Günlerdir tartışılıyor bu maç. Üzerine teknik analizler, yorumlar yapılıyor. Herkes bir şeyler yazıyor, söylüyor. Kendi adıma bu yorum ve analiz furyasından yorulduğumu itiraf etmeliyim. Kaldı ki o yorumcular arasında ben de varım. Bu kadar tartıştığımıza, konuştuğumuza göre derbi de derbi gibi olmalı, değil mi? Hayır, öyle değil... Dün izlediğimiz o maç gerçek bir derbi değildi. Tek taraflı bir maçın derbi olarak tanımlanması mümkün mü! Galatasaray oynadı, Fenerbahçe karşıladı (ya da kovaladı), o kadar!
34
TIKANDI KALDI
Fenerbahçe, Galatasaray’ın kurduğu oyuna kaptırdı kendini... Kendi oyununu oynayamadı. Savunmada Kjaer ve Skrtel ile direnmeye çalışırken Topal ve Souza ile oyun merkezini geriye çekmek zorunda kaldı. Alper topu öne taşımak için çok gayret gösterdi ama, yalnız kaldı. Fenerbahçe’nin hücumdaki en etkili oyuncusu Lens, bu maçta alıştığı etkinliği gösteremedi. Carole’ün markajı, Bruma’nın atakları arasında sıkıştı. Aatıf da Sabri’nin önde tıkandı kaldı.
33
SAKİN OLALIM
Yine de oyunu ve topu Muslera’nın önüne taşıyıp pozisyona girmeyi başardılar. Fenerbahçe’nin “Ben de varım!” oyunu Galatasaraylıların hesaplamadığı golü getirdi. Şener’in ortası ve 11 metreden kafayı vuran Souza!.. Fenerbahçe için büyük bir avantaj bu.. Ligi yeniden kızıştıracak bir tablo oluştu. Sakin olalım ve bekleyelim!
32
EN KÖTÜ ÖRNEK(AHMET ÇAKAR)
Maça baktığımızda geçen her dakika 'Berabere bitecek' dedik. Ama uzatmalarda o ana kadar tek pozisyonu olmayan, ofansif futbol adına ortaya hiçbir şey koyamayan F.Bahçe'nin golü geldi. F.Bahçe kendi klasiğini oynamaya çalıştı ama kendi klasiğinin de en kötü örneklerinden birini sergiledi. F.Bahçe önemli maçlarda geride kapanan, alan daraltan, kaptığı toplarla da çok çabuk kanatlardan çıkıp pozisyon bulmaya çalışan bir takımdı. Dün gece de böyle oynamaya çalıştılar ama gol dışında hiçbir şey üretemediler.
31
DEBELENDİ DURDU
Peki buna karşılık G.Saray ne yaptı? Topla debelendi durdu. Kanatlardan gelmeye çalıştılar, ortalar başarısız oldu. Göbekten delmeye çalıştılar, F.Bahçe'nin iyi kapatmasından dolayı pozisyon bulamadılar. Top sürekli G.Saray'ın kontrolünde. Duvara çarpıp dönen top ve sonra tekrar G.Saray'ın anlamsız hücumları. Çok sıkıcı bir maç oldu. Her şey bitiyordu ki son dakikada sahneye Şener çıktı. Sağdan iyi geldi, iyi kesti, Josef de kaleye uzak olmasına ve topun şiddeti düşük olmasına rağmen kafayla golü yaptı.
30
ALLAH CEZALANDIRDI
Maçın hakkı Fenerbahçe'nin miydi, asla. Tipik bir beraberlik maçıydı. Ama Allah Tudor ve Dursun Özbek'i bir kez daha cezalandırdı. Karabük'ü satıp gelen, geçen hafta 4 yedikleri Başakşehir maçında Sneijder ve Podolski'yi oynatmayan, dün gece ise onları kurtarıcı diye sahaya süren Tudor cezalandırıldı. Bitime 20-25 dakika kala o ana kadar en önemli hücum aksiyonlarını geliştirmeye çalışan Bruma'yı da alması, Tudor'un bir başka günahıydı. Sonuçta Dursun Özbek, G.Saray'ı rezil etti. Onun sportif tetikçisi Tudor da bence G.Saray'daki miadını doldurdu. Sonuçta bence F.Bahçe ligi en az üçüncü tamamlar. Hatta ikinciliği bile kovalayabilirler. G.Saray ise dördüncü olsun, dua etsin.
