başta gelir gider dengesi. Bu açıdan maalesef biz ne kadar çabalarsak çabalayalım onu bir türlü oturtamıyoruz. Şimdi yanımda istatistikler yok ama bir ara gönderirim size. Bütün, her maç tek tek Burhan Felek'teki beklenen seyirci sayısı, gerçekleşen bilet adedi, giriş sayısı, bilet ücretleri hepsini açıklayabilirim. Ama 40 maç sonuç olarak... Kadın – Erkek 40 maç toplam geliri, biletini aldığım rakamlara göre 10 milyon TL'yi tam olarak ya buldu ya bulmadı. Bu, tabii çok düşük kalıyor.
Biz kulüpler olarak ne kadar fedakarlık yaparsak yapalım şirketlerle, devlet kurumlarının teşvik ettiği spor kulüpleriyle ki onlar sadece bir tek branşta... Biz 17 branşta bu mücadeleyi veriyoruz. 2039 tane bizim lisanslı oyuncumuz var. Lisanslı oyuncu demek aynı zamanda bir gider de demek. Her birinin bordroda yeri var, vergisi var, ekstra primleri var, ilave ek giydirilmiş ücretleri var biliyorsunuz.
Biz ne yaparsak yapalım kulüpler olarak Türkiye'de voleybol dahil bütün amatör branşlarda bakış açısı değişmediği müddetçe bunların biz tek başımıza üstesinden gelemeyiz."
"STOPAJ VERGİ İADESİ KARARI TÜRK AMATÖR SPORUNA YAPILAN EN BÜYÜK HAKSIZLIKTIR"
Mehmet Cibara, bütçe artışları, sponsorluklar ve stopaj vergi iadesindeki düşüşlere yönelik eleştirilerini şu sert sözlerle dile getirdi:
"Evet, bekliyor. Bizim geçen sene 17 ana branştaki bütçemiz 1.7 milyar TL idi. Bu sene 2.6 milyar TL'ye çıkarttık. Bunun da %80'i voleybol ve basketbol oluşturuyor. Dolayısıyla biz kulüp olarak elimizden geleni yapıyoruz ama bunun karşılığında bu giderlerin karşılığında gelirlere baktığımız zaman maalesef biz giderleri iki misli de büyütsek -geçen sene 3 misline yakın büyüttük- gelirler hiç artmıyor. Gelirler derken sadece taraftarın desteği, ilgisi demek istemiyorum.
Stopajlarda bizim bu kadar büyük artışlara gitmemizin en büyük iki kaynağı bir stopaj vergi iadeleriydi, ikincisi de sponsorluktu. Sponsorlukta yine büyüyerek devam ediyoruz. Onun için sponsorlarımıza da müteşekkiriz bu konuda. Ama stopajlarda 1 Ocak itibariyle %75'e düştü vergi iadesi, 1 Temmuz'da %50'ye... Ondan sonra da ne kadar düşürüleceğini bilmiyorum.
Bunu Türk amatör sporuna yapılan en büyük haksızlık olarak görüyorum. Bunu sadece voleybol özelinde söylemiyorum. Bütün branşlara baktığımız zaman salon parası, VAR veya GDS altında para veriyoruz. Onun haricinde harç, lisans parası, katılım parası... Ama bunun karşılığında aldığımız da belli. Bugün tabii diyebilirsiniz ki "Gidip şu futbolcuya bu kadar parayı vermeseydin, hiçbir şey yapmazdın... Onu harcasaydın voleybola belki daha iyi yerde olabilirdin." Elbette böyle düşünülebilir ama futbolda bir veya iki yanlış transfer yapıldığında bile sonuçta senede 400 milyon euro gelir getiren bir branştan söz ediyoruz. Buraya baktığınız zaman ne kadar gelir getirdiğini biliyorsunuz. Onun için bizim artık kulüpler açısından daha fazla bütçe ayırmamız zorlaşıyor.
Biz sadece taraftarımıza karşı sorumlu değiliz, taraftarlarımızla birlikte aynı zamanda Genel Kurul'a karşı da sorumluyuz. Biz şimdi burada oturuyoruz, kafa patlatıyoruz, konuşuyoruz, bütçeler yapıyoruz. Ben Ömer Bey ile yapıyorum; Eray Bey de Abdullah Bey ile yapıyor. Bütün Yönetim Kurulu'na verilmiş görevler var. Yönetim Kurulu, gelirlerin hepsinin bütçesini yapıyor, Genel Kurul'un onayına sunuyor ondan sonra gerçekleştirmeye çalışıyor, artışlarda ibra olmama ihtimali var. Bunların hepsi sonuçta bize geri dönüyor. Şimdi biz bu kadar büyük yükün altına girmişken dışarıdan gördüğümüz destek maalesef çok az.
Mesela basketbolda 40 milyon lira erkeklerde, 20 milyon lira kadınlarda salon parası veriliyor. Basketbol takımını kurmuşum. Salonun burada kullanımı bu boyutlarda olmamalı. Elektriğini vereyim, suyunu vereyim, başka şeyini vereyim. Ama %10 sponsorluk kesintisini de düşünün. Zaten iki tane gelirim var benim, stopaj iner, sponsorluk da kesilirse... Biletlerden zaten %7 alınıyor. Tüm branşlar için geçerli olan bir durum. Taraftar istiyor, ben de istiyorum ama bunları da göz önünde bulundurmak lazım.
50 senedir ilk defa biz kupa kazandırdık. Arkasından Taç Spor gibi hakikaten çok iyi bir yeri satın aldık. Bir salon, bir tane de antrenman salonu, bir tane daha yaptı. Ayrıca sadece voleybol için ayrı bir fitness merkezi yaptık, her şeyini yeniledik pırıl pırıl yaptık.
Onun haricinde şimdi yatırım olarak düşündüğünüzde evet yatırım yapacağız da benim de o zaman başka bir soru sormaya hakkım var diye düşünüyorum. İstanbul'un Avrupa yakasında uluslararası seviyede oynanacak voleybol salonu sıkıntısını da kulüp olarak benim mi gidermem gerekir? Başladım, yapacağım, bitireceğim. Sonrasında hem milli takımlarımız hem kulüplerimiz tarafından kullanılabilir güzel bir salonumuz olacak. Ondan sonra ister milli takım gelsin, ister suyun öteki tarafındakiler gelsin, ister bu tarafındakiler gelsin."
"SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN ALTYAPI YATIRIMLARI ÖNCELİĞİMİZ OLUYOR"
Voleybol bütçesi oluşturulurken önceliklerin neler olduğuna değinen Cibara, şu şekilde konuştu:
"Şimdi bir kere tabii şampiyonluk, sportif başarı. Arkasından da sürdürülebilirlik. Bu başarıların sürdürülebilir olması için altyapının yeniden organizasyonu ve altyapı yatırımları. Hem tesis olarak hem hocalar olarak hem hocaları yetiştirecek hocalar olarak hem de yeni jenerasyona biraz daha ümit verecek, onların önünü biraz daha açacak yatırımlar yapmak önceliğimiz oluyor."
