Sporx’i buradan Google’da işaretle, en özel haberlere ilk sen ulaş!
Geri
İleri
'Senin lobin nerede?'
SPORX AI BAKIŞI
AI analizi yükleniyor...
Basketbolda da lobi faaliyetlerinin olması gerekiyormuş!
Perşembe akşamı F.Bahçe Ülker - Power Electronics Valencia maçında bir kez daha anladım...
Olympiakos'u deplasmanda devirdikten sonra, sarı-lacivertli takımın mağlup olması için 3 tane hakemin ellerinden geleni yaptığına şahit oldu, tribündeki 14-15 bin taraftar...
Herkes ellerini yana açmış, basketbolun ilk kez kuralsız yönetildiğine şahit oluyordu.
Nereden, kimden, nasıl bir emir aldıkları bilinmezdi; ama üzerlerinde Yunan baskısı olduğu aşikardı.
Herkesin bildiği, çok etkili küresel lobiler var ve yaptırım güçleri de bir o kadar yüksek.
Yunan lobisi, Yunanistan takımları ve basketbol ortak kardeş kavramlar...
Rüzgar tersine döndüğü anda, sihirli bir dokunuşla rüzgarı kendilerine çevirmeyi başaran elleri var onların...
Power Electronics Valencia maçında olmadı belki; ama bu saatten sonra Fenerbahçe Ülker'in oynayacağı 4 maçta hakemleri de aşması gerekecek.
Perşembe akşamı çok iyi oynamadılar, hücumda basit hatalar yaptılar, savunmada sert olmak istediler; ama hakeme takıldılar...
Kötü zamanında kazanbilmektir, bir takımın büyük olduğunu kanıtlamak...
Spahija ve öğrencileri, Valencia'ya ile Yunan lobisine bunu gösterdi.
Görüyoruz ki, basketbol sadece parke üzerinde oynanmıyor.
Kurallar takımlara göre renk değiştirebiliyorsa, Türk takımlarının da buna ayak uydurması ve lobi konusunda elini güçlü tutması gerekiyor.
İç sahada katliam yapan hakemlerin Zalgiris ve Olympiakos maçlarındaki performanslarını merakla bekliyorum...
Dış sahada ise hakemlerin arkalarına sakladıkları baltalar, bu kez ellerinde olacaktır...
Final Four'a iki Türk takımının da kalması mucize değil!
İkisi de 2/2 ile başladı.
Biri lider, biri ikinci çıksa çeyrek finalde birbirleriyle eşleşiyor.
Tesadüf mü dersiniz?
Hiç zannetmiyorum!
Taraftar gruplarının salonda ne işi var?
Pota arkasındaki taraftar grupları ne iş yapar?
Bağırmaktan başka...
Futbolda bu bir nebze de olsa anlaşılabilir; ancak basketbolda böyle bir mantık yok!
Çerçevesi bellidir basketbol kültürünün...
Top rakipteyken ıslık çalınarak rakibin konsantrasyonunun bozulması için çaba sarfedilir.
Top sizdeyken sakin bir tempoda hücumu seyredersiniz ve takımınız üzerinde baskı kurmazsınız.
Perşembe akşamı yaşananlar ise tam bir komedi.
Maç genel tempoda kafa kafaya; ama sırtı sahaya dönük gruplar bağırıyorlar da bağırıyorlar...
Bir yanda karşılaşmaya konsantre 10 bin taraftar, bir yanda da 4-5 bin kişilik grubun maçla alakasız tezahüratları...
Hakemin yanlı kararlarına karşı çıkmayanlar, o bahsedilen grup.
Görmüyorlar ki ne oluyor parke üzerinde...
Niye bağırırlar.
Neden tribünlerin tamamını tezahürata zorlarlar.
Ömer Onan'ın kaç sayı attığından, Sean May'in ne kadar süre aldıklarından haberleri var mıdır?
Tarence Kinsey'in sahada olmadığının farkında mıdırlar?
Fark 9 sayı (75-66). Herkes son 3 dakika neler olabileceğini düşünüyor...
Pota arkası futbol maçı misali 2-0 öne geçtik, bu karşılaşma zaten bizim mantığıyla coştukça coşuyor.
Emir'in bloğu olmasa ve 3 sayılık basket ile 10-0'lık bir periyotla müsabaka kaybedilebilirdi.
Basketbol ile futbolu, Şükrü Saracoğlu Stadı ile Sinan Erdem Spor Salonu'nu karıştırmayın artık.
Perşembe akşamı F.Bahçe Ülker - Power Electronics Valencia maçında bir kez daha anladım...
