Sporx Logo
Takımım Dünya Kupası
2026
Türkiye Özel Canlı Skor
Geri
İleri
Tekvandoda başarıya adanmış bir ömür
Google News

Tekvandoda başarıya adanmış bir ömür

SPORX AI BAKIŞI
Tekvandoda şampiyon sporcular yetiştiren milli takım antrenörü Serkan Uzunçavdar, 4 çocuğunu da küçük yaşlardan itibaren spor salonlarında büyüterek dünya çapında başarılara imza attı. Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş! İşaretle İŞARETLE Tıkla İstanbul'da 12 yıldır milli takım antrenörlüğü yapan ve birçok sporcu yetiştiren Uzunçavdar, çocuklarını da sporla büyüttü. Onlarca gencin hayatına dokunan Uzunçavdar'ın emeği ve fedakarlığı, aileye ülke çapında ve uluslararası alanda başarılar getirdi.

--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Uzunçavdar'ın 4 çocuğu da yürümeye başladığında spor salonlarıyla tanıştı. İngilizce öğretmeni olan eşi Sebahat Uzunçavdar da tekvandoya ilgi duyup bu alanda kendini geliştirdi. Tekvando, ailede günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Ailenin en büyük çocuğu 21 yaşındaki milli sporcu Sude Yaren Uzunçavdar, Avrupa ve dünya şampiyonlukları elde etti. 18 yaşındaki kardeşi Sıla Uzunçavdar, milli sporcu olarak Avrupa şampiyonluğu ve dünya dereceleriyle aile geleneğini sürdürdü. 14 yaşındaki ikizler Muhammet Ömer ve Sami Yusuf Ali de aynı disiplinle ablalarının yolundan gidiyor.

Çoğu zaman tatillerden ve kişisel planlardan vazgeçen Uzunçavdar ailesi, zor zamanlarda dahi antrenman düzenini koruyor.

Turnuvalarda çocuklarının yanında hem antrenör hem baba kimliğiyle yer alan Serkan Uzunçavdar, milli takım hocalığını da başarıyla sürdürüyor.

"CENAZELERİMİZ OLDU, YİNE AKŞAM ANTRENMAN YAPTIK

Baba Uzunçavdar, AA muhabirine, ailesinin 3 nesil boyunca 52 yıldır Türk sporuna hizmet ettiğini söyledi.

Eşinin de tekvandocu olduğunu belirten Uzunçavdar, "Büyük kızım Sude Yaren, 19 yıldır tekvando sporunu yapıyor. 3 dünya şampiyonluğu, 4 Avrupa şampiyonluğu, Avrupa ve dünya ikincilikleri, üçüncülükleri, yaklaşık 30'a yakın uluslararası şampiyonlukları var. Küçük kızım Sıla, yaklaşık 16 yıldır bu sporu yapıyor. Avrupa şampiyonluğu, dünya ikinciliği, üçüncülüğü elde etti. 15'e yakın uluslararası şampiyonalarda bayrağımızı göndere çektirdi. İkizlerim Muhammet Ömer ve Sami Yusuf Ali de 12 yıldır çalışıyor. Ailecek Türk sporuna en iyi şekilde hizmet etmeye gayret ediyoruz." dedi.

Çocuklarıyla gurur duyduğunu ifade eden Uzunçavdar, şunları kaydetti:

"Herkes başarıyı görüyor ama başarının arka planını görmüyor. Ben yaklaşık 9 yıldır tatile gitmiyorum, bu çok büyük bir fedakarlık. Çocuklarım da öyle. Bu, bütün enerjimizi spora yoğunlaştırdığımızın bir göstergesi, bir ispatıdır. Bunun da karşılığını alıyoruz. İstiklal Marşı'mızı okuttuğumuz, şanlı bayrağımızı göndere çektirdiğimiz zaman o mutluluk tarif edilemez. Tabii bunun arka planında ödenmiş bedeller mutlaka oluyor. Pandemide bile izin alıp antrenmanlarımızı aksatmadık, çalıştık.

Maddi olarak da çok emekler verdik. 9 yıl boyunca antrenmanı bir gün dahi aksatmadan devam ettik. Hasta olduğumuz zamanlar da oldu ama hedefimiz doğrultusunda bunları düşünmedik. Cenazelerimiz oldu, defnedip akşam antrenman yapmak durumunda kaldık. Çünkü bir antrenman yapmazsanız eksilirsiniz. Düğüne giderdik, koştur koştur antrenmana yetişmeye çalışırdık. Hakikaten çok büyük fedakarlıklarda bulunduk."