"YÖNETİM KURULU'NDA EN UFAK BİR İTİRAZ YOK"
"Yönetim masasında voleybolun sesi olmak zor mu?" sorusunu Cibara net bir şekilde yanıtladı:
"Hayır hiç mücadele vermiyor çünkü Galatasaray Spor Kulübü bu amatör branşları Türkiye'ye getiren, gençleri yetiştiren, yönlendiren öncü bir kulüp. Her zaman olduğu gibi ilklerin ve enlerin takımı. Dolayısıyla Yönetim Kurulu'nda hiç bu konuyla ilgili en ufak bir itiraz yok."
"OYUNCU HAKLARI AÇISINDAN HİÇBİR ŞEKİLDE TAVİZ VERMİYORUM"
Sezon içinde verilen zor kararlar ve mali disiplin konularında prensiplerini anlatan Cibara, şu sözleri kaydetti:
"Bir kere oyuncu hakları açısından hiçbir şekilde taviz vermiyorum.
Ben her zaman söylüyorum; burada oyuncularımız mutlu olduğu müddetçe kim istiyorsa kalabilir, mutlu olmayan da istediği zaman gidebilir. Mali açılardan çok şükür bir sorunumuz yok. Geçen sene bu zamanları örnek vereyim. Geçen sene bu zamanlarda ne menajerlere ne federasyona ne oyuncularımıza ne bonservis bedeli olarak diğer kulüplere bir kuruş borç olmayan tek kulüptür. Şimdi rakiplerimizin adını vermek istemiyorum ama üç ay, beş ay geriden gelenler vardı. Bu sene de aynı şekilde Temmuz sonu itibariyle nakit akış çerçevesinde yine hiç kimseye borcumuz kalmayacak. Önümüzdeki sene yine iyi bir takım kurarak şampiyonluklara ulaşmak için elimizden geleni yapacağız."
"TEK CEVAP VAR: HAKSIZ REKABET"
Mevcut ekonomik koşulları ve yatırımları sürdürülebilir bulup bulmadığı yönündeki soruya Cibara tek cümlelik bir yanıt verdi:
"Bence bu sorunun tek cevabı var: Haksız rekabet. Haksız rekabet önlendiği takdirde hepimizin yolu açılır."
Cibara, kulüplere sağlanan imkanları ve iddaa gelirlerini şu sözlerle eleştirdi:
"Senelerdir artmayan iddia gelirlerini ve harcırah giderlerimizi burada örnek verebilirim. Bütün paydaşların kazandığı ve kaybedenin sadece kulüpler olduğu bir durumda zoru başarıyoruz. Onun için haksız rekabet. Bu önlenebiliyorsa şimdi yaptığımız yatırımın ikincisini yapalım. Haksız rekabet önlenmediği, önümüz açılmadığı müddetçe işimiz zor. Kadın voleybolda başarı elde ettik. İnşallah diğer branşlarda da başarı elde ederiz"
"2026-2027'DEN SONRA MİNİMUM YABANCI SAYISIYLA OYNAYACAĞIZ"
Yeni sezondaki 3+3 yabancı sınırlaması kuralına dair planlarını paylaşan başkan yardımcısı, şu ifadeleri kullandı:
"Erkek voleybolu özelinde soracak olursanız Türk oyuncularına yatırım yapmak istiyorum. Kadınlarda 2022'de başlattık bunu, baktık bir türlü olmuyor. Bu sefer yabancıya yüklendik. Avrupa şampiyonu olduk. Şimdi aynı şeyi ben erkeklerde yapmak istemiyorum. Erkeklerde yabancı sayısını azaltıp Türk çocuklarına, milli takımda oynayan arkadaşlarımıza, kardeşlerimize daha fazla yer vermek istiyorum. Her biriyle de 3'er 5'er senelik mukaveleler yaptım, yönetmelikler el verdiği müddetçe. Bu sene biz göreceksiniz 2026-2027'den sonra minimum yabancı sayısıyla oynayacağız. 2027-28'de, 28-29'da ve yine zirveye oynayacağız.
Sınırlamayla ilgili genel düşünceme gelirsek tabi Avrupa'da Türk takımlarının başarılarından sonra bu beklenen bir gelişmeydi. Özellikle baktığınız zaman 6 takımdan oluşan bir Avrupa katılımı var. Burada da geçen sene de Türk takımları finaller oynadı, kupaları aldık. Bunu bu şekilde sürdürmenin bir yolu da 3+3'e geçmekti. Bence Federasyon tarafından doğru alınmış bir karar. Başarıların devamı için şarttı böyle bir karar."
"3+3 KURALIYLA ALACAĞIMIZ OYUNCU BÜYÜK İHTİMALLE YABANCI SMAÇÖR OLACAK"
3+3 yabancı kuralına hazırlıklar ve pasör çaprazı Alexia'nın sakatlığına ilişkin durumlar hakkında konuşan Cibara, şunları söyledi:
"Evet, şimdi bizim takımın yapısı içerisinde Alexia'nın durumu tabii çok önemli. Kurala baktığımız zaman biz şu anda yabancı oyuncu sayısında gerideyiz. 3+3 kuralıyla birlikte alacağımız oyuncu büyük ihtimalle yabancı smaçör olacak. Bu konuda teknik ekibimiz ve takım menajerimiz gerekli çalışmaları yapıyor."
(Alexia'nın sakatlık durumu için)
"Bir problem kalmadı. Her şey yolunda."
"200 MİLYON DOLARLIK TAŞIN ALTINA ELİMİZİ SOKTUK"
Aslantepe Vadisi'ndeki yeni salon projesi ve İstanbul'daki tesis sıkıntıısı hakkında Cibara şu açıklamaları yaptı:
"İnşallah hayırlı olur. İnşallah bitirebiliriz, başka engeller çıkmaz. Ekonominin durumunu biliyorsunuz. Biz hakikaten çok büyük bir taşın altına elimizi soktuk. Ama biz Galatasaray'ız, bunu da yapacağız, başaracağız. Türk sporuna böyle mini olimpik tesisleri kazandıracağız.
İstanbul'da en büyük sıkıntı zaten tesis. İstanbul'da kaç tane voleybol kulübü var? Kaç tane sporcu var? Binlerce, on binlerce. Çok fazla. Altyapı inanılmaz. Herkes kulüp kurdu. Bir de onun da önüne geçmek lazım bu arada. Basketbolda da öyle. Basketbol Gelişim Merkezi kuruldu. Altyapılar için 4 tane orada salon var. Ahmet Cömert aynı şekilde. Yani inanın hiçbir şekilde yetmiyor."