29
KOVMAK LAZIM(OSMAN ŞENHER)
Bakıyorsun Sneijder’e... Kardeşim ya oyna, ya futbolu bırak. Takımına en ufak bir katkısı olmadı. Bruma evlere şenlik. Futbolda bir disiplin vardır. Bu arkadaşımız kafasına göre takılıyor. Takımına da hiçbir katkısı yok. Pas vereceği yerde şut atıyor, şut atacağı yerde pas vermeye çalışıyor. Tolga Ciğerci... Hakikaten bu oyuncuyu Cim Bom’a kim kazandırdıysa o yöneticiyi kulüpten kovmak lazım.
28
OLMAZ BÖYLE
En önemli konu Galatasaray’ın golcüsü yok. Podolski markajda, Eren Derdiyok kulübede. Eren oyuna girmeden önce kanatlardan ortalar geliyor. O oyuna giriyor, bu kez ortalar kesiliyor. Olmaz böyle futbolculuk ve sistem.
27
ÇIRAK TUDOR
Tudor’a ne kadar kızsak ne olur? Malzeme bu. Hırvat teknik adam da burada bir şeyler öğrenmek istiyor, daha çırak. Böyle stresli maçları kaldıracak gücü yok. Fenerbahçe kötü gününde. Futbolu yavaş oynuyor. Neden Podolski ile Eren hücumda beraber oynamıyor? Bu Yasin’den Tudor ne buluyor? Yani baktığınız zaman Galatasaray’ın her tarafı kopuk. Şimdi bu maçın suçlusu kim? Ben bulamadım. Benim için tek suçlu var.
26
İSTEKLİ OYNADI(HAKAN ÜNSAL)
Sarı kırmızılı takımın ilk yarıdaki sıkıntısı, kendi alanını iyi paylaşmış ve örülü Fenerbahçe savunmasını çözememek oldu. Wesley’in istekli hali ve Podolski’nin ona eşlik etmesi Galatasaray adına artıydı ama sonuca yansımadı. Selçuk ve Tolga’ya da yakın oynanınca sorun büyüdü. Bu bölümler, sürpriz oyuncuların çıkıp maçı aldığı anlara sahip olur. Semih-Ahmet ikilisinden biri, üstelik çok rahat maç çıkarırken, topla çıkış yapabilseler Galatasaray adına sorunu çözen adamlar olurlardı. Galatasaray savunması, ilk defa hatasıza yakın ve Tudor’un istediğine yakın oynadı.
25
SABRİ'YE TAKDİR
Sabri’nin tecrübesi ve sakinliği ile oynadığı kanada hakim görüntüsü önemliydi. Sanırım Sabri ile ilgili olumsuz düşünenler bile Sabri’yi derbideki oyunu için takdir etmişlerdir. Galatasaray defansı, Fenerbahçe hücumcularını kalesinden uzak tutarak iyi iş çıkardı. Fenerbahçe, yakaladığı konumu ve oyun içindeki stratejiyi tutturunca konforundan vazgeçmedi ve ilk yarı risk almadan bitirdi. Galatasaray ise devamlı arayış içinde olan ve üretmekte zorlanan taraf oldu.
24
TUDOR'UN AKILSIZLIĞI(LEVENT TÜZEMEN)
Tudor bu kadar ortaya rağmen oyundan Bruma'yı çıkarıp Rodrigues'i aldı. Peki ortalara ve kornerlere kim kafa vuracak? Tudor, Bruma'dan önce Yasin'i çıkarıp Eren'i oyuna almalı, Podolski'yi kanada çekmeliydi. Peki her şey iyi giderken Tolga'yı çıkarıp Josue'yi almanın mantığı neydi? Bu tamamen Tudor'un futbol aklının yetersiz kalışıdır. Çünkü Tolga kenarlara yardıma geliyor, Lens ve Şener'e baskı yapıyor topu ya kazanıyor ya da kayarak topu taca yolluyordu. Tolga ile Josue aynı tip oyuncu mu? Madem Tolga çıkacaktı o zaman De Jong girmeliydi.
23
CAROLE BAŞ TACI
Fenerbahçe maç boyu ısrarla hep Carole'ün kanadından hücum etmeyi planladı ve piyango golünü buldu. G.Saray yönetimi ve Tudor şimdi Carole'ü alsın başlarına taç etsin! Neden mi? Kadıköy'de Van Persie'ye golün ortasını yapan Şener'i kaçıran Carole... TT Arena'da Souza'nın attığı kafa golü öncesi Şener'i kaçıran ve orta yapmasına izin veren yine Carole. Sonuç; yönetimin hırsına aşk olduğu Tudor'la Galatasaray 4'üncü büyük maçı da gol atamadan kaybetti.
