Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
Razı mısınız?
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Esat DERGİ
İletişim; twitter.com/esatdergi / esatdergi.com
Trabzonspor'un puan kaybettiği günde Antalyaspor deplasmanında kritik bir maça çıkan Fenerbahçe bu final maçını kazanmayı bildi. Aksine Fenerbahçeli taraftarların oyuncuları sopa ile kovalaması normal olacaktı. Genelde Fenerbahçe bu tip final maçlarında (derbileri değil) sıkıntı yaşardı. Skor olmasa da oyun bakımından bu yaşandı.
İŞARET
Aykut Kocaman'ın çıkardığı değişik ilk 11, "en azından artık bir şeyler" yapmaya çalışıyor diye de yorumlanabilir veya henüz futbol mantığının tam verilmediği oyuncuları çorbaya çevirmek, bu kadar hızlı bunu yapmak doğru değil diye de. Ben ilk seçenekteyim. Sürekli olmayan bir elbiseyi giymektense gerekirse keskin değişim denenmeli. Aykut Kocaman nasıl bu maçta yedek kulübesinde "takım elbiseli" gözüktü bize, oysa o ilk yarının büyük çoğunluğu sevdiği eşofmanlarıyla o kulübedeydi. Bu bile işaret.
Maçın başında Semih Şentürk - Mamadou Niang'ın aynı anda esame listesinde ilk 11'de yazıldığı belli olunca "çift forvet" yazmıştım twitter'a. Niang'ın sol tarafta oynayacağının farkındaydım ve kısa bir tartışma başladı. Bunu da aslında şimdi ortaya fırlatmak en iyisi; Forvet nedir? Kime forvet denir? Yer değiştiren içeri kateden, çizgi oyuncusu olmayan sol "açık", forvet değil midir? "Forvet" kelimesi için kavram yanlışımız olduğunu düşünüyorum, bunu ilerleyen yazılarda detaylı yazacağım.
60'dan sonra özgüven ve kondisyon arasında gidip gelerek büyük sıkıntılar yaşayan Fenerbahçe'de bu maçta "oyunu bitirmeye" yönelik oyunu çoğu futbolseveri, Fenerbahçeliyi sıktı. Otoriteleri zaten memnun etmedi, onları mutlu eden üç şey var, bir Messi, bir Barcelona, bir de çocuk...
Ben futbolu maça indirgemiyorum. Bu oyun bir kurgu da savaşı. Sürekli ileri oynayarak ve sürekli pozisyon üretmek, üç çalım, beş şut, sekiz aşırtma yapmak güzel futbol olabilir ama başarılı futbol olmayabilir. Özellikle finale doğru yaklaştığınız mücadele kulvarlarında bir noktadan sonra "durdurma" "yememeyi başarma" konusu da önemli.
Bu maça göre herkes Fenerbahçe'de sıkıntı görebilir, rakibe mahkum kontraatak takımı diyebilir ama bazı maçlar bir sonraki virajlara daha iyi girmeniz için ilaçtır. Fenerbahçe'nin bir seri yakaladıktan sonra düşme şansı yok, bunu en iyi bilen oyuncular, hoca, başkan, istenen bu sefer gerekirse oyunun yarısını iptal ederek direnerek gitme peşindeler.

FENERBAHÇE FUTBOL TAKIMININ ESAS SORUNU
Peki Fenerbahçe'de sıkıntı yok mu? Sıkıntı çuval çuval ama en büyük ve tehlikelisi oyun zekası. Antalyaspor maçında futbolcuların 5 metre çemberinde oynamasını "gücünü bu sefer idareli kullanma" olarak algılayabiliriz ama top ayaktayken oyuncuların dağılımı ve topsuz alanda arkadaşlarıyla ağızlarıyla değil, gözleri, futbol beyinleri ile konuşmaları oldukça kötü durumda. Bu saatten sonra bu oyunu öğretmek en azından 11 kişi nasıl oynanadığını hatırlatmak Aykut Kocaman'ın sorumluluğunda ama işinin zor olduğunu söyleyebiliriz. Bugün iyi olan takımlarda 11'de mutlaka en az 4-5 kişi futbol kankası gibidir, nereye koşacağını bilir. Basketbolda elini kaldırır oyun kurucu, setin başlığını verir arkadaşlarına. Oyun zekası tamamen kişiye de bağlı tabii ki...
Hakemler konusunda ise sıkıntı bu hafta hanede 3 puan var diye yok gözüküyor ama Antalyaspor maçında yine bir krizin fitilini yaktı Tolga Özkalfa. Sonra ilahi adalet mi denir bilmiyorum. Volkan'a giden topu "geri pas" olarak algılayan, bir ara Roberto Carlos'un Kayserispor deplasmanında düşüşünü de penaltı olarak algılamayan tek insan olarak tarihe geçen bu hakem arkadaşımız sakin giden oyuna heyecan katmayı hobi haline getirmemeli.