"BENCE TRANSFER DÖNEMLERİNİN TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLMESİ LAZIM"
Kasım ayında yapılan erken transferlerin oyuncuları ve rekabeti olumsuz etkilediğini savunan Cibara, şu eleştiriyi getirdi:
"Burada voleyboldaki transfer sistemi, transfer süreleri, ocak ve şubat ayı sonu transferi, bunları hem CEV'de hem WEVCA'da (Avrupa Kadın Voleybol Kulüpleri Birliği) hem de Türkiye'de kulüplerle yaptığımız toplantılarda görüşüyoruz. Bence transfer dönemlerinin tekrar gözden geçirilmesi lazım.
Ekim ayında başlıyor sezon. Kasım ayında menajerler hemen sözleşme uzatmalar için, yenilemeler için, yeni şartlar için bizleri, kulüpleri zorlamaya başlıyor. Herkesin de bildiği gibi ocak ayına gelmeden, önümüzdeki sezon için Kasım ayında imza atan oyuncular oldu. Bence bunlar doğru değil. Çünkü ikinci dönemki rekabet veya Play-off'lara kalacak takımların, oyuncuların oradaki performansının bir sene sonrayı nasıl bağlayacağı önemli. Bunlar sporcular için de çok önemli konular, onlar da bu süreçlerden kötü etkileniyor. Dolayısıyla bu transfer sürelerinin ve zamanlamasının tekrar bir gözden geçirilmesi lazım."
"ANTRENÖR TERCİHİNDE GALATASARAY TÜZÜĞÜNDE YAZILI OLMAYAN BAZI ETİK KURALLAR VARDIR"
Antrenör seçim kriterlerini açıklayan Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Çok güzel bir soru sordunuz. Bir kere başantrenörde biz tabii ki sportif başarıyı bekliyoruz ama ondan önce Galatasaray'ın tüzükte yazılı olmayan bazı etik kuralları vardır. Onlara uyabilecek kişileri öncelikle seçiyoruz.
Onlara teknik konulara karışmamak şartıyla mümkün olduğu kadar destek veriyoruz. Onların maddi ve manevi bütün ihtiyaçlarını, aileleri dahil karşılamaya çalışıyoruz. Onun sonunda da bekliyoruz. Sezon sonunda başarılı oldularsa devam ediyoruz. Olmazlarsa yeniden değerlendirmeye çalışıyoruz."
"KENDİ KÜLTÜRÜMÜZE, KURALLARIMIZA UYAN OYUNCULARI SEÇMEYE ÇALIŞIYORUZ"
Transfer stratejilerinden bahseden Cibara, altyapı hedeflerini de vurguladı:
"Öncelikle Genel Kurul'un verdiği bize yetki çerçevesinde kalmaya çalışıyoruz. Dediğim gibi bizim kültürümüze, bizim kurallarımıza uyan oyuncuları seçmeye çalışıyoruz. Mümkün olduğunca artık gençleştirmeye çalışıyoruz. Altyapımızı tekrar destekleyip yetiştirici özelliğimize dönüp iki sene sonra altyapıdan en az iki oyuncu kadınlarda ve erkeklerde ilk altıya sokmaya çalışacağız."
"EFE 'BEN ZATEN GALATASARAYLIYIM' DEDİ, ORADA BİTTİ"
Haftalardır gündemi meşgul eden Efe Mandıracı transferinin tüm hikayesini açıklayan Cibara, müjdeyi şu sözlerle verdi:
"Çok yoğun bir mesai harcamadım. Efe ile telefonda bir kez görüştüm. "Türkiye'ye gelmeyi düşünüyor musun?" dedim. "Düşünüyorum ağabey, ben zaten Galatasaraylıyım." dedi. Tamam o zaman dedim, orada bitti. "Sen her şeyini konuş, dönmek istiyorsan bana söyle biz gerisini hallederiz." dedim. Eşiyle, ailesiyle de görüştü. "Galatasaray'a gelmek istiyorum ağabey!" dedi.
Galatasaray'a gelmek isteyen Galatasaraylı gencecik bir yıldıza tabii ki hayır diyemeyiz. O bizim oyuncumuz diyebiliriz. Piacenza kulübüyle her konuda anlaştık. Mali yükümlülüklerimizi yerine getirmeye de başladık. Arkas'la da anlaştık. Orada da yükümlülüklerimiz 20 Temmuz'da başlıyor. Oyuncumuzu da sözleşmeye davet ettik. O da 10 gün içerisinde gelecek, imzasını atacağız.
Özetleyecek olursak Efe Mandıracı çok iyi bir Galatasaraylı ve artık Galatasaray'ın oyuncusu. İtalya'da mutlu olmadığını ve Türkiye'ye dönmek istediğini söyledi. Ben de dönmek isterse bizim gerekeni yapacağımızı söyledim ve yaptık. Biliyorsunuz sağlık durumu sebebiyle milli takımda forma giyemiyordu. Şu an durumu gayet iyi, Ağustos'un başında antrenmanlara başlayacak.
Transfer sürecinde Arkas Spor Kulübü çok yardımcı oldu. Lucien Bey, Bernard Bey, Atıf İnönü. Bu konuda gerçekten Galatasaray Kulübü Üyesi olmanın da verdiği rahatlıkla bize çok yardımcı oldular. Onlara çok teşekkür ederim.
Piacenza kulübü ise biraz daha zorladı bizi. Burada tabii Efe gibi bir yıldızın, Dünya yıldızının oradan ayrılmak istemesi, Türkiye'ye dönmek istemesi, onların kendi iç yapılarında birtakım zorlanmalara neden oldu. Ama sonunda iki kulüple de anlaştık. Oyuncuyla da imza atınca zaten detayını anlatacağız."
"ÇIKAN İSİMLER YALAN"
Erkek takım kadrosunu detaylandıran Cibara, transfer söylentilerine son noktayı koydu:
"Pasör pozisyonunda Arslan Ekşi ile devam ediyoruz. Micah Ma'a ve Özgür Benzer takımımıza katılıyor.
Pasör çaprazı pozisyonunda değişikliğimiz yok: Jean Patry ve Can Koç. Smaçör noktasında Efe Mandıracı ve Cafer Kirkit takıma dahil oluyor. Stephen Maar ve Gökçen Yüksel önümüzdeki yıl da Galatasaray forması giyecek.
Orta oyuncularımız Doğukan Ulu, Faik Samet Güneş ve Roamy Alonso ile devam ediyoruz. Yiğit Savaş Kaplan ve Emir Pınar yeni sezonda takımımızda olacak.
Son olarak libero pozisyonunda değişikliğe gittik. Yeni sezonda liberolarımız Samet Yalçın ve Fatih Yörümez.
Erkeklerde çok iyi bir kadro kurduk, inşallah sakatlık olmaz. Hocamızın işi de zor, mesela smaçör pozisyonuna baktığımız zaman Efe, Gökçen, Maar ve Cafer hepsi milli takım oyuncusu. Hepsi çok başarılılar, diğer pozisyonlar da aynı şekilde.