Olympiakos'u deplasmanda devirdikten sonra, sarı-lacivertli takımın mağlup olması için 3 tane hakemin ellerinden geleni yaptığına şahit oldu, tribündeki 14-15 bin taraftar...
Herkes ellerini yana açmış, basketbolun ilk kez kuralsız yönetildiğine şahit oluyordu.
--Haber reklamdan sonra devam ediyor--
Fenerbahçe Ülker-Power Electornics Valencia maçının basketbol kurallarından yoksun 3 hakemi: İtalyan Guerrino Cerubuch, Sırp Ilija Belosevic ve Hırvat Sinisa Herceg...Nereden, kimden, nasıl bir emir aldıkları bilinmezdi; ama üzerlerinde Yunan baskısı olduğu aşikardı.
Herkesin bildiği, çok etkili küresel lobiler var ve yaptırım güçleri de bir o kadar yüksek.
Yunan lobisi, Yunanistan takımları ve basketbol ortak kardeş kavramlar...
Rüzgar tersine döndüğü anda, sihirli bir dokunuşla rüzgarı kendilerine çevirmeyi başaran elleri var onların...
Power Electronics Valencia maçında olmadı belki; ama bu saatten sonra Fenerbahçe Ülker'in oynayacağı 4 maçta hakemleri de aşması gerekecek.
Perşembe akşamı çok iyi oynamadılar, hücumda basit hatalar yaptılar, savunmada sert olmak istediler; ama hakeme takıldılar...
Kötü zamanında kazanbilmektir, bir takımın büyük olduğunu kanıtlamak...
Spahija ve öğrencileri, Valencia'ya ile Yunan lobisine bunu gösterdi.
Görüyoruz ki, basketbol sadece parke üzerinde oynanmıyor.
Kurallar takımlara göre renk değiştirebiliyorsa, Türk takımlarının da buna ayak uydurması ve lobi konusunda elini güçlü tutması gerekiyor.
İç sahada katliam yapan hakemlerin Zalgiris ve Olympiakos maçlarındaki performanslarını merakla bekliyorum...
Dış sahada ise hakemlerin arkalarına sakladıkları baltalar, bu kez ellerinde olacaktır...
Final Four'a iki Türk takımının da kalması mucize değil!
İkisi de 2/2 ile başladı.
Biri lider, biri ikinci çıksa çeyrek finalde birbirleriyle eşleşiyor.
Tesadüf mü dersiniz?
Hiç zannetmiyorum!
Taraftar gruplarının salonda ne işi var?
Pota arkasındaki taraftar grupları ne iş yapar?
Bağırmaktan başka...
Futbolda bu bir nebze de olsa anlaşılabilir; ancak basketbolda böyle bir mantık yok!
Çerçevesi bellidir basketbol kültürünün...
Top rakipteyken ıslık çalınarak rakibin konsantrasyonunun bozulması için çaba sarfedilir.
Top sizdeyken sakin bir tempoda hücumu seyredersiniz ve takımınız üzerinde baskı kurmazsınız.
Perşembe akşamı yaşananlar ise tam bir komedi.
Maç genel tempoda kafa kafaya; ama sırtı sahaya dönük gruplar bağırıyorlar da bağırıyorlar...
Bir yanda karşılaşmaya konsantre 10 bin taraftar, bir yanda da 4-5 bin kişilik grubun maçla alakasız tezahüratları...
Hakemin yanlı kararlarına karşı çıkmayanlar, o bahsedilen grup.
Görmüyorlar ki ne oluyor parke üzerinde...
Niye bağırırlar.
Neden tribünlerin tamamını tezahürata zorlarlar.
Ömer Onan'ın kaç sayı attığından, Sean May'in ne kadar süre aldıklarından haberleri var mıdır?
Tarence Kinsey'in sahada olmadığının farkında mıdırlar?
Fark 9 sayı (75-66). Herkes son 3 dakika neler olabileceğini düşünüyor...
Pota arkası futbol maçı misali 2-0 öne geçtik, bu karşılaşma zaten bizim mantığıyla coştukça coşuyor.
Emir'in bloğu olmasa ve 3 sayılık basket ile 10-0'lık bir periyotla müsabaka kaybedilebilirdi.
Basketbol ile futbolu, Şükrü Saracoğlu Stadı ile Sinan Erdem Spor Salonu'nu karıştırmayın artık.
Haber; Sporx.com
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.
Diğer Haberler
Diğer haberleri görmek için aşağıya kaydırın.