LİGİN BAŞINDA BU BİRLİKTELİK OLSA
Futbolcuların yumurta kapıya dayandığında, artık başka çareleri kalmadığında içlerine aşıladıkları -birlik- duygusu ve bunu dışa yansıtma işi golden sonra Aykut Kocaman'a koşarak müthiş bir tablo çizmeleriyle gerçekleşti. Oyuncuların o tüm Fenerbahçelileri duygulandıran, uzun süredir görülmemiş yumağı Aziz Yıldırım'ın devre arasında "takımı, herkesi, şampiyonluğa konsantre etmeye çalışıyoruz. İşi gücü bıraktık, kafamız orada" diye söylediği inanılmaz hırslı sözlerin de yankısı, yansımasıdır ayrıca sayın Kocaman üstünden manşet üstüne manşet yaratan aksiyon varmış gibi gösteren "tehlikeli" medyaya da tokat niyetinde cevap.
SİZE EN KRİTİK SORU, RAZI MISINIZ?
Ve gelelim asıl meseleye yazının başında bahsettiğim gibi sıkıntılı futbol, oyunu tutma, kapanma, rakibi bozma, gerekirse hapis olma ama kazanma konusunda. Futbolda yanıldığımız konu "atan kazanır" olayı, benim felsefem son yıllarda değişti. Başarı için "atan kazanır" olayı 2.planda, 1. plan tutmak diye düşünüyorum ve bu utanılacak bir şey değil. Bu elbette ömür boyu sürecek bir tutma olursa o zaman sıkıntı. Fakat ligin final bölümü önünüzde.
Asıl sorum Fenerbahçelilere ve futbolseverlere. Ciddi ciddi şekilde merak ediyorum. Bu şekilde sıkıntılı oyunlarla 17 maçın ortalama 15'ini kazanacağını size tahahhüt etseler, razı mısınız? Fenerbahçe'nin iki yıldır şampiyon olamayarak kaybettiği şeylerin ciddiyeti gazetelerde yazılan "xxx milyon avro" kayıp kelimesinden çok öte. Bir takım yeniden yükselişe geçecekken sırf bu şampiyonlukların getireceği total faktörlerin eksikliği yüzünden duraklama dönemine girdi.
Evet söz sizde, razı mısınız?
YENİ! KİŞİSEL BLOGUM AÇILDI!
www.esatdergi.com
Bu hafta içi büyük baskılara dayanamayarak ve artık beni eksik de bıraktığını düşündüğüm kişisel blogumu açtım. Bir nevi kişisel arşiv. Amaç paylaşmak, güldürmek, düşündürmek. Büyük de ilgi gördü....

Bir göz atarsanız sevinirim. Sevgiler.!
İletişim; twitter.com/esatdergi / esatdergi.com
Trabzonspor'un puan kaybettiği günde Antalyaspor deplasmanında kritik bir maça çıkan Fenerbahçe bu final maçını kazanmayı bildi. Aksine Fenerbahçeli taraftarların oyuncuları sopa ile kovalaması normal olacaktı. Genelde Fenerbahçe bu tip final maçlarında (derbileri değil) sıkıntı yaşardı. Skor olmasa da oyun bakımından bu yaşandı.
İŞARET
Aykut Kocaman'ın çıkardığı değişik ilk 11, "en azından artık bir şeyler" yapmaya çalışıyor diye de yorumlanabilir veya henüz futbol mantığının tam verilmediği oyuncuları çorbaya çevirmek, bu kadar hızlı bunu yapmak doğru değil diye de. Ben ilk seçenekteyim. Sürekli olmayan bir elbiseyi giymektense gerekirse keskin değişim denenmeli. Aykut Kocaman nasıl bu maçta yedek kulübesinde "takım elbiseli" gözüktü bize, oysa o ilk yarının büyük çoğunluğu sevdiği eşofmanlarıyla o kulübedeydi. Bu bile işaret.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
FORVET NEDİR?Maçın başında Semih Şentürk - Mamadou Niang'ın aynı anda esame listesinde ilk 11'de yazıldığı belli olunca "çift forvet" yazmıştım twitter'a. Niang'ın sol tarafta oynayacağının farkındaydım ve kısa bir tartışma başladı. Bunu da aslında şimdi ortaya fırlatmak en iyisi; Forvet nedir? Kime forvet denir? Yer değiştiren içeri kateden, çizgi oyuncusu olmayan sol "açık", forvet değil midir? "Forvet" kelimesi için kavram yanlışımız olduğunu düşünüyorum, bunu ilerleyen yazılarda detaylı yazacağım.
60'dan sonra özgüven ve kondisyon arasında gidip gelerek büyük sıkıntılar yaşayan Fenerbahçe'de bu maçta "oyunu bitirmeye" yönelik oyunu çoğu futbolseveri, Fenerbahçeliyi sıktı. Otoriteleri zaten memnun etmedi, onları mutlu eden üç şey var, bir Messi, bir Barcelona, bir de çocuk...
Ben futbolu maça indirgemiyorum. Bu oyun bir kurgu da savaşı. Sürekli ileri oynayarak ve sürekli pozisyon üretmek, üç çalım, beş şut, sekiz aşırtma yapmak güzel futbol olabilir ama başarılı futbol olmayabilir. Özellikle finale doğru yaklaştığınız mücadele kulvarlarında bir noktadan sonra "durdurma" "yememeyi başarma" konusu da önemli.