Arslan'ın ben bu sene voleybola Galatasaray'da şampiyon olarak veda edeceğini düşünüyorum, inşallah bunu başaracak. Hem ağabeylik yapacak hem de kaptanlığına devam edecek. Özgür'ün, Arslan'ın tedrisatından geçerek uzun seneler de Galatasaray'da oynayarak kaptanlığa kadar ulaşacağını tahmin ediyorum, çok güvendiğimiz bir oyuncu. Bütün oyuncularımıza çok güvenerek kadromuzu kurduk.
Birtakım söylentiler çıkıyor ama yeni bir yabancı oyuncu almayı da düşünmüyoruz, çıkan isimlerle hiçbir şekilde görüşmemiz olmadı."
Mehmet Cibara, yeni sezonda Arslan Ekşi'nin kaptanlığında şampiyonluk hedefiyle kurulan erkek voleybol takımının kesin kadrosunu; pasörlerde Arslan Ekşi, Özgür Benzer, Micah Ma'a; pasör çaprazlarında Jean Patry, Can Koç; smaçörlerde Efe Mandıracı, Gökçen Yüksel, Stephen Maar, Cafer Kirkit; orta oyuncu rotasyonunda Doğukan Ulu, Faik Samet Güneş, Emir Pınar, Yiğit Savaş Kaplan, Roamy Alonso; liberolarda ise Samet Yalçın ve Fatih Yörümez şeklinde açıkladı. Kadroya yeni bir yabancı oyuncu transfer edilmeyeceğini ve çıkan iddiaların asılsız olduğunu ekleyen Cibara, Arslan Ekşi'nin bu sezon şampiyonlukla voleybola veda edeceğine inandığını belirtti.
"SMAÇÖR ALACAĞIZ, ACELE ETMEYE GEREK YOK"
Kadın voleybol takımının tam kadro yapılanmasını, Jasper transferindeki pürüzleri ve bütçe durumunu Cibara şu sözlerle anlattı:
"Geçen sene CEV Kupası'nı alan kadroyu büyük ölçüde koruduk. Pasör olarak Britt (Bongaerts) ile devam ediyoruz. Naz'ın (Aydemir Akyol) ayrılmak istemesi üzerine Eylül (Karadaş) ile devam ediyoruz.
Libero pozisyonunda biliyorsunuz Eylül (Akarçeşme Yatgın) VakıfBank'a gitti. Ayça (Aykaç Altıntaş) çok deneyimli, çok iyi bir Galatasaraylı. Eşi ve kendisi de. Onu davet etmiştik, kırmadı bizi ve geldi.
Pasör çaprazına baktığınız zaman iki tane çok değerli pasör çaprazımız var. (Vita) Akimova ve Alexia (Carutasu) ki Alexia bizim her pozisyonda kullanabileceğimiz jokerimiz. Son derece iyi niyetli, son derece kabiliyetli, sportif açıdan da karakter açısından da çok güvendiğimiz bir oyuncu. Haksızlığa karşı da gidip çata çat konuşup hakkını koruyup takıma tekrar giren bir karakter. Çok güçlü bir karakter. Onun için benim takımdaki en favori oyuncularımdan biri. Yasemin gibi, İlkin gibi. Hepsini çok seviyorum ama Alexia'nın yeri başka. İnşallah o da uzun seneler bizimle devam eder.
Onun haricinde İlkin (Aydın) ve (Myriam) Sylla gibi iki tane Dünya yıldızımız var. Takviyeler yaptık. Melisa Bükmen'i aldık. Bir yabancı veya yerli oyuncu, onu bilmiyorum hoca karar verecek, takıma dahil edeceğiz. Bir smaçör daha alacağız.
Ortalara baktığımız zaman Yasemin (Güveli) ve YoYo'yu (Wang Yuanyuan) Janset (Erkul) ile destekledik. Şimdi İlayda'yı (Uçak) da takımımıza dahil ettik. Dolayısıyla orada da bir eksik görmüyorum.
Takım menajerimiz Gizem Giraygil ve Başantrenörümüz Alberto Bigarelli bu noktada çalışmalarını sürdürüyor. Yabancı smaçör olarak Jasper'la görüşüyorlardı. Onu kulübü bırakmak istemiyor, "buyout" konusunda anlaşamıyorlar bildiğim kadarıyla.
Ama benim söylediğim şu ki takıma %100 katkısı olacağını düşündüğünüz güçlü bir smaçör alın. Burada bütçe söz konusu değil. Geçen sene Sylla'yı da biliyorsunuz Eylül ayına doğru almıştık. Dolayısıyla her türlü şansı kovalayın, her türlü fırsatı takip edin. Buraya iyi bir smaçör alın. Acele etmeye gerek yok, bu takıma katkı verecek biri olsun şeklinde düşünüyorum. Şimdi baktığınız zaman bu takımda ilk 6 oluşturalım desem ellerinde çok fazla imkan var.
Smaçöre de alacakları bir pasör çaprazı var. Pasör çaprazı olarak oynatacak yıldızları var. Smaçörlerde biliyorsunuz geçen sene de smaçör fazlamız vardı. Bu sefer de dışarıda kalanlarla hoca arasında problemler çıkıyordu. Sakatlıklar olunca onları da aramaya başladık. Onun için artık burada Alberto hepsiyle konuşuyor. Oyuncuların hepsiyle konuşuyor. Çoğu çalışıyor şu anda zaten. VNL'de olanlar da, VNL'e katılmayanlar da, Taç Spor'da çalışıyorlar. Ayça da Yasemin de kondisyoner ve hoca eşliğinde çalışıyor.
Dolayısıyla bu artık teknik bir konu. Biz bütçe ve idari olarak yetkileri kendilerine verdik. Artık sorumluluk onlarda.
Alexia şu anki hazırlığını yeri geldiğinde smaçör, yeri geldiğinde pasör çaprazı oynayacak şekilde bu noktada yapıyor. Devamlı manşet alabilecek ve sahanın her noktasından hücum edebilecek şekilde çalışıyor. Alexia hakikaten çok beğendiğimiz bir oyuncu. Dolayısıyla öğrenmeye açık, takımı için oynayan, her şeyi göze alan, o pozisyonda başarısız olmayı bile göze alan ama sportif kabiliyetler açısından da başarısızlığı tanımayan, sevmeyen, görmeyen bir oyuncu. Herkes ilk altıda olmak isteyecek. Herkes başka bir yönden kendisini hazırlıyor. İnşallah iyi olacak."
"ISABELLE HAAK VE GABİ İDDİALARININ HEPSİ YALAN"
Sosyal medyadaki dünya yıldızı transfer iddialarına yanıt veren Cibara, şu açıklamayı yaptı:
"Voleybolda hiç aklıma gelmedi. Futbolda olsaydı 10 numara isterdim. Bir ara Isabelle Haak konuları çok geçti sosyal medyada hiç görüşmedim, konuşmadım. Onların hepsi yalan.