22
ONUN TAKIMI DEĞİL(UĞUR MELEKE)
SAHAYA çıkan takım, Tudor'un takımı değil. Diziliş, onun dizilişi değil. Oyun, onun oyunu değil. Bir teknik adam yenilecekse bile, inandıklarında ısrar edip yenilmeli. Talimatla yaptığı kadroyla değil.
21
AYNI SENARYO
Advocaat, aynı senaryoyu bu yıl dördüncü defa sergiledi, bir derbiden daha istediğini alarak çıktı. Eğer Krasnodar maçına Emenike’yle çıkmasaydı, Avrupa’da da bu anlayışla devam edebilirlerdi.
20
TAM BİR KANITTI(GÜRCAN BİLGİÇ)
Van Persie dışında tabelayı değiştirme umudu kalmamıştı Fenerbahçe'nin. Dakikalar ilerledikçe oyunu yönetme şansları da olmadığını anladıklarında, "Şampiyonlar Ligi için üç puan" demek yerine, "Üçüncülükte kalmak için bir puan yeter" planına geçtiler. Bu karara varmak veya bu durumu kabullenmek, aslında zirveye neden oynayamadıklarının da kanıtıydı.
19
MAKUS TALİH
Bu orta saha kalitesiyle ancak mücadele edebilirlerdi. Oyun kurmak veya forvetlere kaliteli pas üretmek mümkün değil. Dolayısı ile Advocaat'ın sert eleştirilerini "gerçekçi" değil de, "bahane" olarak yorumlamak, yanlışlardan bir tanesi olur. Maçın hikayesine baktığımızda, Fenerbahçe'nin kazandığını yazmak açıklanacak gibi değil. Rahmetli büyüğümüz İslam Çupi olsaydı, kaleminin ucunda dans ettirdiği kelimeler ile ezeli rekabetin "makus talihini" tarihe geçecek cümleler ile anlatırdı.
18
KESTİĞİ RACON...
Korner bile atmadan derbi kazanmak. Beş yıl sonra Seyrantepe'den gelen haberlere; "Fenerbahçe yendi" noktasını koymak. Çok daha iyi kadrolar ve oyunlarla olmayanı başarmanın teknik açıklaması yok. Ama kestiği racon bellidir: Bu mahallenin ağabeyi Fenerbahçe'dir...
17
ENTERESAN OYUN(ÖMER ÜRÜNDÜL)
Futbol gerçekten enteresan bir oyun... Bir derbi maçı oynanıyor, deplasman takımı ileri ucundan ofansif, defansif hiç randıman almıyor. Kalecisi, defans bloğu ve üç orta sahası ile direniyor. Bu takıma, evsahibi gol atamıyor, bir de üstelik son dakikada gol yiyor. Golü attıran 8 kişi ile savaşan Fenerbahçe'nin sağ beki Şener, golü atan orta sahası Josef de Souza...
16
EREN HATASI
Tudor gereksiz üçlü defans macerasından mecburen vazgeçmişti. İlk defa tam dörtlü defans uyguladı. Sneijder ve Podolski'yi yine mecburen oynattı. Taşlar yerine doğru konulunca da daha etkili bir Galatasaray gündeme geldi ama golü bulamadılar. Tudor'un Bruma'yı çıkarması birinci hatasıydı. İkinci hata da arka arkaya kazanılan duran toplar gündemdeyken Eren'i çok geç almasıydı
15
GEL DE GÜLME! (ERCAN GÜVEN)
Galatasaray’ın ağlanacak haline, Fenerbahçe’nin tuhaf taktiğine gel de gülme! Maçın ilk yarısı bir tweete sığar, hal hatır sormalara bile yer bolca kalır 140 karakterde... “Dev derbi” dedikleri o kadar kısırdı yani! Özeti tempo yapmak, oynamak isteyen bir Galatasaray; izin vermeyen Fenerbahçe. Evet... Fenerbahçe bu sezon hiç yüzü gülmese de “komedyen taktiğini” benimsemişti Advocaat ile!..