Bu maça göre herkes Fenerbahçe'de sıkıntı görebilir, rakibe mahkum kontraatak takımı diyebilir ama bazı maçlar bir sonraki virajlara daha iyi girmeniz için ilaçtır. Fenerbahçe'nin bir seri yakaladıktan sonra düşme şansı yok, bunu en iyi bilen oyuncular, hoca, başkan, istenen bu sefer gerekirse oyunun yarısını iptal ederek direnerek gitme peşindeler.

FENERBAHÇE FUTBOL TAKIMININ ESAS SORUNU
Peki Fenerbahçe'de sıkıntı yok mu? Sıkıntı çuval çuval ama en büyük ve tehlikelisi oyun zekası. Antalyaspor maçında futbolcuların 5 metre çemberinde oynamasını "gücünü bu sefer idareli kullanma" olarak algılayabiliriz ama top ayaktayken oyuncuların dağılımı ve topsuz alanda arkadaşlarıyla ağızlarıyla değil, gözleri, futbol beyinleri ile konuşmaları oldukça kötü durumda. Bu saatten sonra bu oyunu öğretmek en azından 11 kişi nasıl oynanadığını hatırlatmak Aykut Kocaman'ın sorumluluğunda ama işinin zor olduğunu söyleyebiliriz. Bugün iyi olan takımlarda 11'de mutlaka en az 4-5 kişi futbol kankası gibidir, nereye koşacağını bilir. Basketbolda elini kaldırır oyun kurucu, setin başlığını verir arkadaşlarına. Oyun zekası tamamen kişiye de bağlı tabii ki...
Hakemler konusunda ise sıkıntı bu hafta hanede 3 puan var diye yok gözüküyor ama Antalyaspor maçında yine bir krizin fitilini yaktı Tolga Özkalfa. Sonra ilahi adalet mi denir bilmiyorum. Volkan'a giden topu "geri pas" olarak algılayan, bir ara Roberto Carlos'un Kayserispor deplasmanında düşüşünü de penaltı olarak algılamayan tek insan olarak tarihe geçen bu hakem arkadaşımız sakin giden oyuna heyecan katmayı hobi haline getirmemeli.
LİGİN BAŞINDA BU BİRLİKTELİK OLSA
Futbolcuların yumurta kapıya dayandığında, artık başka çareleri kalmadığında içlerine aşıladıkları -birlik- duygusu ve bunu dışa yansıtma işi golden sonra Aykut Kocaman'a koşarak müthiş bir tablo çizmeleriyle gerçekleşti. Oyuncuların o tüm Fenerbahçelileri duygulandıran, uzun süredir görülmemiş yumağı Aziz Yıldırım'ın devre arasında "takımı, herkesi, şampiyonluğa konsantre etmeye çalışıyoruz. İşi gücü bıraktık, kafamız orada" diye söylediği inanılmaz hırslı sözlerin de yankısı, yansımasıdır ayrıca sayın Kocaman üstünden manşet üstüne manşet yaratan aksiyon varmış gibi gösteren "tehlikeli" medyaya da tokat niyetinde cevap.
SİZE EN KRİTİK SORU, RAZI MISINIZ?
Ve gelelim asıl meseleye yazının başında bahsettiğim gibi sıkıntılı futbol, oyunu tutma, kapanma, rakibi bozma, gerekirse hapis olma ama kazanma konusunda. Futbolda yanıldığımız konu "atan kazanır" olayı, benim felsefem son yıllarda değişti. Başarı için "atan kazanır" olayı 2.planda, 1. plan tutmak diye düşünüyorum ve bu utanılacak bir şey değil. Bu elbette ömür boyu sürecek bir tutma olursa o zaman sıkıntı. Fakat ligin final bölümü önünüzde.
Asıl sorum Fenerbahçelilere ve futbolseverlere. Ciddi ciddi şekilde merak ediyorum. Bu şekilde sıkıntılı oyunlarla 17 maçın ortalama 15'ini kazanacağını size tahahhüt etseler, razı mısınız? Fenerbahçe'nin iki yıldır şampiyon olamayarak kaybettiği şeylerin ciddiyeti gazetelerde yazılan "xxx milyon avro" kayıp kelimesinden çok öte. Bir takım yeniden yükselişe geçecekken sırf bu şampiyonlukların getireceği total faktörlerin eksikliği yüzünden duraklama dönemine girdi.
Evet söz sizde, razı mısınız?
YENİ! KİŞİSEL BLOGUM AÇILDI!
www.esatdergi.com
Bu hafta içi büyük baskılara dayanamayarak ve artık beni eksik de bıraktığını düşündüğüm kişisel blogumu açtım. Bir nevi kişisel arşiv. Amaç paylaşmak, güldürmek, düşündürmek. Büyük de ilgi gördü....

Bir göz atarsanız sevinirim. Sevgiler.!
Haber; Sporx.com Yazarlar
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Fenerbahçe