Bir de bana kalsa şimdi bu son Final Four'da hayal kırıklığı yaratan oyunculardan iki tanesi de bence Haak ve Gabi idi. Eski haliyle bu soruya Gabi ve Haak diyebilirim. Ancak oralara bakmaktan ziyade gençlerden ne çıkarabiliriz? Gençlere yönelmeliyiz."
"SON SÖZÜ TEKNİK OLARAK HOCA SÖYLÜYOR, BÜTÇESEL OLARAK BEN VERİYORUM"
Antrenör ve yönetim dengesi hakkında konuşan Cibara, yetki sınırlarını çizdi:
"Hep beraber yapıyoruz ama son sözü teknik olarak hoca söylüyor, bütçe olarak da ben veriyorum."
"Futbol Haricindeki 16 Şubemiz Yeni Bir Yapılanmaya Girecek"
Kulüp bünyesindeki idari kadro değişikliklerini ve tüm amatör şubeleri kapsayan büyük reorganizasyonu açıklayan Cibara, şu bilgileri verdi:
"Bizim geçen sene, Playoff sonrası ve seçimlerden önce sadece voleybol şubesinde değil, bütün şubeleri kapsayan bir reorganizasyona gideceğimizi söylemiştik.
Zamanı biraz gecikmiş olabilir. Ama Ağustos ayından itibaren göreceksiniz, yepyeni bir organizasyonla tüm şubelerimiz, futbol haricindeki 16 şubemiz yeni bir yapılanmaya girecek. Yani idari kadrolar, teknik kadrolar, başantrenörler...
Menajer değişikliği oldu voleybol şubemizde. Neşve Hanım (Büyükbayram) ayrıldı, 13 Temmuz Pazartesi itibariyle Gizem Hanım (Giraygil) göreve başlayacak. Onun haricinde Serpil Hanım (Amaç) voleybol şubesinden ayrıldı. Onun yerine Beril Hanım (Kefeli) geldi, basketbol şubemizdeydi. Diğerleri devam ediyor şu anda."
"DAİKİN İLE DEVAM EDİYORUZ, HDI SİGORTA İLE DEVAM ETMEYECEĞİZ"
Sponsorluk görüşmelerinde gelinen son durumu aktaran başkan yardımcısı, şu ifadeleri kullandı:
"Galatasaray Daikin ile devam ediyoruz. Önümüzdeki sene için de devam edeceğiz. Galatasaray ile Daikin arasındaki ilişkiler sadece sponsorlukla ilgili değil. Biliyorsunuz bizim bayağı büyük gayrimenkul yatırım projelerimiz var. Orada da bize çok destek oluyor Daikin. Hem mühendislik alanında hem malzeme tedariğinde hem serviste. Onun için her iki tarafın da kazandığı iyi bir anlaşma oldu.
Artı, Şampiyonlar Ligi'ne gitmemizde de Daikin'i bizim "Commercial Partner" olarak göstermemiz bizim için büyük avantaj oldu.
HDI Sigorta ile devam etmeyeceğiz gibi görünüyor. Yaptığımız anlaşmalarda, görüşmelerde HDI Sigorta ile hem barter hem sponsorluk ilişkilerimiz vardı. Ama bir tanesi olmazsa diğeri de olmayacak, öyle görünüyor. Şu anda Kulüp ve Sportif A.Ş. ile HDI Sigorta'nın görüşmeleri devam ediyor. Eğer onlar da anlaşırlarsa biz de sponsorluk konusunu açarız ama şu anda görünen şu ki önümüzdeki sene için bizim erkek takım için sponsor arayışlarımız var. Görüşmeler noktasında şu anda arkadaşlar çalışmalarına devam ediyor. Ağustos ayı içerisinde bitiririz muhakkak."
"WİLD CARD İÇİN BAŞVURUMUZU YAPTIK, ÜÇ KUPAYI DA ALMAK İSTİYORUZ"
CEV Şampiyonlar Ligi'ne katılım için yürütülen "Wild Card" sürecini ve hedeflerini açıklayan Cibara, ortaklık detaylarını şöyle paylaştı:
"Geçen sene yapamadığımız her şeyi bu sene yapacağız. Hedefimiz o. Erkeklerde bu sene alamadığımız 3 kupayı da almaya çalışacağız. Sadece voleybolda değil, basketbolda da aynı şekilde kadınlarda. Kadın voleybolda ise yine bir Avrupa Kupası'nın peşinde koşacağız: Şampiyonlar Ligi.
15 Haziran'a kadar vaktimiz vardı. Fazla beklemedik ve başvurumuzu yaptık. Bu konuda hem CEV ile görüştük hem de Türkiye Voleybol Federasyonu ile görüştük.
Önümüzdeki sene yani 2026-2027 sezonu için Mustafa Yiğit Zeren ile de görüştük, üç senede iki katılım hakkı almış. Onu bu yıl kullanmayacak. Kendisi CEV Kupası'nda devam etmek istedi.
Çok paydaşlı bir süreç yaşandı. Bize burada Zeren Group ve Türk Hava Yolları Voleybol Yönetimi de destek verdi. Biz onlarla ve Türkiye Voleybol Federasyonu ile konuştuk. Türkiye için bu altı takımın hangi kupalarda nasıl konumlanması gerektiği konularında çok iyi bir iş birliği yaptı.
Herkes özgürce kendi fikirlerini söyledi. Sonunda ortaya çok güzel bir hedef çıktı. Bugün baktığımız zaman her kupada; Challenge Kupası'nda, CEV Kupası'nda, CEV Şampiyonlar Ligi'nde Türk Voleybolunun adını tekrar başarıyla Avrupa'da yazacak takımlar oluştu. Önümüzdeki sezon sonunda Türk takımları olarak üç kupayı da kazanmak için bir hedef koyduk. Bunu da başaracağız inşallah. Daikin ve CEV'in de bu iş birliğinde büyük bir kupayı var. Ama dediğim gibi burada hangi takım olursa olsun üç kupayı da Türk takımının almasını istiyoruz. Hedefimiz o."
"GEREKİRSE TRANSFER DE YAPARIZ"
Sezon içindeki gelişmelere göre kadroya ekleme yapılabileceğini belirten Cibara, şu sözleri kullandı:
"Olabilir tabi. Gidişata bakacağız. Hedefimiz önce gruptan çıkmak. Gruptan çıktıktan sonra eğer gerekiyorsa transfer de yaparız."