14
SANAT YAPIYORDU
Bekleyen, fırsat değerlendiren taktiğini abartmış, resmen oyunu kilitlemişti. Aatıf bile solda beşinci savunmacı olmuş Sabri’yi durdurmaya çalışıyordu. Lens, Van Persie resmen atıl durumdaydı, çıkıp tribünde otursalar kimse fark etmezdi. Aslında savunma eylemi de futbolun içindeydi ve Sneijder’in, Bruma’nın yolunu kapatan, serbest dolaşan Podolski’ye topa vurma fırsatı bırakmayan Fenerbahçe, savunma göbeği ile gerçekten sanat yapıyordu.
13
ZOR GÜNLERİN HABERCİSİ(EVREN TURHAN)
Semih ve Ahmet çalık arasındaki uyumsuzluk göze batsa da Fenerbahçe bu bölgeyi zorlamadığı için tehlike yaratmadı. İkinci yarının da etkili olan tarafı Galatasaray'dı. Ancak Tudorun ilk olarak Yasin yerine Bruma'yı çıkarması ve oyuna müdahaleleri yanlıştı. Selçuk gereken sorumluluğu bir türlü almayınca Sneijder tek başına kaldı. Fenerbahçe maçın tek golünü atan taraf olup istediğini aldı. İki takımın da oynadığı oyun ve gösterdiği performans derbiye maalesef hiç yakışmadı.Sahasında ezeli rakibine karşı aldığı bu mağlubiyet Galatasaray için zor günlerin habercisi..
12
EN KEYİFSİZ DERBİ(İLKER YAĞCIOĞLU)
Son zamanlarda seyrettiğimiz en keyifsiz derbiydi. Fenerbahçe maçın büyük bölümünde kaleye gitmeyi hiç düşünmeden oynadı. Advocaat ısrarla son anlara kadar takımını ileriye çıkarmadı. Ancak duraklamalarda Şener'in ortasına taptığı altın kafa vuruşu ile topu ağlara gönderdi ve Hollandalı teknik adamın planları dün gece için tuttu. Kazanan her zaman haklı mıdır bu da tartışılır. Galatasaray cephesinden bakacak olursak ise bu kadar savunmada kalan rakibini açacak pozisyonları üretemedi..
11
TARAFTARI İLE BARIŞTI
Maçın kilidini çözmek için gerekli kabiliyete sahip değildiler. Bu yüzden de maç keyifsiz tatsız tutsuz bir hale geldi. İkinci yarıda Galatasaray 60'tan sonra yarı alanda baskı kurdu. Rodrigiues'le bir net pozisyondan yararlanamayan ev sahibinin başka bir tehlikesi yoktu. Maç boyunca kaleye gitmeyi düşünmüyor gibi gözüken Fenerbahçe, duraklamalarda Souza'nın golüyle maçı kazandı ve sıkıntılı geçen sezonda son derece kritik bir zafer kazanarak taraftarı ile barıştı..
10
İYİ HAZIRLANMIŞ(DENİZ ÇOBAN )
Dün oynanan maç, bir derbi olmasına rağmen beklenen heyecandan ve futbol kalitesinden uzak geçti. Her iki ekip de, hem mental, hem de fizik olarak istenileni sahaya yansıtamadı. Dün akşam sahanın en iyisi, Fırat Aydınus ve onun ekibiydi. Her iki takım oyuncularının aksine, hakem ekibi belli ki maça çok iyi hazırlanmışlardı.
9
VERMEDİĞİ PENALTI DOĞRU
Maçın 12. dakikasında Mehmet Topal’ın faulünden sonra; Podolski, Van Persie, Sneijder ve Topal’ın birbirlerine karşı sergiledikleri gerginlik sırasında Aydınus, tavrını kart göstermemekten yana kullandı. Oyuncuları uyarmayı tercih etti. Aynı şekilde 23. dakikada Skrtel’in Sabri’ye hareketi de sarı kart olabilirdi. Hakemin oyunun başında kart göstermeme ve oyuncularla diyalog kurma planı tuttu ve hakem maç sonuna kadar başarılıydı. 28’de Yasin-Skrtel mücadelesinde Galatasaraylılar penaltı beklediler. Skrtel’in Yasin’e penaltıyı gerektirecek bir teması yoktu. Yasin kendini yere kolay bıraktı, hakemin devam kararı doğruydu.
8
VOLKAN'I SAKİNLEŞTİRDİ
50. dakikada Volkan Demirel’in bulunduğu kale arkasından atılan cisimler sırasında maç 3 dakika kadar durdu. Aydınus olaylara soğukkanlı yaklaştı. Beraberinde Volkan ile de iletişim kurarak onun da sakin kalmasını sağladı. Sonrasın da oyunu sağlıklı bir şekilde başlattı.