Uzunçavdar, büyük kızının yaşadığı bir haksızlık sırasında arkasında durduğunu ve mesleğini kaybetme pahasına mücadele ettiğini belirterek, "Hayatımın en zorlu dönemi 2024'tü, 30 yaş yaşlandığımı hissettim. Kızım 17 yaşında Türk tekvandosunda kota almış tek sporcuydu. O dönem o kotanın karşılığında bir seçme yapılması lazımdı. Milli takım seçmesi yapılıyordu. Sude en genç sporcuydu, olmadı. Bu benim hayatımda kalbime büyük bir yara bırakan bir durum oldu." diye konuştu.

Babalık kimliğinin bütün kimliklerin üzerinde olduğunu dile getiren Uzunçavdar, "Turnuvalarda antrenörüm ama hiçbir vasfım babalık vasfımın önüne geçemez. Çocuklarımın madalyalarına baktığımda verdiğimiz fedakarlıklar film şeridi gibi gözümün önünden geçiyor. Yağmur, çamur demeden çalışmış olduğumuz o emekler geliyor. Bir sürü sakatlıklar yaşadık. Tabii madalyalar görünen yüzü, bir de görünmeyen tarafı var." ifadelerini kullandı.

Uzunçavdar, 2019'da kızı Sude'nin elde ettiği başarı üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile aralarında geçen sohbeti şöyle anlattı:

"Barış Pınarı Harekatı'nda şehit vermiştik. Sude 14 yaşındaydı, İstiklal Marşı'mızı Avrupa Şampiyonası'nda kadınlarda sadece o okutmuştu. İstiklal Marşı'mız okunduğu esnada asker selamı vermişti. Sayın Cumhurbaşkanımız bunu görmüş, AK Parti grup toplantısında asker selamından övgüyle bahsetmişti. Biz de oradaydık, çıkışta sohbet ettiğimizde bana, 'Sen mi söyledin asker selamı vermesini?' dedi. Fotoğrafı çekildiğimiz esnada elimden tuttu, 'Böyle bir çocuk yetiştirdiğin için seni tebrik ederim.' demişti. Hayatımın en heyecanlandığım anı o andı, çok gurur duydum."

2008 LOS ANGELES OLİMPİYATLARI'NA HAZIRLANIYORLAR

Uzunçavdar, "Hiçbir emek karşılıksız kalmıyor. Harcadığımız emekler, yorgunluklar, başarıyı yakaladığımızda hepsi unutuluyor. En büyük hedefim, 2008 Los Angeles Olimpiyatları'nda ülkemizi iki kızımla tekvando dalında temsil edebilmek." açıklamasını yaptı.

Kendi çocukları dışında yeteneği olan ancak imkanları olamayan çocuklara da sahip çıktığını söyleyen Uzunçavdar, "Yarışmalara giderken bazı sporcular maddi imkansızlıklardan dolayı katılamıyordu. Ben birçok sporcumu kendi imkanlarımla götürdüm. Onlara antrenörlükten ziyade manevi babalık da yaptım. O çocukların da desteklenmesi gerekiyordu." şeklinde konuştu.

"ÇOK PES ETMEYİ İSTEDİĞİM ANLAR OLDU"

Sude Yaren Uzunçavdar da haksızlığa uğradığında babasının mesleğini kaybetme pahasına arkasında durduğunu ve sonuna kadar hakkını savunduğunu ifade etti.

Uzunçavdar, "2004 Paris Olimpiyatları'nda kota alan en genç sporcu olmama rağmen kota kullanma hakkı bana verilmemişti. Bu, hayatımdaki en zor dönemlerden biriydi. Çok pes etmeyi istediğim anlar oldu ama babam her zaman yanımda oldu. Benim için çok mücadele verdi. Bu benim için unutulamayacak bir şey. O dönem babamın aslında antrenörlük kariyerinden de vazgeçmesi gibi bir şey oldu. Savunduğu yolda da doğru olduğumuzu şu anki aldığım başarılarla gösterebiliyorum." dedi.

Sıla Uzunçavdar ise babasının kendisiyle küçük yaşlardan beri çok ilgilendiğini ve ablası gibi milli sporcu olmasını istediğini vurgulayarak, "İlk Avrupa şampiyonu olduğum an benim için unutulmazdı. Bayrakla koştum, ablam yanıma ağlayarak koşuyordu ve tribünde babamı gördüm. Yere çökmüş, ağlıyordu. O an benim için çok unutulmazdı." diye konuştu.

İkiz kardeşler Sami Yusuf Ali ve Muhammet Ömer Uzunçavdar ise babalarıyla antrenman yapmanın çok güzel olduğunu, hem spor hem de eğitim hayatında her zaman ondan destek gördüklerini belirtti.

Haber; AA, Fotoğraf; AA
Sporx Anasayfasına Dön yukarı ok
Sporx Anasayfasına Dön