"WNBA OYUNCULARI KASIMI BULACAK, AMA BU SENE BÜTÜN KUPALARDA FAVORİYİZ"
Seyirci ilgisizliği ve kadın basketbolundaki WNBA takvim sıkıntılarına değinen Cibara, şu iddialı çıkışı yaptı:
"Bu biraz da sosyal yapıyla ilgili. Biz iki senedir Şampiyonlar Ligi'ndeyiz. Roeselare ile ölüm kalım maçı oynuyoruz, 70 seyirci geliyor. Bu kadın basketbolda da aynı şekilde. Landes ile oynuyoruz. Orada da 30 kişi geliyor. Dünyanın en iyi oyuncuları bizde, Final Four hakkı kazanıyoruz. Ama... İnanın Kaptan Işıl Alben ile beraberdik. İnanılmaz bir takım kurduk. Bu takımın 4 oyuncusu şu an WNBA; Minnesota'da, Dallas'ta, New York'ta oynuyor ve bu oyuncular maalesef kasımdan önce dönemeyecekler. Belki ligin bir ayını kaçıracaklar, dördü de bizim oyuncumuz. Dördü de takımlarının yıldızı.
Çok kesin söylüyorum. Erkek voleybolda ve kadın basketbolda geçen sene alamadığımız bütün kupalarda bu sene favori olacağız."
"TRİBÜN ŞOVLARI İÇİN PROFESYONEL ŞİRKETLERLE ÇALIŞIYORUZ"
Taraftarı tribüne çekmek için yapılacak projeler hakkında konuşan Cibara, şunları söyledi:
"Var. Bu konuda profesyonel şirketlerle de çalışıyoruz. Onun da toplantısını yaptı. Bazen ise ne kadar planlarsanız planlayın ne kadar takip ederseniz edin aksaklıklar olabilir. Konfeti ayarlıyorsunuz, maskot getiriyorsunuz, makine ayarlıyorsunuz, forma hazırlıyorsunuz. Madalyalar eksik gelebiliyor gibi. Bunların hepsinin üstesinden geleceğiz. Ama elbette yavaş yavaş oluyor."
"KADIN VOLEYBOL KULÜPLER BİRLİĞİ GİRİŞİMİNİ DESTEKLİYORUZ"
Kulüpler Birliği yapılanması ve federasyon ile uyumun önemine değinen Cibara, süreç hakkında şu açıklamayı yaptı:
"Beşiktaş Kulübü, Türkiye'de Kadın Voleybol Kulüpler Birliği'nin kurulması için gerçekten çok samimi, çok ciddi çalışmalar yaptı. Biz de kendilerini destekliyoruz. Burada kulüplerin birbiriyle anlaşması sadece yeterli değil. Yani biz kulüpler olarak Kulüpler Birliği'ni kurduğumuz takdirde muhakkak Türkiye Voleybol Federasyonu'yla da çok uyumlu çalışmamız gerekiyor. Bu uyum olmadığı takdirde hiçbir sonuca varamayız.
Avrupa'da da WEVCA'nın kurucu üyesiyiz ama WEVCA ile CEV'in ilişkilerine baktığım zaman çok uyumlu bir süreç değil. Olumlu bir sonuç çıkacağını da sonunda zannetmiyorum ama bu sene de WEVCA'yı desteklemeye devam edeceğiz."
"HERKES BU KONUDA İSTEKLİ"
Kulüpler Birliği'ne katılım göstermek isteyen diğer ekipleri ve 1. Lig durumunu anlatan Cibara, şunları kaydetti:
"Konuşmalarımızda ve buluşmalarımızda yakından takip ediyoruz.
Mesela Zeren Spor da Eczacıbaşı da Fenerbahçe de VakıfBank da istiyor. Çağatay Bey (Abras) yaptığı görüşmelerde aldığı sonuçları bizimle paylaşıyor. Dolayısıyla herkes bu konuda istekli. Türkiye Voleybol Federasyonu'na da sorduk. Federasyon da istekli olduğunu söyledi. Böyle bir oluşumu olumlu karşılayacağını söyledi. Ama şu anda herkesin tatilde olması dolayısıyla daha toplantı yapılmadı."
(1.Lig kulüplerinin sürece dahil olup olmayacağına dair)
"Bilmiyorum. Projeyi şu an Çağatay Bey yürüttüğü için ona sormak lazım."
"OYUNCULARIN DİNLENEBİLECEĞİ BİR ZAMAN KALMIYOR, SAKATLIK RİSKLERİ FAZLALAŞIYOR"
WEVCA Kongresi'nde ele alınan takvim sıkışıklığı, altyapı ve transfer süreçleri konularını anlatan Cibara, şu bilgileri paylaştı:
"Oradaki en önemli konuların birincisi altyapıdan oyuncu yetiştirme. Bu süreç içerisinde bozucu bazı etkenler var, bunlar konuşuldu.
Oyuncuların transferi sırasında kulüpler arasındaki bonservis görüşmeleri konuşuldu. Bunların hukuki süreçlere yansımadan kulüpler arasında iyi niyetle çözülmesi prensip olarak kararlaştırıldı.
Takvim çok önemli. Konuştuğunuz önemli şeylerden biri takvimdi. Biliyorsunuz çok yoğun bir lig; Playoff ve Şampiyonlar Ligi süreci bittikten sonra oyuncular çok az dinlenip bu sefer VNL'e başlıyorlar.
Avrupa ve Dünya Şampiyonası maçlarını da dönüşümlü olarak koyarsanız oyuncuların dinlenebileceği bir zaman kalmadığı gibi sakatlanma riskleri de fazlalaşıyor.
Onun için bu takvimi nasıl yaparız? Ocaktaki arayı nasıl yaparız? Bu konuda bir komite kurulmasına karar verildi ve komite CEV yönetimiyle bir toplantı yapacak.
Bir diğer konu, WEVCA'ya katılan kulüplerin maddi olarak da güçlenmesini sağlayacak bazı alternatif çözümler düşündük. Bunların içinde özel turnuvalar, primler de var. Bunlar da CEV ile görüşülecek. Bu oluşumun kurulması kolay ama yerel veya uluslararası federasyonla anlaşamazsanız, onların da onayını alamazsanız yürümesi imkansız.
Biz bu önerilerimizi hazırladık, WEVCA yönetimine verdik, CEV ile bir toplantı yapacak. Ondan sonra onlar da onaylarsa süreç daha rahat devam edecek."
"MİLLİ TAKIM MAÇLARINDA HER DAKİKA ELİMİZ YÜREĞİMİZDE TAKİP EDİYORUZ"
Milli takımın yoğun takvimi ve sporcuların fiziksel yıpranmaları hakkında Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Milli takım hepimizin; her zaman, her spor branşında başarılı olmasını isteriz. Tabii bu amaca ulaşmak için bu kadroları seçen, bu oyuncuları seçen bir teknik heyet var. Bence teknik heyetin işine yüzde yüz konsantre olması, odaklanması şart. Daha evvelki senelerde olduğu gibi bunu yapabilirlerse gene başarılı olabilirler. İnşallah başarılı olurlar.
Sporcularla pek görüşemiyoruz. Milli takımımızın yanı sıra hepsi ayrı bir ülkenin milli takımında oynuyor, dolayısıyla biz de çok fazla rahatsızlık vermeyi tercih etmiyoruz.