7
ÖZÜR DİLEDİLER
İlk dakikadan itibaren oyunu eline alan ve kontrolü maç süresince bırakmayan Aydınus, son düdüğü çaldığında arkasında tartışılacak önemli bir pozisyon bırakmadan soyunma odasına gitmeyi başardı. Çaldığı faul düdüklerindeki doğruluk oranı ve kart uygulamalarındaki standart, onun en büyük artısıydı. Maç genelde centilmence oynandı. Oyuncular iyi niyetliydiler. Hakeme ve birbirlerine karşı çoğu zaman saygılıydılar. Yere düşene el uzattılar, faul yaptıklarında rakiplerinden özür dilediler.
6
2. JOHNSON VAKASI (SERDAR ALİ ÇELİKLER)
Galatasaray UEFA Kupası’na doğru gidiyor; F.Bahçe ise önüne gelenden fark yiyordu. Uzun yıllar sonra G.Saray adına Fenerbahçe’yi ezici bir skorla yenme fırsatı doğmuş ve bazı G.Saraylı oyuncular atacakları farkın sayısını azaltmak için F.Bahçe’nin kalesini basket potası ile değiştirmesi gerektiğini söyler olmuştu.
5
İLK İSABETLİ ŞUTLA
F.Bahçe o maçta kalesinde 20 küsür şut görmüş; rakip ceza sahasına sadece 1 kez girebilmiş ve hiç korner kullanmamasına rağmen Johnson’un 82. dakikadaki frikik golü ile maçı kazanmıştı. O maçın ardından F.Bahçe ezeli rakibi ile onlarca maç oynadı. 5 yediği de oldu, farktan kurtulduğuna sevindiği de. Ama hiçbirinde dünkü kadar defansif, hücumu hiç düşünmeyen bir pozisyonlama ile sahaya çıkmamıştı. F.Bahçe ilk yarı kaleye şut atamadı, zaten ilk isabetli şutunu 86’da zayıf bir vuruş ile yapabildi.
4
SANKİ 'AMAN İSTİFA ETMESİN' DİYE
Hiç korner atmadı, sadece 1 frikik kullanabildi. Tarihin en zayıf G.Saray’larından birine karşı bu sene hemen herkesin pozisyona girdiği TT Arena’da F.Bahçe tek bir organize akın yapamadı. Sanki “Aman biz bugün yenmeyelim de Dursun Özbek yönetimi istifa etmesin” diye oynadılar.
3
DÜNKÜ GALİBİYET FARKLIYDI
Defansta ise her zamanki gibi sağlam durdular. Rakibe ilk yarıda 1; ikinci yarıda ise 2 pozisyon verdiler ki, bunun ikisi bireysel hatalardandı. Yani yine pozisyon hatası yapılmadı. Ama işte hep söylediğim gibi topa sahip olma oranı, pas oyunu gibi istatistikler bir anlam ifade etmiyor. Bazı yorumcular Fenerbahçe’nin sabırlı oynadığını söyleyebilir ama dünkü galibiyet savunmada bekleyip sabır ile kontraya çıkma planından öteydi.
2
BU KEZ TAM TERSİ OLDU
Şener son dakikada inisiyatif alıp sıfıra indi ve pasını penaltıya doğru attı; zaten uzun bir takım olan F.Bahçe de tek olumlu kanat akınından golü buldu. İşin açıkçası G.Saray bu kadar etkin bir oyun oynarsa herkesi yener, F.Bahçe ise kimseyi yenemez. Ama dün tam tersi oldu ki, bu da bu derbinin cilvesi olsa gerek.
1
FENERBAHÇE HİÇ OYNAMADI
Evet kötü oynamaktan öte hiç oynamadılar. Galibiyeti bir an bile düşünmediler ama her derbide varlar. Her derbide sahaya karakter koyuyorlar. En zor şey bir derbide Fener’i yenmek. Berbat bir takım yönetimi.. Ama Beşiktaş’ı deplasmanda yenen tek takım. G.Saray’ı 2 maçta da yendi. Kupayı da alırsa “Ben daha ne yapayım” dese başı ağrımaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Kişisel verileriniz, KKVK ve GDPR kapsamında toplanıp işlenmektedir. Detaylı bilgi almak için Veri Politikamızı / Aydınlatma Metnimizi inceleyebilirsiniz. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş olacaksınız.