Maçlarda tabii başarılı olmalarını çok istiyoruz. Çok seviniyoruz başarılarıyla ama bu yoğun maç takviminde her dakika elimiz yüreğimizde takip ediyoruz. Allah korusun sakatlık olacak mı, bir şey olacak mı? O kadar büyük bir tempo.
Bir Brezilya, bir Türkiye, bir Japonya, bir Çin. Devamlı hareket halindeler, kolay bir şey değil. Bütün sene zaten yoruldular. Yapabilecekleri 10 günlük, 15 günlük maksimum bir tatil yapabildiler. Şimdi tahmin ediyorum Eylül'ün ortasında bitecek."
"YASEMİN GÜVELİ'YE BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILIYOR"
Milli takım teknik heyetinin orta oyuncu Yasemin Güveli hakkındaki kadro tercihlerini sert bir dille eleştiren Cibara, şu tepkiyi verdi:
"Bu konuda ben hep aynı şeyi söylüyorum, Yasemin'e büyük haksızlık yapılıyor. Yasemin bence ve birçok voleybol otoritesine göre Türkiye'nin en iyi blok yapan orta oyuncusu. İstatistikler de onu gösteriyor. Geçtiğimiz sezona ve ondan evvelki sezona bakarsanız Türkler içerisinde her zaman birinci, genel sıralamada da bu sene Wang YuanYuan'dan sonra ikinci en iyi istatistiğe sahip.
Milli takımımızın her ferdiyle gurur duyuyoruz, Yasemin'e da bu şansın verilmesi ve hep birlikte omuz omuza mücadele edilmesi gerekiyor. Sonuçta hiçbir oyuncu böyle performans gösterip sonrasında bir maç bile denenmediği bir tabloyla karşılaşmak istemez.
Nedense tercih edilmiyor, bu teknik bir tercih. Sorduğumuz zaman bu teknik kadronun kararıdır deniyor. Biz de teknik kadroyu şu anda herhangi bir şekilde demoralize etmek istemiyoruz. Ama Yasemin Güveli bence o hak ettiği yerlere ulaştırılmak zorundadır. Dolayısıyla hocanın ne düşündüğünü veya teknik ekibinin neden davet etmediğini bilemiyorum ama hem milli takıma haksızlık hem Yasemin'e haksızlık."
"MİLLİ TAKIMDA EFE DE OLURSA DAHA DA İYİ SONUÇLAR ALACAKLAR"
A Milli Erkek Voleybol Takımı'nın VNL finalleri yolundaki ivmesini değerlendiren Cibara, şunları söyledi:
"Şu anda gidişat çok iyi. Milletler Ligi Finallerine de katılacağız gibi görünüyor. Sonrasında Avrupa Şampiyonası'na eğer Efe Mandıracı da katılabilecekse daha da iyi sonuçlar alacaklarını tahmin ediyorum."
"RUSYA'NIN GELİŞİYLE DENGELER DEĞİŞECEKTİR"
Rus milli takımının geri dönüşünün yaratacağı etkiler ve Şampiyonlar Ligi katılımı durumunu anlatan Cibara, şu ifadeleri kullandı:
"Zaten şu anda sporcu ücretleri olarak bizim çok üstümüzdeler. Milli takım olarak yıldızlar topluluğu olacak. Çok güçlü bir kadro ortaya çıkabilir. Ve kısa süre içerisinde birinci sıraya yükselme ihtimalleri var.
FIVB ile CEV arasında da görüş ayrılıkları olabilir ama Rus Milli Takımı uluslararası yarışmalara katıldığı takdirde dengeler değişecektir."
(Rusların bu sezon Şampiyonlar Ligi'ne katılım ihtimali üzerine)
"Bu yıl olacağını zannetmiyorum. Çünkü Wild Card ile girenler belli oldu. Hem CEV hem Challenge Kupası hem Şampiyonlar Ligi'nde her şey belli. FIVB biraz daha geniş düşünüyor da Avrupa biraz daha kapalı. Tamamen Yönetim Kurullarının karar vereceği şeyler."
"GALATASARAY OLDUĞU ZAMAN HEP ELİMİZİ TAŞIN ALTINA KOYUYORUZ"
Yeni sezon öncesinde voleybol şubesinde aktif görev almaya hazırlanan genç yönetici Ömer Sarıgül, yöneticilik deneyimlerini ve spor vizyonunu şu sözlerle paylaştı:
"Biz hep böyle zorlu işlerin altına, elimizi taşın altına koyuyoruz Galatasaray olduğu zaman. Geçen sene Sportif A.Ş.'deydim, ondan önceki dönem Emlak A.Ş.'deydim Galatasaray'da. Aslında yöneticilik tecrübem var. Sporun da hep içindeyim. Kendim de her türlü spor branşında yer aldım diyebilirim. Kayak geçmişim var. Futbol keza aynı şekilde. Voleybol da bir dönem oynadım. Onun için sporla iç içeyim. Sporcu psikolojisini iyi biliyoruz. Tabii ki de bütçe, maddiyat bunlar çok önemli şeyler. Ama oradaki dinamikler, oradaki psikoloji, orada sezon içerisinde mutlaka sorunlar oluyor. Onların çözebilme hızı bunlar da önemli şeyler. Hepsine elimizden geldiğince koşturacağız."
"BİZİM YÖNETİMDE DE EN GENÇ BENİM, BU BENİM İÇİN BÜYÜK BİR ŞANS"
Sarıgül, Mehmet Cibara ile çalışmanın önemine ve Aslantepe Vadisi'ndeki yeni salon projesine dair vizyoner açıklamalarını şu ifadelerle sürdürdü:
"Mehmet Başkan'ımın 9 yıllık bir tecrübesi var. O 9 yıllık tecrübe çok değerli bir tecrübe. Biz de hep konuştuğumuzda şey yapmak istiyoruz. O 9 yıllık tecrübe ile burada kulübümüzün de ciddi ve köklü bir mirası var. Bunu biraz daha dinamizmle, yeniliklerle, biraz daha farklı çözümlerle nasıl öğretebiliriz? Yeni sezonda geçmişte neleri iyi yaptık, neleri yanlış yaptık değerlendirmesini beraber yapıyoruz. Zaten benim için de çok büyük bir avantaj bu kadar tecrübeli biriyle olmak. Çünkü ne kadar heyecanınız, gençliğiniz olursa olsun tecrübe, bilgi olmayınca bir yerde hata yapma olasılığınız daha yüksek oluyor. Ben de Mehmet Cibara ile beraber çalışmayı çok büyük bir şans olarak değerlendiriyorum kendime. Çünkü bizim yönetimde de en genç benim şu an bizim dönemde. Bu da benim için büyük bir şans.
İnşallah biz salonumuza da kavuştuğumuz zaman salonumuzda bütün o tesislerimiz yan yana olacağı için bizim taraftarımızın da aslında ayak alışkanlığı daha fazla olacak. Burada otopark ve park imkanı da daha rahat olacak.
Şehrin aslında bu trafiği yani 50-60 bin kişinin girip çıkabildiği bir aksta olması, bu trafiği kaldırabilen bir aksta olması aslında bizim için çok iyi olacak. Taraftar konusu bence salonla beraber çok büyük bir ivme kazanacak.
Çünkü orada sadece müsabaka yani ben bir basketbol maçına gittim, bir voleybol maçına gittim, bir futbol maçına gittimden ziyade orayı yaşayan bir alan, yaşayan bir spor tesisi, orada insanların sosyal anlamda da katılabilecekleri faaliyetler, gidebilecekleri mekanlar noktasında bir yere dönüştürmek bizim için önemli. Orayı daha böyle yaşayan bir alan yapmak. Çünkü spor salonları Türkiye'de nasıl oluyor? Müsabaka varken çok canlı, müsabaka yokken tamamen ruhunu kaybediyor.
Yani sadece bir sosyal donatı olarak düşünmemek lazım bunu. Hani orası antrenmanlar, belki yarın öbür gün akademiden işte gençlerimizin de gelip arasında oranın havasını soluması bence çok değerlidir. Çok önemli bir proje gerçekten."
"EN BÜYÜK HEDEFİM OLİMPİYATLARA GİDECEK SPORCULAR YETİŞTİRMEK"
Mehmet Cibara, görev süresi boyunca kendisini en çok gururlandıran gelişmeyi ve gerçekleştirmek istediği en büyük hedefi şu şekilde açıkladı:
"Spordan ayrı olarak en çok bana gurur veren şey böyle bir Başkan ve böyle Yönetim Kurulları ile çalışmak oldu. Benim baştan beri hep söylediğim şey yani Galatasaray'a hizmet etmek için illa da Yönetim Kurulu üyesi olmak şart değil. Dışarıdayken de biz yapıyorduk. GSYİAD üyesiyken de yapıyorduk, GSYİAD Yönetim Kurulu üyesiyken de yapıyorduk, taraftarken de yapıyorduk. Ama yani bu camiayı, Yönetim Kurulu'nun içine girince daha çok insan tanıyor. Ben orada yedek üye olarak başladım 2011'de. 2012'de asil üye oldum. Son 3 senedir Başkan Yardımcısıyım. İnşallah böyle devam eder. Ama dediğim gibi en çok gurur veren şey böyle bir Başkan ve Yönetim Kurulu üyeleri ile çalışmak oldu.
Voleybol açısından mutlaka gerçekleştirmek istiyorum dediğim hedef... Salon ama onu yapacağız, o şu an yapılabilir bir hedef. Ben daha biraz daha yüksek bir hedef seçtim. Bütün amatör şubelerde altyapıdan Olimpiyatlara kadar giden süreçten geçecek sporcular yetiştirmek."
"GELDİĞİMİZDE SPONSORLUK GELİRİ 1.150.000 TL İDİ, KORKUNÇ BİR YERE GELDİK"
Görev süresi bittiğinde nasıl bir voleybol şubesi bırakmak istediğine değinen Cibara, geçmiş dönemin finansal zorluklarını hatırlattı:
"Her sene üzerine koyabilecek temelimizi atabildiysek ne mutlu bize. Bundan sonra bizim ilk 2021'de geldiğimiz zamanki veya 2022'de geldiğimiz zamanki zorluklarla karşılaşmamalarını sağlayabiliyorsak yeni gelecek yönetimlerin bence bu bizim için çok iyi bir sonuç olur.
Biz o dönem geldiğimiz zaman inanın sadece voleybol gibi basketbolda da oynayacak salonumuz yoktu, antrenörümüz yoktu, takımımız yoktu, oyuncumuz yoktu. Kadın basketbol veya diğerleriyle baktığınız zaman voleybola baktığınız zaman o zamanki sponsorluk gelirimiz 1.150.000 TL idi. Yani korkunç bir yere geldik şu anda. Onun için bizden sonra gelecekleri de bu serilerde bırakabilirsek çok iyi tabii."
"SABAH 7'DE KALKIYORUM; ÖNCE ÇİN, SONRA İNGİLTERE..."
Kulüp yöneticiliği ile profesyonel iş yaşamını nasıl bir arada yürüttüğünü ve günlük yaşamını anlatan Cibara, şu detayları paylaştı:
"Bu iş hakikaten çok zor bir iş. Çok yöneticilik açısından söylüyorum. Çok fazla emek isteyen, uyum gerektiren ve baktığınız zaman yüzlerce sporcu, altyapıları da sayarsanız bir de veliler var biliyorsunuz. O kadar çok etken var ki bu işlerin doğru gitmesi için.
Benim şimdi Ömer Sarıgül gibi bir genç arkadaşımla çalışma imkanım oldu. Onun için ben o açıdan çok rahatladım. Yavaş yavaş kendisine devredeceğim.
İnşallah önümüzdeki günlerde şubede bir reorganizasyona gideceğimizi duyuracağız. Bu A Takımlarımızda, Erkek-Kadın altyapı bizim önümüzdeki seneler için yepyeni kadrolarla yepyeni hedeflere ulaşabilmemiz için bir imkan olacak. Ömer Bey'le beraber gidip bunları açıklayacağız. Ondan sonra da ben yavaş yavaş azaltırken çünkü bende şimdi daha kadın basketbol var, tenis var, briç var, Federasyon ilişkileri var, tesisler var. Taç Spor zaten biliyorsunuz başlı başına bir şey. Orada da çok iyi bir yönetim var hakikaten. Sadece voleybol tesisleri açısından değil.
Kendimle ilgili ise zaman ayırmak konusunda ayırıyorum. Benim bir şansım Çin'le ve İngiltere ile çalışıyorum. Sabah 7'de kalkıyorum. İlk önce 5 saat fark olduğu için Çin'in işlerini bitiririm. 10'da kulübe gelirim. 4'te çıkarım. 4'te de İngiltere de 2 saat geride olduğu için onu hallediyorum. Maç günleri ayrı işler."
"SATIN ALINAMAYACAK TEK ŞEY TECRÜBE"
Ömer Sarıgül, röportajın son bölümünde Mehmet Cibara hakkındaki düşüncelerini şu sözlerle tamamladı:
"Ben de az önce söylemiştim ama tekrar söyleyeyim. Mehmet Başkanımla beraber çalışmak benim için çok büyük bir gurur. Çünkü 9 yılını vermiş Galatasaray'a, çeşitli yerlerinde hiçbir görev ayırmaksızın hizmet etmiş bir tecrübe var. Tecrübe her şeyden daha değerli. Çok önemli. Satın alınamayacak tek şey tecrübe bugün. Ben de bu kadar tecrübeli, bu kadar ağabeylik yapan bir yöneticiyle çalıştığım için çok şanslıyım. İnşallah ondan öğrenerek en güzel şekilde layık olmaya çalışacağız. Teşekkürler."
, Fotoğraf; AA
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Galatasaray

